YAZAR: MUSTAFA TEKİN
OKUL: AHMET HAZIM ULUŞAHİN İHO
ÖĞRETMEN: UĞUR KOÇAK
İÇİNDEKİLER
FIKRALAR -HİKAYELER -HAYVANLAR -UZAY İLE İLGİLİ BİLGİLER - TARİH
-MATEMATİĞE KATKISI OLANLAR
-FİNAL




FIKRALAR
13. yüzyılda ortak halk zekâsının deneyim ve düşünce çizgileriyle zengin güldürücü fıkralarını kendi kişiliğinde toplayan ilk büyük isim Nasreddin Hoca’dır.Kısa, nükteli ve güldürücü hikâyelere fıkra denir. Bu tür fıkralar daha çok sözlü edebiyat geleneğinin ürünleridir. Ders vermek, bir dünya görüşünü savunmak, herhangi bir düşünceyi örnekle güçlendirmek, kanıt göstermek, sohbetlere renk katmak ya da hoşça geçirmek için söylenir.Anadolu Selçukluları döneminde yaşayan Nasreddin Hoca, halk mizahının simgesi olmuştur. Günümüze değin ulaşan sayısı hayli kabarık Nasreddin Hoca fıkraları anonim halk ürünleridir.
GÜLDÜREN VE DÜŞÜNDÜREN FIKRALAR
Gönlüm razı olmadı
Nasreddin Hoca, kasabadan Kur'an-ı kerim, tefsir ve ilmihal gibi bazı kitaplar almış. Bir çuvala yerleştirmiş. Çuvalı sırtına almış, eşeğine binmiş köyüne doğru gidiyor.
Yolda Hoca'yı görenler :
- " Bre Hoca, çuvalı niye kendi sırtına aldın ?" diye sormuşlar.
- "Ne yaparsın" demiş Hoca, "zavallı hayvan zaten benim bütün kahrımı çekiyor. Kendi bindiğim yetmiyormuş gibi çuvalı da ona taşıtmaya gönlüm razı olmadı."

Oğlumun babası öldü de
Bir gün Nasreddin Hoca'yı siyah elbiseleriyle görenler:
- "Ne oldu Hoca efendi" demişler, "bu gün karalar giymişsin?"
- "Oğlumun babası öldü de ..." demiş Hoca, "O'nun yasını tutuyorum."
İp olur
Köylüler EYYÛB ismini, Eyip, İyip, iyp gibi bozuk şekilde telâffuz ediyorlarmış.
Bir gün Nasreddin Hoca vaazında:
- "Ey Müslümanlar! Oğlunuz olursa adını sakın Eyyûb koymayın. Halkın dilinde çokça söylene söylene, incele incele İp olur" demiş
İkinizin arasında gidiyorum
Nasreddin Hoca bir Kadı ile Bir tüccara yoldaş olmuş. Ortada Hoca, sağında Kadı efendi, solunda Tüccar efendi, hem konuşuyorlar hem de yürüyorlarmış. Hoca efendi yeri geldikçe yol arkadaşlarının yaşamları ve ibadetlerindeki gevşeklikleri konusunda söz dokundururmuş.
Makamına güvenip , kendini çok büyük bir adam sanan Kadı efendi , Hoca'ya:
- "Sana da lâf yetişmez ki" demiş, "İstersen öyle kurnaz kesilirsin ki , en yaman muzırları bile geride bırakırsın. İstersen yaban öküzünden daha şaşkın görünürsün."
- "Yok canım, abartıyorsun, bak ben haddimi nasıl biliyor, muzırla yaban öküzünün arasında gidiyorum." demiş.

