



Raziye 2022 Yılı'nın Eylül ayında okula başlamıştı. Yazın sıcak günleri bitmiş, havalar soğumaya başlamıştı. Bir sabah uyandığında, bulutların koşarcasına hızlı hızlı yer değiştirdiğini gördü. Anne diye seslendi, 'Bak bulutlar telaşlı telaşlı bir yerlere gidiyor.' Annesi gülümseyerek, ' Evet. Artık sonbahar mevsimine girdik, havalar yavaş yavaş soğuyacak, yağmurlar yağacak. O nedenle bulutlar telaşlı gibi yer değiştiriyor. Yakında çok yağmur yağacak..' dedi. Annesiyle birlikte okula giden Raziye, aynı durumu öğretmenine de sordu. Öğretmeni de ona annesinin söylediği şeylere benzer şeyler söyledi.
Raziye GENÇER PETEK
Karamanoğlu Mehmet Bey İlkokulu

'Bundan sonra arkadaşlarınla birlikte her gün bulutları gözlemleyelim, sınıfımızda resmini yapalım ne dersin? 'diye sordu. Raziye bu duruma çok sevindi. Her gün hep birlikte bulutları gözlemleyip, resmini yapmaya başladılar. Gerçekten de bulutların çok fazla olduğu günler, hem güneş daha az görünüyor, hem de çok yağmur yağıyordu. Etrafını gözlemlemek ve doğa olaylarından haberdar olmak Raziye'yi çok mutlu etmişti.
Günler böyle devam ederken, Aralık ayı gelmiş, havalar iyice soğumaya başlamıştı. Öğretmeni sınıfta artık kış mevsiminin geldiğini, Aralık ayının kış mevsiminin ilk ayı olduğunu söyledi. Raziye parmak kaldırıp 'Sabahları gelirken ağzından duman çıktığını" söyledi. Bunun nedenini öğretmenine sordu. Öğretmeni de, hava soğuk olduğu için, ağzımızdan çıkan oda sıcaklığındaki su buharının, soğuk hava ile karşılaşınca kristalleşip, duman gibi gözüktüğünü söyledi.


Sıcak hava- soğuk hava karşılaşmasını daha iyi anlatmak için onlara bir deney yapmaya karar verdi. Sınıfa içinde su dolu bir tencere ve gaz ocağı ile geldi. Tenceredeki su ateşin üstünde kaynadıkça, kapağına su damlaları birikti, bir süre sonra bu damlalar dökülmeye başladı. Hepsi bir ağızdan bağrıştılar' öğretmenim yağmur gibiii' Evet dedi öğretmenleri , yağmur da tıpkı böyle oluşuyor işte. Öğrendiklerine çok mutlu olan Raziye, bunları mahalleden arkadaşı olan Şerife'ye anlattı. Fakat öğretmeni gereksiz yere harcanan kağıtlar yüzünden ormanların yok olmak üzere olduğundan bahsetti. Bu konuya çok üzülen Raziye, durumu Şerife'ye anlattı. Ve birlikte bir şeyler yapmaya, atık kağıtları tekrar değerlendirmek için bir proje yapmaya karar verdiler. Bunun için çevrelerinden ve internetten konuyla ilgili araştırma yapmaya başladılar..
Şerife UÇKUN
Cumhuriyet Nihat Arslan İlkokulu
Şerife internette araştırma yaparken atık kağıtlardan hamur elde edilerek geri dönüşüm ile yeni ürünler elde edilebileceğini öğrendi.Raziye ye heyecenla ''buldum bizde atık kağıtları hamura dönüştürerek kendimize oyun hamuru yapabiliriz'' dedi.Çok güzel bir fikir ama nasıl yapacağız dedi Raziye.
Şerife anlatmaya başadı; önce işe atık kağıtları toplamakla başlayacağız,onları ıslatıp erimesini sağladıktan sonra un ve tutkal karıştırarak yoğuracağız veee oyun hamurumuz hazır...''dedi.Raziye peki o zaman hemen işe başlayalım diyerek arkadaşlarına da projelerini anlattı ve birlikte sınıflarında bulunan atık kağıt kutusundaki kağıtları küçük parçalara ayırarak öğretmenlerinin yardımı ile oyun hamurlarını yaptılar.Öğretmenleri de aferin çocuklar çok güzel bir proje hazırlamışsınız doğaya karşı duyarlı çocuklar olmanız beni çok gururlandırdı'' diyerek öğrencilerini tebrik etti.

