


Emir, derin düşüncelerle dolu bir sabaha uyandı. Beyninde dün akşamdan çalıştığı ve bugün işleyecekleri dikdörtgenin alanını bulma konusu kalmıştı. Çünkü tam anlamamıştı konuyu. İnsanların dikdörtgenin alanını bulmayı bu bilgiye neden ihtiyaç duyacağını kestirememişti. O sabah, sıcak bir yaz günüydü. Güneşin ışıkları odasına süzülüyor, odasındaki nesnelerin gölgesi odayı kaplıyordu. Emir, gözlerini ovuşturarak yatağından kalktı ve bir süre pencerenin önünde durup dışarıyı seyretti. Kendi zihniyle mücadele ediyordu bu mücadele çözülmesi gereken bir matematik problemi gibi beliriyordu.






O sırada Emir’in en yakın dostu Cüneyt, bahçede onu bekliyordu. Cüneyt, sakin ve bilge bir çocuktu. Emirden 2 yaş büyük olmasına rağmen aralarında neredeyse su sızmıyordu. Her zaman doğru zamanda doğru şeyi söyleyen, Emir’in karmaşık düşüncelerine rehberlik eden bir dostuydu. Kapıyı çaldığında, Emir onu görmenin sevinciyle hemen kapıyı açtı. İki arkadaş, bahçede bir ağacın gölgesine geçip oturdular.


Ne oldu Emir, seni bu kadar düşündüren şey nedir?
Dikdörtgenin alanı nasıl buluruz ve neden bu kadar önemli?

Cüneyt, Emir’in yüzündeki düşünceli ifadeyi görünce “Ne oldu Emir, seni bu kadar düşündüren şey nedir?" diye sordu. Emir, zihnindeki soruları anlatmaya başladı: "Cüneyt, bugün matematik dersinde dikdörtgenin alanını nasıl hesaplayacağımızı öğreneceğiz. Bende dün akşam biraz baktım ama tam anlamıyla öğrenemedim. Çünkü tam kavrayamadım. Dikdörtgenin alanını bulmak neden bu kadar önemli?"


Cüneyt, bir süre düşündükten sonra Emir’in elinden tuttu ve onu bahçenin köşesindeki boş bir alana götürdü. "Bak Emir," dedi insanı etkisi altına alan sesiyle, "hayal et ki bu boş alan bir dikdörtgen. Şimdi, bu alanı doldurmak istiyoruz. Alanı doldurmanın en basit yolu, onu eşit parçalara bölmek değil midir?"



Emir, Cüneyt’in ne demek istediğini anlamaya çalışarak dikkatle dinledi. Cüneyt, yere bir çubukla büyük bir dikdörtgen çizdi ve sonra bu dikdörtgeni eşit karelere böldü. "Her bir karenin bir birim olduğunu düşün. Şimdi, bu karelerin sayısını bulmamız gerekiyor. Yani, uzun kenarın uzunluğunu kısa kenarın uzunluğuyla çarpıyoruz. Bu, bize dikdörtgenin alanını verir."
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $3.59+) -
BUY THIS BOOK
(from $3.59+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!