GEÇMİŞİN GELECEĞE YANSIMALARI
PROJEMİZİN NİHAİ ÜRÜNÜDÜR.
Bu kitabı 6 Şubat 2023 depreminde kaybettiğimiz ve hala deprem bölgesinde yaşayan çocuklarımıza,
Bu kitabı savaş nedeni ile hayatını kaybeden ve halen savaşta olan tüm dünya çocuklarına,
İthaf ediyoruz.
IT IS A FINAL PRODUCT OF OUR PROJECT.
We recommend this book to our children who we lost in the earthquake of February 6, 2023 and who still live in the earthquake zone,
I present this book to all the children of the world who lost their lives due to war and are still in war.
We dedicate it.)

Günümüzden neredeyse beş milyar yıl önce uzaylılarda sayısız yıldız ve küçük gezegenlerin değişiminin sonucu ortalık toz dumana dönüştü. Bu karmaşıklığın içindeki bir büyücünün şapkasından tavşan çıkarması kadar kolay olduğu belki de yaratıcılığımız için dünyayı yaratmak...
Dünya sonsuz evrende küçük bir toz bulutuydu ve büyük bir hızla dönüyordu. Döndükçe etrafındaki hıza kattıklarını da içine alıyor; Dönmemesinin tam ortasından başlayarak ateşin dış katmanlarında tükeniyordu. Bu dönüşler sırasında çevresini izliyordu. Işık saçan sarı gezegen ve kırmızılı kırmızı gezegeni izlemiyordu, çünkü bunların renkleri göz alıcıydı. Parçacıkların, ısınması ve soğuğun erimesi çatlaklar,çukurların parçalarıtu ve onu üzüyordu. Yağmurların başlamasıyla birlikte oluşan çukurlar ve çatlaklar sularla doluyordu. Artık koyu gri rengi çıkmıştı. Yüzeyinin çoğunluğu sularla dolmuştu ve maviydi. Uzunca bir zaman sonra maviliklerin bittiği bitkiler, ağaçlar yeşermeye başlamıştı. Küçük dünya renkleniyordu ve çok güzeldi. Üzerindeki yeşil ağaçlar rengarenk çiçekleri açmaya başlamıştı. Bu durum çok hoşuna gitmişti.
Almost five billion years ago, aliens became dusty as a result of the transformation of countless stars and small planets. In this complexity, perhaps creating the world for our creativity was as easy as a wizard pulling a rabbit out of his hat...
Sebiha AKINALP Çağlayan İlkokulu Tarsus/MERSİN
The Earth was a small cloud of dust in the endless universe and was rotating at great speed. As it rotates, it takes in what it adds to its speed around it; It was consumed in the outer layers of the fire, starting from the very center of its rotation. He was watching his surroundings during these turns. He was not watching the luminous yellow planet and the red planet, because their colors were striking. The changing of the particles, the heating and melting of the cold, created cracks and pits, and it upset him. With the start of the rain, the holes and cracks that formed were filling with water. It was now dark grey. Most of its surface was filled with water and was blue. After a long time, the plants and trees where the blue areas had ended started to bloom. The little world was colorful and it was beautiful. The green trees on it were starting to bloom colorful flowers. He liked this situation very much.



Kendini çok iyi hissediyordu.Üzerindeki maviliklere isim bile bulmuştu.En büyük olanlarına okyanus,daha küçük olanına deniz,çukurluklarına göl adını vermişti.Bazı çukurlukları ise kilometrelerce uzunluktaydı ve denizle birleşiyordu;ona da ırmak demeye karar verdi.Bu güzelliklerin yanında ağaçlarında açan çiçeklere minik vızıltılı misafirler geliyordu.Ayrıca sesleri ve renkleri çok güzel olan diğerleri;onlara bayılıyordu,artık onların cik cik sesleriyle güne başlıyordu.Üzerindeki sular dinginleştikçe onların içinde de canlılar olduğunu fark etti.
(He was feeling very good. He even came up with a name for the blue areas above him. He called the largest ones ocean, the smaller ones sea, and the depressions lake. Some of the depressions were kilometers long and merged with the sea; he decided to call it a river. Besides these beauties, he called the flowers blooming on the trees tiny buzzing sounds. Guests were coming. Moreover, the others, whose voices and colors were very beautiful, loved them, and now started the day with their squeaking sounds. As the waters above him calmed down, he realized that there were living things in them, too.)
Sibel Turan Çağlayan İlkokulu Mersin/Tarsus