Gizlisi - açığı
Bir kıtlık zamanında Hoca'yı çarşıda ekmek yiyerek giderken görenler :
- "Hoca efendi, herkesin gözü önünde böyle ekmek yemek ayıp değil midir?" demişler.
- "Komşusu açken bol bol tıkınmanın gizlisi ayıp olmazsa açıkta yapılanı ne diye ayıp olsun" demiş Hoca, " Komşusu açken tok yatmak, ya her zaman , her yerde ayıptır, ya da hiç ayıp değildir."
Bu ayağını kaldıracaksın
Nasreddin Hoca öğlen namazının sünnetini kılarken, önündeki cemaatten birinin paçasında abdeste ( dolaysıyla namaza ) engel bir necaset görüyor.
Farzı kıldırmak için mihraba doğru giderken, adama;
- "Bu ayağını havaya kaldır. Tek bacağının üstünde namaz kılacaksın" diyor.
Adam şaşkınlıkla :
- "Neden? hocam" deyince :
Hoca , adama paçasındaki necaseti göstererek :
- "Bak bu ayağının abdesti yok" diyor.
İki Arşın
Nasreddin Hoca Valiyi ziyarete gitmiş. Valinin iki arşın ötesinde yer göstermişler. Oturmuş. Biraz sohbetten sonra Vali sormuş :
- "Hoca, Eşekle senin aranda ne fark var ?"
Hoca hiç düşünmeden :
- "İki arşın" deyivermiş.
Kıyamet ne zaman kopacak
Nasreddin Hoca'ya sormuşlar:
- "Kıyamet ne zaman kopacak ?"
- "Karım ölürse küçük kıyamet, ben ölürsem büyük kıyamet kopacak," demiş
Kimin içinin yandığı belli
Nasreddin Hoca'yı çok cimri komşularından birisi yemeğe çağırmış. Sofraya oturmuşlar. İki kişilik servis için ortaya dört adet zeytin, iki haşlanmış yumurta, bir tutam tuz, iki dilim ekmekle su getirmişler. Yemeğin üstüne bir kaşık bal ikram etmeyi düşünen ev sahibi her nasılsa bal çanağını sofranın altına koymuş.
Bunu gören Hoca, çanağı sofraya koyduğu gibi başlamış ekmeksiz atıştırmaya.
Ev sahibi bakmış ki balı tükeniyor ;
- "Hocam" demiş, "ekmeksiz yersen için yanar."
Hoca aldırış etmeyip balı yemeye devam ederken seslenmiş;
- "Kimin içinin yandığı belli."
Mevlâna 3Mevlâna 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan Ülkesi’nin Belh şehrinde doğmuştur. Mevlâna’nın babası Belh Şehrinin ileri gelenlerinden olup, sağlığında “Bilginlerin Sultânı” ünvanını almış olan Hüseyin Hatibî oğlu Bahâeddin Veled’tir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin’in kızı Mümine Hatun’dur.
Mesnevi adının altında toplanmış bir sürü hikyesi vardır.0 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan Ülkesi’nin Belh şehrinde doğmuştur. Mevlâna’nın babası Belh Şehrinin ileri gelenlerinden olup, sağlığında “Bilginlerin Sultânı” ünvanını almış olan Hüseyin Hatibî oğlu Bahâeddin Veled’tir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin’in kızı Mümine Hatun’dur.
Mesnevi adının altında toplanmış bir sürü hikyesi vardır.
hz. MEVLANA ve MESNEVİ.
MevlHAYVANLARIN DİLİNİ ÖĞRENEN ADAM
Kurtların, kuşların dilinden anlayan Musa aleyhisselama bir adam gelip yalvarır:
- Ne olur ey Allah'ın nebisi bana da hayvanların dilini öğret de ben de konuştuklarından anlayayım. Musa aleyhisselam izin vermez:
- Olmaz, der. Sen onların konuştuklarını dinlersen sabredemezsin. Arkasındaki hikmetleri düşünemezsin.
Ne var ki adam ısrar eder. Musa aleyhisselam da adama ev bekçiliği eden köpekle kümes hayvanlarının dilini öğretir.
Sevinçle evine gelen adam çöplükteki köpekle horozun konuşmalarını dinlemeye başlar. Bir ara köpekten şu sözleri duyar:
- Horoz kardeş, sen arpayla da buğdayla karnını doyurabilirsin. Biraz ötedeki taneleri yesen de ekmek kırıntılarını bana bıraksan olmaz mı, benim karnım çok aç.
Horoz şu cevabı verir:
- Sabret köpek kardeş, yarın buraya ağanın bu ölen eşeğini getirip bırakacaklar, bolca et yer, karnını iyice doyurursun.
Bunu duyan ağa hemen koşar ahırdaki eşeği alıp pazarda satar. Kendi kendine söylenerek döner:
- İyi ki hayvanların dilini öğrendim, yoksa eşek elimde ölecekti.
Ertesi gün yine kulak kabartır çöplükteki seslere. Köpek sitem etmektedir horoza:
- Hani ağanın eşeği ölecekti de ben de bolca et yiyecektim ya?
Horoz cevap verir:
- Ağanın eşeği öldü ölmesine de, satın alan zavallının elinde öldü. Ağa açıkgözlülük edip eşeği sattı. Ama üzülme, bu sefer ağanın atı ölecek. Buraya getirip bırakacaklar, bolca et yer karnını doyurursun.
Ağa yine hızla kalkar, ahıra gidip atı alarak pazara götürüp satar. Dönerken de yine söylenir:
- İyi ki hayvanların dilini öğrendim, yoksa at da elimde ölecekti. Gelip yine merakla kulak misafiri olur.
Bu sefer köpek daha yüksek sesle sitem ediyor:
- Horoz kardeş, beni yine aldattın. Hani ağanın atı ölecekti ya?
- Ağanın atı öldü ölmesine de, sattığı zavallının elinde öldü. Üzülme, bu sefer daha büyük bir ziyafete konacağız hep birlikte.
Köpek inanmaz.
- Hadi hadi yine beni aldatıyorsun.
Horoz kesin cevap verir:
- Hayır, aldatma falan yok. Bu sefer ağanın kendisi ölecek, malına gelecek olan bu defa kendi canına gelecek. Arkasından yemekler yapılıp etler pişirilecek, artanını da bizlere dökecekler, ye yiyebildiğin kadar. Ağa bunu duyunca şaşırır, sağa sola koşuşturmaya başlar, yok mu beni satın alacak biri, diye söylenir. Derken gece hastalanan ağa sabaha çıkmaz ölür. Arkasından yapılan yemek, pişirilen etlerden artanlar çöplüğe dökülür, uzun zaman hayvanlar ziyafete konmuş olurlar.
Bu sırada horoz söylenir:
- İnsanlar, "canıma gelecek olan malıma gelsin" diyebilselerdi de hileye başvurmasalardı. Bunda da bir hayır vardır, diye düşünselerdi. Bunu diyemiyorlar maalesef. Sonra da mallarına gelen canlarına gelince pişmanlık fayda vermiyor...
hayvanlar ile ilgili bilgiler
hayvanların daha hiç bilmediğimiz bir çok sıradışı özelliklere sahiplerdir işte bunları derledik.
Köpek balıkları 94 litre su içerisindeki bir damla kanı fark edebilirler ve 5 km uzaktan bir kan damlasını hissedebilirler.

