Öğrencilerimiz, projemiz içerisinde yer alan aşağıda ki sekiz Mesnevi hikayesini okudular.
1- Ece maoal - Acılar sevgiyle tatlılaşır.
2- Ali maoal - Kuşun Üç öğüdü
3- B.Sinem İ. maoal - Dil Bilginiyle Gemici
4- Emir Can maoal - Aslan-Tavşan
5- Esma Nur maoal - Mecnun ve Devesi
6- M.Berat maoal - Çobanın Duası
7- Hayat maoal - Zıt Görüşler
8- Melisa maoal - Dostun Hediyesi

ACILAR SEVGİYLE TATLILAŞIR
Lokman, işinde becerikli, sadık ve sevilen bir köleydi. Efendisi ona oğullarından daha çok güvenirdi. Çünkü o, görünüşte köleydi ama nefsinin efendisiydi. Efendisi, ondaki bu olgunluğun farkındaydı.
Lokman’ı azat etmek için uygun bir fırsat kolluyordu. Efendinin önüne yemek geldiğinde, Lokman’ı çağırır, önce onun yemesini isterdi. Onup yiyip içtiklerini zevkle yer, yemediklerine elini sürmezdi.
Bir gün, efendiye bir kavun hediye getirdiler. Her zaman olduğu gibi Lokman’ı çağırttı.
Kavundan bir dilim kesip Lokman’a uzattı. Lokman, ikram edilen kavunu iştahla yedi.
Efendi bir dilim daha verdi. Lokman, aynı şekilde onu da yiyip bitirdi. Efendi Lokman’ın kavunu iştahla yediğini görünce, çok sevdiğini düşünerek, bir dilim kalasıya kadar hepsini ikram etti.
Son kalan dilimi ağzına götürüp bir lokma alınca, kavunun tadının zehir gibi olduğunu farketti.Kavunun acılığından gözünden ateş çıktı, boğazı yandı, dili kabardı.
Ağzındaki acılık gittikten sonra, Lokman’a, "Böyle acı kavunu nasıl iştahla yedin?" diye sordu.
Lokman, "Efendim! Bugüne kadar sizin birçok güzel ikramınıza nail oldum. Acı olduğunu bilmeyerek verdiğiniz bu ikramı, geri çevirmekten utandım. Ayrıca size olan sevgim, kavunun acılığını bana hissettirmedi."


KUŞUN ÜÇ ÖĞÜDÜ
Bir zavallı kuş tuzağa düşmüş, hile ile yakalanmıştı. Kuş kendisini yakalayan avcıya,
"Ey efendi, sen hayatında birçok defa koyun ve sığır yemişsin, pek çok kere de develer kurban etmişsindir. Sen onların etleriyle bile doymamışken benimle hiç doymazsın. Beni serbest bırakırsan sana üç öğüt veririm. Bu üç öğütten birincisini senin elinde iken, ikincisini şu çatının üzerinde, üçüncüsünü de şu ağacın üzerine konduğumda söyleyeceğim. Sen bu üç öğüdü işitmekten inan bana çok mutlu olacaksın."
Avcı merakından kuşun teklifini kabul etti. Kuşu kafesten çıkardı ve henüz elindeyken, kuş ilk öğüdünü söyledi :
"Olmayacak sözü kim söylerse söylesin inanma."
Öğüt hoşuna gidince devamını işitmek için avcı kuşu bıraktı. O da uçup evin çatısına kondu ve ikinci öğüdünü söyledi.
"Elinden kaçmış bir fırsat için üzülme."
Kuş ikinci öğüdünü verdikten sonra uçup ağacın dalına kondu ve üçüncü öğüdünü söylemeden önce, "karnımda 10 dirhem ağırlığında çok kıymetli bir inci vardı. O inci, seni de çoluk çocuğunu da zengin ederdi. Ne yazık ki kısmetin değilmiş" dedi.
Avcı, kuşun bu söylediklerini duyunca hamile kadının doğururken bağırması gibi feryat edip bağırmaya başladı.
Kuş;
"Ben sana sakın elinden kaçan bir şeye üzülme demedim mi? Madem ki elinden inci gitti, ne diye dövünüp duruyorsun? Sana verdiğim öğütleri anlamadın mı? Ben sana olmayacak bir şeyi kim söylerse söylesin inanma demiştim. Benim bütün ağırlığım üç dirhem gelmez. Karnımda nasıl 10 dirhemlik inci olabilir?" Bu sözler üzerine adam biraz kendine gelir gibi oldu.
"Peki şimdi üçüncü öğüdünü söyle bakalım" dedi.
Kuş, ”Sana verdiğim iki öğüdü sanki tuttun da, benden üçüncü öğüdü istiyorsun. Uykuya dalmış bir kişiye öğüt vermek, çorak yere tohum ekmekten farksızdır. Aptallık ve cahillik yırtığı yama tutmaz diyerek" uçup gitti...



DİL BİLGİNİYLE GEMİCİ
Kendini beğenmiş bir dil bilgini gemi ile seyahat ediyordu. Yolda gemiciye sordu: "hiç dil bilgisi okudun mu?"
Gemici, "hayır, okumadım" dedi.
Dil bilgini, "ömrünün yarısı boşa geçmiş" cevabını verdi.
Gemici, dil bilgininin bu davranışından rahatsız oldu ama sesini çıkarmadı. Kızdığını belli etmedi.Bir zaman sonra, denizde fırtına çıktı. Rüzgar gemiyi dalgaların üzerinde bir girdaba doğru sürüklüyordu.Dalgalarla boğuşan gemicinin, gözü dil bilginine takıldı.
Gemici yüksek sesle sordu: "hocam yüzme bilir misiniz?"
Dil bilgini korku içerisinde büzüldüğü yerden cevap verdi: ''hoş sözlü, güzel gemici bilmiyorum.''
Gemici; "Yazık, ömrünün tamamı gitti. Çünkü, gemi bu girdaptan kurtulamaz, batar"...

