YAZAR:UTKU ABAY

Umut 10 yaşında 5. sınıf öğrencisidir.
Babası, annesi ve ablası ile birlikte yaşamaktadır.
Umutun babası matbaada çalışmaktadır.
Annesi okul öncesi çocuklarının servis rehberliğini yapmaktadır. Ablası 9. sınıf öğrencisidir.
Umut okulunu,öğretmenlerini,arkadaşlarını çok seven bütün derslerinde başarılı bir çocuktur.Umut herkese karşı saygılı ve kibar davranır.
Bu davranışları sayesinde öğretmenleri ve arkadaşları tarafındanda çok sevilir.
Umut bir cuma sabahı her gün kalktığı saatte yine uyanmıştır,elini yüzünü yıkayıp, okul formasını giyip,kahvaltısını yapıp okula gitmek için hazırlanır. Annesi babası ve ablası umuttan çok önce evden çıkarlar. Evden en son çıkan Umut'tur.
Umut okula apartmandaki arkadaşlarıyla birlikte gider. Arkadaşları ile birlikte sohbet ederek okula gitmek onu çok eğlendirir.Umut için sıradan bir okul günüdür.İlk ders zili çalar ve derse girerler. Cuma günü ilk ders Umut'un en çok sevdiği derslerden biri olan ingilizcedir.Umut ilkokul döneminden itibaren ingilizce dersini çok sever.
İngilizce öğretmenleri derse girer. Öğretmenleri çocuklara bir açıklama yapacağını söyler.
Öğretmen:
-Çocuklar bugün size hastalıklardan koruma yollarını anlatacağım. En çok dikkat etmemiz gereken şeyler ellerimizi sabunla sık sık yıkamak, kolonya ve dezenfektan kullanmak,
öksürürken ve hapşururken ağzımızı bir peçeteyle kapatmak bu hem bizim hemde etrafımızdaki insanların sağlığı için çok önemli unsurlardır deyip konuşmasını bitirdi.Bu konuşmanın ardından teneffüs zili çaldı.
Umut ve arkadaşları öğretmenin konuşmasından bir sorun olduğunu anlamışlardı. Umut arkadaşlarına bakarak bir fikri olduğunu söyler ve söze başlar.
Umut:
-Arkadaşlar sanırım bir hastalık var ve öğretmenimiz bizi bu hastalığa karşı bilgilendiriyor bizde elimizden geldiği kadarıyla dikkatli olalım.
Arkadaşlarıda Umut'un bu fikrine katılmışlardır.
Gün boyu bütün derslere giriş ve çıkışlarda sürekli ellerini yıkarlar.
Gün içindeki okuma dersinde öğretmenleri sınıfa geldiğinde çocuklara bir açıklama yapacağını söyledi.
Umut ve arkadaşları öğretmeninin ne söyleceğini çok merak ediyorlardı. Bütün sınıf dikkatlice öğretmenlerini dinlemeye başladılar.
Öğretmenleri açıklama yapmaya başladı.
Öğretmen:
-Çocuklar tüm dünyada bulunan salgın bir hastalık var ve maalesef bu hastalık bizim ülkemizede gelmiş bulunmaktadır.
Bu sebepten dolayı okulumuza bir müddet ara vermek zorundayız.
Çocuklar bu durumu öğrenince çok üzüldüler. Dersler bitip eve gitme zamanı geldiğinde okul müdürüde bir açıklama yaparak öğretmenin dediklerini teyit etti.
Umut bu duruma çok üzüldü eve döndüğünde annesi Umut'a neden üzgün olduğunu sordu.
Anne:
-Umut ne oldu oğlum, neden bu kadar üzgünsün? Umut:
-Anneciğim bugün öğretmenimiz ve müdürümüz bize bir hastalıktan bahsetti bu hastalık yüzünden okulumuza bir müddet ara verildi.
Sen bu hastalığın ne olduğunu biliyormusun?
Anne:
-Evet oğlum biliyorum ama bunda endişe edicek korkucak birşey yok.
Bizler bir müddet tedbirli olucaz.
Evimizde kalıp ihtiyacımız olmadığı taktirde evden çıkmayacağız.
Ellerimizi yıkayıp temizliğimize,yediklerimize dikkat edicez.
Kalabalık ortamlarda bulunmayacağız.
Bu bütün dünyanın ve bizim ülkemizinde içinde bulunduğu bir hastalık.
Bu hastalıkta dikkat etmesi gerekenler daha çok yaşı ilerlemiş olan büyüklerimiz bu yüzden bir müddet anneanneni,babaanneni ve dedeni görmeye gidemeyeceğiz bu süreç içinde telefonla görüşmelerimizi yapacağız.
Umut ve annesi konuşurken Umut'un babası ve ablasıda eve dönüp konuşmaya dahil oldular.
