ÖZGEÇMİŞ
Bu kitabın yazarı 14 Ekim 2013 Hatay-Antakya’da doğmuştur. 3. Sınıfa kadar Muş Alparslan ilköğretim okulunda okumuştur. 4. Sınıfı Elazığ Gönül İhsan Tan gülü ilkokulunda bitirmiştir. Yazıya ilgisi 8 yaşında ilkokuldaki Hamdusena öğretmeni sayesinde başlamıştır. Yazıya başlama nedeni 3. Sınıftan itibaren hikâye yazma etkinliklerinin başlatılmasıdır. 9 yaşına gelince kitap çıkarmaya karar veren yazar, ilk kitabını “Dinozor Adası” olarak çıkarmıştır.
Eğitimine Elazığ Yöntemim Özel Okulunda devam etmekte olan yazar, şimdi 10 yaşında ve ortaokul 5. Sınıf öğrencisidir.







DİNOZOR ADASI
Bir gün Ege adında bir bilim adamı varmış. Ege Osmanlı tarihini çok merak edermiş. Bir gün daha fazla dayanamayıp zaman makinesi yapmış. İçine girmiş tam ayarlayacakken kedisi gelip dikkatini dağıtınca eli kayıp yanlış bir tuşa basmış. Sonra da birden dinozor devrine gitmiş. Sonra ne görsün! Bütün dinozor türleri karşısında değil miymiş? Sonra bir yere kaçıp mağaranın içine girmiş. Güzel bir ev çıkarmış buradan. Halı yapmak için tüylü bir dinozor bulup avlayacakmış. Eline bir sopa alıp yola çıkmış ama sorun şu ki dinozorların büyüklüğü ve gücünü bilmiyormuş. Çünkü daha önce yanında durmamış ve savaşmamış. Giderken giderken karşısına bir Ankylosaurus çıkmış.

Bir an korkmuş ama hatırlamış ki bu dinozor türü otçulmuş. Dinozor güçlü kuyruğu ile bilinirmiş. Çünkü bir hamlede kuyruğuyla bir kayayı kırabiliyormuş. Sakinleşmiş ve yoluna devam etmiş. Sonra bir Adasaurus görmüş ve kürkü de varmış içinden harika demiş otçul diye bir şey yapamaz diye düşünmüş ama yanılıyormuş çünkü otçullar da savunmak için etçiller kadar tehlikeli olabiliyormuş. Sopasını almış tam savuracakmış ki Adasaurus onu iteleyip yere düşürmüş. Gagası ile gagalayacakmış ki hemen kaçmış. Sonra aklına bir fikir gelmiş. Sopasının ucunu sivrileştirip başka bir sopa almış cebindeki tek şey olan lastiği de sopanın iki ucuna bağlamış sivri sopayı da lastiğe dayayıp germiş germiş, bırakınca sopanın sivri ucu dinozora saplanmış ve ölmüş, etini ayıklayıp halı yapmış.
Ama ne yiyecekmiş, dinozor yenmezmiş insanlara göre. Ne yapalım artık vejetaryen olacakmış. Yemek bulmalıymış çünkü yemek ve susuz hayat olmazmış. Sonra karşısına bir T-Rex çıkmış. Ege kaçmaya başlayıp izini kaybettirebilmiş. Koşuşturmadan sonra suya da ihtiyacı olmuş. Sonra bir dinozorun bir çeşit bitki yediğini görmüş. Herhalde yenir demiş içinden. O dinozor gittikten sonra Ege bitkiden biraz koparıp evine götürmüş ama suya da ihtiyacı varmış. O sırada karşısına bir nehir çıkmış. Nehirden biraz su almış suyu temizleyip içebilmek için 3 sopa bulmuş. Sopaları üçgen şeklinde dikip bulduğu titano boğa derilerini sopalara geçirmiş. Bu işlemi iki kez daha yapmış. Çakıl, kömür ve kumu bir tanesini bir deriye koydu suyu da üstüne döküp altından suyu içti. Kömür Çakıl ve Kum suyu temizlemiş. Ege suyunu içti arıtma sistemini de söküp evinin önüne dikti.
