Siber zorbalık nedir?
Kişinin elektronik iletişim araçlarını kullanarak belirli bir zaman içerisinde veya sürekli olarak, kendisini savunma gücüne sahip olmayan bir kişi ya da gruba yönelik olarak kasıtlı bir şekilde psikolojik, sosyal, sözel veya görsel saldırgan davranışlardır. Siber zorbalıkta; bilgisayar ve cep telefonu gibi iletişim vasıtaları kullanılarak gönderilen elektronik verilerle bireylerin tehdit edilmesi, küçük düşürülmesi, gruptan dışlanması, ayrımcılığa maruz kalması şeklinde olabilmektedir. Teknolojinin yanlış kullanımı sonucu ortaya çıkan siber zorbalık, ilk olarak Batılı ülkelerde hortlayan bir sorun olsa da artık dünyanın her yerine salınmış çağın en büyük problemlerinden biri. Bilinçli ya da bilinçsiz olarak birbirlerini aşağılayıcı, hakaret edici içerikli mesajların yer aldığı yorumlar yapmak siber zorbalığın en dikkat çekici örneklerinden. İnsanın algısına göre değişen bu olayın da aynı mobbing'de olduğu gibi sınırları ve yaptırımları ne yazık ki güç. Bu yüzden de gerek hukuki olarak gerekse de sağlık açısından konunun çok dikkatlice ele alınması gerekiyor.

Zorbalar ve kaba insanlar hep vardı, ancak teknolojinin de gelişmesiyle beraber artık harekete geçebilecekleri yeni bir platforma sahipler. Alay edilmek, hem gerçek hem de çevrimiçi dünyada çocuklarımız için ciddi duygusal sonuçlara yol açabilir.
Bir ebeveyn olarak çocuğunuzun başından geçen olaylara ne zaman ve nasıl dahil olacağınızı kestirmek her zaman kolay değildir. Öncelikle, çocuklar teknolojiyi bizim kullandığımızdan çok daha farklı şekillerde kullanıyorlar. İnternette oyunlar oynuyor ve erken yaştan itibaren birbirlerine telefondan mesajlar göndermeye başlıyorlar. Çoğu ergen, sürekli internete bağlanabileceği cihazlara sahip. Birçoğu gün boyunca Facebook, Tumblr gibi sosyal medya hesaplarında geziniyor ve mesajlaşıyor. E-posta göndermek ya da sesli mesaj bırakmak bile onlara eski moda gelebiliyor. Çocukların dijital dünyaya dair sahip oldukları bilgiler, ebeveynler için göz korkutucu olabilir.
Ancak, çocukların gerçek dünyalarına olduğu gibi siber dünyalarına da dahil olmak, ebeveynlerin onları potansiyel tehlikelerden korumalarına yardımcı olabilir. Siber zorbalığa karşı artan farkındalık sayesinde, ebeveynler bununla nasıl baş edeceklerini artık daha iyi biliyorlar. Bu modern zorbalık türü çocuğunuzun hayatını etkiliyorsa, ona yardım etmek için ne yapabileceğinize dair bazı önerileri yazının devamında bulabilirsiniz.
Siber zorbalık nedir?
Siber zorbalık; başka bir kişiyi taciz ya da tehdit etmek, utandırmak veya hedef almak için teknolojik platformların kullanımıdır. Siber zorbalık tanımı gereği genç insanlar arasında gerçekleşir. Bir yetişkin söz konusu olduğunda buna siber taciz ya da siber saldırı denir ve bu, hukuki sonuçlara yol açabilecek ve hapis cezası gerektirebilecek bir suçtur.
Siber zorbalığı fark etmek bazen oldukça kolaydır. Örneğin, çocuğunuz size kırıcı, kaba ya da acımasız bir mesaj, tweet veya Facebook yorumu gösterdiğinde bunun siber zorbalık olduğunu anlarsınız. Ancak, mağdurun çevrimiçi kimliğini ele geçirmek ya da mağdura zarar vermek ve onu utandırmak adına kişisel bilgilerini, fotoğraflarını ve videolarını yayınlamak gibi diğer eylemler fark etmesi daha güç olabilir. Bazı çocuklar sahte bir hesabın, web sitesinin ya da çevrimiçi kişiliğin yalnızca kendilerine yönelik taciz ve zorbalık amacıyla oluşturulduğu şikayetinde bulunuyorlar.
