
Her gün gibi bir gün daha bitip yeni şeyler söylemeye hazırlanan Saliha Hanım, öğrencilere dönüp şöyle dedi: "Sizin en anladığınız konu olan zarflar konusunu perşembe günü işleyeceğiz. Ona göre perşembeye kadar bol bol fiilleri etkileyen cümlelerinizi kurun çünkü daha sonrasında fiilleri etkileyen bu durumları daha bilinçli şekilde kullanacaksınız." diyerek bir an derin bir "Oh!" çekerek dersten çıktı.

Daha sonrasında akşam klasiği olarak Üsküdar'a gidip arkadaşlarıyla kahvesini içerken bir şey aklına geldi: Öğrencilerine daha önce vermiş olduğu kompozisyon ödevlerini inceleyerek tek tek zarfları tespit edip o cümleleri sınıfta tahtaya yazmak. Böylelikle sınıfta kendi cümlelerini gören öncelerin yüzünde tebessüm olacak ve kendilerinin kompozisyonları önemsendiğine şahit olacaktı. Bu fikrini arkadaşlarından saklayarak güldü.

Kendisinin bir hayat prensibi olarak işini dışarı taşıma huyu yoktu ve dışarıda eğlenceli kişiliğiyle arkadaşlarını baş başa bıraktı.

Eve geldiğinde ise kompozisyonları bir taraftan incelerken bir taraftan ise dersi ilgi çekici hale getirmeye çalışıyordu. Kompozisyonlardaki cümleleri bitirmiş ve gözü istemsizce televizyona kaymıştı. Artık günün sonunda bitki çayını dinleyip televizyona dalarak yorgunluğunu atmaya çalışıyordu. Yarın dersinin olmadığını hatırlayınca dizisine kaldığı yerden devam etmişti.

Sabah olunca çocuklara konuyu anlatmaya hazırlık yapmak için evinde bulunan minimal tahtanın başına geçen Saliha Hanım için bu durum rutin haline gelmişti. Öncelikle konunun başlıklarını yazıp tanım cümlelerini birer cümle olarak yazmıştı sonrasında tahtayı silerek çocukların kompozisyonlarından cümleleri yazmıştı ki aklına bir şey geldi. Niçin magazin olaylarını kullanmıyordu ki? Böylelikle hem ilgi çekici hale gelip hem de çocukların dikkatini toparlayabilirdi. Magazin olaylarını topladıktan sonra bunları cümle haline getirip günü tamamladı.
Ders günü geldiğinde sınıfla selamlaşan Saliha Hanım, klasik olarak tahtanın sağına kocaman FİİL yazdı. Zarflar konusu fiillerle alakalı olduğu için sıfatlar konusuyla karıştırılmamasına özel olarak dikkat etti. Çünkü sıfatlar ismi etkilerken zarflar ise fiili etkilediğine dair net bir uyarı yapılması lazım. Sorularda çıkınca en çok karıştırılan yer de burasıydı. Daha sonrasında tahtanın orta yerine kocaman bir zarflar yazarak altına parantez içinde tanım olarak: "Fiile yöneltilen neden, ne zaman, nereye, ne kadar ve nasıl sorularının cevaplarını oluşturur." yazdı.
Öğrencilere dönerek: "Nereye yöneltilen sorularmış?" sorusunu sorup pekişmesi için çok kez tekrar etmişti bile. İyice konunun pekişmesi için iki tane cümle yazdı: Bu işe iyi başladı/ İyiler kazanır. Bunların arasında hangisinin zarf olduğunu ve neden diğerinin olmadığını açıklamasını isteyince öğrenciler cevapsız kalmıştı.

Çünkü iki tane aynı kelime üzerinden kıyas yapmak zor olsa gerek diye düşünen öğrencilere tane tane şöyle anlattı: "Şimdi tahtaya iyi bakın, öncelikle fiili tespit etmemiz gerekiyor. Burada fiil başla-'tır bu yüzden iyi başladı derken burada zarf oluyor. Ancak diğer cümlede ise fiil kazanmak olsa da iyiler artık isimdir. Bir de "O iyi bir insandır" cümlesini eklersek burada da insanı nitelediği için sıfat olur" şeklinde güzelce açıklamıştı.

- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!