Aradan birkaç zaman sonra Atlas Okyanusu'nun yanında oturduğunu fark eden ege o sırada ne görsün! Tarihteki en büyük köpek balığı Megalodon! Bu köpek balığının balina avlamayı seven bir balık olduğunu biliyormuş. Sonra kaçıp başka bir yere gitmiş. Düşünmüş, burada Kaplan yoktur herhalde diye. Kaplan yokmuş elbet ama akrabası varmış. Giderken çalıların arasında bir ses duymuş bakayım derken üzerine kılıç dişli kaplan gelmiş Ege'de kaçmaya başlamış. sonra aklına bir fikir gelmiş. Eskiden bir kaptan köpek balığından kurtulmak için ağzına bir şeyler takıp nefessiz bırakıp ve öldürebilmiş. Ege de bunu tekrar denemeye karar vermiş. Koşarken eline bir taş alıp yüzünü kaplana çevirmiş. Kaplan sıçrayıp ağzını açmış, Ege de taşı ağzına atmış. Kaplan da nefessiz kalıp ölmüş. Ege, kaplanın bir tırnağından kendine bıçak yapmış,
kalan tırnakları da çivi olarak kullanmış, bıçağıyla ağaç parçalarını yontmuş, bu parçaları da çivi ve taş yardımı ile çakıp birleştirerek masa yapmış. Artık eşyalarını masaya koyup yerde yer kaplatmayacakmış. Gece oluyordu. Henüz yatağı yoktu yapacak fırsat da kalmamıştı. Halısını üzerine örtüp uyumuştu. Yarın ilk iş yatakla kendisini sıcak tutacak şeyler yapmaktı. Yarın oldu tüylü bir dinozor arıyordu şanslıydı. Karşısında bir Albertonykus duruyordu. Çok büyüktü iyi ısıtırdı ama nasıl öldürecekti onu. Aklına bir fikir geldi, kütüğü biraz inceltip ucunu çukurlaştırdı. Bıçağıyla sonra kayayı iteleyerek çukur ucuna yerleştirdi. Kütüğü saplayıp kendine çekti. Sonra bütün gücüyle iteledi. Kaya da Albertonykus bacağını ezdi. Ege de gelip onu öldürdü. Ama bunca eti ne yapacaktı.
Aklına bir fikir geldi. Evcil dinozor yapabilirdi. Karşısından başka bir kılıç dişli kaplan geçiyordu. Allahtan Egeyi görmedi. Ege hemen etleri kaplana yedirip onu besledi ve üstüne binip yola çıktı. Kendisine uzun bir kılıç yapmalıydı. Oku işe yaramazdı Çünkü daha büyük canlılar vardı. Kaplanıyla giderken bir Triseratop sürüsü gördü Ege. Boynuzlarını kullanabilirdi kılıç için. Ege içlerinden birine karışınca sürüsü gelip kaplanı boynuzladı. Demek ki içlerinden birini sürüden ayıracaklardı gizlice. Yerlere ot koyup bir Triseratopu Yanlarına çekip geberttiler. Trseratop otçul bir dinozordur. Kafası tamamen
kemikten oluşur. Bu yüzden çok kemikli grubundadır. 3 tane boynuzu vardır. Neyse Ege sonra 3 boynuzun kesişimi üçgen olacak şekilde koyup bağladı. Bir dalı da bıçağı ile yontarak tutma sapını da birleştirdi sarmaşıkla. Artık daha güvendeydi. Ama gizlice bir kafaya darbe yerse ölürdü. Bu yüzden bir Pachycephalosaurus aramaya başladı. Bu dinozorun kafasında çok sert bir kabuk bulunurdu. Bir kafa vuruşuyla bir sürü Kafatası kırabilirdi. Neyse şanslıydı çünkü bir tanesi karşısındaydı. Kaplanı ile ona saldırınca Pachycephalosaurus Kafası ile Kaplana darbe attı. Kaplanın canı acıdı. Ege de yere düştü bir yere saklanıp plan yapmaya başladılar. Akıllarına bir fikir geldi. Bir kayayı sarmaşığın ucuna bağlayıp sarmaşığı ağaç dalından sarkıttılar. Ege sarmaşığı tuttu Kaplan da kayanın düşeceği yere ot koydu. Sonra saklanıp beklemeye başladılar. Sonra Pachycephalosaurus gelip bıraktıkları otu yemeye başladığında Ege sarmaşığı bıraktı, kayada dinozorun üstüne düştü ve dinozor öldü. Ege gelip eti ayıkladı ve kabuğu kafasına geçirdi. Artık kafadan saldırıya karşı hazırlıklıydı.