Siber zorbalık istem dışı da meydana gelebilir. Cep telefonu mesajlarının, anlık iletilerin ve e-postaların kişisel olmayan doğası, gönderen kişinin niyetini tespit etmeyi zorlaştırır. Şaka yaptığını düşünen biri, karşısındaki kişiyi incitecek bir hakaret etmiş olabilir. Ancak yine de, tekrarlı bir şekilde gönderilen e-postalar, mesajlar ve çevrimiçi gönderiler nadiren rastlantısaldır.
Birçok çocuk zorbalığa uğradığını ebeveynlerine dahi bildirmekten çekindiği için kaç çocuğun bu duruma maruz kaldığını tespit etmek oldukça zor. Ancak, siber zorbalığın yaygınlığı ile ilgili son dönemde yapılan araştırmalar, yaklaşık olarak 4 ergenden 1’ininsiber zorbalığa maruz kaldığını ve 6 ergenden 1’inin de başkasına siber zorbalık yaptığını kabul ettiğini gösteriyor. Bazı çalışmalarda, ankete katılan ergenlerin yarısından fazlasısosyal ya da dijital medya üzerinden tacize uğradıklarını belirttiler.
Siber zorbalığın etkileri
Artık okul bahçeleri ya da sokak köşeleri ile sınırlı olmayan modern zorbalık, okulda olduğu gibi ev ortamında da meydana gelebilir, hem de 24 saat. Rahatsız edilen çocuklar durmaksızın üstlerine geliniyormuş gibi hissederek kaçış yolları olmadığını düşünebilirler. Çocuklar, bir telefona, bilgisayara ya da tablet dahil olmak üzere başka bir cihaza erişimleri olduğu sürece risk altındalar.
Şiddetli, uzun süreli ve sık tekrarlanan siber zorbalık, hem mağduru hem de zorbayı kaygı, depresyon ve strese bağlı diğer bozukluklar için daha fazla risk altında bırakabilir. Halkın yüksek oranda dikkatini çeken az sayıdaki vakada, bazı çocukların intihar ettiğini biliyoruz. Uzmanlar zorbalığa uğrayan – ve de zorbalığı yapan – çocukların intihar düşüncelerine sahip olma, intihar girişiminde bulunma ve intihar etme risklerinin daha yüksek olduğunu söylüyor.
Siber zorbalar için uygulanan cezalar arasında okuldan uzaklaştırma ve spor takımlarından atılma var. Bazı siber zorbalık türleri suç sayılıyor.
Siber zorbalık belirtileri
Siber zorbalığa uğrayan çocukların ve ergenlerin çoğu öğretmenlerine ya da ebeveynlerine bu durumdan bahsetmek istemezler. Bunun sebebi genelde, çevrelerinden utanmaları veya evdeki bilgisayar kullanım haklarının ellerinden alınacağı korkusudur. .
Siber zorbalık belirtileri değişiklik gösterebilir, ancak bunlardan bazıları şunlardır:
İnternet ve telefon kullanımı sırasında ya da sonrasında üzülmekDijital yaşam konusunda fazla gizli ve korumacı davranmakAile bireylerinden, arkadaşlardan ve aktivitelerden uzaklaşmakOkuldan veya grup toplantılarından kaçınmakOkul notlarının düşmesi ve evde öfkeli davranmakRuh hali, davranış, uyku ve iştahta değişimlerBilgisayar veya cep telefonu kullanmayı bırakmak istemekAnlık ileti, mesaj ya da e-posta geldiğinde gergin ve ürkek davranmakBilgisayar ya da cep telefonu ile ilgili konuşmalardan kaçınmakEbeveynler nasıl yardım edebilir?
Çocuğunuzun siber zorbalığa maruz kaldığını fark ederseniz, onu rahatlatmaya çalışın ve desteğinizi sunun. Çocukluğunuzda yaşladığınız herhangi bir zorbalık deneyiminizden bahsetmeniz daha az yalnız hissetmesini sağlayabilir.
Bu durumun çocuğunuzun hatası olmadığını, zorbalığın mağdurdan çok zorbanın kendisiyle alakalı olduğunu bilmesini sağlayın. Sizinle konuşarak doğru olanı yaptığı için çocuğunuzu övün. Ona yalnız olmadığını, birçok insanın hayatının bir noktasında zorbalığa uğradığını hatırlatın. Bu durumla birlikte başa çıkmak için elinizden gelen her şeyi yapacağınızı söyleyerek çocuğunuza güven verin.
