Sevgili Öğrenciler,
Bu hikayeyi dilimizin zenginliğini, güzelliğini daha iyi anlamanız ve dilimizin değerini bilmeniz için hazırladım.
''Dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır.''
Ludwig Wittgenstein
T.D.6.5 Dinlediğinin/izlediğinin yüzey anlamını belirleyebilme.

1. Bölüm– Sıradışı Bir Merak
Bir zamanlar küçük bir Anadolu kasabasında yaşayan altıncı sınıf öğrencisi Mert, kelimelere meraklı bir çocuktu. Arkadaşları futbol topu, taş ya da pul biriktirirken Mert kelimeleri biriktirirdi.
Duyduğu her yeni kelimeyi küçük defterine yazardı. Defterinin kapağında büyük harflerle “KELİME KOLEKSİYONUM” yazıyordu.
Bir gün öğretmeni, “Dilimizin zenginliği nedir, bilen var mı?” diye sorduğunda Mert hemen parmak kaldırdı:
— Öğretmenim, bence dilimizin zenginliği içinde binlerce kelime olmasından gelir.
Öğretmeni gülümseyerek, “Çok güzel düşünmüşsün Mert. Ama bir de o kelimeleri nasıl kullandığımız da önemlidir.” dedi.
2. Bölüm – Anneannesinin Sözlüğü
O akşam Mert, anneannesine gitti. Anneannesi el işi yaparken, Mert defterini açtı.
— Anneanne, “gönül” kelimesini çok duyuyorum. Ne demek tam olarak?
Anneannesi gülümsedi:
— Ah yavrum, gönül öyle bir kelimedir ki bazen kalp, bazen sevgi, bazen de içtenlik demektir. Dilimizde bir kelime, bazen bin duyguyu anlatır.
Bu söz Mert’in aklına kazındı. O günden sonra sadece kelimeleri değil, onların duygularını da öğrenmeye başladı.
3. Bölüm – Okuldaki Yarışma
Bir gün Türkçe öğretmeni, “Dilimizin Zenginliği” konulu bir hikâye yarışması duyurdu.
Öğrencilerden, Türkçenin güzelliğini anlatan kısa bir hikâye yazmaları isteniyordu.
Mert çok heyecanlandı. “Bu tam bana göre!” diye düşündü.
Ama sonra endişelendi: “Ben sadece kelimeleri biriktiriyorum, hikâye yazmayı bilmiyorum ki…”
4. Bölüm – Kütüphanede Bir Keşif
Ertesi gün Mert okul kütüphanesine gitti. Orada tozlu bir kitap buldu: “Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü”.
Kitabı açınca sayfalarından kelimeler adeta fırladı:
“Damlaya damlaya göl olur”, “Ayağını yorganına göre uzat”, “Gülme komşuna, gelir başına”...
Mert hayran kaldı:
— Ne kadar da güzel sözler! Her biri bir ders veriyor.
O günden sonra defterine sadece kelimeler değil, atasözleri ve deyimler de yazmaya başladı.
---
5. Bölüm – Kelimelerin Renkleri
Bir akşam babası televizyon izlerken Mert yanına oturdu.
— Baba, sence kelimelerin rengi olur mu?
Babası şaşırdı:
— Olmaz mı oğlum? “Kara haber tez duyulur”, “pembe hayaller kurmak”, “bembeyaz bir gelecek”... hepsi renkli değil mi?
Mert gülümsedi. Artık dilin sadece anlamı değil, renkleri olduğunu da biliyordu.
6. Bölüm– Dilden Gönüle Köprü
Mert ertesi gün okulda yeni öğrendiği deyimleri arkadaşlarına anlattı.
Bir arkadaşına “Kulağa küpe olsun” deyince hepsi kahkahalara boğuldu.
Öğretmeni Mert ve arkadaşlarının yanına gittiğinde defterini fark etti.
— Bu nedir Mert?
— Öğretmenim, benim kelime koleksiyonum.
Öğretmeni defteri inceledi ve duygulandı:
— Mert, senin yaptığın şey aslında dilimize sahip çıkmak. Çünkü dil, insanın gönlüyle aklı arasında bir köprüdür.
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $3.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $3.99+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!