Bu kitap "Black Screen Bright Peer / Ekransız Akran" E-Twinning projesi kapsamında proje ortağı öğretmen ve öğrencilerimizin katkılarıyla ortak hikaye kitabı olarak hazırlanmıştır.


Dersin son dakikalarında arkadaşlarla öğle arası buluşmamızın heyecanını yaşıyordum. Bugün sınıfta çok komik şeyler oldu. Hemen Pelin'e anlatmalıyım. Pelin bunlara çok gülecek...

Zilin çalmasıyla çardaktaki yerimi aldım. Benden hemen sonra elinde kahvelerimizle Kaan geldi. Kaan grubumuzun en akıllı ve olgunudur. Her sorunumuza akılcı çözümler bulur. Kahvelerimizi içerek Kaan ile beklemeye başladık...





Bak Kaan yine aynısını yaptılar. Hani en azından okulda buluştuğumuz vakitte yapmasalar!
Bu böyle olmaz buna müdahale etmemiz gerek!
Ama nasıl?
Bunun için bir plan yapalım. Akılları başlarına gelsin.
Ne yapacaksak yapalım Kaan. Ben artık onlarla güzel vakit geçirdiğim günleri özledim.


İşte bu! Buldum! bana harika bir fikir verdin.
Ne buldun? Çabuk paylaş benimle!
Hatırlıyor musun? Geçen dönem Pelin'in doğum gününü bu çardakta kutlamıştık. İlk defa doğum günü kutlandığı için çok mutlu olmuştu.
Evet Kaan, hatırlıyorum. Hatırladığım için üzülüyorum. Güzel anılardı.


Sende o günün fotoğrafları var mı?
Var var. Hepsini çıkarttım. Okuldaki dolapta asılı.
Tamam o zaman. Onları bana getir.

Kaan'ın tam olarak ne düşündüğünü bilmiyorum ama yüzündeki ifadeyle her şeyin çok daha güzel olacağına inanıyorum.


Kaan! Getirdim. Şimdi ne yapacağız?

Video çekip sosyal medya uygulamasında paylaşacağız.
Nee! Sen de mi Kaan!
Hayır tabi ki Ayşe! Pelin ile başka nasıl iletişim kurabiliriz? Şuraya fotoğrafları bırak. Biz de sosyal medya uygulamasında video çekelim.


Peki ne yapacağız sonra?
Fotoğraflarla çektiğimiz videonun arkasına Pelin'in doğum günü videosunu ekleyip sosyal medya uygulamasında yayınlayalım.
Bir gün sonra...

Dün gece hiç uyuyamadım. Acaba Pelin ne hissetti? Bir an önce tenefüs zili çalsaydı da Pelin'i görebilseydim.
(Zil çalar. Merdivende Kaan ile karşılaşır.)


Ayşe, neden bu kadar üzgün görünüyorsun?
Acaba etkili olmuş mu diye düşünüyorum sadece.
Bizim burada yaptığımız sadece bir yardım eli uzatmak. Onu tutup tutmayacağı Pelin'e kalmış. Önce kendisini kurtarmaya istekli olmalı. Sen elinden geleni yaptın.

Kaan bu cümleleri söylerken bir yanım çok haklı olduğunu söylüyordu, bir yanım da Pelin için daha fazlasını yapabileceğimize inanıyordu. Tam bu düşüncelerdeyken karşımda Pelin'in bizden önce çardağa gelmiş olduğunu gördüm.

Hayatımda en son ne zaman bu kadar mutlu olduğumu hatırlamıyorum. Koşar adımlarla Pelin'in boynuna atladım. Biraz güldük biraz ağladık. Çok farklı duygulardı. Daha iki gün önce Pelin artık bizimle vakit geçirmediğinin farkında bile değildi. Bunların hepsini kısa bir video ile, ufak bir dokunuşla fark ettirmiş olduk.



Ali nerde?
(İç çekerek) Yine bir yerlerde oyun oynuyordur.
Ama öğleden sonra çok önemli bir sunumu var. Çok çalışmıştı.



Evet Pelin, haklısın ama yaklaşık bir aydır sunumu için hiçbir şey yapmıyordu.
Bunun için uyarmadınız mı? Onun için çok önemli.
Biz seni de çok uyardık ama bizi hiç duymadın ki? Tıp ki Ali gibi.



Peki nasıl?
Tamam o zaman bu işi ben halledeceğim.
Peki ne yapacağız sonrasında?
Önce bir sunum listesine bakalım, Ali'nin ismi kaçıncı sırada.



Ayşe biliyor zaten. Sunum listeleri onda. O yüzden soruyorum sana.
Ayşe, Ali saat kaçta sunum yapıyor?
Siz bi gelin!
Saat 3'te başlıyor onun sunumu.
Saat kaç şimdi?
Saat 1.



Tamam o zaman. Hadi koşun!
Nereye Pelin? Bize de söylesene!
Ya siz koşsanıza!
Tamam!

Ali yine her zamanki gibi bilgisayar odasındaydı. Ali teknolojiden çok iyi anladığı ve bilgisayarlarla arası çok iyi olduğu için Bilişim öğretmeni odanın anahtarını Ali'ye vermişti. Tabi Ali burayı son zamanlarda kendine sığınak edinip öğle aralarında burayı oyun oynamak için kullanıyordu.

Aramızdaki üç kez kapı çalma şifreli metodumuzu kullanmamıza rağmen kapıyı açan olmadı. Mecburen aramızın iyi olduğu Hasan Amcanın yanına gittik. Hasan Amcaya kapıyı bizim için açabilir mi diye sorduk. Biraz kem küm ettikten sonra Hasan Amca kapıyı açtı.

Ali telefonun başında bir köşede savaş oyunu oynuyordu. Bize bir ifadeyle bakıp hemen sonra tekrar oyuna döndü. Neyse ki oyunun son sahnelerinden biriydi. Ali vurulduktan sonra telefonu fırlattı.
Bunu fırsat bilen Pelin telefonu Ali'nin fırlattığı yerden alır ve...
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(3)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $8.79+) -
BUY THIS BOOK
(from $8.79+) - DOWNLOAD
- LIKE (3)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE(3)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!