Okuldan birine (müdür, rehber öğretmen ya da öğretmen) durumu anlatın. Birçok okul, siber zorbalık ile mücadele edecek protokollere sahip. Ancak, okula haber vermeden önce çocuğunuza bu planınızdan mutlaka bahsedin, böylece birlikte ikinizin de rahat hissedebileceği bir plan oluşturabilirsiniz.
Çocuğunuzu siber zorbalığa karşılık vermemesi için teşvik edin, çünkü bunu yapmak durumu kızıştırır ve daha kötü hale getirir. Ancak, tehdit içeren mesajları, fotoğrafları ve metinleri saklamayı ihmal etmeyin. Çünkü bunlar zorbalığı yapan kişinin ailesine, okuluna, işverenine hatta gerekli durumlarda polise bile delil olarak gösterilebilir. Gelecekte lazım olması durumunda kullanmak üzere bu içeriklerin ekran görüntüsünü ve çıktısını alabilirsiniz.
Siber zorbalığı önlemek için deneyebileceğiniz bazı yöntemler:
- Zorbayı engelleyin. Çoğu cihazda belli kişilerden gelen istenmeyen e-postaları, anlık iletileri veya mesajları engelleme özelliği mevcut.
- Teknoloji erişimini kısıtlayın. Onar için ne kadar acı verici olsa da, zorbalığa uğrayan çocukların çoğu yeni mesaj olup olmadığını kontrol etmek için internet sitelerine ya da telefonlarına bakma isteğine karşı koyamaz. Bilgisayarı evinizdeki ortak kullanım alanlarından birinde tutun (çocuk odasında bilgisayar bulunmasın) ve cep telefonu kullanımı ile çevrimiçi oyun oynama vakitlerine sınır koyun. Bazı cihazlar, belli saatlerde mesajlaşma servislerini kapatmanıza izin verir. Ve çoğu internet sitesi ve akıllı telefon, ebeveynlerin çocuklarının mesajlaşmalarına ve çevrimiçi hayatlarına erişmelerini sağlayan ebeveyn kontrol seçenekleri içerir.
- Çocuğunuzun çevrimiçi dünyasını bilin. Çocuğunuzla sosyal medya hesaplarında arkadaş olun ya da takipleşin, ancak bu hakkınızı onun profilinde yorum yaparak ya da fotoğraf paylaşarak suistimal etmeyin. Gönderilerini ve ziyaret ettiği siteleri kontrol edin, vaktini çevrimiçi olarak nasıl geçirdiğini öğrenin. Çocuğunuzla gizliliğin önemi hakkında konuşun ve kişisel bilgileri internette paylaşmanın – arkadaşlarıyla bile – neden kötü bir fikir olduğunu anlatın. Kesin olarak uygulayacağınız bir cep telefonu ve sosyal medya anlaşması oluşturun.
- Çocuğunuzu çevrimiçi ortamda güvende tutmanın yollarını öğrenin. Çocuğunuzun hesapları için güçlü parolalar oluşturmasını teşvik edin ve adresi ya da bulunduğu yerle ilgili bilgileri asla paylaşmamasını isteyin.
Eğer çocuğunuz da kabul ederse, çocuğunuz ve zorbaya aracılık etmesi için bir terapist ya da okul danışmanıyla görüşebilirsiniz.
Zorbalığı yapan kişi çocuğunuzsa ne yapabilirsiniz?
Kötü davranışlarda bulunan kişinin çocuğunuz olduğunu öğrenmek üzücü ve acı verici olabilir. Durumun kendiliğinden düzelmesini beklemeden sorunu en başından halletmeye çalışmak çok önemli.
Çocuğunuzla eylemleri ve eylemlerinin başka insanlar üzerindeki olumsuz etkileri hakkında kesin bir dille konuşun. Şakalaşmak ve alay etmek bir insana zararsız gibi gözükürken başka biri için zarar verici olabilir. Zorbalığın hiçbir türü kabul edilebilir değildir; devam ederse evde, okulda ve toplum içinde ciddi (ve bazen kalıcı) sonuçlara yol açabilir.
Cep telefonu ve bilgisayar kullanımının bir ayrıcalık olduğunu çocuğunuza hatırlatın. Bazı durumlarda davranış düzelene kadar bu cihazların kullanımını kısıtlamak yardımcı olabilir. Çocuğunuzun güvenlik sebepleri için bir telefona sahip olması gerektiğini düşünüyorsanız, telefonunun yalnızca acil durumlarda kullanılabilir olduğundan emin olun. Tüm cihazlarda ebeveyn kontrolü özelliğinin açık olmasını sağlayın.
