
CODING IN ALL EDUCATIONAL CONTEXT
07-11/10/2019
PARIS MOBILITY


LOUVRE MÜZESİ
Dünyanın en önemli ve en ünlü müzelerinden olan Louvre Müzesi, 35 bini aşkın heykel, resim, Antik Yunan, Mısır ve İslam objeleriyle ziyaretçini ağırlıyor. Mona Lisa gibi Avrupa sanat tarihine yön veren birçok değerli eserin yer aldığı müze, 1200’lerde inşa edilerek, ilk restorasyonu on altıncı yüzyılın ortalarında yapılmış bir yapı.
1. Restorasyon sonrası Kraliyet Binası olarak hizmet vermeye hazır hale gelen bina, 1793’te müzeye dönüştürülmüş. 1980’lerde “Büyük Projeler” kapsamında müzeye eklenen yirmi bir metre yüksekliğindeki Cam Piramit, sonraki yıllarda pek çok ödül almış. Her gün binlerce insan ziyaret ettiği müzede, tablolar, heykeller ve antikaların yanı sıra Mona Lisa, Venus de Milo gibi ünlü eserler de görülebilir.
Yüksekliği 320 metre olan ve 1930’a kadar dünyanın en yüksek yapısı olan Eyfel Kulesi, Paris ile özdeşleşen bir simge. Bilmeyen yoktur sanırım. 1889’da düzenlenen EXPO Fuarı için Gustave Eiffel’in tasarladığı kule, Sein Nehrinin kıyısında Champ de Mars’ta bulunuyor.

EIFFEL KULESİ
Asansör veya merdivenle zirveye çıkma imkânı bulunan Eiffel Kulesinden Paris’i kuşbakışı seyretmek bir Paris gezisi klişesi. Yukarıdan Paris manzarasını, nehri ve köprüleri fotoğraflamak için ideal bir yer. Yılda 7 milyon ziyaretçi ile dünyanın en çok ziyaret edilen anıtının giriş ücreti ise kulenin ikinci katına kadar merdivenle çıkmak 7, asansörle çıkmak ise 11. Eğer en yukarı kata çıkmak istenirse 17 ödemek gerekiyor.
Eyfel Kulesi’nin son derece görkemli görülebileceği yerlerden biri Trocadero Meydanı. Gün doğumu veya gün batımı en güzel etkileyici manzarayı görebileceğiniz saatler.

CHAMPS ELYSEES
Her Parislinin ve kenti ziyarete gelen turistin yaptığı gibi siz de, Place De La Concord’dan başlayıp Şanzelize’ye (Avenue des Champs-Élysées) doğru gibi yürüyün. Yolda şık dükkânların vitrinlerine, insanların canlılığına bakın. Oradan şehrin en meşhur alışveriş caddeleri olan Rue De Rivoli, Saint-Honore ve hemen paralelinde bulunan Avenue Montaigne’e geçin.
Ardından Rue Montorgueil’i görün ve hemen Marais’in dışında kalan en zarif Paris bölgesine doğru yürüyün.
Şanzelize Caddesi’nin doğu çıkışında bulunan Concorde Meydanı, Paris’in en ünlü meydanı. Her açıdan güzel bir manzaraya sahip meydanda Fransız Kral Louis XVI, Marie Antoinette ve diğer birçok kişi giyotin ile idam edilmişler.
Tuileries ve Şanzelize arasında bulunan, sekiz hektarlık bir alan üzerine kurulu meydanın dört bir tarafında Fransa’nın Bordeaux, Brest, Lille, Nantes, Rouen, Strasbourg ve Marsilya şehirlerini temsil eden heykeller bulunuyor. Paris’in en güzel yerlerinden biri olan Yakınlarında Şanzelize Caddesi, Zafer Takı, Louvre Müzesi ve Tuileries Bahçeleri yer alıyor.