Şerife ''Arkadaşlar 2 gün sonra yıl başı,oyun hamurumuz ile yaptıklarımızı Senemlerin sınıfına yeni yıl hediyesi olarak hazırlamaya ne dersiniz?'' dedi. Arkadaşları bu fikri çok beğendi hepsi özenle arkadaşları için hediyelerini hazırlamaya başladı. Öğretmenleri çocukların konuşmalarını gurur ve mutlulukla dinliyordu. Raziye de "Azerbaycan'daki Zehra arkadaşımızın sınıfı için de yeni yıl kutlama videosu çekeriz olmaz mı öğretmenim" dedi. "Harika bir fikir "dedi öğretmenleri de. Bütün sınıf atık kağıttan yaptıkları hediyeleri paketledikten sonra Azerbaycan'daki arkadaşlarının da yeni yıllarını kutlayan videolarını da çektiler. Şerife ve Raziye arkadaşları ile hazırladıkları hediye paketlerini alarak öğretmenleri ile birlikte Senemlerin okuluna doğru yola çıktılar. Şerife yolda giderken meşe ağaçlarını göstererek "Öğretmenim bu ağaçlar tohumdan mı yetişiyor acaba?" diye sordu. Öğretmenleri de bunun cevabını Senemlerin okulunda bir sürpriz ile vereceğiz çocuklar diyerek gülümsedi.

YENİ YIL KUTLAMASI
Senem yeni yıl için çok heyecanlıydı. .Sabah erkenden, okula yürüyerek gidiyordu. Yolun iki tarafında ağaçlar vardı. Acaba ağaçlar toprağa nasıl tutunuyor ve yıllarca yaşayabiliyorlardı? Bu düşüncelerle sınıfa girdi, sırasına oturdu ve dersi için hazırlandı. Öğretmenleri heyecanla sınıfa girdi. 'Çocuklar, size bir sürprizim var, bugün komşu okuldan gelecekler ve o arkadaşlarınızla , TEMA vakfından gelecek görevlilerle birlikte palamutları tüpleyeceğiz ' dedi. Senem çok mutlu olmuştu. Arkadaşları Raziye ve Şerife'yi görecekti. 'Palamut tüpleme ne demek öğretmenim' diye sordu. Öğretmeni: 'Hani kocaman meşe ağaçları var ya, işte onların tohumuna palamut denir. Biz onları toprağa ekip filizlendireceğiz' dedi.
Senem YILMAZ
Karamanoğlu Mehmet Bey İlkokulu




Tenefüste TEMA görevlileri ve diğer sınıflar okullarına gelmişti. Raziye ve Şerife'nin atık kağıttan kendisi için yaptıkları hediyeleri çok beğendi. Hep birlikte neşe içinde palamutları pet şişelerdeki topraklara ekerek, tüpleme işini başarıyla gerçekleştirdiler.
Senem ve arkadaşları palamutlarının filizlenmesini sabırsızlıkla bekliyorlardı. Onlar büyüyüp havayı temizleyeceklerdi, öyle olacağını söylemişti öğretmenleri. Havayı nelerin kirlettiğini ve ağaçların havayı nasıl temizlediğini anlatan bir video da izlemişlerdi. O gün resim dersinde temiz hava- temiz nefes ile ilgili resim çizdiler.
Senem , Raziye ve Şerife yaptıklarını kardeş okuldaki arkadaşları Şükrü'ye de anlattılar. Palamutların ve bütün canlıların yaşaması için toprak, hava ve suya ihtiyacı olduğunu söyledi TEMA'cı abla ve amcalar. Peki bütün suyu bitkiler içerse, neden su bitmiyor diye merak ettiler. Şükrü de onlar için bu konuyu araştıracağına söz verdi.

