
Evvel zaman içinde ,kalbur saman içinde çok uzak diyarlarda bir şato varmış. Bu şatoda Kral Leo ve ailesi yaşarmış. Kralın bir de Adel isminde bir kızı varmış. Prenses Adel, her şeye sahip olmasına rağmen çok mutsuz bir genç kızmış. Prensesin ailesi bu duruma çok üzülürmüş .Onu mutlu etmek için ellerinden geleni yaparlarmış fakat biçare.
Günlerden bir gün kral Leo kızı prenses Adel'i yanına çağırmış. Ona "Seni karşı kasabadaki Bilge Dede'nin evine gönderiyorum. Orada bir hafta kal ve mutluluğu bul bana getir" demiş. Prenses Adel bu duruma şaşırmış ama babasının isteğini kıramayıp Bilge Dede'nin evine doğru yola çıkmış. Az gitmiş, uz gitmiş. Dere tepe düz gitmiş. Bilge Dede'nin evine varmış.

Prenses Adel, Bilge Dede'nin evine vardığında etrafına dikkatlice bakınmış. Küçük ahşap bir kulübeyle karşılaşmış. Bu kulübe ormanın içerisinde yer alıyormuş. Bilge Dede ise o sırada küçük bir kayanın üzerinde oturuyormuş.
Bilge Dede, prensesi görünce gülümsemiş ve ona dostça bir selam vermiş. ''Hoş geldin prenses. Seni bekliyordum.'' demiş. Prenses Adel, ''Hoş buldum Bilge Dede'' diye cevap vermiş. Prenses huzursuz görünüyormuş. Bilge Dede, prensesin bu durumunu fark etmiş. ''Görünüşe göre senin bir derdin var. Anlat bana, belki çözebiliriz.'' demiş. Prenses Adel başlamış anlatmaya.

"Bilge Dede, yaşadığımız şato çok büyük ve çok güzel bir yer. Çok lezzetli yemekler yiyorum.Çok güzel kıyafetler giyiyorum. Ailem bana en güzel oyuncakları alıyor. Şatomuzun içinde istediğimi yapabiliyorum. Ama hiç mutlu değilim" demiş.
Bilge Dede Prenses Adel'i dikkatlice dinlemiş. Onun neden mutsuz olduğunu anlamış.
Prenses Adel'e şunları söylemiş:

''İnsanların her istediğini yemesi, giymesi, istediğini yapması güzel bir şeydir. Fakat mutlu olmak için bunlar şart değil. Mutluluk kavramı kişiden kişiye değişir. Ama genel olarak kişinin kendini iyi hissetmesidir.
Örneğin; sevdiğimiz bir arkadaşımızla zaman geçirmek, bir bitki yetiştirmek, bir hayvan beslemek, ihtiyacı olan birine yardım etmek insana kendini iyi hissettiren davranışlardır. Sadece kendi ihtiyaçlarına değil, çevrene de bir bak. '' demiş.
Adel şöyle bir göz gezdirmiş. Ağaçlara,cıvıldayan kuş seslerine,çayırdaki çiçeklere bakmış.Bu güzelliklere daldığı sırada çayırların arkasında ona bakan bir çift göz farketmiş.Yaklaştığında hızla ağaca tırmanan bir sincap olduğunu görmüş.Ağaçtan ona küçük bir hediye,meşe palamudu pat diye yere düşmüş.
Meşe palamudunu almak için eğilmiş.Renk renk çiçeklerden mis kokular yayılmış etrafa.
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors


- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $3.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $3.99+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!