Meselenin kaynağına ulaşmak için öğretmenlerle, rehberlik danışmanlarıyla ve diğer okul yetkilileri ile konuşmak çocuğu zorbalığa teşvik eden durumları belirlemeye yardımcı olabilir. Eğer çocuğunuz öfkesini kontrol etmekte zorlanıyorsa öfke, acı, hayal kırıklığı ve diğer güçlü duygularla sağlıklı bir şekilde başa çıkmasına nasıl yardım edeceğinizi öğrenmek için bir terapistle görüşün. Profesyonel danışmanlık ayrıca, çocuğunuzun özgüvenini ve sosyal becerilerini geliştirmesine yardımcı olabilir ve bu da zorbalık riskini azaltabilir.
Ve en önemlisi, çocuğunuza iyi bir örnek olmayı unutmayın. Çocuğunuzun dijital dünyanın faydalarını ve tehlikelerini kavramasına yardımcı olmak için olumlu internet alışkanlıkları sergileyin.
“Çocukların, aynı gerçek hayattaki iletişimde olduğu gibi çevrimiçinde diğer insanlarla etkileşim kurarken belirli bir ahlak anlayışı geliştirmesi gerekir. Bu onların daha fazla empati sahibi olmalarını sağlayacak ve siber suçlar ve siber zorbalığa bulaşma olasılığını azaltacaktır. Ayrıca erken yaşlardan itibaren bazı çevrimiçi etkinliklerle ilgilenmenin potansiyel tehlikelerini anlamaları da önemlidir.”
Siber zorbalık fiziksel şiddet içermiyor olsa da aşağıda açıklandığı üzere klasik zorbalıktan daha şiddetli olduğunu gösteren örnekler bulunuyor:
İsimsizdir. Siber zorbalık anonim çevrimiçi ayarlarda isimsiz kalabildiğinden zorbaların kimliklerini belirlemek ve sonuç olarak kimin sorumlu olduğunu kanıtlamak zordur. Bu durum ayrıca zorbaların verdikleri hasarla daha az bağlantılı olmalarına ve zorbalığı daha da ileri götürmelerine yol açabilir.
Kaçması zordur. Günümüzde birçok insan İnternet bağlantısına sahiptir ve teorik olarak çevrimiçinde depolanan küçük düşürücü olabilecek bilgilerin tümüne herkes erişim sağlayabilir.
Sürekli çevrimiçidir. Kurbanlar bilgisayarlar veya akıllı telefonlardan her zaman ve her yerden erişim sağlanabilir olduğundan siber zorbalıktan kaçması zordur.
Yüz yüze etkileşimden daha saldırgandır. Zorbalar ve kurbanları birbirlerini göremez. Dolayısıyla karşısındakinin yüz ifadelerini, jest, mimik ve davranışlarını da göremez. Zorbalar verdikleri zarardan uzaktadırlar ve bu nedenle diğerlerinin duyguları ve görüşleri hakkında daha düşüncesiz olurlar.
Günümüzde önemli bir sorun da ebeveynlerin çocuklarının maruz kaldığı siber zorbalığı nadiren fark etmeleri ve çocukların bu konuda konuşmaya isteksiz olması. Günümüzün toplumunda zorbalık, nedenleri ve taktikleri hakkında daha fazla bilgi edindikçe zorbalığı önlememiz kolaylaşacak.
Siber zorbalık iletişim teknolojilerini kullanarak bir birey veya gruba, özel ya da tüzel bir kişiliğe karşı yapılan teknik veya ilişkisel tarzda zarar verme davranışlarının tümü olarak tanımlanıyor.
Kısaca siber zorbalık bir ya da birden fazla kişinin elektronik iletişim araçlarını kullanmak suretiyle belirli bir zaman içerisinde ve sürekli olarak, kendisini savunma gücüne sahip olmayan bir kişiye yönelik gerçekleştirilen kasıtlı saldırgan davranışlardır.
Siber zorbalıkta öfke dolu kırıcı mesajlarla alay etme, sataşma, tehdit etme gibi davranışlar bu zorbalığa örnek gösterilirken sahte hesaplarla özel bilgileri ele geçirme ya da bunları yaymaya çalışmak gibi durumlarla da sıkça karşı karşıya kalınıyor.
