
Dünya'daki tek bebek müzesini yapısında taşıyan, her mevsimi kendine göre kapsamlarıyla barındıran tarihi bir köy. Burada eski bir medresenin yanında birbirinden güzel tarih ve geçmişe sahip birçok kilise de bulunuyor.
MUSTAFAPAŞA KÖYÜ

Olmazsa olmaz güzelliğiyle Asmalı Konak da bu eserlerin arasında. Bu tarihi yere 7.sınıftayken okul değişikliğim yüzünden gelmiştim. Buranın adını çoğu zaman duymama rağmen hayatımda ilk defa okulum sayesinde buraya gelmiştim. Geldiğim günden itibaren Mustafapaşa'daki insanlar sanki daha önce buraya çok kez gelmişim gibi iyi ve hoşgörülü davrandılar. Oradaki insanlar bu kadar içten ve samimi olmasaydı belki de okula bu kadar kolay alışamayacaktım.

Bir gün sosyal bilgiler dersi sayesinde röportaj için Asmalı Konağa gittim. Dışının oymalı yapısını incelerken hayretler içindeydim. Bu kadar zaman geçmişti ve yapı hala büyüleyiciydi. Bu yapıyı incelerken iyi ki bu röportaj için seçilmişim diye düşündüm. Kiliseleri gezerken bu kiliselerin yapıldığı zamandaki el işçiliğini düşünerek o zamanki mimariyi çok merak ettim. Bir de Mehmet Şakirpaşa Medresesi'nin oyma işçiliği beni hayretler içinde bırakmıştı.

Hepsi çok eski tarihlere dayanmalarına rağmen nasıl bu kadar gelişmiş eserlerdi anlayamamıştım. Kısacası Mustafapaşa’daki kültür ve din farkları ayrımcılık oluşturmak yerine kültür birleşimi mükemmel eserler oluşturmuştur Nevşehir'deki nüfus burada yaşıyor, ama tam anlamıyla tarihini bilmiyor. Yaşadığımız yeri tanımalı, özelliklerini ve taşıdığı anlamları bilmeliyiz.
ELİF BİLGEN

ÜRGÜP
Evden çıktığımızda hava daha aydınlanmamıştı. O gün mutlu olmam için harika iki sebebim vardı: birisi yurtdışından gelen uzun zamandır görmediğim kuzenlerimin yanımda olması, diğeri ise Ürgüp'te yapılacak olan ilk uluslararası balon festivali...

Ürgüp'e sabah 6 civarlarında festival yerine geldiğimizde çok şaşırmıştım. Bu kadar kalabalık olacağını sanmıyordum.Daha sonra öğrendiğimde bu festivale Nevşehir halkı ile 11 ülke katılmış. Kapadokya'yı ziyaret eden turistlere yönelik turlarda kullanılan sıcak hava balonları ve festival için yurt dışından getirilen figürlü balonlar ile müzik eşliğinde ışık gösterileri yapıldı. O sabah güneş doğarken havadaki balonlarla Kapadokya'da tam bir görsel şölen yaşandı. Festivalin ilk günü balon şöleninin ardından Ürgüp Belediyesi Halk Oyunları Ekibi ve Gürcistan Halk Dansları topluluğunun gösterisiyle daha sonra konserler ile tamamlandı.
7 Temmuz akşamına kadar her gün çeşitli programlar yapıldı. 4 gün boyunca unutamayacağımız harika fotoğraflar çektik. Ben bu festivalin kuzenlerim gibi tüm turistler için ilçemizin tanıtımına katkı sağladığını düşünüyorum. Kuzenlerim bu festivalden oldukça hoşnut kaldılar. Ama Ürgüp sadece sıcak hava balonlarından ibaret değil. Bunların yanında
pek çok doğal güzelliği var.
Bu yüzden bende onlara Üç
Güzelleri göstermeye karar
verdim.