Şükrü GÜLMEZ
Şükriye Onsun İlkokulu
Şükrü arkadaşlarından ayrıldıktan sonra eve geldi. Hemen bilgisayarının başına geçti konuyu araştırmaya başladı. O kadar çok yorulmuştu ki oracıkta uyuya kaldı.
Rüyasında bir su damlası konuşuyordu

Merhaba ben bir su damlasıyım Yaşamım büyük bir gölde başladı. Burada diğer su damlaları, balıklar, yosunlar türlü türlü su hayvanları ile oyunlar oynar çok eğlenirdim
Bir gün annem bana sonsuza kadar burada kalamayacağımızı ve bir yolculuğa çıkmamız gerektiğini söyledi. Çok heyecanlanmıştım çünkü gölün dışında nasıl bir hayat var epey merak ediyordum. Ertesi gün Güneş o tatlı, sımsıcak yüzünü bize gösterdiğinde annem gitme vaktimizin geldiğini söyledi. Gölün yüzeyine yakındık. Hava çok sıcaktı. Derken kendimde bir değişiklik fark ettim. O da nesi, buhar olmuş havalanmıştım. Artık bir su damlası değildim. Göğe doğru yükseldim, yükseldim ve yukardaki soğuk havada yoğunlaştım ve artık tekrar bir su damlası oldum Ardından tekrar yeryüzüne indim ve ait olduğum yere evim olan göle döndüm
Bu sefer geldiğim yer tanıdıktı. Evet, evet burası benim doğduğum yerdi. Yorucu ve uzun bir yolculuğun ardından göle dönmüştük Burada biraz dinlendikten sonra tekrar aynı yolculuğa çıkmak için sabırsızlanıyorum .
Şükrü uyandığında gördüğü rüyadan çok etkilenmiştir. Çünkü bir damla su kullanıldıktan sonra bile yok olmamakta doğaya geri dönmekteydi.
Şükrü hemen arkadaşlarının yanına gitti ve gördüğü rüyayı anlattı
Şükrü'yü dinleyen Senem, Raziye ve Şerife bir ağızdan gökyüzünden gelen suyun tamamı mı geri dönüyor. Yeryüzünde hiç kalan su yok mu? Toprağa giden sular ne oluyor? diye merak ettiler. Bunu da Bahtışen'e sordular.
Bahtışen Sevimli GÜVEN
Cumhuriyet Nihat Arslan İlkokulu
22 Mart Dünya Su Gününde televizyonda izlediğim belgeselden bahsederek arkadaşlarıma: “Yağmur, kar, dolu olarak yeryüzüne düşen su; toprak, çatlak ve yarıklardan sızar ve yeraltında toplanarak yeraltı sularını oluşturur. Yeraltında biriken ve topraktaki boşlukları doldurarak akan bu suları da bizler içme, kullanma, tarımda sulamada kullanırız. Yeraltında biriken sular pınarları besler, bu sular genellikle berraktır ve mikropsuzdur. Fakat çevremizi kirletirsek yeraltı suları da gelen kirli sular ve geçtikleri kirli topraklarla kirlenir.” diyerek açıkladım. Arkadaşlarım anlattıklarımı can kulağıyla dinliyordu. Diğer arkadaşlarımda etrafıma toplanmıştı. “Ayrıca yeraltı suyu bazen kendiliğinden yeryüzüne çıkar buna kaynak denir. Bazı kaynakların suları soğuk bazılarının ise sıcaktır. “ diyerek devam ettim. Yeraltı suları ile ilgili çizilmiş resimleri göstererek de kafalarındaki soru işaretlerini gidermelerine yardımcı oldum.
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(2)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $6.59+) -
BUY THIS BOOK
(from $6.59+) - DOWNLOAD
- LIKE (2)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- REMIX
- Report
-
BUY
-
LIKE(2)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!