İbrahim Can Morca
Sıla Sezgin
Efe Acar
Youssef Alkinjo
Cumali Genç
Sükeyna Gümüştaş
Youssef Alkinjo
Yağmur Yabalak
Sinan Yorulmaz
Rıdvan Cem İster
Hikmet Kıratlı
Elgin Yorulmaz
Ela Yılmaz
Mehmet Aydeniz Paklacı
Yağmur Yabalak
Selma Sülun
Burhan Dönmez
Esat Boğday
Sinan Yorulmaz

Zeze, henüz 5 yaşında olan başkahramanımızdır. Oldukça zeki ve hassas bir çocuk olan Zeze ailesinin yoksulluk nedeniyle çektiği sıkıntılardan dolayı ihmal edilmiş ve hayatı kendi başına keşfederken çoğu zaman hatalar yapmıştır. Hata diye kastedilen ise her çocuğun büyürken yaptığı kimi yaramazlıklardan ibarettir. Zeze bu yaramazlıklarından dolayı şeytan, rengi bozuk ve itin teki gibi bir takım yakıştırmalara maruz kalmaktadır.
Rıdvan Cem İSTER.
Kitabımızın ismi ise Zeze ve ailesinin taşınmayı planladığı evin bahçesindeki küçük şeker portakalı fidanından gelmektedir. Zeze’nin ağabeyi ve ablaları bahçedeki ağaçları Zeze’den önce kapmış Zeze’ye de bu küçük şeker portakalı fidanı kalmıştır. Zeze başlarda bu durumdan memnun olmasa da Minguinho adını verdiği şeker portakalı ağacı zamanla onun sırdaşı olacak ve Zeze’yle ikili sohbetlerine bol bol şahit olacağız.
Hikmet KIRATLI.

After you're done practicing, click Save & Exit
Bir Noel sabahı Zeze ayakkabısının yine boş olduğunu görüp Noel Baba’nın ona hediye getirmemiş olduğuna öfkelenip fakir bir babanın oğlu olmakla ilgili serzenişte bulunmuştur. Babasını tam karşısında gören Zeze bu duruma öyle üzülmüştür ki küçücük bedeniyle omzuna sandığını asmış ve ayakkabı boyamaya koşmuştur. Bütün gün çalışıp oradan oraya koşturup para kazanmış ve babasına kaliteli bir paket sigara alıp evin yolunu tutmuştur. Babasının gönlünü aldığını düşünen Zeze rahat bir uyku çekmiştir.
Elgin YORULMAZ.
Zeze’nin çok zeki olduğu bir söylenti değildir. Küçük yaşına ve bedenine rağmen Zeze ona söylenen hiçbir şeyi unutmaz pek bilgili Edmundo dayısından öğrendiklerini adeta kafasına kazır hatta tek başına okuma yazmayı bile öğrenmiştir. Okula başladığında ise sınıfının en küçüğü olmasına rağmen zekasının hakkını vererek çok başarılı olmuştur. Öğretmeni Dona’yı çok sevevn Zeze’nin minik yüreği diğer tüm öğretmenlerin masasındaki vazonun çiçekle dolu olmasına rağmen belki de gözünün üstündeki et beninden dolayı öğretmeninin vazosunun hep boş olmasına dayananmaktadır.
Ela YILMAZ.
Öğretmenine çiçek alacak parası olmasa da çeşitli bahçelere girip öğretmeni için çiçekler almaktadır. Öğretmeni, Zeze’ye çörek alması için ara sıra harçlık verir fakat Zeze hep kendine vermemesini sınıftaki diğer fakir arkadaşlarına da vermesini ister. Öğretmeni bu minik bedenin taşıdığı sevgi ve merhamete o kadar şaşırır ki ağlamaktan kendini alıkoyamaz.
Mehmet Aydeniz PAKLACI.
Zeze haftanın günlerini öğrenir öğrenmez bir sokak şarkıcısı olan Zacarias Efendi’yi dinlemeye gider. Her Salı gelen bu adamın şarkılarına bayılır en beğendiği şarkısı ise Fanny ismindeki eseridir. Zeze adama yardım etmeyi teklif eder böylece şarkıları beraber satabileceklerini karşılığında da yalnızca çok sevdiği ablası Gloria’ya ya şarkı sözü götürmek ister.
Yağmur YABALAK.
Zacarias Efendi teklifi kabul eder, gerçekten de satışlar çok artar. Bir takım haline gelen ikili her Salı buluşup şarkılar söyler. Hatta Zacarias efendi bir süre sonra Zeze’yi kazandığı paraya ortak eder. İkili arasında gerçek bir sevgi bağı ve dostluk başlar.
Selma SÜLUN.
Portekizli o civardaki en güzel arabaya sahip zengin iri yarı orta yaşlı bir adamdır. Bütün çocuklar onun arabasının peşine asılıp yarasa gibi yolculuk etmenin hayalini kurar fakat Portekizli öyle korkutucudur ki buna kimse cesaret edemez. Zeze, bir gün tüm çocukların hayalini gerçekleştirip kahraman olmaya karar verir ve Portekizli’nin arabasının peşine takılır. Kulaklarındaki müthiş yanmanın etkisiyle kendine gelen Zeze, Portekizliye yakalanmış ve iki kulağından tutularak bütün mahallenin önünde bir güzel haşlanmıştır. Zeze’nin kalbi büyük bir utanç ve öfkeyle dolar.
Burhan DÖNMEZ.
Bahçeden meyve çalmak isteyen Zeze kaçarken bacağını koca bir cam parçasına kestirir. Dayak yemekten korktuğu için kimseye söyleyemez ancak Gloria’yayı yalnız yakalayınca yardım isteyebilir. Bacağını sürüye sürüye oula giderken Portekizlinin arabasının yanında durduğunu fark eder.
Esat BOĞDAY.
Portekizli minik Zeze’ye büyük bir şefkat gösterir, onu doktora götürüp yarasına baktırır, bir güzel karnını doyurup şekerlemeler ısmarlar. Zeze’nin pek nadir rastladığı bu şefkat dolu davranışlar onun minik yüreğini adeta fetheder. Portekizli ile aralarında sağlam bir dostluk başlar hatta o güzelim araba ikisinin arabası olmuştur.
Sinan YORULMAZ.
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors
"Ne güzel bir şeker portakalı fidanıymış bu! Hem bak, dikeni de yok. Pek de kişilik sahibiymiş, şeker portakalı olduğu ta uzaktan belli. Ben senin boyunda olsaydım başka şey istemezdim."
" Ama ben büyük bir ağaç istiyordum."
"İyi düşün, Zeze. Henüz gencecik bir fidan bu. Bİr gün koca bir ağaca dönüşecek. Seninle beraber büyüyecek. İki kardeş gibi iyi anlaşacaksınız. Dalını gördün mü? Bİr tanecik dalı olsa da sanki özellikle senin binmen için hazırlanmış bir ata benziyor."

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $3.39+) -
BUY THIS BOOK
(from $3.39+) - DOWNLOAD
- LIKE (1)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!