Ama hızlı bir şekilde kaçması da gerekiyordu çünkü Allosaurus gibi daha büyük ve daha güçlü canlılarda vardı. Hemen uçan bir dinozor aramaya başladılar. O anda karşısından bir Pterodaktil geçti. Ege Peşinden gitti. Pterodaktil in kanatlarını kendisine bağlayıp az da olsa uçup kaçabilecekti. Bu canlının boyu 5,5 metre kanat uzunluğu ise 10-12 metredir. Ne kadar büyük o kadar iyi olurmuş. Dinozor yere konduğunda Ege ile Kaplanı atağa geçti. Kaplan ısıracaktı ki canlı uçarak kurtuldu. Gagasıyla saldırdı gagası o kadar sivriydi ki canımızı zor kurtardık. Bir plan yapmaya başladık. Ben bıçağımla bir odunun içini azıcık oydum, dinozor bana bakınca odunun oyuk tarafını gagasına çevirip odunu fırlattım. Odun da dinozorun gagasına saplandı. Biz de hemen saldırdık.
Pterodaktil uçup kurtulmaya çalışınca kaplanım pençe attı dinozor da düşüp öldü. Sonra kanatlarını sarmaşıkla koluma bağladım. Artık az da olsa uçabiliyordum.
Ege evine gidip Savaş aletini yerine koydu ve bir baktı ki yiyeceği tükeniyor. Hemen o bitkiden toplamaya gitti. Giderken tam toplayacakken karşısına bir Trodon çıktı. Ege tam "Kaplanım saldır!" diyecekti ki hatırladı Kaplanı evde uyuyordu. Koşmaya başladı koşarken de düşünmeye. Sonra aklına bir fikir geldi ve daha hızlı koşup azıcık izini kaybettirebildi. İki tane çakmak taşı alıp birbirine sürttü. Kıvılcım çıkınca da kıvılcımı sopaya tuttu ve sopa da yandı. Sonra Ege sopanın yanmayan tarafını alıp dinozora ateşi gösterdi. Dinozor da bilmediği için ateşi, ürküp kaçtı.
Gece olunca evinin kenarına bir ateş yakıp yanına yattı ve yıldız kaydığını gördü. Bir dilek tuttu Ege. Dileği en kısa zamanda evine dönebilmekti. Yorulunca evinin içine girip yattı. Dönelim şu anki zamana Ege'nin arkadaşları Ege'yi merak etmeye başladı gidip laboratuvarına baktılar bakarken Salih şu dosyayı buldu. İçinde zaman makinesinin testleri yazıyordu. Kaan testi okudu ve testin 68'de kaldığını fark etti. Kaan sonra üstü örtülü şeyi çekti. Zaman Makinesi karşılarındaydı. Dönelim Ege'ye, Ege umutsuzca oturuyordu. Ellerini cebine uzattı, Tam Artık evime dönemeyeceğim derken bir şey fark etti. Cebinde bir şey daha vardı. Cebindekini çıkartıp baktı.
