Kitap kurtlarına...This book was created and published on StoryJumper™
©2015 StoryJumper, Inc. All rights reserved.
Publish your own children's book:
www.storyjumper.com





Emel ve Emre 1.sınıfa giden ikiz kardeşlerdi. Yarıyıl
tatili yaklaşıyordu. Emel ve Emre tatil için
sabırsızlanıyorlardı. Bu onların karne alacakları ilk
yarıyıl tatili olacaktı.
Tatilde birlikte yapmak istedikleri birçok şey vardı.
Tiyatroya gitmeyi, kitap okumayı, oyun oynamayı ve
gezmeyi hayal ediyorlardı.
Ama ikiz kardeşlerin anne ve babası yarıyıl tatilinde
çalışmak zorundaydılar. Bütün gün bir büyük
olmaksızın evde kalma fikri kulağa pek hoş
gelmiyordu. Onlar olmadan dışarıya da çıkamazlardı.








Emel Emre’ye; “Üzülme Emre. Evde birlikte oyun
oynarız. Kitap okumak ya da resim yapmak için anne
babamızın da olmasına gerek yok.” dedi.
Emre; “Doğru diyorsun Emel. Ama ben tatilde daha çok
tiyatroya gideriz, parkta oynar, gezeriz diye
düşünmüştüm.” dedi.
Emel, “ Bütün bu söylediklerini hafta sonu anne
babamızla yapabiliriz. “ dedi.
İki kardeş biraz üzgün olsalar da birlikte tatilde
yapabileceklerini konuşup tatil için heyecanlanmışlardı.







Akşam olmuştu. Emre ve Emel eve gelmişlerdi. Okul
kıyafetlerini çıkarmak için odalarına gittiler. Sabah
aceleyle çıktıkları için Emre’nin odası dağınıktı. Emel’in
de yardımıyla birlikte odayı toparladılar.
Halıda duran oyuncakları teker teker toplayarak
oyuncak sepetine koydular. Oyuncakları topladıkça
sepetteki oyuncak miktarı artıyordu.
Sepet ağzına kadar oyuncak dolmuştu.

Emel; “Emreciğim sırf bu oyuncaklarla oynasak bile
tatilde çok eğleniriz. Bütün sınıftaki çocuklara yetecek
kadar oyuncak toplamışsın. Farkında mısın?” dedi.
Birlikte oyuncaklara bakarak güldüler. Gerçekten de
sepetin içinde bir sürü oyuncak vardı.





















Bu oyuncakların dışında birlikte yeni şeyler
yarattıkları Legoları vardı. Emre Legolarını
göstererek; “Birlikte bir kule yapmaya ne
dersin? “ diye sordu.
Emel; “Hadi hemen yapalım. Aklımda çok güzel
fikirler var.” dedi.
Kutunun içinden Lego parçalarını teker teker
almaya başladılar. Aldıkları her bir parçayla kule
daha da büyüyordu. 1 saat sonra neredeyse
bütün parçaları kullanarak kocaman bir kule
yapmışlardı.

Bu oyuncakların dışında birlikte yeni şeyler yarattıkları
Legoları vardı. Emre Legolarını göstererek; “Birlikte
bir kule yapmaya ne dersin? “ diye sordu.
Emel; “Hadi hemen yapalım. Aklımda çok güzel fikirler
var.” dedi.
Kutunun içinden Lego parçalarını teker teker almaya
başladılar. Aldıkları her bir parçayla kule daha da
büyüyordu. 1 saat sonra neredeyse bütün parçaları
kullanarak kocaman bir kule yapmışlardı.

Mutlulukla yaptıkları kuleyi konuşurlarken kapı sesini
duydular. Anne ve babaları eve gelmişti. Koşarak
onlara sarıldılar.
Emre babasının elindeki poşetleri fark ederek içinde
ne olduğunu sordu. Akşam yemeği için anneyle birlikte
malzeme almışlardı. “Birlikte yemek yapmaya ne
dersiniz çocuklar?” diye sordu annesi.













Hep bir ağızdan “Oley!” diye bağırdılar. Anne ve
babaları üzerlerini değiştirdikten sonra hep beraber
mutfağa geçtiler. Bugün pizza yapacaklardı.
Pizza malzemelerini bir araya topladılar. Emel ve
Emre malzemeleri sırasıyla anne ve babalarına
verdiler. Sonunda kocaman bir tepsi pizza yaptılar.

Emel ve Emre tabakları, çatalları ve bardakları alarak
masayı kurdu.
Yemek masasında hem sohbet ediyor hem de keyifle
pizzalarını yiyorlardı.



Anneleri , “Size bir sürprizimiz var çocuklar. Yarıyıl
tatili yaklaşıyor. Bu sizin ilk tatiliniz olacak. Tatilde
eğlenmenizi istiyoruz. O yüzden eğer siz de
isterseniz sizi babaanne ve dedenizin yanına götürmek
istiyoruz.
Ne dersiniz?” diye sordu.
Emel ve Emre birbirlerine sevinçle baktılar ve
“Yaşasın!” diye bağırdılar. Bu akşam anne babaları ne
kadar çok sürpriz yapmıştı?



Şimdi daha heyecanlı bir şekilde tatili hayal ediyorlardı.

















Tatilin ilk gününde sabah erkenden eşyalarını
toplamaya başladılar. Babaanne ve dedelerinin yanında
1 hafta kalacaklardı. Emel valizine her gün için bir
kazak koydu.
Emre de dedesine göstermek için araba koleksiyonunu
aldı. Anneleri valizleri kontrol etti. Emel’e acil bir
durum olursa diye 2 kazak daha ekletti. Emel’in valizi
biraz ağırlaştı.



Valizleri babaları alarak arabaya yerleştirdi. Herkesin
bir valizi vardı ve eklenen her bir valizle bagaj
tamamen doldu.
Baba; “Çocuklar geri gelmeyi düşünüyorsunuz değil
mi?” diye sordu gülerek.
Neşeyle arabaya bindiler ve yola çıktılar. Babaanne ve
dedelerinin yaşadığı ilçe olan Assos’a geldiler.





Babaanne ve dede kapıya çıkmış misafirlerini bekliyordu.
Emel ve Emre koşarak babaanne ve dedelerine sarıldılar.
O sırada kulübesinden koşarak yanlarına ailenin en sevimli
üyesi Fındık geldi.
“Hav hav hav!” O da hoş geldiniz diyordu. Emel ve Emre,
Fındık’ı da çok özlemişlerdi. Babaanne ve dedenin evinde
toplanarak kocaman bir aile oldular.

Babaanne onlar için nefis yemekler hazırlamıştı. Hep birlikte
sofraya oturup karınlarını bir güzel doyurdular. Yemekten
sonra şöminenin başına geçtiler.
Babaanne şimdiye kadar biriktirdiği fotoğrafları sakladığı
albümü getirdi. Anne ve babalarının çocukluk, babaanne ve
dedenin gençlik fotoğraflarına baktılar.
Kıyafetler, arabalar, oyuncaklar ve evler şimdikinden çok
farklıydı. Emre birden fotoğrafta babasının oyuncak
arabalarını fark etti ve “ Baba ne kadar çok oyuncak araban
varmış. Keşke ben de seninle bu arabaları oynayabilseydim.”
dedi.





You've previewed 25 of 38 pages.
To read more:
Click Sign Up (Free)- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(7)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
- DOWNLOAD
- LIKE (7)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
LIKE(7)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!