TOPLUMSAL CİNSİYET VE EĞİTİMDE TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ
TEMEL KAVRAMLAR
Toplumsal Cinsiyet
“Kadın ve erkek olmanın toplumsal anlamı; kadını ve erkeği tanımlayan, biyolojik olmayan özelliklerdir. Kadınların ve erkeklerin nasıl olmaları/ne yapmaları gerektiğine ilişkin sınırları tanımlar.

TEMEL KAVRAMLAR
Önyargı, Kalıp Yargı ve Ayrımcılık
Önyargılar, önyargıyla yaklaştığımız kişi ya da gruplarla aramıza, en hafifinden fiziksel ya da sosyal mesafe koymamıza yol açan ve ayrımcılıkla yakından ilişkili tutumlardır. Önyargıların davranışa dönüştüğü durumlarda ise ayrımcılık söz konusu olur

Kalıpyargılar, belirli bir objeye ya da gruba ilişkin bilgi boşluklarını dolduran, böylece onlar hakkında karar vermeyi kolaylaştıran, önceden oluşturulmuş birtakım izlenimler, atıflar bütünü olarak zihnimizde oluşturduğumuz imgelerdir. Kalıpyargılarımız yoluyla, yeni olguyu/grubu gerçekte olduğu gibi ya da gerçek özellikleriyle değil, düşünce eğilimlerimize göre algılarız.



Ayrımcılığı yaygınlaştıransa, farklılıkların algılanma biçimleri, bazı özelliklerin diğerlerinden üstün olduğuna dair inançlar, her düzeyde iktidarın ‘fark’a ve ‘farklı olan’a yaklaşımı, ‘azınlık’ gibi çoğunluğa ait olmayana ilişkin dışlayıcı, ayrımcı ideolojik söylemsel yapıdır.
Doğrudan Ayrımcılık “Aynı veya benzer durumdaki kişilere farklı muamele edilmesi ayrımcılık yasağının ihlalidir. Bu durum doğrudan ayrımcılık olarak adlandırılmaktadır ve bir kişinin, diğer bir kişiye, benzer konumda olan başka bir kişiye göre farklı muamele etmesiyle ortaya çıkmaktadır. Doğrudan ayrımcılık iki farklı biçimde ortaya çıkabilmektedir. İlk olarak yasal düzeyde gerçekleşebilmektedir ve hukuki düzenlemenin kendisi ayrımcılığa yol açmaktadır. İkinci durumda ise, ayrımcı olmayan bir hukuki düzenlemenin uygulaması ayrımcılığa yol aç̧maktadır (…)


Dolaylı Ayrımcılık
“Farklı durumdaki kişilere aynı veya benzer muamele edilmesi ayrımcılık yasağının ihlalidir. Dolaylı ayrımcılık adı verilen bu durumda herkes için aynı şekilde geçerli ve görünüşte tarafsız olan, ancak bazı kişiler ve gruplar üzerinde diğerleri üzerinde yarattığından farklı veya diğer gruplar üzerinde yarattığından daha fazla olumsuz etkiler yaratan yasal düzenleme, uygulama ve tedbirler söz konusudur. Eşit muamele yoluyla ayrımcılık yapılması dolaylı ayrımcılık olarak adlandırılmaktadır.


Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği için kaleme aldığı raporda Ayça Kurtoğlu, toplumsal cinsiyet bağlamında, her biri insan hakları belgelerinde bulunabilecek olan farklı eşitlik anlayışlarını şöyle açıklıyor: “Aynılık eşitliği, toplumsal cinsiyeti kadın ve erkek olarak tanımlar; kadın ve erkek insan olarak aynıdır anlayışına dayanır. ‘Kanun önünde herkes eşittir’, aynılık eşitliğinin tipik bir ifadesidir.
Farklılık eşitliği ise, toplumsal cinsiyeti kadın ve erkek olarak tanımlar; ancak kadını ve erkeği aynı saymaz. Bilakis, kadın ve erkek farklıdır ve ancak farklılıkları tanındığı zaman, eşitlik sağlanabilir düşüncesine dayanır.
Dönüştürücü eşitlik, “bütün yapılar ve iliş̧kiler bir norm temelinde inşa edilir” düşüncesine dayanır. “Farklılıklarla birlikte eşitliğin sağlanması için her farklılığın doğurduğu eşitsizliği ortaya çıkaran iktidar normlarının dönüştürmesi eşitliği sağlar” anlayışını, eşitlik arayışının merkezine koyar.
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- REMIX
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!