CONCORDE MEYDANI
Paris’te insan yoğunluğunun hiç azalmadığı noktalardan biri olan Montmartre, bir tepe üzerindeki semtin ismi. Montmarte, sanatın, sanatçıların ve pek çok sanatsal akımın doğduğu tarihi bir semt. Tepede kurulan beyaz kubbeli bazilikadan Paris manzarasını izleyen yüzlerce insan, aynı zamanda dar sokaklardaki sanat atölyelerindeki sanatçılarla tanışıp, sanat eserlerine yakından bakma şansına kavuşuyor.
Picasso, Van Gogh gibi isimlerin de bir dönem çalıştığı bu bölge çok sayıda kafe, butik pastane ve restorana ev sahipliği yapıyor. Arnavut kaldırımlı ara sokaklarında yarım gününüzü geçirseniz de sıkılmayacağınız bir yer. Küçük, şirin alışveriş sokağı Rue de L’Olive, Martin Luther King Parkı, Sacre Coeur, Paris’teki en eski kemerli çarşılardan Passage Jouffroy görmeniz gereken yerler arasında.
MONTMARTRE

Paris’in en ünlü kiliselerinden biri olan ve “kutsanmış kalp” anlamına gelen Sacre Coeur Montmarte’nin yokuşlu bir tepesinde yer alıyor. Kubbeleri nedeniyle camiye de benzetilen kilise, içindeki muhteşem freskler, vitraylar, heykel ve tablolarıyla ünlü. Kilisenin yanındaki ara sokaklardan biraz daha yukarı çıktığınızda ulaşabileceğiniz Ressamlar Tepesi (Place du Tertre), dünyanın birçok yerinden gelen ressamların ve sanatçıların bulunduğu bir merkez. Gün batımında merdivenlerine oturup şehir manzarasını izleyin.
SACRE COEUR

Paris’i güney ve kuzey olmak üzere ikiye bölen Seine Nehri, 1991’de çevresi dünya mirası listesine alınmış bir bölge. Kıyıları zarif parklarla ve sayısız tarihi kalıntılarla çevrili olan nehrin, etrafında her biri ayrı özellikler taşıyan köprüler de bulunuyor.
Paris’in en çok ziyaret edilen yerlerinin başında Seine Nehri üzerindeki Arceveche köprüsünün Quartier Latin ayağının üzerindeki mütevazı demir korkuluklar da turistlerin gözde yerleri arasına girmeyi başarmış bir yer. Burayı farklı kılan korkuluklar üzerinde aşıklar tarafından asılan kilitler.
SEINE NEHRİ

Aşıkların kilit asıp anahtarını Seine Nehri’ne attığı korkuluk özellikle genç çiftlerin ilgisini çekiyor. Paris aşıklar kenti olduğunu düşünen birçok sevgili bu geleneği yerine getirmek için Paris’e gelip mutlaka üzerien yazdıkları isim ve kazıdıkları sembol kalp resimleri olan kilitleri asıyorlar.


Jardins du Luxemburg
Günümüzde Fransız senatosu olarak kullanılan ve Lüksemburg Bahçeleri olarak bilinen Jardins du Luxemburg, on yedinci yüzyılda Lüksemburg Sarayı olarak hizmet veren bir yapı. Yemyeşil bitki örtüsü, çiçekleri, çakıl taşları ve tarihi isimlerin heykelleriyle bezeli bu bahçede çok sayıda meyve ağacı da bulunuyor.
Seine Nehri’nin solundaki eski tren garında yer alan Orsay Müzesi, 1800’lere ait zengin resim, heykel ve fotoğraf koleksiyonuyla kentin Lourve’dan sonraki en önemli müzesi. İnşası 1900’de tamamlanan tren garı olan müze binası, 1939’dan sonra istasyonların uzun trenler için uygun olmamasından dolayı ulaşıma kapanarak 1986’da müze haline getirilmiş. Lille Caddesi’nde yer alan müzeyi, her yıl iki milyondan fazla turist ziyaret ediyor.
ORSAY MÜZESİ

OPERA BİNASI


Charles Garnier tarafından İkinci İmparatorluk döneminde tasarlanan Opera Garnier, 1875’te Üçüncü Cumhuriyetin ilk günlerinde tamamlandı. Opera, 450 kişilik bir oyuncu kadrosunu taşıyabilen sahnesi ile dünyanın en büyük operası özelliğini taşıyor.
Yeraltında yapay bir göl meydana getiren bir yeraltı nehrinin üzerine inşa edilmiş olması Opera’nın bir diğer önemli özelliği. Gaston Leroux tarafından yaratılan Operadaki Hayalet’in (The Phantom of the Opera) hâlâ aşağılarda bir yerde dolaştığı söylenir. Opera Paris’i gezerken kaçırmamanız gereken mekanlardan biri.
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors
PARIS MOBILITY

YILDIZ KARA

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $4.39+) -
BUY THIS BOOK
(from $4.39+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!