




Bir varmış bir yokmuş. Azra adında sevimli bir kız yaşarmış. Azra'nın evi, rengarenk çiçeklerle dolu çok güzel bir bahçedeymiş. Her sabah uyanır uyanmaz pencereden dışarı bakarmış. Bir Pazar günü çok mutlu bir şekilde kalkmış. Mutfağa gitmiş ve bir sürprizle karşılaşmış. Babası pencereden kiralamış oldukları karavanı göstermiş ve "Kızım, sonunda hayalin" der gibi gülümsemiş. Azra çok sevinmiş ve "Yoksa tatile mi gidiyoruz?" diye sormuş. Annesi Azra'ya sarılarak, "Kızım, sana bu yılki doğum günü hediyesi karavanla Türkiye gezisi yapmak olacak" demiş. Azra annesine ve babasına teşekkür etmiş.







Heyecanla odasına koşup valizini hazırlamaya başladı. Kalbinin hızlı atışları, yolculuk öncesindeki heyecanını yansıtıyordu. Her bir eşyasını özenle yerleştirirken, yeni maceraların heyecanıyla dolup taşıyordu. Gelecek günlerde yaşayacağı anılar, şimdiden içini ısıtıyordu. Hazırlıklarını tamamladıktan sonra, gülümseyerek geleceğe doğru adım atmaya hazırdı.
Valizleri karavana yükleyerek, heyecan ve merakla dolu bir yolculuğa çıktılar. Hayatın tüm renklerini keşfetmek için sabırsızlanıyorlardı. Gökyüzündeki yıldızlar, onlara rehberlik ederken, yolculukları unutulmaz anılara dönüşecekti.






Otele varışlarının ardından hızla odalarına doğru ilerlediler. Rahatlamak için sabırsızlanıyorlardı. Odalarına çıktılar. Artık dinlenme ve bu yeni maceranın tadını çıkarma zamanı gelmişti.



Azra denizi çok merak ediyordu. Vapur ile Büyük Ada'ya gittiler. Ada çok güzeldi ve tarihi evler vardı, bazılarının içini gezdiler. Çok lezzetli yemekler ve tatlar yedikten sonra vapura kadar yürüdüler. Birdenbire Azra'nın annesi onu bulamadı. Azra'nın kardeşi kaybolmuştu ve bütün aile onu aramaya başladı. Her yere baktılar ama bulamadılar. Güvenlik ekiplerine ve polise haber verdiler. Azra'nın annesi endişeli bir şekilde insanlara "Küçük bir kız çocuğu gördünüz mü?" diye sordu. Biraz sonra yaşlı bir teyze Elifi gördüğünü söyledi. Bir bankta oturmuş ağlıyordu. Hızla teyzenin tarif ettiği banka gitti ve kardeşini buldu. Meğer vapurdan indikten sonra kuşların peşinden koşmuştu ve Çok uzaklaştığını fark ettiğinde ise çok geç olmuştu. Neyse ki tekrar birleştiler.






Sonra eşyaları toplayıp karavana binip Antalya'ya gittiler. Antalya'da bir otele yerleştiler. Otel o kadar büyüktü ki Azra kaybolorum diye korkudan odasından çıkmaya cesaret edemedi. Elif'in kaybolma hadisesi bir türlü aklından çıkmıyordu.




İyice dinlendikten sonra plaj'a indiler. Babası Araya yüzmeyi öğrettiği için denizde kendi başına yüzüp eğlendi. Çok yüzdükleri için yüzleri ve vücutları güneşten yandı.
Akşam otele döndüler. Hemen duş alıp krem süründüler ve uyudular. Çünkü ertesi gün kahvaltı yaptıktan sonra eve dönmek için yola çıkacaklardı.

Eve vardığında gece olmuştu. Hemen duş aldılar ve ertesi gün için formalarını ve diğer eşyalarını hazırladılar. Okul günlerini Azra bu iki gün içinde yaşadıklarını günlüğüne yazdı. Daha sonra salona gidip babasına ve annesine sarıldı, teşekkür etti. Azra bu macerayı asla unutmayacak.
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $4.79+) -
BUY THIS BOOK
(from $4.79+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!