Merhaba sevgili öğrenciler, hikâyemde sizler için Elif'in başından geçen olayları derledim. Hikâyeyi okurken altı çizilerek yazılmış cümlelerdeki konuşturma, benzetme ve kişileştirme sanatlarını bulursanız hem eğlenip hem de öğrenebilirsiniz. Hepinize iyi okumalar.

İstanbul'un kalbinde, yüzyıllardır ayakta duran görkemli bir çınar ağacı vardı. Kökleri şehrin derinliklerine inmiş, dalları ise gökyüzüne birkaç ihtiyar kol gibi uzanmıştı. Her bir yaprağı, geçmişten gelen bir sırrı saklıyordu, rüzgar her estiğinde bu sırlar hafifçe fısıltılar halinde etrafa yayılırdı.
Bir ilkbahar sabahı, güneşin ilk ışıkları taş sokakları ısıtırken, küçük Elif dedesiyle birlikte bu çınar ağacının yanına geldi. Elif, ağacın kalın gövdesine dokunurken, içinden bir ses duyduğunu sandı. Bir yaprak, tam önünde yere düşerken "Hoş geldin küçük dost," diye mırıldandı sanki. Elif şaşkınlıkla etrafına bakındı ama kimseyi göremedi. Yaprak, hafifçe kıpırdayarak devam etti: "Ben bu yaşlı ağacın hikâyelerinden biriyim. Nice sultanlar, nice âşıklar gördüm bu topraklarda."
O günden sonra Elif'in en sevdiği yer bu çınar ağacının yanı oldu. Her gün gelir, ağacın gölgesine oturur, konuşan yaprakları dinlerdi. Yapraklar ona eski İstanbul'un masallarını, kaybolmuş aşkların hüzünlü şarkılarını, gizli geçitlerin fısıltılarını anlatırdı. Çınar ağacı ise, adeta sabrı bir derya olan bilge bir dede gibi, Elif'in meraklı sorularına sallanan dallarıyla, hışırtılı yapraklarıyla cevap verirdi.
Bir keresinde, Elif çok üzgündü. En sevdiği oyuncağını kaybetmişti. Ağacın bir dalından sarkan bir yaprak, "Neden bu kadar kederlisin küçük kız?" diye sordu. Elif olanları anlattı. Yaprak bir süre sessiz kaldı, sonra "Üzülme," dedi, "Kaybettiğin her şey, bir gün başka bir şekilde geri döner. Tıpkı mevsimler gibi, hüzün de geçer." Elif bu sözlerle biraz olsun teselli buldu.
Yıllar geçti, Elif büyüdü ama çınar ağacını hiç unutmadı. Ne zaman kalabalık şehirden yorulsa, soluğu yine o tarihî sokakta, o eski dost gibi duran ağacın yanında alırdı. Ağacın ona her zaman bir şeyler fısıldayan dalları, ona çocukluğunun masalsı günlerini hatırlatırdı. Çınar ağacı, İstanbul'un kalbinde atan sıcak bir yürek gibiydi, Elif için her zaman bir sığınak olmuştu.
Hikâyemizi okuduk ve hep beraber kullanılan söz sanatlarını tespit ettik. Hikâyelerle kalın sevgili öğrenciler.


- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!