
Türkçenin renkli dünyasını keşfetmek isteyen herkese…

Ela o sabah okula büyük bir heyecanla gitmişti. Türkçe dersi onun en sevdiği derslerden biriydi. Öğretmeni tahtaya büyük harflerle “Deyimler ve Atasözleri” yazdı. Sınıftaki herkes dikkatle öğretmeni dinliyordu.
Öğretmen:
“Çocuklar, deyimler ve atasözleri Türkçemizi daha güzel ve etkili kullanmamızı sağlar.”
Ela biraz düşündü. Bazı deyimleri daha önce duymuştu ama anlamlarını tam bilmiyordu. Öğretmen bir örnek verdiğinde Ela’nın kafası iyice karıştı.
Öğretmen:
“Bugün hepiniz kulak kabartın.”
Ela hemen ellerini kulaklarına götürdü. Gerçekten
kulağını yukarı kaldırmaya çalışıyordu. Arkadaşları gülmeye başladı. Ela neden güldüklerini anlayamadı.

Deyimler gerçek anlamlarının dışında kullanılır.
Ders bitince Ela öğretmeninin yanına gitti.
Ela:
“Öğretmenim, insanlar gerçekten kulaklarını kabartabilir mi?”
Öğretmeni gülümseyerek cevap verdi:
“Hayır Ela. Kulak kabartmak, dikkatlice dinlemek demektir.”
Ela biraz utanmıştı ama aynı zamanda merak etmeye başlamıştı. Eve giderken çevresindeki insanların konuşmalarını dikkatle dinledi. Bir teyze pazarda:
“Komşunun söylediklerine kulak kabarttım.” dedi.
Ela kendi kendine:
“Demek ki herkes deyim kullanıyor.” diye düşündü.
Akşam olunca çantasından Türkçe kitabını çıkardı. İçindeki deyimler ona çok ilginç görünmeye başladı.

“Kulak kabartmak” = Dikkatlice dinlemek
Ertesi gün Ela okulun kütüphanesine gitti. Rafların arasında dolaşırken eski, büyük ve tozlu bir kitap dikkatini çekti. Kitabın kapağında altın harflerle “Deyimler Ülkesi” yazıyordu.
Ela kitabı açar açmaz sayfalar parlamaya başladı. Bir anda odanın içini renkli ışıklar kapladı. Ela korkuyla geri çekildi ama kitap konuşmaya başladı.
Kitap:
“Gerçek anlamları öğrenmeye hazır mısın?”
Ela şaşkınlıkla:
“Evet!” diye bağırdı.
Bir anda kendini bambaşka bir yerde buldu. Gökyüzünde harfler uçuşuyor, insanlar deyimlerle konuşuyordu.

Ela yürürken neşeyle dans eden çocuklar gördü. Bir kız çocuğu:
“Bugün eteğim zil çalıyor!” diye bağırıyordu.
Ela hemen kızın eteğine baktı ama gerçekten zil göremedi. O sırada yaşlı bir kadın Ela’ya yaklaştı.
Kadın:
“Bu deyim çok mutlu olmak anlamına gelir.”
Tam o anda çocuklar sevinç içinde oyun oynamaya başladı. Çünkü okul pikniğine gideceklerini öğrenmişlerdi.
Ela artık deyimlerin gerçek anlamlarının dışında kullanıldığını daha iyi anlamaya başlamıştı.

- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors


- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!