

Mete güzel bir cumartesi günü sabah erkenden uyanmıştı. Aslında tüm gece heyecandan gözüne uyku girmemişti. Büyük gün gelip çatmıştı. Babası doğum gününde o çok istediği tableti alacağını söylemişti. Artık Mete'nin de arkadaşları gibi bir tableti olacaktı.
Mete derslerinde çok başarılı, okulu çok seven, sosyal, ailesi ve arkadaşları ile vakit geçirmekten keyif alan, sevecen ve saygılı bir çocuktu. Futbol maçları ve voleybolu çok seviyordu. Eskiden mahalle arkadaşları ile sık sık maç yaparlardı. Hatta diğer mahallelerle turnuvanalar düzenlerlerdi. Pencereye geçmiş babasını beklerken bomboş duran halı sahaya takıldı gözleri. Ahh ne güzel günlerdi diye geçirdi içinden.


Evde doğum günü için hazırlıklar devam ediyordu, Mete’ni içi içine sığmıyordu. Bir taraftan yeni bir yaşa girmenin verdiği mutluluk diğer taraftan babasının alacağı tabletin verdiği mutluluk hissi vardı. Annesi Mete’den doğum günü hazırlıkları için yardım istemişti ama Mete’nin aklı hala kapının zilindeydi.
Ve zil çalmış o beklenilen an gelmişti. Mete büyük bir heyecanla kapıyı açmış tam babasını beklediği anda evin kedisi yulaf birden kapıdan içeriye doğru girdi. Mete şaşkın gözlerle babasını arıyordu. Tam o sırada Mete’nin babası kapıdan elinde hediye kutusunu andıran bir poşet ile içeriye doğru adımını attı.
Mete babasına, babası da Mete' ye sarıldı. Ve Mete hazırlıklarda annesine yardım etmeye devam etti. Fakat halâ heyecanı geçmemişti. "Acaba doğum günüm nasıl olacak?" diye kendi kendine soruyordu.
Hazırlıklar bitti ve akşam oldu. Mete çok heyecanlıydı. Işık kapandı, pasta geldi ve konfetiler patlatıldı. Artık hediye zamanı gelmiş idi. Mete o kadar heyecanlıydı ki ilk önce babasının hediyesini açacaktı. Önüne doğru çekti ve tam açacaktı ki.

"Dur!" dedi kardeşi. "O paketi ben açacağım"
Mete: Ama benim doğum günüm.
"Ben açacağım" dedi kardeşi.
Mete ve kardeşi hararetli şekilde tartışırken kedisi Yulaf tırnaklarını pakete geçirdi, paket bir anda açılıverdi.
Ve işte o an...
Günlerdir beklediği hediye tam karşısında
İndireceği oyunların hayaliyle yanıp tutuştuğu tablet parmaklarının arasında duruyordu.
Koştu babasına sarıldı "Teşekkür ederim" dedi.
Babası "bir şartımız var" dedi.
Mete"Şart mı?" diye sordu.














Kardeşin de seninle birlikte tableti kullanacak dedi babası. Mete bu fikri pek beğenmese de tableti kullanabilmek için kabul etti.
Zamanla kardeşi ile tablet kullanımı konusunda anlaşmazlıklar yaşamaya başladılar. Kendisi ödev yaparken kardeşi tabletten oyun oynamak istiyordu. Bu durumdan kaynaklanan rahatsızlığını babasına söylemek için babasının yanına gitti. Baba sana bir şey söylemem gerekli tablet konusunda dedi.
Mete babasına bir tabletin onlara yetmediğini, kardeşi yüzünden ödevlerini yapamadığını söyledi. Babası bu durumda ona bir tablet daha aldı ve ödevlerini düzgünce yapmasını tembihledi. Mete ilk önce ödevlerini düzgünce yapıp az bir süre de oyun oynuyordu. Ancak zamanla bu durum tersine dönmeye başlayıp, Mete oyunlardan başını kaldıramaz hale geldi.



Mete'nin alışkanlıkları giderek değişiyordu. Artık ne arkadaşları ile ne de kardeşi ile bahçede oyun oynuyordu. Ailesi ve çevresi ile iletişimi bir hayli zayıflamıştı. Öyle ki; annesinin "Yemek hazır!" seslenişlerini bile artık duymuyordu.
Gece geç saatlere kadar tabletinde oyun oynadığı için okula geç kalıyor,derslerine dikkatini veremiyor ve ders başarısı gittikçe düşüyordu. Görme bozukluğu ve halüsinasyon görme gibi sağlık problemleri ortaya çıkmaya başlamıştı.



Bu durumu fark eden öğretmeni Mete'nin anne ve babasını okula çağırarak görüşmek istedi. Mete'nin anne ve babası öğretmenin daveti üzerine okula giderek öğretmen ile görüşürler.
Öğretmeni anne ve babasına: Mete'nin çok değiştiğini, eskisi gibi sosyal faaliyetlere katılmadığını, derslere ilgisinin azaldığını ve son olarak ödevlerini aksattığını söyledi.
''Mete bizim gelecek vaadeden öğrencimizdi, nasıl bir sorun ile karşılaştığını bulmak istedik bu yüzden sizinle görüşüyoruz'' dedi. Annesi ve babası üzüntüyle birbirlerine baktılar ve babası ''sorunun kaynağını sanırım biliyoruz hocam '' dedi.
Öğretmen merakla neymiş? dedi. ailesi tablet olduğunu açıkladı. Ancak olayların bu kadar ilerleyeceğini hiç tahmin edemediklerini söyledi.
peki bundan sonra ne yapabilirlerdi? Annesi; ''hemen eve gidip tableti kaldıracağım'' dedi.
Öğretmeni ise ''hayır'' dedi. Bu davranışı bu şekilde bitiremeyiz. bu kalıcı bir hasara neden olabilir, içine kapanıp iletişimi kesebilir. Annesi;
''nasıl davranacağız peki'' dedi.
Öğretmeni: ''yavaş yavaş bu bağımlılığa son vermeliyiz, önce kullanım süresini azaltmakla başlayalım'' dedi.
Biz ödevlerini rahatça yapsın diye Mete Bey'e tablet alalım o tableti oyun oynamak için kullansın.Eve gidelim tableti tamamen kaldıracağım.


Teknoloji çağında tablet,telefon gibi aletleri yasaklamak çözüm değil hanım.Oğlumuza teknolojinin doğru kullanımını öğretmemiz gerekiyor.Öğretmeninin de söylediği gibi tablet kullanımını yavaş yavaş azaltarak başlamalıyız.
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $5.19+) -
BUY THIS BOOK
(from $5.19+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!