MERHABA SEVGİLİ OKUR,
Bu kitapta seni sadece bir hikâye değil, aynı zamanda eğlenceli bir dil yolculuğu bekliyor!
Ayça'nın eski bir sandıkta bulduğu defter, onu dedesinin çocukluk anılarına götürüyor.
Sen de bu serüvende hem bir macera yaşayacak, hem de farklı renkte yazılan fiilimsilerin cümlelerde nasıl kullanıldığını fark edeceksin.
Hadi şimdi birlikte geçmişin izini sürerken, dilin gizemli yapılarını da keşfedelim!

Ayça yaz tatilini geçirmek için dedesinin köy evine gitmişti. Bir sabah kitap okuyacak yer aramak isterken, tavan arasına çıkan merdiveni fark etti. Merakla yukarı çıktı. Tavanda eski sandıkları, çuvalları ve örümcek ağlarını görünce içi biraz ürperdi.
Tam geri dönmek üzereyken köşede duran eski, kilitli bir sandık dikkatini çekti. Üzerindeki kilit paslanmıştı ama kolayca açıldı. Sandığı açınca, gözlerine inanamadı.
Sandığın içinden; eski kitaplar, mektuplar, bir düdük ve küçük deri kaplı bir defter çıktı. Ayça defteri alıp incelemek üzere pencere kenarına geçti. Defterin ilk sayfasında dedesinin el yazısıyla şu not vardı:
Sayfaları çevirdikçe dedesinin çocukluk anılarını, eski arkadaşlarını, yaptığı oyunları anlatan yazılarla karşılaştı. En çok da uçurtmayla ilgili olanı sevdi.
Defterde dedesinin “Uçurtma yapmak, gökyüzünde özgür hissetmek gibiydi,” yazısı Ayça'nın çok hoşuna gitti. Bu sözü okuyunca dışarı çıkıp hemen bir uçurtma yapmaya karar verdi.
Karton, ip, sopa ve biraz renkli kağıt buldu. Uçurtmayı hazırlarken, dedesinin anlattığı gibi şekil vermeye çalıştı. Yanına küçük kuzeni Deniz de gelmişti. Birlikte uçurtmayı süslediler.
Uçurtmaları hazır olunca tepenin yolunu tuttular. Rüzgarın uygun olması için biraz beklediler. Sonra Ayça, ipi çekerek uçurtmayı göğe saldı. Uçurtma yavaşça havalanırken çocuklar sevinçle bağırdı.
Ayça, gökyüzüne yükselen uçurtmasına bakarken dedesinin defterindeki sözleri düşündü. Onun çocukluğunu anlamaya çalışmak, Ayça için unutulmaz bir deneyimdi.
O akşam dedesiyle birlikte oturup defteri okudular. Ayça, dedesinin anlattığı her hikâyeyi dikkatle dinledi. Geçmişe bağlanmanın, bugünü daha anlamlı kıldığını fark etti.
Artık tavan arasındaki sandık, Ayça için yalnızca eski eşyaların değil, değerli anıların saklandığı bir hazineydi. O günü, “en güzel yaz anısı” olarak hatırlayacaktı...
Ayça bu hikâyede hem dedesinin anılarını öğrendi, hem de geçmişin izinden giderek geleceğe ışık tuttu.
Sen de hikâyeyi okurken fiilimsilerin cümlelerde nasıl gizlendiğini fark ettin mi?
Bu eğlenceli yolculukta dilimizin yapılarını keşfettik, birlikte öğrendik.
Yeni maceralarda görüşmek üzere!

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!