

Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde Bir adamcağız varmış. Bunun bir tane, on iki on üç yaşlarında, kıymetli bir kızı varmış. Kızın anası ölmüş. Babası “Kimi alayım, kimi alayım?”diye düşünür dururmuş. Kızın hocası:
“Kızım babana söyle beni alsın, Ben sana şöyle bakarım, böyle bakarım” demiş. Kız da gelmiş eve:
''Baba, alacaksan benim hocamı al. Başkasını istemem,” demiş.
Adam, “Peki,”der. Bu kadını alır.
Aradan bir zaman geçer, kadın başlar üvey kızını kıskanmaya. Ne yapsam da bu kızdan kurtulsam? diye düşünürmüş. Bir gün, bir bayram günü imiş, herkes gezmeye gidiyormuş. Kadın kocasına yalvarır:
“Bu da kızdır, gençtir; varsın gitsin, bir an eğlensin,”der. Adam da razı olur. Kadın bunun üzerine:
“Kızım, der, sen git, ben yemeğini arkandan getiririm.”
Kız gider, kırlarda arkadaşlarıyla güler, oynar Artık iyice karnı acıkmış, annesi görünmüyor Neyse, epey bir zaman sonra kadın gelir. Meğer, evde zehir gibi tuzlu bir boğaça yapmış. Bir testiye de su doldurmuş, içine bir yılan yavrusu koymuş Kız boğaçayı yer. Az sonra susar. Diker testiyi, buz gibi suyu kana kana içer, yılanı da yutar, haberi yok kızcağızın
Kızın hali değişir, gün günden karnı şişer. Kadın ebelere gösterir. Kocasına der ki bir gün:
“Ah, yahu, o gün ben senin sözünü dinlemedim, kızı kıra gezmeye gönderdim. Herhalde birine kanmış, gebe kalmış ”
Adam da pek namuslu imiş. Bu iş pek gücüne gider. Kızını da çok severmiş. Gece uykuları kaçar. Kızını yüzlemeye, dövüp sövmeye de kıyamazmış. Bir gün, artık dayanamamış, kızına:
“Haydi, seni gezmeye götüreyim,”der. Bir dağın tepesine çıkarır. Orda bir ağacın altına otururlar.
“Kızım, yoruldun yat dizime de sana ninni söyleyeyim, uyu,”der.
Kız yatar babasının dizine. Babası ninni söylerken, söylerken, uyur. Adam o zaman bir kamışın içine bir arı koyar, kızın başucuna asar, bırakır gider. Arı kamış içinde vızıldadıkça kız da babası ninni söylüyor sanırmış Nihayet uykusunu iyice alır, uyanır, bir de bakar ki, bir arı başucunda vızıldıyor, babası gitmiş
Başlamış ağlamaya:
“Ah benim halim ne olacak?” diye dövünür, karnı da büyümüş, içi lombur lombur edermiş. “Bütün bunlar üvey anamın tuzağı” der kızcağız, ne edeceğine şaşırmış, başlar dağdan aşağı inmeye Bir dere kenarına varır. Şurada bir abdest alayım, Allah’a sığınayım. Bakalım Allah ne gösterir,” der. Dereye gelmeye Derenin içinden de başka bir ses buna cevap vermiş Bir de ne görsün, ağzından kağış kağış, bir yılanla yavruları çıkmasın mı?
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!