Ertesi gün öğleden sonra ilçe merkezine beş dakikalık mesafede bir seyirlik tepesinde bulunan iki büyük, bir küçük peribacasından oluşan Üç Güzellere gittik. Olmazsa olmaz fotoğraflarımızı çektikten sonra onları hediyelik eşya satan minik ama oldukça şirin bir dükkana götürdüm. Oradan harika parçalar satın aldık.

Yolumuzun üstünde bir at çiftliğine rastladık. Ben o an kendime çok şaşırmıştım. Bir zamanlar "Güzel Atlar Diyarı" diye anılan bu muhteşem
şehirde nasıl olurda onları bir
at çiftliğine götürüp vadileri gezdirmezdim?
Bugün yorgun olduğumuzdan dolayı yarın içinde at çiftliğine gitmek için sözleştik. Akşam üzeri hemen eve gitmedik çünkü çok açtık bende onları ilçenin merkezinde bulunan harika testi kebabı yapan bildiğim bir restorana götürdüm. Kuzenlerim testi kebabına bayıldılar. Daha sonra eve gittik ve dinlendik hemen uyuduk çünkü yarın bizi harika bir gün bekliyordu… Sabah kalktık hızlı bir şekilde kahvaltımızı yaptık. Hemen arabaya atladık ve bir at çiftliğine gittik. Küçük kuzenim biraz telaşlıydı. Çünkü daha önce ata hiç binmemiş ve oldukça da korkuyordu. Ben onu bu at kazaları hakkındaki endişelerini yıkmaya çalıştım.
Çünkü bizim at eğitmenlerimiz işlerine gösterdikleri özenden dolayı at biniciliği hakkında eğer hiç tecrübeniz yoksa bile sizlere uygulamalı olarak kısa bir eğitim verirler.Kuzenimin içi rahatlamıştı. Artık tura hazırdık. İlk gittiğimiz vadi Göreme ‘deki Aşıklar Vadisiydi. Kuzenlerime
hemen Aşıklar
Vadisi’nin efsanesini
anlatmaya başladım:

Bir gün iki aile arasında geçen bir kavga olmuştur. Bu kavganın ardından ise köy resmen ikiye ayrılmıştır. Sürekli kavga savaş derken köy ikiye ayrılmış. Köyler ayrıldığı için bu köylerin gençleri birbirleri ile hiç konuşmazmış. Ancak bu duruma isyan eden iki köylü iki genci tanıştırıp aradaki husumeti bitirmek ister . Bu iki genç ise birbirine aşık olurlar. Köy halkına yayılan bu aşk, iki köyü birbirine daha da düşman eder. Her ne kadar bu iki genci ayırmak isteseler de aşklarının önüne geçemeyeceklerini anlarlar ve onları evlendirirler.Gel zaman git zaman bu iki gencin bir de çocukları olur. Ancak iki ayrı köydeki savaşı bitiremeyen ahali oğlanı öldürür.

Kız ise kocasının ölümüne dayanamayıp intihar eder. İki aşık gencin ölümünden sonra Allah’ın bu vadiye taş yağdırdığı konuşulur. Bu taşlar ise gençlerin kavuşmasını istemeyen herkesi öldürür.Böyle bir aşkın peşinden doğan hikayenin de geçtiği yere ancak ”Aşıklar Vadisi” denilebilir. Böylece bu muazzam şehir birde aşk efsanelerine konu olmuştur. Kuzenlerim bu efsaneye bayıldılar. Böylece bu günüde her anımızı fotoğraflar ile ölümsüzleştirmiş olduk. Bu harika şehirde kısa zaman içerisinde birlikte bir sürü güzel anı bıraktığımız için mutluyduk.
Günler o kadar hızlı geçti ki kuzenlerim yarın gidiyor hepimiz bir yandan üzülüyor bir yandan da üzülmemek için bir teselli arıyor çünkü şuanda elimde o kadar güzel fotoğraflar var ki albüme yerleştirip tekrar tekrar bakıyorum ve bu fotoğrafların yanına seneye yenileri eklenecek. O kadar şanslıyım ki bu dağı, taşı, ovası, misafirperver insanları ile güzel şehirim beni bir an için bile mahcup etmedi ve misafirlerimi güzel bir şekilde ağırlayabildim ve en önemlisi ise onlar oldukça memnun kaldılar.
SENA AYDIN
GÖREME AÇIK HAVA MÜZESİ
Bugün neredeyse her kaya bloğunun oyularak ibadet, yaşam ve öğreti alanlarına dönüştürüldüğü, her alanında kutsallığın sanatla birleştiği müzeye gittim. Müzeden sonra anladım ki her insan tarihini ve geçmişini bilmeli.

