Uzun bir yürüyüşün ardından gözüme kestirdiğim ilk bankada oturdum...
Giriş cümlesinin başlayan hikayelerinin devamıyla kaleme alındığı.
İşte bu kitapları kahramanları yani yazarları;
Azra Duru Salcank
Nisanur Polat
Gökçe Karapınar

ÇİKOLATA
Uzun bir yürüyüşün ardından gözüme kestirdiğim ilk banka oturdum. Çok yorulmuş ve susamıştım. Suyumu içtikten sonra çevreme bakınırken birden bir fren sesiyle irkildim. O sırada ne göreyim? Karşı yoldan gelen bir araba yavru bir köpeğe çarpmıştı. Yavru köpek yerde inliyor, belli ki canı epey yanıyordu.
Hemen yavru köpeğin yanına gidip onu yoldan aldım. Ne yapacağımı düşünemez durumdayken bir veterinerin yolunu tuttum. Yavru köpek için öylesine üzüldüm ki! Veterinere vardığımızda hemen ilgilendiler ve bana biraz beklememi söylediler. Bir saat kadar sonra iki ayağının kırık olduğunu, ameliyat edilmesi gerektiğini ve iyileşmesi için uzun bir sürece ihtiyacı olduğunu söylediler. Ya iyileşmezse diye korkuma korku eklenmişti. Öyle tatlı bir köpekti ki kahverengi kıvırcık tüyleri ve adeta kömüre benzeyen gözleriyle etkilemişti beni.


Yavru köpeği sahiplenmeye karar verdim. Onu çok sevmiştim. Ameliyat oldu. Bir süre tedavi bakımı gördükten sonra evime götürdüm. Tüm ihtiyaçları tamamlarım. Artık Sıcacık'ta bir yuva vardı. Bir hala isim koymadığını anımsadım. Çikolata, evet çikolata vardı! Hem zaten çikolata şeklinde de çok severdim. Rengi çikolata rengindeydi. Günümü günlüğümü bitiriyorum. Tarih 11 Mart 2019'u gösteriyordu.
Bugün 11 Mart 2024. Çikolata 5 yaşında çok şükür sağlığına kavuştu. fazlası artık evde 4 tane köpeğim var. Çikolatanın sevimli mi şirin iki sevimli oldu. İyi ki o gün yollarımız kesişti ve hayatıma dahil oldular. İyi ki…

Azra Duru ALSANCAK
Uzun bir yürüyüşün ardından gözüme kestirdiğim ilk banka oturdum.Sabahtan akşama kadar yürüyüş yapmıştım.Derken “Zeynep geldi ve piknik yapalım mı?”diye sordu. Bu fikre hayır diyemezdim çünkü hem yorulmuş,hem de susamıştım.Oturup birlikte piknik yaptık.Uzun bir yürüyüşten sonra bu piknik beni çok mutlu etti.