Sonra sevinçten havalara uçtu. Çünkü cebindeki şey konuşmalı akıllı saatiydi. Şarjına baktı bitmek üzereydi, 90 saniyesi kalmıştı. hemen Kaan'ı aradı. Evet sanırım kurtulmuştu. Kaan açınca telefonunu, Kaan laboratuvarıma gidip deyince Kaan da dedi ki. Zaten oradayız. Tamam o zaman dedi Ege. Zaman makinasını gördüyseniz Masanın üzerindeki talimatı alıp yapmaya başlayın dedi. Kaan tamam deyip telefonu kapattı.
Şimdi siz diyorsunuz başlangıçta neden zaman makinesi ile geri dönmedi ki? şimdi nedenini öğreneceksiniz. Çünkü bir Cryolophosaurus gelip zaman makinesini bozmuştu. Geçmişte bozulduğu için şu anda da bozuk olmalıydı.
Salih de talimatı alıp Kaan'a gel dedi. Ama sürekli gidip zaman makinesini onarmaları bir hırsızın dikkatini çekti. Kaan ile Salih laboratuvardan çıkınca hırsız içeri girmek istedi, ama kapının şifresi vardı, bu yüzden hırsız kancalı tabancası yardımıyla çatıya çıktı. Bacadan içeriye girdi. Ama başlardan söylemiştim size. Ege'nin bir kedisi vardı. İçeri girince hırsız kedi yüzüne atlayıp hırsızı tırmalamaya başladı. Üstüne Üstlük hırsız tuzak lazerlere yakalandı. Çok geçmeden Kaan ile Salih geldi ve hırsızı polise verdiler. Balkon kapısı hırsız tarafından zorlandığı için kırılmıştı. Rüzgar çıktı tam zaman makinesini bitiriyorlardı ki rüzgardan dolayı bir vida savrulup balkondan aşağı düştü. Aşağı inip alabilirlerdi ama tahmin ettikleri gibi olmadı.
kardeş ben korkuyorum
Bir de sekip Van Gölü'ne düştü. Türkiye'nin en büyük gölü! Başka vida yoktu, alamazlardı da. Çünkü bütün hurdacılar tatildeydi. İsteyemezlerdi de Çünkü ekonomi öyle fırlamıştı ki kimse birbirine 1 kuruş vermiyordu. Sonra Ege'nin denizaltına binip Göle girdiler. Tam vidayı alacaklarken bir somon balığı gelip vidayı yuttu. Balığın peşine takıldılar, balığı da bir kılıç balığı yuttu. Dünyanın en hızlı balıklarından biri. Denizaltıyı son hıza getirdiler kılıç balığını da bir büyük beyaz köpekbalığı yedi.
Dinozor tarihindeki Megalodondan sonra günümüzdeki büyük beyaz köpekbalığı gelir. Büyük beyaz köpek balığını Kanca ile yakalayıp sakinleştirdiler. Sonra parçayı alıp zaman makinesini yaparlar.
O sırada Ege bir dağın kenarında yatıyordu. Bir ses duydu Dağın tepesine baktı. O da ne? arkadaşları zaman makinesi ile buraya gelmişlerdi. Ege yanlarına çıkamadı çünkü dağ çok dikti ve ipleri de yoktu.
Ege tekrar dinozorlara bakındı. Bir Parasaurolophus gördü. Kanca şeklinde boynuzu vardı, anlamışsınızdır siz yine ne yapacağını :) ... Neyse kaplana Parasaurolophusu öldürmesini söyledi. Kaplan kolayca öldürdü. Çünkü canlının gücü çok düşüktü. Ege sonra canlının boynuzunu alıp dağa tırmandı. Kaplanı da pençeleri ile tırmandı.
Şimdi siz niye kaplan ile çıkmadı diyorsunuz. Çünkü Ege kaplanın tüyünü sıkıca tutunca elleri terleyebilir ve düşebilirdi. Kaplanın boynuna sarılınca da kaplan rahatsızlanıyordu.