Bu rengarenklik insanların da dikkatini çekmiş ve dünya üzerinde kendilerini mutlu edecek arayışlara başlamışlardı. Bazıları maviliklerin karaya dönüştüğü yerleri ekip dikiyor bazıları da sığınacak bir yer arıyorlardı. Bunun için mağara ve büyük ağaçların gövdelerinden yararlanıyorlardı.
Dünya insanların tahmin edemeyecekleri kadar imkan sunuyordu. Yağmur yağınca giderilen susuzluklar, güneş çıkınca ısınan bedenler ve toprak, çok mutluluk vericiydi.
(This colorfulness attracted people's attention and they began to search around the world to make them happy. Some were planting the places where the blue turned to black, and some were looking for a place to shelter. For this, they used caves and trunks of large trees.
The world offered more opportunities than people could ever imagine. The thirst quenched when it rained, the bodies and the soil warmed when the sun came out, were very happy.)
Güler YERLİKAYA Çağlayan İlkokulu Tarsus/MERSİN






İnsanlar doğayı her geçen gün biraz daha keşfediyorlardı. Her yeni buluş hayatlarını daha da kolaylaştırıyordu. Doğadaki bitkilerin ve hayvanların hangilerinin yenilebilir olduğunu deneme yanılma yoluyla bularak hayatlarını devam ettirmeleri gerekiyordu. Bu yüzden sabah erkenden uyanıp yiyecek toplamaya ve avcılık yapmaya gidiyorlardı. Bu esnada bazı aletlere ihtiyaç duyuyorlardı. Çevreden topladıkları taşlardan basit aletler yaparak hayatlarını kolaylaştırmaya başlamışlardı. İlk insanların ilk icatları, günümüzdeki modern teknoloji için atılmış ilk adımlardı.
(People were exploring nature more and more every day. Every new invention made their lives easier. They had to survive by finding out which plants and animals in nature were edible by trial and error. That's why they woke up early in the morning and went to collect food and hunt. In the meantime, they needed some tools. They began to make their lives easier by making simple tools from the stones they collected from the environment. The first inventions of early humans were the first steps taken for today's modern technology.)
Fatma GARİP Batıkent İlkokulu Yenişehir/MERSİN













İnsanoğlunun en büyük ve önemli icatlarından biri ateşti. Artık her şey peşi sıra geliyordu. Buldukları her yeni şey yaşamlarını kolaylaştırıyor ve onları geliştiriyordu.Günlük ihtiyaçlarını karşılamada, tarımda, ticarette hızla ilerliyorlardı.
Zamanla aydınlanma, ulaşım, iletişim ve sosyal hayatta da aşama kaydettiler.Buna bağlı olarak kendilerine ev ve kıyafet tasarımı yapıp yaşam kalitelerini yükselttiler.
(One of the greatest and most important inventions of humankind was fire. Now everything was coming one after another. Every new thing they found made their lives easier and improved them. They were progressing rapidly in meeting their daily needs, agriculture and trade.
Over time, they made progress in enlightenment, transportation, communication and social life. Accordingly, they designed houses and clothes for themselves and improved their quality of life.)
Pınar ADIN Hüseyin Uluğ İlkokulu Bağlar/DİYARBAKIR
.

(Ve yeni şeyleri keşfetmeye devam ettikçe hayat daha da heyecanlı hale geldi! Bu ilk insanlar için hayatı, her gün daha iyi hale getirmenin nasıl bir şey olduğunu hayal edebiliyor musun?
Ateşlemeyi öğrendikten sonra şu şekilde görüldü: "Hımm, hayatı harika için başka ne yapılacak?" İşte o zaman avlanmak için keskin sopalar ve kıyafet yapmak için derileri kazımak gibi aletler icat edilmeye başlandı. Aniden sadece hayatta kalanlardı; gelişiyorlardı!
Sonra büyük "Eureka!" geldi. bir – tekerlek! Birisi tepeden aşağıya yuvarlanan büyük, yuvarlak bir kayaya bakıp şöyle düşünmüş olmalı: "Peki ya onu ağır bir şeyin yerine koyarsak? Belki hareket etmeye başlıyor!" Ve bunun gibi, aksesuarların taşınmasını çok daha kolay hale getiren el arabaları ve vagonları vardı.)
(Ancak mesele sadece eşyaları taşımak değildi; aynı zamanda birbirleriyle daha iyi konuşmak istiyorlardı. Böylece konuşmanın ve yazmanın, hikayeleri ve fikirleri paylaşmanın yollarını buldular. Uzak yerlerdeki arkadaşlarına nasıl ve ne ile ulaşacaklarını düşündüler.)
Karina ZAİTSEVA Pokrovsk Educational Compleks 2 UKRAİNE



