
Benim adım Jale 12 yaşındayım ve ortaokul 7.sınıfa gidiyorum. Kitap okumayı, müzik dinlemeyi, dans etmeyi, gezmeyi, resim yapmayı çok seviyorum.
Her yıl okulumuzda 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı büyük bir coşkuyla kutlanır. Okulumuzdaki bütün öğrenciler şiirler, şarkılar ve danslar hazırlarlar bizi öğretmenlerimiz ve ailemiz mutlulukla izlerler.
Geçen sene kutladığımız 23 Nisan benim için çok farklı ve özeldi. Öğretmenimiz 23 Nisan’dan önceki yaptığımız son provadan sonra herkes gitmek için hazırlanırken öğretmenimiz;
- 1 dakika çocuklar size müthiş bir sürprizim var! Dedi.
Hepimiz olduğumuz yerde kaldık dikkatle ve heyecan içinde öğretmenimize bakıyorduk.
- Bu sene 23 Nisan’da okulumuza gösterilerimizi izlemek için Japonya’dan misafir öğrenciler olacak dedi.
Sınıfta büyük bir sessizlik oldu. Herkes şaşkındı. Kimse ne diyeceğini ne yapacağını bilemiyordu. Jale kalbinin sesinin kontrol etmeye çalışarak parmak kaldırdı:
- Öğretmenim Japonya’dan gelecek öğrenciler Türkçe biliyorlar mı? diye sordu.
Öğretmen gülümseyerek;
- Evet dedi.
Jale sanki sınıfın sesi olmuş gibiydi. Öğretmenin cevabından sonra herkes;
- Yaşasın! Diye bağırdı.
Jale eve gidince okulda geçenleri annesine büyük bir heyecan ve sevinçle anlattı. 23 Nisan gelene kadar hep “öğrencilerden biri ile arkadaş olabilecek miydi?” diye düşünüyordu. Günler geçti nihayet beklenen gün geldi. Jale gösterisine uygun kıyafetlerini giyerek okuldaki tören alanına sınıfının bulunduğu bölüme geçti ve meraklı gözlerle “yabancı birileri var mı?” diye baktı ama kimseyi görememişti.
Okul müdürü tören başlamadan önce kürsüye çıktı ve beklenen misafirlerimizi davet ederek onlar için özel olarak ayrılmış olan yerlere oturmalarını söyledi.
Gösterilerimiz çok güzel geçti. Japon misafirlerimiz bizi alkışlarla izlediler. Çok ama çok mutlu olmuştum.
Tören bitiminde okulumuzun spor salonunda misafirlerimizi ağırlamak için çok şık masalar hazırlanmıştı. Jale büyük bir heyecanla kalabalığın içinde öğrencilerden biri ile tanışmayı bekliyordu. Ama oturdukları masalar çok uzaktaydı ve yanlarına gitmek çok zordu. Birden arkasından omzuna bir el dokundu.
- Merhaba ben Junko.
Jale’nin yüreği pırpır atıyordu günlerdir düşündüğü ve hayalini kurduğu andı.
- Ben de Jale. Çok memnun oldum.
Jale uzun uzun Junko ile Japonya hakkında konuştular. Jale, Junko anlattıkça Japonya’yı daha da çok merak etmişti. Keşke Junko ile birlikte Japonya’ya gidebilseydi. Günün sonunda tekrar tören alanında toplandık. Okul müdürümüz misafir öğrencilerimize geldikleri için çok teşekkür etti ve tüm okul alkışlarla onları uğurladık. Jale kurduğu kısa arkadaşlık için çok mutlu olmuştu ama burada bitmemeliydi. Bir şeyler yapmalıydı.
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!