








Bir zamanlar tertemiz, yemyeşil, havası mis gibi güzel bir orman varmış. Öyle güzelmiş ki bu orman, cennetten bir köşeymiş sanki. Çam ağaçları, kestane ,gürgen ,palamutlarla süslüymüş. Cıvıl cıvıl kuş sesleri yükselirmiş ormandan. Tüm hayvanlar orada mutlu, huzurlu bir şekilde yaşarlarmış. Bir gün insanlar bu güzel ormanı piknik yapmak için keşfetmişler .Bu ormanda kendilerinden başka canlıların da yaşadığını unutuvermişler. O günden sonra da orman tüm güzelliğini yavaş yavaş kaybetmiş.




Sıcak bir yaz günü tavşan Zıpzıp ormanda gezerken ağaçların arasında piknik yapan insanlar görmüş. Ormanda her taraf cam ,plastik, pil, metal, kağıt atıklarla doluymuş.
“Ah bu insanlar! Gelip de bizim yuvamızı kirletmeye ne hakları var?” diye söylenerek ormanın içlerine doğru zıplayarak ilerlemiş.
O sırada ormanda acı bir çığlık yankılanmış .Tavşan Zıpzıp’ın ayağına bir cam parçası batmış. Tavşan Zıpzıp acı içinde kıvranırken cam parçası dile gelmiş:



__”Çok özür dilerim. Benim adım cam Camo sana zarar vermek istemezdim. Beni buraya insanlar attı. Şuan sana zarar verdiğim için çok üzgünüm. Sıcak havalarda ısınarak kuru otları tutuşturacağım ve orman yangınına sebep olacağım için endişeleniyorum. Orman yangınlarına sebep olduğumda çok üzülüyorum.” demiş.
O sırada ormandan başka sesler yükselmeye başlamış. Ormandaki diğer atık maddeler dile gelmiş ve konuşmaya başlamışlar:




Pil Pilo:
__ “Burada olmak istemiyorum. Geri dönüşüm kutusuna atılsaydım; yeniden pil haline gelip eğlenceli bir oyuncağın içinde keyifli bir hayat sürebilirdim. Fakat şimdi bu ormanda istemeden etrafa yaydığım kimyasal maddeler yüzünden siz hayvan dostlarımıza ve bitkilere zarar veriyorum. Bu duruma çok üzülüyorum.” demiş. Daha sonra kağıt Kato söze girmiş söze.
Kato:
__”Pil Pilo kardeş haklı. Ben de çok üzgünüm. İnsanlar beni yere atmak yerine geri dönüşüm kutusuna atsalardı şimdi bir çocuğun önünde bilgiler yazılı bir defter ya da rengarenk bir kitap olabilirdim. Oysa şimdi çevreyi kirletiyorum.” dedi.



Ağaçlar:
__"Arkadaşlar bir de bizi düşünün. Kesilmek ve yanmak korkusuyla yaşıyoruz. Kesilmeden yurdun süsü olarak ormanlarda kalmak istiyoruz. İnsanlar bize zarar verdiklerinde aslında kendilerine zarar verdiklerinin hiç farkında değiller. Biz olmazsak oksijensiz kalırlar. Kirli hava soluyarak hasta olurlar. Ayrıca heyelan, erezyon gibi doğal afetleri de köklerimizle toprağı tutarak biz engelleriz. Can ve mal kaybını önleriz.”




Plastik Plastiko:
_” Çevreyi kirletmek istemiyorum. Yüzyıllar boyunca toprakta kalarak çevreye zarar verdiğim için çok mutsuzum.”
O sırada metal Meto da konuştu:
_”Bizi geri dönüşüme atarak ülke ekonomisine katkı sağlayabilirler. Ülkelerinin geleceğini, ekonomik kalkınmasını hiç düşünmüyorlar mı?”
O sırada cam Camo ‘nun burnuna bir koku geldi:
_” Bu koku da ne?Ne kadar da sıcak oldu burası.” dedi.



Tavşan Zıpzıp:
__“ İnsanlar ileride yine mangal yakıyorlardı. Oradan geliyordur bu koku.” dedi .
Bir anda ağaçlardan bir çığlık yükseldi:
__” Yanıyoruuuuz! Kurtarın bizi yanmak istemiyoruz. Hayvan dostlarımız kaçın ,kurtarın canınızı! Hayvanlar yuvasız kalacak. İmdaaaat!”



Çığlıklar çoğaldı. Bir anda her yer ateş topuna döndü. Ateş hızla ilerliyordu ve hayvanlar kaçmaya çalışıyordu. Hayvanların kimi kaçabildi, kimiyse kaçamadı. Ağaçlar ise çaresizce ateşe teslim oldular. O güzel, cennet gibi orman artık simsiyah bir kül yığınıydı. Ne hayvanlara yuvaydı, ne yurdun süslüydü...
--SON--



- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $3.59+) -
BUY THIS BOOK
(from $3.59+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem
"untitled"
8 DOORS 8 KEYS

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!