Sonunda Ege kendi zamanına gelmişti. Sonra arkadaşlarına, hikayesini kendisinden habersiz kimseye anlatmamalarını söyledi. Ege sadece diğer iki arkadaşına da söylemek istedi hikayesini. Ancak onlar inanmamıştı. Ege kaplanını yanına çağırdı. bunu gören arkadaşları korkudan bayılacakken Ege "Benden habersiz kimseye hikayemi söylemeyin dedi."
İkinci bölüm
DİNOZOR ADASI BÖLÜM 2 DİĞER ADIYLA ATONİX
Ege sonunda zamanındaydı, başka bir zamana veya evrene gitmeyeceğim diye düşünüyordu. Ama yanılıyordu. Ege Cingöz adlı bir bilim adamı ile arkadaş oldu. Bilim adamı Ege'nin zaman makinesini görmüş ve onu kıskanmıştı, o da bir portal yapmış ve rastgele ayarlamıştı. Ege gürültüyü duydu ve ne olduğunu anlamak için odaya girdi. Sonra Ege'yi arkadan bilim adamı itmiş ve Ege portal'dan başka bir evrene gitmişti. Bilim adamı da Portalı kapattı. Ege çalılıklardan kurtulup önüne baktı. Bir de ne görsün? Bir hayvan Halkı!!! Ege'yi görür görmez saldırdılar. Ege de durun işareti yaptı. Halk durunca Ege yavaşça el işaretleri ile ben dostum demeye çalıştı.





Halk dedi ki. Türkçe biliyoruz Öyle yapmana gerek yok. Ege sonra halini anlattı halk ona iyi davrandı.
Ege dedi ki: "Bana burada zamanıma dönebilmem ve hayatta kalmam için kim yardım edebilir?"
Halk: "Sana dağın zirvesindeki kişiyi yardım edebilir," dedi.
Ege'nin ağzı açıldı. Sonra kendini toparlayıp yola koyuldu. Zirveye vardığında çok yorulmuştu. Sonra dağın tepesindeki Atonix Ege'nin karşısına çıkmış ve kendini tanıtmıştı.
- "Ben bir atım bu evrenin en hızlılarındanım rüzgardan hızlı 10 kaplan gücündeyim, sana şunu söyleyeceğim bir şey elde etmek için emek vermek gerekir. Ben de çalıştım ve güçlendim." dedi.
Sonra Ege olayları anlattı.
- Demek yardıma ihtiyacın var, ama benim de sana ihtiyacım var, dedi Atonix.
- Neden? dedi Ege.
- Çünkü bay Tostosi en büyük düşmanım.
Ege gülmeye başladı, çünkü Ege'nin zamanında onlar yavaş ve zararsızdı.
- Ama Tostosi çok güçlü onu küçümseme, dedi Atonix.
Daha sonra Atonix ile Ege Tostosi'nin şatosuna gittiler. Tostosi'nin askerleri Atonix ile Ege'ye saldırdı. Ama sonra Atonix hızını kullanarak askerlerin etrafında döndü, askerler de bayıldı.
Ege onun hızına hayran kaldı. Tam Tostosiyi bulmuşlardı ki tavandan bir gaz çıktı. Sonra Tostosi sandalyesi ile dönüp onlara baktı, ağzında gaz maskesi vardı. Sonra Ege hatırladı yanında tehlikelere karşı gaz maskesi vardı. Ege ve at kendilerine gaz maskesi taktı. Bunu görünce Atonix saldırdı ama askerleri yoktu. Sonra Atonix'in bir arkadaşı vardı ve arkadaşının bilim adamı olduğunu görünce kül atan gemisine binip kaçtı. Arkadaşı Ali'den ödünç almıştı gemiyi. Sonra Ege ile Atonix peşine düştü. Ama Tostosi kül atan gemisi ile kül attı ve izini kaybettirdi. Sonra Atonix yanındaki iksiri içmiş ve Trex olup araçların tepesinden Tostosiyi bulmuştu.
