Bu minik kitabı, bize bu güzel ödevi vererek hayal gücümüzü kelimelerle buluşturmamıza vesilen olan değerli hocamıza ve bana ilham olan kardeşim Reyyan'a ithaf ediyorum.

Reyyan, o gün Türkçe dersinde epey zorlanmıştı. Konu ise anlatım bozukluklarıydı. Bir türlü kafasında bu konuyu oturtamadı. Derken diğer ders öğretmeni, herkesin ilgisini çekecek bir şeyleri anlatmaya başladı:
-Dillerin derinliklerinde; Kelime türlerinin, çizgilerin ve noktalama işaretlerinin yaşadığı bir diyar vardı: Sözlükya. Bu diyarın ağaçlarında yaprakların yerine kitaplar mevcuttu, nehirlerden su yerine mürekkep akıyordu, bulutlardan yağmur yerine noktalama hataları yağıyordu.
Bu diyarda yaşayan kelimeler zaman zaman bir araya gelir arkadaşları olan noktalama işaretleriyle de cümle olurlardı. Ancak zamanla diyarda bir huzursuzluk hakim olmaya başladı. Oluşan cümlelerde bir terslik vardı. Kimisinde sözcükler yanlış yerde kimisinde yanlış anlamda kullanılıyordu. Kimisinde gereksiz sözcükler vardı kimisinde anlamca çelişen ifadeler...
Gün geçtikçe diyar çirkinleşmeye başladı.
Sürekli bir gürültü vardı diyarda. Çünkü cümleler öylesine mantıksızdı ki hiçbir cümle bir diğerini anlamamaya başladı. Diyarda devamlı olarak bu yüzden bir kaos çıkıyordu. Bu cümlelerin hepsi adeta kurtarılmayı ve anlamlı birer cümle olmayı arzuluyorlardı. Sözlükya'nın bilgesi öne çıktı. "Artık bu kaosa bir son vermeliyiz." dedi.
Diğer kelimeler ve noktalama işaretleri merakla çevresini sardı. Onlar da bıkmıştı artık bu kargaşadan.
Öğretmen bunları anlatırken Reyyan da gözlerini kapattı ve bir anda kendisini o diyarda buldu. O da artık kelimelerin ve noktalama işaretlerinin arasındaydı.
Bilge dedi ki, “Artık yeni kurulan her cümleyi, oluşturduğum kurulla birlikte dikkatle inceleyeceğiz. Anlamsal hataları olan cümleleri herkesin önünde düzelteceğiz. böylece sadece anlamı düzeltmiş olmayacağız, neden yanlış olduğunu da açıklayarak herkesin öğrenmesini sağlayacağız. Bundan sonra yeni kurulan cümleler de daha dikkatli olacak." Ardından bilge Reyyan'a döndü:
-Sen de bize yardımcı olmalısın, dedi.
Reyyan hem çok heyecanlı hem çok istekliydi. Kalabalık ise adeta derin bir nefes aldı. Bu fikir herkese çok mantıklı geldi ve herkes onayladı. İlk kurulan cümle kurulun önüne geldi.
Daha henüz tanışmadık.
Reyyan bu cümlede bir şeylerin ters gittiğini hemen fark etti ve cümleyi kabul etmedi. Çünkü bu cümlede gereksiz kelime kullanımı var gibiydi. Aynı anlama gelen iki kelime cümleye fazlaydı. Cümlenin doğru olması için bir kelimenin gitmesi gerekiyordu. Sonra yeni cümle kuruldu: Henüz tanışmadık.
Ardından diğer cümle geldi. Bu cümlede de bir terslik var gibiydi.
Kesinlikle belki gecikebilirim.
Cümlenin içinde anlamca çelişen kelimeler vardı. Hem "kesinlikle" diyordu hem "belki" diyordu. Düzeltildi hemen: "Belki gecikebilirim."
Sınavdan yüksek not aldığını duyunca etekleri tutuştu.
Sonra içinde deyim olan bir cümle geldi. Ama deyim cümlenin anlamıyla hiç uyuşmuyordu.
Reyyan hemen cümleyi düzeltti. Bu deyimin yerine daha uygun bir deyim getirdiler: "Sınavdan yüksek not aldığını duyunca etekleri zil çaldı."
Sonra bir cümle daha geldi. Bu cümlede de büyük bir belirsizlik vardı.
Kütüphaneye gitmediğini bilmiyordum.
Evet ama kimden bahsediyordu? Bu cümlede kişi zamiri kullanılmadığı için anlam belirsizliği ortaya çıkıyordu. Cümleye kimden bahsettiğini sordular ve sonra cümleye uygun kelimeyi getirerek baştan kurdular: "Onun kütüphaneye gitmediğini bilmiyordum."
Böyle böyle ilerlediler. Cümleler kurulun karşısına geliyorlar ve Reyyan'da fikrini söylüyor, düzeltilip tekrardan anlam kazanıyorlardı.
Artık herkes birbirini anlamaya başladı. Ortalıkta ne sözcükleri gereksiz yere ne yanlış anlamda ne de yanlış yerde kullanan vardı. Her şey yerli yerindeydi. Eski gürültü gitmişti. Böylece Sözcükya eski güzelliğine kavuştu. Hem anlamlı hem ışıl ışıldı.

Reyyan birden gözlerini açtı, sınıfındaydı. Kendini öğretmenin anlattıklarına öyle çok kaptırmıştı ki...
Konuyu hem çok iyi anlamış hem çok sevmişti. Bundan sonra günlük hayatında da anlatım bozukluğu yapmamaya özen göstererek dilini en doğru şekilde konuşacaktı.

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!