
Zâhide Hanım' ın seslenişiyle: Nalan! Nalan!
Nalan yatağından âniden fırlayıp hazırlanmaya başlar. Sabahları düzenli kahvaltı yapan biri değildi. Zâhide Hanım'ın ısrarıyla birkaç lokma bir şey yerdi. Okulda ise aktif ve meraklı bir öğrenciydi. Merakı derslerinden daha çok soyut şeylerele ilgiliydi. Hazırlanan Nalan hızlıca okul yolunu yürümeye başlar.
Kimi zaman bu yolda bağıra çağıra şarkı söyler, kimi zaman da etrafa meraklı bakışlar atardı.Hayatı anlamaya çalışırdı. Okula vardığında gözü ilk Emre ile Zeynep'i arar. Gün boyu birlikte vakit geçirirlerdi. Emre; Başarılı ve aktif bir çocuktu. Zeynep ise sessiz bir kişiliğe sahipti. Okulda dersler ve oyunlarla vakit dolularını geçirirler. Bundan sonra Nalan için gideceği yer belliydi.
Aile dostları olan Mahir Bey'in dükkanına gitmekten çok hoşlanırdı. Mahir Bey ilâhiyat mezunu bir hattattır. Hat sanatıyla uğraşmasının yanı sıra efendi kişiliğiyle ve arada eski Türkçe ifadeleriyle dikkat çeker. On bir yaşında ki Nalan' nın daha iyi anlayabilmesi için kimi ifadeleri tek tek açıklar.
Saçlarında siyah yok denecek kadar az bir o kadar da hayat tecrübesi fazla olan Mahir Bey muhatabın iyi tanır ve nasıl hitap edeceğini bilirdi. Bundan olsa gerek Nalan sürekli sorular sorardı. Nalan dallarından dökülen kırmızı, sarı renkli yapraklar ve hafif esen rüzgarın uğultusu ile yeni bir güne uyanmıştı.
Uyanır uyanmaz siyah, beyaz çizgili eteği ile beyaz gömleğini giydikten sonra dalgalı siyah saçlarına kırmızı tokasını taktıktan sonra artık hazırdı. Meşhur okul yolunu yürümeye başlar. Etrafına meraklı bakışlar atan Nalan ağaçlara, hayvanlara, gökyüzüne bakıp hepsinin bir ahenk içinde oluşunu düşünüp anlamaya çalışıyordu.
Ben bu dünyaya niçin geldim, Hayata geliş amacım nedir? Gibi kafasını kurcalayan pek çok soru vardı. Meraklı bakışların ardından okula varan Nalan derslerine girip, arkadaşlarıyla vakit geçirir. Okul çıkışı doğruca Mahir Bey'in dükkanın da soluğu alır. İçeride onu mest eden mürekkep kokuları karşılardı.
Duvarlarda asılı olan hat tabloları odayı daha da güzelleştirmişti. Mahir Bey yaptığı eserleri satıyor aynı zamanda da öğrenmek isteyenler için eğitim veriyordu. Mahir Bey'in daima vurguladığı hat sanatının "sebat"gerektirdiğini söylerdi. Nalan için kelimeyi izah ederdi. Sabretmek anlamındadır diye sözü tamamlardı.
-Nalan: Mahir amca benim yine kafamda birçok soru var yine düşüncelere daldım.
-Mahir: İyi ki geldin, aklında ki sorulara cevap bulmana yardım etmek isterim.
-Nalan: Mahir amca, bizim bu dünyaya geliş amacımız nedir, bu dünya da var olan her şey nasıl mükemmel bir uyum içinde?
-Mahir: Benim akıllı kızım yine derin düşüncelere dalmış. Söylediklerine katılıyorum biz insanlar olarak yaptığımız her işte bir anlam ararken dünyaya gelişimizde tabiki de bir anlam yüklü. Yaratılmış olan bu kainatın tek sahibi olan Allah'a kulluk etmek için bu dünyaya geldik. Kullar olarak yaptığımız iyi veya kötü şeylerden sorumluyuz.
Biz insanlar iyi veya kötü şeyleri Allah'ın bize vermiş olduğu cüz'i irade ile tercih ederiz.
-Nalan: Cüz'i irade nedir peki?
-Mahir: Yaratıcının bize vermiş olduğu iradedir biz cüzi irade ile arzu ederiz. Külli irade ile de Yaratıcı bizim dilediğimiz şeyi gerçekleştirir.
Diğer bir sorunda söylediğin gibi kainatta ki her şey bir ahenk içinde olduğunu görüyoruz.
-Nalan: Bu güneşin doğuşu ve batışı gibi mi?
-Mahir: Evet ,kızım kainatta nizam delili ile açıkladığımız bir düzen var bunu en yalın örneği ile insan vücudunda ki organlarımızın bir düzen içerisinde hareket etmesidir.
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $3.79+) -
BUY THIS BOOK
(from $3.79+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!