Sonra Atonix Ege'ye:
- Dürbünümü çıkart ve bana ver, demiş.
Sonra bakmış ne görsün! Tostosi eşyalarını topluyor. çünkü dinozora dönüşürken titreşimi hissetmiş ve ne olduğunu anlamıştı. O anda Atonix Kuyruğuyla Ege'yi fırlatmış geminin üzerine. O anda tostosi Uçan kaykayını binip kaçmaya başlamış. Ege'de tostosinin fırlatan koltuğa binip fırlamış ve böylece tostosiyi yakalamış. Sonra da atonix gelip ikisini de düştükleri denizden almış ve tostosiyi yakalamışlar.
Sonra Atonix Ege'ye elektrik patateslerini vermiş. Böylece Ege evine dönmüş. Dönerken Atonix Ege'nin üzüldüğünü görmüş. Sonra Atonix Portalı açık tutmaya karar vermiş. Böylece hep görüşebileceklermiş. Ege evine dönünce Cingöz'le karşılaşmış. Sonra da büyük bir kovalamaca başlamış. Cingöz arabasıyla kaçıyormuş Ege onu yakalayamazmış. Bu yüzden tuzak kurmaya karar vermiş. Cingözü çivili araba tuzaklarıyla kapalı bir sokağa kadar kovalamış. Cingöz kapana kısılınca pes etmiş. Böylece hapse gönderilmiş ve Ege rahat bir şekilde yaşamış.
Üçüncü Bölüm
DİNOZOR ADASI 3 MEGA BOT CİNGÖZÜN DÖNÜŞÜ VS İKİ ARKADAŞ
Bir gün Ege bir arkadaş edinmiş. Arkadaşın adı Mert imiş, çok güzel zamanlar geçiyor oynuyorlarmış. Bir gün karşılarına bir meteor düşmüş ve üzerinde bir düğme varmış. Mert basmak istemiş ama Ege onu durdurmuş, notu göstermiş. Notta şöyle yazıyormuş:
Bunu gören Ege ile Mert düğmeye basmamış. Ama Gökten geçen bir martı tam da düğmenin üzerine bir kaka yapınca meteor açılmış ve içinden de bir robot çıkmış.
Eğer bu düğmeye basarsanız çok kötü şeyler olacak basmayın!
Şehri alt üst etmeye başlamış. Cingöz'ün hapishanesine gelince hapishane yıkılmış. Bunu fırsat bilen Cingöz robotun ayarlarıyla oynayıp onu kontrol etmeye başlamış. Bundan sonra robot ona tapacakmış ve Ege'den intikam almak için yola koyulmuş. Onu gören Ege kötü şeyler olacağını anlamış. Arkadaşıyla tuzak kurmaya çalışmış işe yaramamış. Çünkü robot çok güçlüymüş. Ege laboratuvarına gitmiş. Arkadaşını da getirmiş bir robot yapmaya çalışmışlar ama biz robot yaparken Cingöz bizi yakalayabilir diye düşünmüşler. Gizli bir yer bulmaları gerekiyormuş. Sonra Ege'nin aklına bir fikir gelmiş. Zaman makinesi ile başka bir zamana gidip
orada yapabilirlermiş. Başka bir zamana gidince eski zamanda zaman makinesini örtüp saklamışlar. Böylece şu anki zamanda da saklanmış olmuş ve robotu yapmaya başlamışlar. Tam bir yıl uğraşmışlar. Şu anki zamanı dönünce çok üzülmüşler. Çünkü robot bir yılda Van şehrinin mahvetmiş. Bunun üzerine Ege robotuna binip yola koyulmuş. Arkadaşına laboratuvarda kalmasını istemiş. Çünkü bir şey isterse arkadaşı oradan Ege'ye kar postalayabilecekmiş. Sonra büyük çatışma gelmiş. Cingöz ile Ege'nin robotları kavga etmeye başlamış. Ege robotuna 50 tane süper Jetpack koymuş Böylece robotu uçabiliyormuş. Cingöz'ün robotu tam bir yumruk atacakken Ege'nin robotu uçup kaçmış.