Siber zorbalığın görülme biçimlerini; online kavga, zarar verme, iftira, başka kimliğe bürünme, başkasının bilgilerini internet ortamında izinsiz kullanma, dışlama, siber tehdit ve siber taciz olaral sıralayabiliriz.
Özellikle son dönemde ülkemizde adından oldukça bahsedilen bu kavram gelecek açısından da en büyük tehlike olarak durmaktadır.
SİBER ZORBALAR EN ÇOK ÇOCUKLARI ETKİLİYOR
Yapılan araştırmalar, siber zorbaların istismar ettiği yaş sınıfının genellikle 13 yaşın altındaki kişilerden oluştuğunu göstermektedir. Normalde sosyal medya platformlarında yaş sınırı olmasına rağmen birçok çocuk yaşını büyük göstererek internet ve sosyal medya dünyasıyla tanışmaktadır. Bu durum siber zorbaların elini kolaylaştırmaktadır. Sosyal medyanın hayatımızı kolaylaştıran veli nimetlerinin yanı sıra sahte hesaplarla açıp kendisini oldukça farklı profillerle tanıtıp yetişkin insanları kandıran bir durum söz konusuyken çocukların bu zorbalığa kalması olduk kolay olmaktadır.
SİBER ZORBALIĞA KARŞI ALINACAK ÖNLEMLER
Siber zorbalara karşı ailelere çok büyük iş düşmektedir. İşte ailelerin alabileceği belli başlı önlemler;
- Ailelerin siber zorbalara karşı çocuklarını korumalı ve sürekli gözetim altında tutmalıdır.
- Çocuklarının vücut mahremiyetini açıkça gösteren fotoğraflarını paylaşmaktan kaçınmalıdır.
- Çocuklarınızın sosyal medya kullanımını sınırlandırın.
- Kullandığı sosyal medya hesaplarını sürekli gözetim altında tutun.
- Çocuğunuza ait her bilgiyi sosyal medya platformlarından paylaşmayın
- Çocuğunuzla arkadaş olun.
- Ve son olarak onları sanatsal ve sportif faaliyetlere yönlendirin
HER 100 KİŞİDEN 41'İ MAĞDUR
Pew Research şirketinin hazırladığı Çevrimiçi Taciz 2017 raporu, 10 Amerikalı’dan 4’ünün şahsen en az bir tür çevrimiçi tacize uğradığını gözler önüne seriyor. Bu sonuç firmanın bu anketi en son gerçekleştirdiği 2014 yılına göre %14’lük bir artış olduğunu da gösteriyor.
Çevrimiçi kullanıcılar tarafından bildirilen taciz türleri aşağıdakileri içeriyor...
Çevrimiçi lakap takma (%27)
Birisini mahcup etme çabaları (%22)
Fiziksel tehditler (%10)
Sinsice takip – Stalklama (%7)
Sürekli olarak taciz (%7)
Cinsel taciz (%6)
Katılımcıların %41’i çevrimiçi zorbalığa davet edildiğini itiraf ederken, %18’i takip, cinsel taciz ve uzun süre taciz gibi “özellikle şiddetli taciz biçimleri” yaşadıklarını söylüyor.
Ankete katılan 4 bin 248 Amerikalı yetişkinin %66’sı, bu davranışların başkalarına yöneltildiğine “tanık” olduğunu belirtiyor. Bu davranışlar çok çeşitli çevrimiçi mekanlarda gerçekleşirken, Facebook, Instagram, Twitter ve Snapchat gibi sosyal medya platformları "çevrimiçi taciz için özellikle verimli bir zemin" olarak duruyor.
Bitdefender Türkiye Genel Müdürü Barbaros Akkoyunlu, sosyal medya platformlarının çevrimiçi taciz için verimli bir zemin oluşturması konusunda, “2016 internet kullanım oranlarına baktığımızda 3,4 milyarın üzerinde insanın internete bağlandığını ve bunun 2,3 milyarının sosyal medyayı aktif olarak kullandığını görüyoruz.
Türkiye’de ise internet bağlantısı olan 46 milyonun üzerinde kişi var ve 42 milyon kadarı da aktif olarak sosyal medyada. Bu rakamlara baktığımızda sosyal medya kullanımının internetin ne denli büyük bir kısmını kapladığını görebiliyoruz. Bu rakamların yüksek olması taciz olaylarının çoğunluğunun sosyal medyada gerçekleşmesini bir anlamda açıklıyor” diyor.