ASLAN -TAVŞAN
Güzel bir vadideki av hayvanları aslanın korkusundan ıstırap içindeydiler. Toplanıp bir araya geldiler, "varalım aslana teklif edelim, onun günlük yiyeceğini gönderelim. O da bizi avlamaktan vazgeçsin." dediler.
Aslanın huzuruna gidip durumu söylediler. Aslan, "Eğer hile yapmayacağınıza, sözünüzde duracağınıza emin olsam buna razı olurum. Fakat ben size güvenmiyorum, onun için de kendi rızkımı kendim arayacağım, avlanmaya devam edeceğim." dedi.
Hayvanlar aslanın huzurunda sözler verip yeminler ettiler, bin bir diller dökerek aslanı sonunda razı ettiler. Her gün kura çekiliyordu kime isabet ederse, o, aslana kendi ayağıyla gidip teslim oluyor, diğerleri de böylece rahat ediyordu.
Tilki, geyik, çakal derken sıra tavşana geldi.
Tavşana sıra gelince de tavşan yan çizmeye, "Bu zulüm daha ne kadar sürecek." demeye başladı.
Diğer hayvanlar toplanıp, "Yapma etme, bu kadar zamandır sözümüzde durduk, yeminimizi tuttuk. Eğer sen bunu bozarsan aslan hepimizi perişan eder." dediler. Tavşan, “Siz merak etmeyin ben aslana öyle bir oyun oynayacağım ki ebediyen ondan kurtulacağız. Yeter ki siz bana güvenin.” dedi.
Diğer hayvanlar tavşanın ne yapacağını aslana nasıl bir oyun oynayacağını merak edip öğrenmek için çok çalıştılar. Fakat tavşan onlara sırrını söylemedi.
Bir hayli geciktikten sonra aslanın huzuruna vardı. Aslan acıkmış, hayvanların sözlerini tutmadıklarını, anlaşmayı bozduklarını düşünerek kızmış kükreyerek pençesiyle yeri kazıp duruyordu. Tavşanın yavaş yavaş geldiğini görünce iyice sinirlendi: "Bre neredesin neden geciktin..!" diye çıkıştı.
Tavşan: “Efendimiz eğer dinlemek lütfunda bulunursanız gecikmemin çok mühim bir sebebi var arz edeyim." dedi. Aslan daha da sinirlendi. "Ahmağın özrü kabahatinden büyük olur, nasıl bu kadar gecikirsin?" diye kükredi. Tavşan yumuşak yumuşak yalvararak aslanı mazeretini dinlemeye razı etti. Sonunda aslan, "söyle bakalım neden geciktin?" diyerek sordu.
Tavşan söze başladı:
"Efendim sabahın seher vakti yola çıktım, yanımda da benden daha şişman etli tam ağzınıza layık bir tavşan arkadaşım daha vardı. Yolda gelirken bir aslan yolumuzu kesti biz yalvardık yakardık ."Yapma biz efendimiz kralımızın yemeğiyiz. Ona gidiyoruz bizi yolumuzdan alıkoyup geciktirme." dedik, dinlemedi.
"Sizin padişah dediğiniz de kim oluyor o benim ayağımın tozu bile olamaz." diyerek size hakaretlerde bulundu. Arkadaşımı yakaladı ben de kaçarak izimi kaybettirip, gelene kadar zaman geçti, o yüzden geciktim." dedi.
Bunu duyan aslanın aklı başından gitti: "Çabuk beni o kendini bilmezin yanına götür." diye kükredi.
Tavşan önde, aslan arkada bir hayli zaman yürüdüler. Büyük ve derin bir kuyuya yaklaştıklarında tavşan geri kalmaya başladı.
Bunu gören aslan iyice sinirlendi, "neden geride kalıyorsun, ilerle yanıma gel." diye emretti.
Tavşan, "yüce sultanım o zalim aslan şu ilerdeki kuyuda yaşıyor korkumdan yürüyemiyorum ayaklarım tutmaz oldu." dedi. Bunu duyan asla, tavşana, “ben senin yanındayım korkma, yürü bak bakalım o kendini bilmez orada mı?” dedi. Tavşan: “Ben bir kere onun zulmünü gördüm onun için korkumdan gözümü açıp oraya bakamam. Ancak beni kucağınıza alırsanız bakabilirim.” dedi.
Bunun üzerine aslan Tavşanı kucağına alıp kuyunun başına gitti.
Bakınca ne görsün heybetli bir aslan kucağında şişman bir tavşanla kuyunun dibinde durmuyor mu.. Aslan bütün gücüyle kükreyerek elindeki tavşanı bir kenara fırlatıp kuyuya atladı. Boğulup gitti. Suda görünen aksini başka biri, gerçek bir aslan sanmıştı. Böylece tavşanın tuzağına düşen aslanın zulmünden bütün hayvanlar kurtulmuş oldu.


- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors


- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(2)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) - DOWNLOAD
- LIKE (2)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE(2)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!