Orda birçok kilise ,şapeli,
yemekhane ,manastır
bulunuyor ve hepsi de çok
ilgi çekici. Kilisede işlenen
konular İncil ve Hz. İsa'nın
hayatından alınmıştır.
Bu kiliselerin içindeki resimlerden de anlaşılabilir. Kiliselerin içine girince çok şaşırdım çünkü taşlar sanki el ile yapılmamış makine ile yapılmış gibi bu yüzden her insanın şaşırmasını normal karşıladım. Kiliselerin içindeki boyama teknikleri ise yapıldığı döneme göre farklılıklar gösteriyor. Vadide yaşamın başladığı İlk Hristiyanlık dönemindeki geometrik desenli boyamalar, daha geç tarihlerde yerini dinsel içerikli boyamalara bırakıyor.
Çoğunlukla Hazreti İsa’nın ve İncil’in hikayelerini anlatan freskler ise, hala o dönemlerin kokusu geçmemiş, renklerinin feri sönmemiş, ‘bir zamanlar bizler de yaşadık’ diyen enerjisi tükenmemiş halde bizi karşıladı. Gerçekten çok eski olmasına rağmen hâlâ çok güzel ve yeni duruyor.
Gitmek isteyenler bence hemen gitmeli . Ben kendime çok kızdım bu eşsiz yerde yaşamama rağmen geç gittiğime pişmanım…
AZRA DURU

ÜÇ GÜZELLER
Bugün Nevşehir’in Ürgüp ilçesindeki ‘Üç Güzeller’olarak anılan efsaneleşmiş peribacalarına gittim.Orada 3 tane iç içe geçmiş peribacası vardı.
Efsaneye göre Kapadokya’da kralın kızı olan prenses bir çobana aşık olur .Ancak Kral kızının bir çoban ile evlenmesini istemez.Bu çoban ve prensesin bir çocuğu olur.Bunu duyan Kral askerlerine prenses,çoban ve çocuğu öldürmelerini emreder.Bu efsaneye göre artık kaçması imkansız olan prenses;çoban ve çocuğu için Allah’a bir mucize olması için yalvarır.Prensesin sesi Allah tarafından duyulmuştur.Böylece Allah onları birer taşa çevirmiştir.

Efsanede en önde duranın çoban,arada duranın çocuk,en arkada duranın ise prenses olduğuna inanılır.
Bu efsaneyi öğrenince taşların ne anlama geldiğini anladım.Burası Nevşehir’in en çok bilinen ve en çok ziyaret edilen turistik yerlerinden biridir.Özellikle akşamları insanlar buraya çok gelir çünkü akşamları buradaki merdivenlerin ve peribacalarının çevresinin aydınlatılması için ışıklar kullanılır.Bu ışıklar kamerada hoş görüntüler bıraktığı için insanlar buraya gelip efsaneyi öğrenmek ve fotoğraf çekinmeyi ister.
Üç güzeller peribacasının çevresinde hediyelik eşya satılan ve bir şeyler yiyebileceğiniz bir mekan vardır.Üç güzeller için gelen insanlar buraya da uğrayıp sevdikleri için hediyelik eşya bakıp,karınlarını doyurup Nevşehir gezilerine devam etmektedirler.

BEYZA İREM ORAL
Nevşehir Kızılçukur Vadisi
Kızılçukur Vadisi'nde Harika Bir Günüm
Sevgili Günlük ;
Bugün Kızılçukur Vadisi'nde güzel bir gün geçirdim. Annem, babam, kuzenlerim, halam, eniştem ve kardeşlerim ile birlikte gittik. Öncesinde Salkım Tepesi'ne gittik. Daha sonra Kızılçukur Vadisi'ne geldik ve burası mükemmel bir yerdi. Salıncaklar ve fotoğraf çekinebilmek için kurulan harika düzenekler var. Hepsinde olabildiğince fotoğraf çekinmeye çalıştım. Hepimiz toplu fotoğraflar çekindik.