Mavi balinaların dillerinin ağırlığı yetişkin bir filin ağırlığı kadardır.
Pireler kendilerinin 100 katı kadar yükseğe zıplayabilirler.
Alouatta maymunu karada yaşayan hayvanların en gürültücüsüdür. Attığı çığlık 5 km uzaktan duyulabilir.


Mavi balinalar 805 km uzaktan algılanabilen alçak frekansta ses dalgaları üreten en gürültücü memelidir

Kutup ayılarının güneş ışınlarını daha iyi emsin diye beyaz tüylerinin altında siyah derileri vardır
Erkek imparator pengueni birşey yemeden kuluçkada 2 ay boyunca dişisinin yemek getirmesini bekler
Elektrikli yılan balığı 600 volta kadar elektrik verebilir ve bu bir atı nallarını havaya dikmesi için yeterlidir


doğanlar avlanmak için dalış yaptıklarında 320 km hıza ulaşabilirler
Galapagos kaplumbağaları günde 16 saat uyur ve bir şey yiyip içmeden 1 yıl dayanabilirler
Çitalar 0'da 96 km hıza 3 saniyede erişir
Uçak yılanlar havada 100 metre mesafe katedebilirler ve havadayken dönüş yapabilirler




Karıncayiyenler günde 35 bin karınca yerler
Kar leoparları bir seferde 15 metre ileriye zıplayabilirler
En büyük dev mürekkep balığı 18 metre uzunluğundadır ve gözleri deniz topu büyüklüğündedir
Komodo ejderlerinin salyalarında 50'den fazla bakteri türü yaşar. Ejderin ısırdığı hayvanlar 24 saat içinde kan zehirlenmesinden ölürler, tabii daha önceden yenmezlerse