Umut'un babasıda işyerinden bu hastalık sebebi ile izine ayrılmıştı.
Artık evlerinde babası,annesi ve ablasıyla birlikte zaman geçireceklerdi.
Okulların ara verilmesi bu hastalık ve bütün aileninevde olması Umut'u biraz tedirgin etmişti. Daha önce hiç karşılaşmadığı bir durumdu. Evden hiç çıkmamak okula gidememek arkadaşlarını,öğretmenlerini ve diğer aile üyelerini göremeyecek olması onu çok üzmüştü.
Ama bir taraftanda mutluydu,çünkü ailesiyle daha çok vakit geçirebilecekti. Örneğin sabahları hep birlikte kahvaltı edebileceklerdi. Umut'u sabahları tek başına kahvaltı etmek çok üzüyordu. Sadece pazar sabahları birlikte kahvaltı edebiliyorlardı.
Şimdi ise her sabah güzel bir kahvaltı onları bekliyordu.Üstelik eğitim sadece okulda olmazdı tabiki evdede eğitimine ve bilmediklerini öğrenmeye devam edebilirdi. Derslerini,ödevlerini evdede yapabilirdi.Öylede oldu. Umut ve aile bireyleri hep birlikte güzel vakit geçirebilecekleri bir program hazırladılar kendilerine.
Bu programda tabikide ilk başta gelen sabahları hep birlikte yapılan güzel bir kahvaltı. Kahvaltı masasını hazırlarken Umut annesine yardım ediyordu.Tabiki kahvaltı bittikten sonra toplamayada yardımcı oluyordu.
Birde en çok sevdiği annesiyle birlikte mutfakta browni kurabiye yapmak. Umut kurabiyeleri çok severdi ama en çok browni kurabiye severdi, artık sık sık yapmaya başlamışlardı. Umut ve annesi mutfakta birlikte çok güzel zaman geçiriyorlardı.
Umut birde annesiyle birlikte akşamları uyumadan önce kitap okumayı çok severdi.
Umut ilk okumayı öğrendiğinden beri her gece uyumadan bir saat önce annesiyle birlikte kitap okurdu.
Umut bazen annesine ingilizce kitaplar okurdu ama annesi ingilizce bilmiyordu Umut'ta annesine çeviri yapıp türkçesinide anlatırdı. Bu durum onları çok güldürürdü. Hep büyüklermi küçüklere birşeyler öğretir? Bazende küçükler büyüklere öğretir.
Umut babasınla evde kaldığı günlerde satranç oynamayı öğretmeye çalıştı ama bu konuda pek başarılı olamadı.Umut pes etmedi ilk günler babası yenilsede ilerleyen günlerde oynamayı öğrendi ve aralarında satranç turnuvaları yapmaya başladılar.
Umut'un gün içinde belli saatlerde yapması gereken ödevleri vardı her gün hiç eksiksiz bunları yapardı. Okula gitmesede evde eğitim devam ediyordu bu Umut için farklı bir deneyimdi sanki okul eve gelmişti.
Her gün öğretmenleri ile ders saatleri vardı bu saatlerde derse katılır çok güzel zaman geçirirdi. Evde teneffüs saatleri bile vardı. Teneffüslerde okul kantini yerine mutfağa annesinin yanına giderdi kantinden alacaklarını annesinden alırdı. Sonra yine diğer derse girerdi.
Umut için ev tam bir okul olmuştu.Evde okulun öğlen yemek saatide vardı tabiki yine kantin yerine evin mutfağına gidiyordu. Umut annesinin yaptığı mis gibi ev yemeklerinden yiyordu. Yemek saatinden sonra öğlenden sonraki derslerine devam ediyordu.
Akşam saatlerine dersler bitmiş oluyor ve biraz oyun ve dinlenme vakti geliyordu bu saatlerde ise tabletle oynayarak zaman geçiyordu. Akşam yemeğinden sonra mısır patlatıp ailecek sinema geceleri düzenlemeye başladılar. Her gece farklı filmler izlemek çok güzeldi.
Film izledikten sonra yine ailesiyle birlikte zeka oyunları oynuyorlardı. Oynadıkları zeka oyunlarını bir ödül üzerine oynarlardı bu oyunları daha eğlenceli hale getirirdi. Bazen grup olarak bazende bireysel olarak oynuyorlardı.
Grup olduklarında Umut annesiyle birlikte olurdu ablasıda babasıyla tabikide oyunları hep Umut ve annesi kazanırdı. Oyun kazanıp ödül almak onu çok mutlu ederdi. Ödüller bazen dondurma bazen çikolata bazende tatlı olurdu. Tabiki kazanılan ödüller yine ailecek hep birlikte yenilirdi.
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(4)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $9.79+) -
BUY THIS BOOK
(from $9.79+) - DOWNLOAD
- LIKE (4)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE(4)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!