
Gecenin en sessiz olduğu anlarda, herkes uyurken gökyüzünde gizli bir ekip uyanırdı: Gökyüzü Boyacıları. Onlar, her sabah güneş doğmadan gökyüzünü boyayıp bulutlara renkler veren çok özel bir topluluktu.
Bu ekibin en küçük üyesi, minicik bir çırak boyacı vardı: Minik Mavi. Adı Mavi’ydi çünkü bulutların beyazına en çok yakışan renklerden birini hep o seçerdi. Üstelik hevesi o kadar büyüktü ki fırçasını asla elinden bırakmaz, her sabahın rengini en iyi şekilde yapabilmek için çalışırdı.
Ama Minik Mavi’nin bir sorunu vardı…
Biraz sakardı.
Bir sabah, boyama zamanı geldiğinde Minik Mavi heyecandan fırçasını döndürürken hop! fırça elinden kaydı. Gökyüzüne doğru uçan fırça kocaman bir buluta çarpıp pembe-lila renkli dev bir leke bıraktı. Bulut, şaşkın şaşkın titredi.
Gökyüzünde yaşayan kuşlar, o kadar alışılmadık bir rengi görünce şaşırdı.
Kimisi “Bu ne böyle?!” diye kanat çırparak uzaklaştı.
Kimisi de “Aaa, çok güzelmiş! Keşke hep böyle olsa!” diyerek bulutun etrafında sevinçle dönmeye başladı.
Minik Mavi önce çok üzüldü. Çünkü Gökyüzü Boyacıları’nda kural çok açıktı: Gökyüzü, her zaman aynı renklerle boyanmalıydı.
Ama sonra aşağıdaki çocuklara baktı… Pembe-lila gökyüzünü gören çocuklar hemen annelerine sesleniyor, pencerelere koşuyor, “Anne bak! Gökyüzü şeker pembesi olmuş!” diye neşeyle bağırıyordu.
Bu Minik Mavi’nin içine bir umut koydu.
Belki de…
Gökyüzü her gün aynı olmak zorunda değildi!
Hemen diğer çırak boyacılarla toplandı. Fikirlerini anlattı:
— “Neden her sabah gökyüzünü biraz farklı bir renkle boyamıyoruz? Çocuklar çok mutlu olur.”
Büyük Bulut Koruyucusu uzun uzun düşündü. Sonra aşağıdaki çocuklara baktı. Gerçekten de hepsi gülüyordu.
Sonunda yüzünde yumuşak bir ifade belirdi.
“Peki,” dedi, “Ama sadece dikkatli olmanız şartıyla. Her gün küçük bir dokunuş yapabilirsiniz.”
Minik Mavi sevinçten havalara zıpladı. O günden sonra gökyüzü her sabah farklı bir hikâye anlatır oldu:
Bir gün vanilya sarısı…
Bir gün pamuk şekeri pembe…
Bir gün hafif mor bir sabah sisi…
Ve çocuklar her sabah gökyüzüne bakıp merakla soruyordu:
— “Acaba bugün gökyüzü ne renkte?”
Minik Mavi ise her sabah fırçasını sıkıca tutarak gökyüzüne yeni bir umut çiziyordu.
Gökyüzü artık bir tuvaldi.
Ve her renk, çocukların kalbinde bir gülümsemeye dönüşüyordu.

Bugün gökyüzünü daha güzel boyayacağım.
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $3.59+) -
BUY THIS BOOK
(from $3.59+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!