Kurtlar günde 9 kg et yerler
Devekuşları koşarken bir adımda 5 metre ilerlerler ve 69 km hıza ulaşabilirler
Üç tırnaklı tembel hayvanlar güde 20 saat uyurlar ve sırtlarında yosunlar büyür
devekuşları tekmelerini silah olarak kullanırlar. Tekmeleri bir aslanı öldürebilecek kadar güçlüdür
Kral kobra bir fili öldürebilecek zehre sahiptir
12 metre ile balina köpek balığı denizlerdeki en büyük balıktır. Buna rağmen mikroskopik planktonlarla beslenir
Narvalların 2 tane dişi vardır. Erkeklerde bu dişlerden birisi 2.7 metre fildişi gibi uzayabilir
Filler suyu kokusunu kilometrelerce uzaktan alabilirler



Morsların hayatları boyunca uzayan 1 metrelik uzun dişleri aslında köpek dişleridir
Bukalemunlar çevrelerine uyum sağlamak için renk değiştirmezler, bunu duygularını ve belirli tepkileri göstermek için yaparlar
Hiçbir kaplanın çizgileri birbirine benzemez
Coelacanth'lar 1935'te tekrar keşfedilene kadar 65 milyon yıl önce dinozorlarla birlikte soyu tükendiği düşünülüyordu


güney deniz filleri okyanusta 1.6 km derine dalabilirler, nefeslerini 2 saat tutabilme gibi bir yetenekleri vardır
Kraliçe arı öldüğü zaman, işçi arılar bir dişi arıyı onu daha verimli hale getirecek olan "arı sütü" ile besleyerek yeni bir kraliçe meydana getirirler
Tek hörgüçlü develer nadire terlerler ve 15 dakikadan daha az bir sürede 113 litre su içerler


DAHA PEK ÇOK HAYVANIN BİLNMEDİK YÖNLERİ VARDIR BUNLAR SADECE KISITLISIN I SUNDUM ARAŞTIRIRSAK BU BİLGİLERİ GERÇEKTEN ÇOK ARTTIRIRIZ.
UZAY İLE İLGİLİ İLGİNÇ BİLGİLER VE UZAY KAVRAMI
İçinde bulunduğumuz uzayda keşfedilen veya keşfedilmeyi bekleyen o kadar çok şey var ki; anlatmaya kalemler yetmez.
Geceleri gökyüzünü seyrederken gördüğünüz sayısız yıldızın arasından rastgele herhangi bir yıldıza baktığınızda o yıldızın belki de ölmüş ve artık yerinde olmayan bir yıldız olabileceğini düşündünüz mü hiç? Kulağa ilginç gelebilir ama bu doğru.
Uzayda mesafeler metre ya da kilometrelerle ölçülemeyecek kadar sınırsız. Kilometrelerin kifayetsiz kaldığı mesafeler yerini "ışık yılı"na bırakır. Aslında ışık hızı da yeterli değil, ama şu an insaoğlunun keşfedebildiği en yüksek hız ışık hızı. (Işığın ve tüm diğer elektromanyetik dalgaların boşluktaki hızı olup 299.792.458 metre/saniyedir.)