Tekerleğin keşfi insanların ateşten sonraki en büyük keşiflerinden biriydi belki de. Bir zamanlar diğer tüm canlılarla aynı ortamda aynı şartlarda mücadele etmek zorunda kalan insanlar, şimdi aklı ve becerileri sayesinde tüm diğer canlılara meydan okumaktaydı. Yonta yonta elde ettikleri tekerleklerle hayatlarında büyük bir çığır açtılar.
Şekillendirdikleri sadece taşlar değildi, geleceği de şekillendirdiler. Yüklerini taşımak artık çok daha kolaydı. Zamanla hayatlarını kolaylaştıracak bir sürü yeni icat, tekerlek sayesinde daha kullanışlı hale geldi. Dünya şaşkındı. Üzerini saran, doğadan olmayan ağlarda yuvarlanan tekerlekler; artıyor, hızlanıyor ve insanların doğaya olan galibiyeti, Dünyayı biraz korkutuyordu.
( The discovery of the wheel was perhaps one of the greatest discoveries of humans after fire. People, who once had to struggle with all other living things in the same environment and under the same conditions, were now challenging all other living things thanks to their intelligence and skills. They made a breakthrough in their lives with the wheels they chipped away at.
Ayşe YILDIZAY DÜNDAR Şehit Uzman Onbaşı Şükrü Elibol
İlkokulu Alaçam/SAMSUN
It wasn't just the stones they shaped, they also shaped the future. Carrying their loads was now much easier. Many new inventions that will make their lives easier over
time have become more useful to the wheel. The world was astonished. Wheels rolling in unnatural webs surrounding it; It was increasing, accelerating, and the victory of humans over nature was frightening the Earth a little.)





Dünya insanoğlunun yapabileceklerinden korkmaya başlamıştı. Çünkü sahip olduğu her şeye artık insanoğlu hükmediyordu. Ormanlarına, denizlerine, okyanuslarına, dağlarına, taşlarına...
İnsanoğlu Dünya'nın renklerini soldurmaya başlamıştı. Her şeyi ihtiyacından fazla tüketiyordu. Fazla avlanıyor, ormanları kesiyor, suyu gereksiz kullanıyor ve kaynakları tükettikçe tüketiyordu.
Humanity had begun to fade the colors of the Earth. He was consuming more than he needed. He was hunting too much, cutting down forests, using water unnecessarily, and depleting resources more and more.)
Fidan VELİYEVA 6 Numaralı Mektep Bakü/AZERBAYCAN

Hayvanların nesli tükenmeye başladı. Ortaya insanların bilmediği mikroorganizmalar çıkmaya başladı. Doğa kirlenmeye başladı. Doğa kirlendiği için insanlar hasta oldu. Dünyanın rengi soldu. Arılar hastalıktan ölmeye başladı. Ağaçlar kesildiği için dünyada oksijen azaldı.
Erkan OFLAR Aybastı Merkez İlkokulu Aybastı/ORDU




Dünyanın duyduğu endişe ve korku gittikçe artıyordu. Gökyüzü ve denizler maviden sıyrılmış, kara kara toz bulutları haline dönmüştü. İnsan elinin değdiği her yerin rengi değişirdi. Bilinçsiz eğitim ve barınmadan doğan istekler tarım, ormanları ve mavilikleri yok ediyor.
( The anxiety and fear felt by the world was increasing. The sky and the seas were stripped of their blue and turned into black clouds of dust. Everywhere touched by human hands lost its color. Unconscious demands for nutrition and shelter were destroying agricultural areas, forests and blue areas.)
Mülkiye KÖSEK Milli Egemenlik İlkokulu Silvan/DİYARBAKIR



İnsanlar yarattıkları teknolojiden başlarını kaldırıp, elleriyle inşa ettikleri beton yığınlarından dışarıya bakmayı akıl ettiklerinde Dünya'nın haline çok şaşırdılar. Neyi yanlış yapmışlardı ki yeşil ve mavinin büyüleyici güzellikleri bu soğuk gri haline dönmüştü. Yeniden nefes almak ve Dünya'nın renklerini geri vermek için bir şeyler yapmaları gerekiyordu; Doğa'yı dinlemek... Bir takım bilinçli insanlar diğer insanları uyandırmak için işe koyuldular. Bunun için önce kendilerini dışarı attılar, diğer insanların arasına ... Kendileri gibi olan insanları uyandırdılar. Dünya'nın çığlıklarına kulak verdiler. Havayı, denizi, toprağı temizlemek için işe koyuldular. Dünya eski renklerine tekrar dönmeye başladı. İnsanoğlu yaşamını kolaylaştırmak için keşfettiği yeni icatlar ve teknoloji ile doğa arasında denge sağlamanın önemini artık biliyordu. Yapılan tüm yenilikler bizim içindi evet, fakat hiç bir teknoloji doğa olmadan yaşayabileceğimiz bir ortam bize veremezdi, doğanın bizlere ücretsiz sunduğu güzellikleri , oksijeni, sağlıklı besinleri veremezdi. Bizleri birbirimize yakınlaştırsın diye yapılan yollar, araçlar, iletişim için icat edilen teknoloji bizleri birbirimizden daha da koparmıştı. Artık bunlara izin verilmeyecekti. Teknoloji, doğa ve insan arasında mutlak bir denge sağlanmış ve mutluluk tekrar evreni sarmıştı.
Buğçe ANARAT Etyemez Alparslan Gül İlkokulu Alaçam / SAMSUN


- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(2)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $4.59+) -
BUY THIS BOOK
(from $4.59+) - DOWNLOAD
- LIKE (2)
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE(2)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!