Bu hikaye Hasan'ı ve Özgür yılkı atlarını anlatmak için yazılmıştır.Her şey hayal ürünüdür.



YILKILAR
Koştu, koştu, koştu. Nefesi boğazını yakar olmuştu. Oysa ne kadar istese o kadar koşabilir sanıyordu. Hele Kızılyele’yi izlerken Onun rüzgârla yarışır koşusunu gördükçe, yanında koşmayı hayal ediyordu. Kızılyele’yi dört yaşından beri tanıyordu. Kış gelince ondan ayrı kalmak hiç normal gelmiyordu Hasan’a.
Hasan Anadolu’nun uzak bir köyünde yaşayan; geçen ay on bir yaşını doldurmuş bir çocuktu. Bu yıl kasabadaki ortaokullardan birine başlamıştı. Sabahları gün aydınlanırken kalkar ve annesinin yaptığı sıcak ve lezzetli her şeyden güzel olan tandır ekmeğine sardığı çökeleği yedikten sonra yola çıkardı. Yolda iki arkadaşı daha ona katılıyordu. Önce akrabası da olan ve aynı soyadını taşıyan İhsan’la; sonra da İlyas’la buluşuyordu.
Havalar iyiyse yolda yürümek, arkadaşlarıyla konuşup gülüşmek oldukça eğlenceliydi. Soğuk ve yağışlı günleri ise düşünmek bile istemiyordu. Köyün çıkışına varmak çok zor oluyordu. Yola varınca çile bitmiyordu. Binecekleri minibüs komşu köyden geliyordu. Minibüs ağzına kadar dolu olurdu. Üstelik bazı günler tavuk, kuzu gibi hayvanlar da yolcular arasında yer alırdı.



Hasan en çok atları severdi. Ona göre atların duruşları hiçbir hayvanda yoktu. Hele Kızılyele’nin benzeri olamazdı. O ve arkadaşları kasabanın ortasındaki durakta minibüsten inerler ve bir süre daha yürüyüp okula varırlardı.
Hasan derslerde anlatılanları dinlemekten; yeni bilgiler öğrenmekten; kitaplardan çok zevk alıyordu. Ona göre kitapların eşsiz bir kokusu vardı. Kitap kokusu onu okula başladığı ilk güne kadar götürürdü. O çiçekleri solmuş kumaştan dikilmiş çantasını, içine koyduğu sarı sayfalı defterini ve babasının bir çakı ile açtığı kalemini hatırlıyordu. O gün ne kadar mutluysa, kitap kokusunu duyduğu an da o kadar mutlu oluyordu.
Türkçe öğretmeninin tüm sınıfa verdiği ödev Hasan’ı heyecanlandırdı. Çünkü ödev bir öykü yazmak üzerineydi. Konu ise kendi isteklerine ve hayal güçlerine kalmıştı. Hasan aynı gün içinde karar verdi. Kızılyele’yi yazacaktı. Çünkü Kızılyele ve arkadaşları büyük haksızlıklar yaşıyorlardı Hasan’a göre.
Ertesi hafta öğretmen Hasan’ın öyküsünü sınıfta okumaya başladı:
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors
Yazmak konuşmanın sessiz olanıdır.

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(2)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) - DOWNLOAD
- LIKE (2)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE(2)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!