
TASARIM: SESLENDİRME:
Ecrin ÇETİN Damla USLU
Erva SÜSLÜ Melissa Dilruba YILMAZ
Raziye BAYKAL Alperen ÜLKEKÖLE
Betül BAYKAL Erva SÜSLÜ
Şennabinur TOPLU Şennabinur TOPLU
Ecrin ÇETİN

Soğuk bir kış sabahıydı. Yollar bomboş ve ıssızdı. Ellerini cebine soktu ve yürümeye devam etti. Galiba kaybolmuştu çocuk, çok korktu ve yürümeye devam etti. Küçük kız yürürken ileride bir ahşap ev gördü. Ev dışarıdan kimsesiz görünüyordu. Yavaş yavaş yaklaştı eve. Bu arada karanlık çökmeye başladı. Evin kapısına yaklaştı, yavaşça aralayarak, baktı. İçerisi sıcacıktı, ocak yanıyordu. İçeride yemek pişiyor. Sonra karşısına bir kadın çıktı. Aniden kadını görünce ödü koptu. Yere düştü. Refleksle kadın elini uzattı. İçeriye aldı ve yemek yedirdi. Küçük kız kadına sordu; “Neden burada tek yaşıyorsun?” Kadının çocukları ona bakmak istemediği için eşi ölünce tek başına kalmıştı. Bu ev terk edilmiş bir harabeydi. Kadın kendi imkanları ile evin içini tamir etmişti. Az daha sohbet ettikten sonra yattılar. Kız iki gün daha kaldıktan sonra tekrar yola koyuldu.







Nereye gideceğini bilmiyordu. Aradan bir süre geçmişti. Artık yorulmaya, acıkmaya başlamıştı. Yürüyemez hale gelmişti. “Kendi kendime öleceğim .” diyordu. Sonra karşıdan gelen bir adam gördü. Adamdan yardım istedi ve adam da kabul etti. Bir lokantaya gittiler ve orada yemek yediler. Adam sordu; “Neden dışarıdaydın?” Kız her şeyi anlattı. Sonra adam hesabı ödedi ve yola koyuldular.
Adam kıza: “Gidecek bir yerin
var mı ?” diye sordu. Kız :”Hayır “dedi. Adam ;”Bu gece benim evimde kal. Zaten benim de kimsem yok.”
Kız : "Tamam.” der ve eve gelirler.




Eve gelince adam kıza yatacak yer ve kıyafet verir. Kız teşekkür edip yatar. Sabah olunca kız uyanır ve bir bakar adam yatağında yok .Aşağı bakınca kahvaltı hazırladığını görür. Otururlar ,kahvaltı yaparlar. Kahvaltıda adam kıza isterse bir müddet onunla birlikte kalabileceğini söyler, kız birkaç gün adamla birlikte kalmayı kabul eder .Kız bir kapı görür ve oraya girer .Orada bir aile fotoğrafı görür. Fotoğrafta küçük bir kız çocuğu, güzel bir kadın ve evinde kaldığı adamın fotoğrafını görüp, şaşırır. Odaya daha dikkatli baktığında çocuk oyuncakları ve bir mektup görür. Mektubu alıp okumaya başlar. "O gün soğuk bir geceydi . Kızımla dışarı çıkmıştım. Burada duraksadı. Bu kişi kim olabilirdi . Okumaya devam etti .Markete gidecektik. Bir anda telefonum çaldı . Keşke o telefonu açmasaydım ."





Telefon konuşmam bittiğinde kızım yoktu. Telaşla sağa sola bakındım, etraftakilere sordum ama gören olmamıştı. Hemen polise haber verdim. Eşim ağlamaktan harap olmuştu .İki gün sonra kızımın ölüm haberi geldi. Araba çarpmıştı. Eşim üzüntüden hastalanmıştı. Ben de o gün işten kovulmuştum. Bu yüzden durumumuz kötüleşiyordu. Eşimin ilaçlarını alamıyordum. Eşimin durumu iyice kötüleşmişti .Yıllar sonra akrabalarım bana dedemden miras kaldığını söylediler. Durumum iyileşmişti .Kız bu mektubu okurken birden adam odaya geldi ve orada ne yaptığını sordu. Küçük kız telaştan ne yapacağını bilemedi . Elindeki mektubu yere düşürdü. Adam mektubu görünce bakakaldı. Küçük kız mektubu okuduğu için özür diledi. Adamın gözleri doldu. “ Ailemi kaybettim. Yıllardır yalnız yaşıyorum. Seni de böyle sokakta yalnız görünce kızım aklıma geldi” dedi.