Evrenin sınırsız boyutlarının ilk somut göstergesi, büyük Alman astronomi bilgini Friedrich Wilhelm Bessel'in ( 1784 - 1846 ) o güne kadar denenmemiş bir yönteme başvurarak 1838'de yaptığı bir uzaklık ölçümüdür. Bessel, ilk kez ıraklık açısından yararlanarak, Güneş ile yakınındaki Kuğu 61 yıldızı arasındaki uzaklığı kesin değerleriyle ölçtü ve inanılması güç bir sonuç buldu. Bu ölçüme göre, Kuğu 61 ile Güneş arasındaki mesafe 97 trilyon kilometreden daha fazlaydı
Yakın bir yıldızın bile böylesine şaşırtıcı bir uzaklıkta olması, uzayda yapılacak ölçümlerde kilometre ve mil gibi geleneksel ölçü birimlerini kullanmanın ne kadar anlamsız olduğunu açıkça ortaya koymuştu. Bunun üzerine astronomlar, çok hızlı bir maddenin bu uzaklığı ne kadar zamanda alacağını belirtmenin çok daha kolay ve anlamlı bir ölçü birimi olacağına karar verdiler. Saniyede yaklaşık 300.000 km hızla hareket eden bir ışık ışını bir yılda yaklaşık 9.5 trilyon kilometre yol alır. Işık yılı, bugün astronominin temel uzunluk ölçüsü birimidir.
İşte, uzayda mesafeler bu kadar genişken, yıldızın ışığının dünyaya ulaşması milyonlarca hatta milyarlarca yıl sürebilir. Bu da yıldızın bu süre içerisinde belki çoktan yok olmuş olabileceği anlamına gelir.
Astronomi'de en sık kullanılan terimlerden biri olan "Işık Yılı" ışığın bir yılda katettiği mesafeyi belirtir ve (Net: 9.460.528.412.464,108 km) yaklaşık olarak 9.5 trilyon km'ye eşdeğer muazzam bir mesafeyi ifade eder. Yaklaşık 400 milyar yıldızdan oluşan ve içinde Güneş Sistemi'nin de bulunduğu Samanyolu Galaksi'sinin genişliği yaklaşık 100.000 ışık yılıdır. Yani kaba bir hesapla (100.000 * 9.5 trilyon km) ~ 950 katrilyon km'lik bir mesafe söz konusu. Gözlemlenebilir Kâinat'ta 200 milyardan fazla galaksi olduğu düşünülürse evrenin ne kadar geniş olduğunu belki biraz daha iyi kavramış oluruz.
Keşfedecek daha çok şey var ve biz bu gizemli yolun daha başındayız. Uzay'ın bükülmesi, karanlık madde gibi kavramlar daha yeni yeni literatürümüze girmeye başladı.

Venüs’te bir gün bir yıldan daha uzun sürer.
Venüs Güneş’in etrafında 224,7 Dünya gününde dönmekte, ancak kendi ekseni etrafında dönmesi 243 Dünya günü sürmektedir.
Ay’dan dönen astronotlar karantinaya alınmıştır.
BUNLARI BİLİYORMUYDUN
Güneş’in içine 1 milyon tane Dünya sığabilir.
Güneş, Güneş Sistemi’nin tüm kütlesinin yüzde 99’unu oluşturmaktadır.
Uzaya çıkarsanız boyunuz uzar.
İnsan vücudu yerçekimsiz ortama çıktığında insan omurgası düzleşir, bu 5 cm’ye kadar daha uzun boylu olmanıza yol açar.
Uzay aslında uzak değildir, yeryüzünden sadece 100 kilometre uzaklıktadır.Eğer arabayla uzaya doğru seyahat edebilseydik bir saatten kısa sürede uzaya çıkabilirdik.
Güneş Sistemi’nin en sıcak gezegeni Güneş’e en yakın gezegen değildir.
Güneş’e en yakın gezegen olan Merkür’ün sıcaklığı gündüzleri 425 °C, geceleri ise -125 °C ‘dir. Venüs ise Güneş’e daha uzak olmasına rağmen atmosferindeki sera etkisi sebebiyle yüzey sıcaklıkları sürekli olarak 500 °C civarındadır.
Uzayda ağlarsanız gözyaşlarınız akmaz.Uluslararası Uzay İstasyonu’nunda kirli iç çamaşırlar ve tuvalet kağıtları yiyecek üretiminde gübre olarak kullanılabilir.
13727 yılında Kutup Yıldızı değişecek.
En uzağa giden insan yapımı obje Voyager 1’dir.
1977’de Jüpiter ve Satürn’ü incelemek amacıyla fırlatılan Voyager 1, daha sonra Uranüs ve Neptün’ü de incelemek için de kullanışmış ve daha sonra yıldızlar arası uzaya çıkmıştır. Üzerinde altın bir plakta uzaylılara mesajlar taşımaktadır.
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(2)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $11.19+) -
BUY THIS BOOK
(from $11.19+) - DOWNLOAD
- LIKE (2)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- REMIX
- Report
-
BUY
-
LIKE(2)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!