Araştırma, siber zorbaların genellikle kişisel veya fiziksel özellikleri hedef aldığını gösteriyor. Amerikalıların %14'ü, siyasi görüşleri nedeniyle çevrimiçi tacizin hedefi olduklarını söylüyor. Yaklaşık 10 kişiden 1’i, fiziksel görünüşlerine (%9), ırk veya etnik kökenlerine (%8) yada cinsiyetlerine (%8) dayalı lakaplarla adlandırılıyorlar. Belki de daha endişe verici olan bu insanlardan bazılarının onlara baskı yapan kişilerle olan yakın ilişkileri. Bazı katılımcıların açığa çıkarttığı gibi, eşi dostu, arkadaşları ve hatta aile üyelerini içeren deneyimler de oldukça sık duyuluyor.
Saldırgan lakaplar takma ya da birini utandırma çabası gibi bazı durumlarda bu deneyimler göz ardı edilebilir veya çevrimiçi hayatın sıkıntısı olarak omuz silkilebilir davranışlarla sınırlı kalıyor. Fakat Amerikalıların %18’i fiziksel tehdit, sürekli taciz, cinsel taciz veya takip gibi şiddetli çevrimiçi taciz biçimlerine maruz kalıyor.
Araştırma raporunda, doğrudan çevrimiçi taciz yaşayanlar için, bu karşılaşmaların, zihinsel ya da duygusal stresten, itibar kaybına ya da kişinin kişisel güvenliğinden korkmasına kadar değişen derin gerçek dünya sonuçlarına sahip olabileceği belirtiliyor.
Yazarını hedef alan ölüm tehditleri nedeniyle spam engelleme eklentisi WangGuard’ın son zamanlarda kapatılması bunun iyi bir örneklerinden biri. WangGuard'ın %99.9 tespit oranı yüzünden yıllardır “neredeyse her gün milyonlarca dolar kaybettirdiği için mafyadan ölüm tehditleri aldığını” söyleyen geliştiricisi José Conti sonunda ailesinin güvenliğinin spam önleme aracından daha önemli olduğuna karar vererek önemli bir gelir akışını kesip hizmetini durdurdu.
MAĞDUR OLMAYAN KİŞİLER DE ETKİLENİYOR
Çevrimiçi taciz sadece gerçek mağdurlar üzerinde değil, diğer taraftan görgü tanıkları üzerinde de derin bir etkiye sahip oluyor. Ankete göre Amerikalıların yaklaşık %27'si başkalarının tacizine tanık olduktan sonra çevrimiçi paylaşım yapma konusunda düşünmeye başlıyor. %13’ü ise bu tür eylemleri gözlemledikten sonra çevrimiçi servis kullanmayı tamamen durduruyor. Bir grup ise başkalarına yönelik küfürlü davranışlara tanık olduklarında müdahale etmeyi seçiyor. Tam olarak %30, başkalarına uygulanan zulümleri durdurmaya çalışmak için düzenli olarak adım attıklarını söylüyor.
ANONİMLİK, ÇEVRİMİÇİ TACİZİN YAYILMASINA NEDEN OLUYOR
Kullanıcılar interneti giderek anonimliği kolaylaştıran bir yer olarak görüyorlar. Çevrimiçi yetişkinlerin %86'sı internetin insanlara çevrimdışı gerçeklerden çok daha fazla anonim olmalarına imkan sağladığını hissediyor. Bu sonuç, Pew Research tarafından 2014 yılında yapılan araştırmasında bunu söyleyen %62'den kayda değer bir artışı temsil ediyor. Çevrimiçi anonim olma yeteneği sıklıkla çevrimiçi taciz meselesiyle bağlantılı oluyor. İnternet üzerinden taciz edilenlerin yaklaşık yarısı (%54), en son olaylarında bir yabancı ve/veya gerçek kimliğini bilmeyenlerin yer aldığını belirtiyor. Daha geniş anlamda, Amerikalıların %89'u, çevrimiçi olarak anonim yazabilme yeteneğinin insanların birbirine karşı acımasız yada tacizci olmalarına olanak sunduğunu söylüyor.
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(2)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $3.39+) -
BUY THIS BOOK
(from $3.39+) - DOWNLOAD
- LIKE (2)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE(2)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!