
Zeynep, yazı yazmayı ve yeni fikirler üretmeyi çok seven bir öğrenciydi. En sevdiği eşyası, büyükannesinin ona hediye ettiği eski deri kaplı bir defterdi. Bu defterin kapağında “Düşünce Defteri” yazıyordu. Zeynep bu deftere her akşam mutlaka bir şeyler karalardı.

Ancak bu defterin ilginç bir özelliği vardı: Zeynep yazdıkça, sanki kelimeler canlanıyor, hayal gücü odasında hareket etmeye başlıyordu.



Bir gün Türkçe öğretmeni Seda Hanım sınıfta düşünceyi geliştirme yollarını anlatmaya başladı. Ders boyunca tanımlama, örneklendirme, karşılaştırma ve benzetmenin ne işe yaradığını öğrendiler. Zeynep bu konuyu çok merak etti çünkü yazılarında hep daha etkili olmayı istiyordu. Öğretmen, düşüncelerimizi daha güçlü anlatabilmek için bu yolları kullanmamız gerektiğini söylediğinde, Zeynep’in aklında bir ışık yandı.


Ders bitince Zeynep eve koştu ve defterini açtı. Defterin sayfasına büyük harflerle “Düşünceyi Geliştirme Yolları” yazdı. Sonra tanımlama nedir diye düşündü. “Tanımlama, bir kavramı açık ve anlaşılır şekilde anlatmaktır,” diye not aldı. Hemen ardından defterin sayfasında hafif bir ışık parladı. Zeynep şaşırdı ama yazmaya devam etti.


Bu kez örneklendirmeyi öğrendiği gibi yazdı. “Örneklendirme, anlattığımız düşünceyi desteklemek için örnek vermektir,” diye yazdıktan sonra defterin içinden minik bir kitap resmi çıkıp sayfanın kenarına yapıştı. Kitabın üzerinde “Roman, şiir, hikâye” yazıyordu. Bu görüntü Zeynep’in çok hoşuna gitti.
Ardından karşılaştırmanın ne olduğunu deftere yazdı. “Karşılaştırma, iki şeyin benzer ve farklı yönlerini bulup açıklamaktır,” diye yazarken odasının bir köşesinde bir kitap, diğer köşesinde bir film afişi belirdi. İkisini karşılaştırınca kitap okumanın hayal gücünü geliştirdiğini, film izlemenin ise görsel bilgi sunduğunu fark etti. Bu farklılıkları yazıya dökmek Zeynep’e çok keyif verdi.

Son olarak benzetmeyi öğrendiği gibi yazdı. “Benzetme, bir şeyi başka bir şeye benzeterek anlatmaktır,” diye deftere not aldı. Hemen ardından odanın ortasında parlayan bir fener belirdi. Zeynep, “Bilgi, karanlıkta yolumuzu aydınlatan bir fener gibidir,” diye düşündü ve bunu da defterine ekledi.



Defter her yeni yazıda biraz daha parladı. Zeynep, düşüncelerini bu yollarla anlatmanın yazılarını ne kadar zenginleştirdiğini fark etti. Eskiden sade cümlelerle anlattığı konular, artık daha anlaşılır ve etkileyici hâle gelmişti. Yazdığı her cümle, sanki odasını rengârenk ışıklarla dolduruyor, hayal gücünü büyütüyordu.
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!