
Bu masal ilkokul 4.sınıf öğrencileri için hazırlanmıştır.
Sihirli Prenses
Yazar: Gamze Özdemir

Created & published on StoryJumper™ ©2026 StoryJumper, Inc.
All rights reserved. Sources: storyjumper.com/attribution
Preview audio:
storyj.mp/aghaydzv2dmb
Bir varmış, bir yokmuş. Uzak bir diyarda görkemli ve güçlü bir krallık varmış. Ülkenin halkı, kralları ve kraliçelerini çok seviyormuş. Kral ve kraliçe çok merhametli, iyi kalpli insanlarmış ancak kraliçe günden güne sararıp solmaya başlamış, üzüntü ve keder içindeymiş. Kimseye üzüntüsünün sebebini anlatmak istemese de kraliçenin istediği tek şey çocuklarının olmasıymış ancak yıllardır bu dileği gerçekleşmemiş. Kral eşini diyarın en iyi doktorlarına gösterse de değişen hiç birşey yokmuş.
2
Kraliçe yataktan çıkamaz hale gelince kral vezirini yanına çağırıp:
"Diyar diyar gezin ve bana mahireti sihir olan bir bilge getirin" demiş.
Kralın adamları dört bir yana dağılmış. 3 ay geçmiş ancak yola çıkan atlılardan ne ses ne seda varmış.Atlılardan biri özellikle gece gündüz demeden böyle bir bilgeyi arıyormuş öyle ki onunda yemesi içmesi kesilmiş. Kral onu çok küçük yaşta yetim kalmış iken yanına almış şefkat göstermiş ve yetiştirmiş bu yüzden bu atlının, krala olan borcunu ödemek tek isteğiymiş.
3
Atlı bir gece bir handa uyuduğunda rüyasında ormana uzanan turuncu topraklı incecik bir patikada tek başına yürüyormuş. Hava tertemiz ve mis gibi çiçek kokuyor kuşlar ise sanki cennetten gelmiş gibi güzel görünüyormuş. Patikanın sonunda duvarları sarmaşıklarla kaplı bir eve ulaşmış. Evin duvarları sanki bir dakika içinde bin türlü çiçek açıp değişiyormuş.
4
Uyandığında ter içinde kalan atlı "işte buldum ! Orası, o yer! Aradığım sihirli kişi orada." diye sevinçle haykırmış. Bu yeri handaki çalışanlara, konaklayan yolculara ardından sıra sıra uğradığı her köye sormuş. Ancak hiç kimsenin turuncu topraklı incecik bir patikanın geçtiği bir ormandan haberi yokmuş. Sonunda galiba sadece rüyaymış diye üzülürken onun bu arayışını işiten çok yaşlı, kısacık boylu, zayıf, gri saçları ve sakalları birbirine karışmış eski püskü kıyafetli bir adam ona yaklaşıp. "Bu patikayı sen nerden duydun?" diye sormuş.
5

Atlı ona rüyasından bahsetti ancak büyücüyü neden aradığını sakladı. Sadece hayat memat meselesi olduğunu çok çaresiz olduğunu söyledi. İhtiyar sakalını tutup bir süre onu dinledikten sonra yaklaşıp kısık bir sesle: "böyle bir orman ve patika hakkında bir şeyler duymuştum. O zamanlar çok küçüktüm. Senin gibi bir delikanlı bahsederdi ama ona kimse inanmazdı.Turuncu patikanın devamında konuşan hayvanlar, renk değiştiren çiçekler ve sarmaşık kaplı ilginç ev." dedi. Merakla dinleyen atlı heyecandan titriyordu. lütfen söyle bu yer neresi.
6

İhtiyar."hımm.. Onunla bir kez gittim. Onun gördüğü yolu ben göremedim. Belkide sen görürsün.. Ama sonu senin için iyimi olur bilmem. En azından o kişiyi bir daha gören olmadı." dedi ve bildiği yeri tarif etti. İhtiyar aceleyle birşeyler daha söylüyor ama atlı artık onu duymuyordu. "Hoşçakal" deyip atıyla rüzgar gibi uzaklaştı. Ormanın önüne geldi. Etrafa bakındı ve kırmızı patika yolu gördü. "İşte sonunda buldum!". Koştu, bütün gücüyle koştu. Herşey rüyasıyla aynıydı.. Sarmaşık kaplı evi buldu. Ve daha nefeslenmeden. Evin kapısı yavaşça açıldı. Şaşkına dönen atlı gözlerine inanamadı. Kapıdaki çok güzel bir kadındı.
7
Bu mütevazi evde böyle bir kadın yerine yaşlı bir büyücü bekliyordu. Atlı eve davet edildi ve içeri girdi. Kadın hafif bir gülümseme ile,"Demek geldin. O kadar çaba harcadın ki seni görmek istedim. Bir büyücü aradığını duydum. Öyle ise işte karşındayım. Adım Gelasinus. Söyle çaresiz derdin ne.." dedi ve yüzünde hafif gülümsemesi tekrar belirdi. Atlı şaşkın bir şekilde kekeler bir vaziyette: "Kral.. şey yani sizi saraya götürmeliyim.. hemen şimdi yola çıkalım." Kadın birden kahkaha atacakmış gibi oldu fakat sakinleşip,"Saraya söyle derdi olan gelsin bana, tek başına, benim ormanıma." dedi.
8
Atlı rüzgar gibi saraya ulaştı. Krala herşeyi anlattı. Kraliçe üzüntüden solmuş bir yaprak gibiydi. Kral yola çıktı ve büyücünün kapısına dayandı.Derdini Büyücüye anlattı. Büyücü" Bu dileğinin bir sihir ile gerçekleşmesini istiyorsun fakat belirtmeliyim her sihrin bir bedeli vardır.Güçlü kalabilecek misin? " Kral herşeye razıydı. "Peki" dedi büyücü ve bahçesinden bir çiçeğe yaklaşıp birşeyler fısıldadı sonra çiçeği koparttı. "Bu çiçeği al ve kraliçeye yedir." Kral aceleyle ayrılırken büyücü "Unutma her sihrin bir bedeli var!" diye ardından haykırdı.
9
Benefits:
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors
READ


storyjumper.com
- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(3)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
BUY THIS BOOK (from $2.99+)
-
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) - DOWNLOAD
- LIKE (3)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
Liked By
X
Encourage this author
-
BUY
-
LIKE(3)
-
COMMENT()
-
SHARE
Problem with this book
X
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem
Which pages have problems?
Please describe the problem:
left text
right text
"Sihirli Prenses"
Bir varmış, bir yokmuş. Uzak bir diyarda görkemli ve güçlü bir krallık varmış. Ülkenin halkı, kralları ve kraliçelerini çok seviyormuş. Kral ve kraliçe çok merhametli, iyi kalpli insanlarmış ancak kraliçe ...
(16 pages)
Privacy level:
PUBLIC
41 reads
3 fans
Report

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!