Hava kararmaya başladığı zaman Zeynep ile birlikte evime gittik.Birlikte sohbet ettikten sonra Zeynep evine gitti.Yarın yüzme kursumuz vardı.Erkenden kalktım ve Zeynep’ in evine gittim. Kursa gittiğimizde kurs öğretmeni yoktu.Sonra içeriye kursta hiç görmediğim biri girdi ve “Merhaba çocuklar ben sizin yeni kurs öğretmeninizim.” dedi.Hepimiz çok üzülmüştük.Çünkü Zehra öğretmeni çok seviyorduk. Zehra öğretmenin neden gittiğini bilmiyordum bu yüzden onu ziyaret etmeye karar verdim.
ZEHRA ÖĞRETMEN
Evde tüm eşyalar kutular içindeydi. Zehra öğretmenin yanında gittiğimde hasta gibi görünüyordu daha mutluydu.Ondan ne olduğunu anlatmasını istiyordu.Bana herşeyi anlattı .Kendi adıma üzülmüş,onun için mutlu olmuştum.Çünkü İstanbul'a taşınıyordu.Ben onsuz giderken kursunda ne başardım?Aslında yeni öğretmenimiz çok kötü birine benzemiyordu. Fakat kimse Zehra hocasının yerini tutamazdı. Kürsa geri dönmüştü ancak Zeynep yoktu.Nerede olabilir diye düşünürken Zeynep geldi ve bana Zehra öğretmenin neden gelmediğini anlatmamı istedi.Ona da anlattım ancak o benden daha mutluydun.
Neden üzüldüğünü sordun ve bana “O benim ilkokul öğretmenimdi.” dedi. Onun adına üzülmüştüm.Kim dört yıllık öğretmeninin İstanbul'a gittiğini isterdi ki ?Ama yine de kendini toparladı ve “İki yıl sonra gelecekmiş”.Dedi ağladı bir sesle. Biz yedinci sınıf olduğunda gelecekti. Ancak onsuz kursun ne anlamı vardı ki? Ertesi gün anneme kurstan istediğimi söylemiştim.Çok şaşırmıştı ama kabul etti. Ertesi gün kurs günüydü ancak ben yapmıyordum.Arkadaşım Merve de düşünmüyordu. O gün buluştuk ve onu ne biliyorsam anlattım. Merve hem şaşırmış hem üzülmüştü. Ama ne yapabilirdin ki?
İki yıl bekleyecektik.O yıl çok zor geçti ama yaz tatilinden sonra altıncı sınıf olacaktık. Bir yıl su gibi akıp gitti ve sonunda yedinci sınıf olduk.Kursa tekrar kayıt yaptırdık.Zehra öğretmen için her gün kursa gidiyordum.Hasta olduğum zaman öğretmenime bildiriyordum. İstanbul'daki bir okula iki senelik öğretmenlik yapması gerekiyordu.Bir daha gitmeyeceğini söyledi ve hepimiz çok mutlu olduk.
Nisanur POLAT

TEYZEMLE ANNEANNEM GELİYOR
Uzun bir yürüyüşün ardından gözüme baktığım ilk bankada oturdum. Çok yorulduğum için kitap okumaya başladım, kitap adı ''BEN BU OYUNU BOZARIM''dı.
Kitabım ayrıldıktan sonra tekrar ilerlemeye başladım. Eve geldim, elimine ettim, yıkadım, sınıflandırmaya geçtim. Yemek yapmaya başladım, çünkü anneannemle teyzem gelecekti.
en sevdikleri yemekle uğraşmam bitmişti. Ben de anneannemle teyzemi beklemeye başladım. Tamda beklediğim bir an geldi. Anneannemle teyzem gelmişti. Anneannem 1.50 boyunda, beyaz ışıklı, yeşil gözlü, kilolu biridir. Teyzem 1.70 boyunda, siyah parlak, kahverengi gözlü, zayıf biridir. Anneannem her daim güler ve çiçekler çok sever. Teyzem ise anneannemin gözlerinin içine bakar onun sevgi dolu kahkahalarını dikkatle izler. Aile demek işte tam da bu demek değil mi? Sevgiyle, ilgiyle ve şefkatle...
Teyzem ve anneannem ile yemeklerimizi yediler. Teyzem ve ben sofrayı topladık anneannem hasta olduğu için bize yardım etmek mümkün. Teyzem ve anneannem gittiler. Bende pijamalarımı giyip, dişlerimi fırçalayıp, kitabımı alıp aldım.
Kitap, yeni dünyalara açılan bir hazine. Tıpkı anneannem gibi anneannem sürekli okuyor, okuduklarını bize tatlı tatlı anlatıyor, Hayat deneyimlerini masallarla birleştiren etkili bir kaynaktır. Canım hazinem, canım ailem...


Atıf Benderlioğlu Ortaokulu
Dilimizin zenginlikleri Projesi
"Bir Cümlenin Peşinde" adlı hikaye yazma yarışmasıyla hazırlanıyor.
Aralık 2024
Okul Müdürü Şükrü ALICI
Görsel Tasarım: Sevilay KOCAPINAR
Yazarlar: Gökçe KARAPINAR
Nisanur POLAT
Azra Duru ALSANCAK
Derleyen: Münevver BOZDAŞ


- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!