Cingöz'ün robotuna tekme atmış Cingöz'ün robotu yere yığılmış. Ama Cingöz'ün bir planı varmış. Cingöz'ün robotu bombalar fırlatmaya başlamış Egenin robotu da kalkanını çıkarmış. Sonra telefonla Ege Mert'i arayıp kendisine de bir tane jetpack istediğini söylemiş. Bunun üzerine Mert jetpack yollamış böylece Ege uçabiliyormuş. Uçarak robotunun kulağına bir şey söylemiş robot da Evet diyerek kafasını sallamış. Ege yanındaki klonlama makinesi ile robotunu klonlamış. Böylece Cingöz'ün robotu şaşırıp kaçmış. Ege Cingoz'ü yendiğini sanıyormuş. Ama yanılıyormuş. Çünkü hatırlarsanız bu robot uzaydan gelmişti. Anlaşılan bunun üzerine cingözün robotu arkadaşlarını çağırmış ve 10 tane olmuşlar.
Ben optimusprym
Cingöz bu duruma sevinip Ege'nin yanına tekrar gitmeye başlamış. Ege bu sefer 10 tane robotla geldiğini görünce Mert'e telefonla demiş ki:
- "Çabuk portaldan 14583 kodunu gir ve o zamana git. Sonra sor ki Atonix adındaki kişiyi istiyorum. "
Mert tamam deyip telefonu kapatmış. Atonix Mert ile karşılaşınca:
- "Sen de kimsin demiş."
Mert de demiş ki:
- "Sanırım Ege sizin arkadaşınız, ben de onun arkadaşıyım. Benden sizi çağırmama söyledi sanırım başı biraz dertte. Ona yardıma gider misin?"
Atonix tamam deyip Ege'nin yanına gitmiş. Bu sefer işler biraz değişmiş, tam savaşacakken ne görsün! Mert Ege'nin kaplanını bulmuş kendisine doğru Mert yardıma geliyormuş. Ege biraz şaşırmış.
-"Senin ne işin var burada." Mert yardıma geldim demiş, Ege'de tamam deyip savaşa başlamışlar. Atonik süper hızıyla robotların üzerine çıkıyor ve onların kablolarını koparıyormuş. 2 robot öyle gitmiş. Kalmış 8 robot. 2 tanesi de Kaplan tarafından gitmiş. Kaplan pençeleri ile robotlara Sinsice tırmanıp O da kablolarını koparıyormuş. kalmış 6 robot Cingöz sinirlenmeye başlamış. Biraz da korkuyormuş 2 robot da Ege ile robotu ile
gitmiş. Kalmış 4 robot. Robotlar kaçacakken Cingöz saldırın umurunda değil demiş. Robotlar Cingöze karşı çıkmış. Demişler ki eğer biz bunlara saldırırsak bizi bozar demişler. Böylece robotlar bir çağrıyla tekrar evlerine dönmüşler. Cingöz tek başına kalmış, kaçacakken atonik hızıyla cingözü yakalamış. Ben bunu kendi Evrenime götüreyim ora daha güvenli deyip cingözü kendi evrenine götürmüş. Böylece mutlu yaşamışlar.