Küçük kız üzüntülü bir şekilde konuşmaya başladı:
-Ben 6 yaşında ailemi depremde kaybettim. Sonra beni bir aile evine aldı. Aslında 10 yaşına kadar bana çok iyi baktılar ama …Üvey annem bizi bırakıp kaçtı. O günden sonra babam bize hep bağırıp çağırdı .Ben dayanamayıp, o evden kaçtım. Sonrasını da biliyorsunuz zaten .Adam duydukları karşısında şaşırmıştı . Biraz dertleştikten sonra akşam olduğunu fark ettiler. Uyudular. Sabah olduğunda kız adama fazla yük olmak istemediği için küçük bir not bıraktı .
NOT : Bana bir kaç gün baktığın için teşekkür ederim ama gitmem gerekiyor…
Teşekkür ederim. Gitmem gerek. Hoşçakal.






Kız adamın ona verdiği 1000 TL ile biraz idare etmeliydi. Sonra iş bulup rahat yaşayacaktı . Önce yemek almak için markete gitti .Ona 2 gün yetecek kadar yemek aldı. Küçük kız bir süre sokakta yaşamaya çalıştı, parklarda uyudu. Bir gün parkta uyurken bir kızla karşılaştı ve oturup durumunu anlattı ve kız onu evine davet etti. Eve gittiklerinde kız ailesine küçük kızın durumunu anlattı ve ailesi bir süre onlarda kalabileceğini söyledi. Küçük kız onlarla birlikte yaşamaya başladı. Onu kendi kızı gibi gördüler ve okula gönderdiler. İki kız çok güzel bir şekilde anlaştılar.




Okuldan geldikten sonra kızın evinde çok pahalı olan bir saat kırıldı ve bizim küçük kızı suçladılar. Aslında diğer kız kırmıştı.
Korkusundan söyleyemediği için küçük kızı evden kovdular.
Zorlu günler tekrardan başlıyordu.
Kız çok mutsuzdu ve zorlu günleri tekrardan başlayacağı için hiç
ümidi kalmamıştı. Nereye gideceğini bilmiyordu ve kız çok korkuyordu. Artık kimsesi yoktu. Kız kimsesi yok diye biliyordu. Biran kapı çaldı ve bir mektup geldiğini gördü. İçinde bir not vardı ve içinden çıkan mektubu okumaya başladı . Merhaba kızım ben seni yıllar önce terk eden babanım.
Kız şaşırdı. Duyguları karma karışıktı . Terk eden babasını nasıl kabul edebilirdi . Yaşadığı zor şartlar kızı güçlü kılsa da bu durum karşısında darmadağın olmuştu.








Bir baba evladını nasıl terk edebilir. Kız aklındaki tüm soruları kafasında kurmuş babasından cevap istiyordu ve bunun için babasıyla görüşmeliydi.
Görüşmek ve ondan hesap sormak istiyordu .Bir yandan da korkuyordu. Nasıl karşısına çıkarım, nasıl konuşurum diye. Babasına onunla görüşmek istediğini söylese babası ne derdi diye düşünüyordu. Kız cesaretimi toplamalıyım ,diye düşünüyordu.









Görüşmek şöyle dursun babasının adını dahi bilmiyordu. Bunları düşünürken her zaman yattığı banka gitti, banka uzanıp yıldızları izledi, düşündü ve uyuyakaldı. Sabah uyandığında büyük bir kalabalık öteki bankta toplanmıştı .Küçük kız ne olduğuna bakmaya gittiğinde bankta yatan bir adam gördü. Adam sanki donmuştu . İnsanların konuşmalarını dinledi. Hipotermi geçirmişti ve ölmüştü. Küçük kız ölmek istemiyordu. Kararını almıştı ve babasını bulacaktı ama nasıl?
Aklına aniden polise gitmek geldi. Mantıklı buldu ama ya polis ailesini bulamayıp tekrar yetimhaneye giderse…
Başka seçeneği yoktu .Polise gidecekti .Emniyetin yolunu tuttu, kızı alırken adını soyadını ve TC sini sordular . Kız bilmiyordu .Yetimhanede ona Gökçe deniliyordu. Küçük kız ne yapacağını bilmiyordu . Polisten başka seçenek yoktu ama TC sinide bilmiyordu. Küçük kız çok korkuyordu. Yetimhaneye gitmek istemiyor babasını bulmak istiyordu. Akşam oldu ve küçük kız aynı bankına gitti. Biraz yıldızları izledikten sonra uyuyakaldı. Rüyasında anne ve babasını görüyordu. Rüyasında çok mutluydu .Biraz zaman geçtikten sonra uyandı ."Demek hepsi rüyaydı...” diyerek ağlamaya başladı.



Birkaç hafta geçtikten sonra kız hasta olmuştu sürekli öksürüyor, hapşırıyor. Birdenbire bir adam geldi ve ona ne olduğunu sordu küçük kız utanarak “Hasta oldum” dedi Adam kızın haline üzüldü ve küçük kıza “Burada beni bekle” dedi kız “Tamam” dedi ve adam gitti. Adam eczaneden şurup aldı ve küçük kıza verdi küçük kız çok teşekkür etti ve adam gitti. Küçük kız sanki adamı bir yerden tanıyormuş gibi oldu. Evet o babasıydı artık babasını bulmuştu çok sevindi. Küçük kız her gün şuruplarını içiyordu hiç aksatmadan şuruplarını bitirdi. Artık iyileşmişti küçük kız, o adam bir daha gelmişti. Kız artık dayanamadı ve sordu:
-Affedersiniz ben size bir şey soracağım
-Sor bakalım, dedi adam
- Sen benim babamsın” dedi küçük kız. Adam çok sevindi. Kaybettiği kızını bulmuştu. Adam sordu “Peki sana ne diye sesleniyorlardı” küçük kız cevap verdi “ Gökçe” dedi babası duygulandı çünkü en sevdiği isim Gökçe idi.






Küçük kız babasının gözlerinin dolduğunu fark etti ve “Noldu baba” diye sordu. Babası cevap verdi “Gökçe ismi benim en sevdiğim isimlerden birisi hep bir kız çocuğum olursa Gökçe ismi vermek isterdim” dedi. Kız çok mutlu olmuştu babası artık ona Gökçe diye seslenecekti annesi Gökçeye başka bir isim vermişti ama babası hatırlamıyordu. Aradan 3 hafta geçti artık Gökçe çok mutluydu ama bir sorun vardı Gökçe babasının adını bilmiyordu babasının adını sordu babası “Ali” diye cevap verdi. Gökçe babasını bulmuştu. Ama babası birşey fark etti Gökçe’nin kimliği yoktu, artık ona bir kimlik çıkartılması gerekiyordu. Birkaç saat sonra kimlik çıkarıldı. Artık Gökçe de bir kimliğe sahipti. Gökçe babası ile çok mutluydu. Babasını çok seviyordu o mektup sayesinde babasını bulmuştu.





Ne oldu baba?


Gökçe ismi benim en sevdiğim isimlerden birisi hep bir kız çocuğum olursa Gökçe ismini vermek isterdim
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors
Danışman: Bilişim Teknolojileri Öğretmeni
Gözde KÖSE
Desteklerinden dolayı Türkçe öğretmenimiz Hatice KÖKLÜ' ye teşekkür ederiz.


- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $4.19+) -
BUY THIS BOOK
(from $4.19+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!