Ormanlar milli servetlerimizdir. Çocuklarımıza "orman bilincini" aşılamak bizlerden çok onların geleceği için önemlidir. Bu hikaye kitabında ormanları korumanın önemi basit de olsa içinden çıkabilecek birsürü anlamla anlatılmaya çalışılmıştır.Unutmamalıyız ki ağaçlar hepimizin kökleridir. Onlara yaptıklarımız bizlere ceza olarak dönebilir.





Sabahın erken saatlerinde canı sıkılıp evden çıkan Ahmet başlamış yürümeye. Başlamış başlamasına da nereye gidip ne yapacak hiç bilmiyormuş. Biraz yürüyüş yapar dönerim diye düşünmüş. Ama işler hiç de düşündüğü gibi olmamış.








































Doğayı çok seven ahmet aradan zaman geçmeden doğanın güzelliklerine kendini kaptırmış. Bir o ormana gitmiş, bir bu. Dağlara çıkmış nerede su sesi duysa o tarafa koşmuş.












Doğa o kadar güzelmiş ki Ahmet'in aklını başından almaya yetmiş... Bir süre sonra Ahmet'in aklı başına gelmiş ve etrafına bakınmaya başlamış. Ormanda o kadar çok ağaç varmış ki nerede olduğunu bir türlü anlayamamış.










Ahmet etrafını iyi görebilmek için bir ağacın başına çıkmış. Etrafta o kadar çok ağaç varmış ki Ahmet ağaçtan başka hiçbir şey göremiyormuş. Korkmaya başlamış burası hiç onların köylerinin ormanlarına hiç benzemiyormuş. Güneş de yavaş yavaş gökyüzünden kaybolmaya başlamış.



















Güneş batmış, karanlık olmuş artık. Ahmet üşümemek için bir ateş yakmış ve yanına oturmuş. Gece hayvanların sesini duymaya başlayan Ahmet korku içinde uyumuş. Sabah uyanır uyanmaz yola koyulmuş. Ama yaktığı ateşi söndürmeyi unutmuş. Yolda "küçük bi ateşten orman mı yanar" diye kendisini motive etmiş.















Az gitmiş, uz gitmiş, dağları bayırları geçmiş sonunda yeşilliklerin içinde çok güzel bir köye varmış. Ama burası Ahmet'in köyü değilmiş. Ahmet en azından köylülerden yardım isterim düşüncesiyle heyacanla köye doğru yürümüş.
































Köyde bir gariplik varmış. Herkesin boyu nedense çok kısa ve Ahmet'e korku dolu gözlerle bakıyorlarmış. Ahmet kime gittiyse kimse onunla konuşmuyormuş. Onu gören herkes kaçıyor, saklanmaya çalışıyormuş. Ahmet buna çok şaşırmış. Kendi kendine düşünmeye başlamış.


Genç oğlan
Ne kadar uğraşsa da kimse Ahmet ile konuşmayınca Ahmet'de tekrar yola koyulmaya karar vermiş. Tam köyden ayrılırken arkasınadan köyün büyüklerinden olan Çetin dede seslenmiş. Ahmet çok heyacanlanmış. Bu köyde duyduğu ilk insan sesiymiş. Koşarak Çetin dedenin yanına gitmiş.


Çetin dedeye neden onunla konuşmadıklarını ve boylarının neden çok kısa olduğunu soran Ahmet aldığı cevaplar karşısında çok üzülmüş. Çetin dede Ahmet'e o köye gelmeden önce ormanda büyük bir yangın çıktığını ve orman cininin de bu yüzden onları cezalandırdığını söylemiş.











Git buradan!!
Git buradan!!
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $6.19+) -
BUY THIS BOOK
(from $6.19+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!