Dördüncü Bölüm
DİNOZOR ADASI 4 BERMUDA ŞEYTAN ÜÇGENİNE YOLCULUK
Ege evinde oturuyormuş televizyonu açmak istemiş ve Haberlere bakmış, haberlerde görmüş ki Bermuda şeytan üçgeninin çok tehlikeli bir yer olduğunu oraya girenin çıkmasının neredeyse imkansız olduğunu söylemiş Haber. Ege haberin gerçek olduğunu biliyormuş. Çünkü Bermuda Şeytan üçgenini daha önce duymuştu. Orada kaybolan kişileri bulmak amacıyla süper denizaltına binmiş ve gizli kanaldan Bermuda Şeytan üçgenine gitmiş. Denizde dolaşıyormuş Bir sürü gemi enkazı ve uçak parçaları görmüş. Sonra Ege Bermuda Şeytan üçgenine girdiği an kara bulutlar gelmeye başladı.
Denizi çok sarsıyormuş dalgalandırıyormuş. Ege'nin denizaltı çok hasar görmüş, biraz su sızdırıyormuş sızdıran yerleri süper yapıştırıcısıyla kapamış. Aşağı ilerledikçe su basıncı artıyor ve denizaltı yavaş yavaş ezilmeye başlıyormuş. Ama Ege denizaltını testten geçirmiş ve ne kadar dayanabileceğini hesaplamış. Sadece 10 milyon kilometre aşağı inebilirmiş.
Şu ana kadar Bermuda Şeytan üçgeninde 20 ucak ve 50 gemi kaybolmuş. Bu yüzden Ege tedirginmiş. Biraz daha aşağı indikten sonra vampir kalamar görmüş. Bu hayvan Bermuda Şeytan üçgeninde yaşıyormuş. Sonra yerden sızan bir gaz görmüş. O gazın adı metan gazıymış. Bu gazın araştırmak için yanına almış.
fırtına dinmişti Ege çıkacakken önünden siyah bir gölge geçti merak edip peşine takıldı Yalnız o Canla çok hızlı yüzüyordu teknolojisi onun hızına yetişemedi belki de Keşfedilmemiş bir canlıydı o kim bilir daha neler vardı Sonra aynı gölgenin döneminde geçti Ege bir plan kurup onu yakalamayı başardı Bir de ne görsün Bu bir Mosazor dinozoruydu neslinin tükendiğini sanıyorlardı Ama tükenmemişti sanırım o türünün tek örneğiydi yalnız masa zor Ege'nin denizaltına saldırmaya başladı Mosazor 19 metre uzunluğunda Kertenkeleye benzeyen bir dinozordu
Ege deniz altındaki uyuşturucuları çıkartıp onu vurdu. Deneasını alıp yola koyuldu. yüzeye dönünce herkese burada bir Mosazor olduğunu ve buranın tehlikeli olduğunu söyledi ama kimse inanmadı. Ege kanıt için tekrar suya döndü. Uzun bir süre sonunda fotoğrafını çekmeyi başardı. yüzeye döndü ve herkese fotoğrafı gösterdi ve o civarda bir panik yaşandı o dinozorun öldürülmesini söyledi herkes Ege de aslında biraz haklı olduklarını anladı çünkü bu dinozor varken insanlık yaşayabilir miydi bilinmiyordu o dinozor ürerse çok büyük felaketlere yol açardı.
Hemen askeri ekipler geldi ve torpiller yolladılar yalnız dinozor torpillerden kaçtı Ve kıyıya saldırdı. Ege robotuyla savaşmak için civara geldi yalnız mosazor robotun kolunu ve bacaklarına çok büyük hasar verdi robot kullanılamaz hale geldi O yüzden kılıç dişli kaplanını alıp Atonix'i çağırdı. Böylece mosazoru Zor da olsa yenebildiler ve mosazoru inceleme alanına götürdüler bütün bilim insanları Ege'ye teşekkür etti ve özel araçla evine yolladı. Ege Üstelik yılın en iyi bilim adamı ödülünü verdi Ege çok mutlu oldu.
BİLGİ:Bermuda Şeytan Üçgeninde ilk kez Kristof Kolombun seyehat gemisi kayboldu.
Beşinci Bölüm
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $17.39+) -
BUY THIS BOOK
(from $17.39+) - DOWNLOAD
- LIKE
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS