
“Bu kitabı hayal kurmayı seven tüm çocuklara adıyorum. Unutmayın, her büyük macera küçük bir hayalle başlar.”

Günlerden pazardı. Hava hiç olmadığı kadar soğuk ve sisliydi. Serra hem yataktan çıkmak hem de annesine yardım etmek istemiyordu. Saatin 12.00 olduğunu görünce hemen yataktan fırladı ve elini yüzünü yıkamak için banyoya doğru koştu.




Su o kadar soğuktu ki işareti sadece parmaklarını suya dokunabildi. İçeriden annesi:
— Yüzünü güzel yıka!
diye seslendi. Serra bu sesini duyacağını biliyordu; çünkü her sabah aynı şeyi yapıyordu. Musluğun aşağı kata, annesinin yanından indi.


Annesi o kadar güzel bir kahvaltı hazırlamıştı ki böreklerin o mis kokusu bile Serra'yı doyurmaya yetmişti. Hemen mutfağa girerek annesine kocaman sarılıp "ellerine sağlık anneciğim" dedi. Bugün her zamankinden daha fazla sevgi sözcükleri kullanıyordu annesine. Çünkü annesinden istediği bir şey vardı.





















Kahvaltı yaptıktan sonra oturma odasına geçtiler ve Serra annesine bir kedi sahiplenmek istediğini ona evde çok güzel bakacağını söyledi. Annesi ise bu fikre pek hoş bakmadı. Çünkü hem kedilerden biraz korkuyor hem de çalıştığı için kediyle ilgilenememekten korkuyordu.







Serraların bir şeker dükkânı vardı ve annesi de oradaki işlere bakıyordu. Serra da bugün annesi ile beraber dükkâna gidecekti. Konuşma bittikten sonra annesi hazırlanmak için odasına gitti ve Serra da annesini bekleyene kadar biraz televizyon izlemeye karar verdi.



İkisi de hazırlandıktan sonra dükkâna doğru yola koyuldular. Serra'nın annesini ikna etme çabaları devam ediyordu. Serra, eğer bir kedi sahiplenirlerse derslerine daha iyi çalışacağını söylüyordu.









Evet, o meşhur şeker dükkânı burasıydı. Her gün annesi Seval Hanım erkenden gelir, dükkânı açardı. Serra ise hafta içi okula gider hafta sonu da annesine yardım etmek için dükkâna giderdi.
İşler bugün gerçekten çok yoğundu. Serra da annesi de çok çalışmıştı. İkisi de eve gidip dinlenmenin hayalini kuruyordu.





Tam işler bitti derken dükkâna asık suratlı bir kadın girdi. Serra hoşgeldiniz, siiz iyi misiniz? diye sordu. Kadın ise
— Merhabalar, ben Elif birkaç saat önce kedimle beraber bu mahallede dolaşmaya çıkmıştık. Fakat onu bulamıyorum. Acaba siz sarı tüylü, yeşil gözlü tatlı mı tatlı küçük bir kedi gördünüz mü? diye sordu.




"Lütfen telaş etmeyin Elif Hanım". dedi Serra'nın annesi. Çalıştığımız için böyle bir kedi görmedik ama hep beraber ararız, siz merak etmeyin, burası küçük bir kasaba diyerek ekledi.


Tüm işleri bitirdikten sonra dükkânı kapatıp kediyi aramak için yola koyuldular.
Parkları,
caddeleri,
akıllarına gelebilecek her yeri aradılar. Ne yazık ki bulamadılar. Tam o sırada Serra'nın aklına bir fikir geldi. Kayıp ilanı verelim dedi. Hem bu şekilde herkes aramış olur, dedi. Bu fikir çok hoşlarına gitti. Yarın ilan vermek için parkta buluşmaya söz vermişlerdi.



Hava çoktan kararmıştı. Serra ve annesi evlerine dönmüştü. Yemek yedikten sonra ikisi de dinlenmek için odasına gitmişti. Ama Serra kediyi düşünmekten uykuya dalamıyordu.


PİSİ PİSİ KAYIP!
05056778623
Sabah erkenden her yere kayıp ilanı verdiler.



3 gün sonra...
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $5.59+) -
BUY THIS BOOK
(from $5.59+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!