Arabadan indiğimizde bir turist kafilesi ile karşılaştık ve onlarla konuşmaya çalıştık. Bize çok garip bakıyorlardı galiba dilimizi bilmedikleri için çünkü biz bir şeyler söyleyip gülüyorduk. :)
Biz fotoğraf çekinirken turistlere özel Nevşehir'e ait üzüm şarabı patlattılar. Az kalsın halamın üstüne patlatıyorlardı. Kardeşim olanlara çok garip bakıyordu sebebini bilmiyorum. :) En sonunda babam dedi ki bizim çayımız vardı dedi annem de babamı onaylayıp evde yapıp termosa koyduğu sıcacık ve enfes olan çayı alıp oradaki bir kafenin çimenlik alanına oturduk. Ve harika güneşin tadını çıkardık. İyi ki gitmişim dedim. Kızılçukur Vadisi'ne neden böyle dediklerini gidince öğrendim. Çünkü her yer kızılımsı bir renkteydi. Öğrendiğim bir bilgiye göre ikindi vakitlerinde rengi daha belirgin oluyormuş. Gitmenizi şiddetle tavsiye ederim özellikle ikindi saatlerinde.
SUDENAZ KAYA

Kaymaklı Yeraltı Şehri
Bugün bize gelen misafirlerimizle birlikte Kaymaklı yeraltı şehrini gezdik. Kale dediğimiz küçük tepenin altında bulunan yeraltı şehrimiz, Kapadokya da bulunan yaklaşık 36 yeraltı şehrinin en büyüğüdür. En derini ise isminden de anlaşılacağı üzere Derinkuyu da bulunuyor. Kaymaklı yeraltı şehri 8 katlı olup sadece 4 katı ziyaretçiye açıktır. Bu beni çok fazla şaşırtan bir şeydi. O zamanın teknolojisi ile yerin 8 kat altına gidebilmek oldukça zor olmalı. Burayı gezdirmek benim için yorucuydu. Kapadokya’daki en büyük yeraltı şehri olmasına rağmen bazı yerler aşırı dar ve oralardan tek sıra halinde geçmek zorundaydık.
Merdivenler biraz dik. Işıklandırma olmasına rağmen bazı yerler cidden ürkütücüydü, özellikle havalandırma boşluğu ve odanın içinde bulunan küçük odacıklar. Gayet güzel bir gündü. Günün sonunda yorulmamıza rağmen güneşin batışını kaleden izlemek zevkliydi tüm Kaymaklı gözümüzün önündeydi ve bu cidden çok hoş bir görüntü oluşturmuştu. Yakın bir vakitte ise yeni tanıştığım arkadaşlarım ile burayı gezmek, hediyelik eşya satan yerlerden hediyeler almak ve tabi ki kaymak ısmarlamak isterim...
EDA NUR YILAN
NEVŞEHİR KALESİ
Bugün yine okula erken gelmiştim, kulaklığımı kulağıma taktım ve pencere kenarındaki sıraya oturdum, Bizim sınıfın penceresinden Nevşehir Kalesini görebiliyordum. Kaleyi her gün görmeme rağmen bugün daha da çok dikkatimi çekmişti. Acaba orada ne vardı? Aklıma koymuştum ve orayı ziyaret etmeye karar vermiştim. Hafta sonu benim için en uygun zaman olurdu ama tek başıma gitmek istemiyordum. Bu yüzden arkadaşımı da çağırdım. Nevşehir Kalesi Selçuklular döneminde, Bağdat’a giden kervan yolunun korunması amacıyla inşa edildiğini öğrendim.
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(3)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $10.39+) -
BUY THIS BOOK
(from $10.39+) - DOWNLOAD
- LIKE (3)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE(3)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!