Toplum ve birey sağlığını korumak, kaliteli ve sağlıklı bir yaşam sürmek, temizlik ve hijyen kurallarına uymakla mümkündür. Eğitimin asli görevlerinden olan sağlıklı nesiller yetiştirmek, bu alışkanlıkların kazanılması, temizlik ve sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için alınması gereken temizlik önlemi olan hijyen uygulamalarının doğru şekilde verilmesine bağlıdır.
Bu kapsamda BEYAZ ELDİVENLER PROJESİ ile kişisel temizliğine ve çevre temizliğine önem veren bilinçli, sağlıklı nesillerin yetişmesini sağlamak amaçlanmıştır.




PROJE LOGOSU

PROJE AFİŞİ
MERT VE ARKADAŞLARININ KORONA GÜNLÜĞÜ
Mert salgın hastalık döneminden beri arkadaşlarıyla görüşemiyordu. Okullar kapandıktan sonra ailesiyle birlikte büyükannesinin yanına Şırnak'taki köylerine gelmişlerdi.

Bu sürede, ailesiyle bol bol vakit geçiren Mert artık okulunu, öğretmenlerini ve arkadaşlarını çok özlemişti.




Bazen geceleri rüyasında arkadaşlarını, öğretmenlerini ve okulunu görüyordu.

Mert artık her akşam televizyonlarda aynı şeyleri duyuyordu. Herkes, salgın hastalık döneminde temizliğin ne kadar önemli olduğunu anlatıyordu.












Anlatılan her şeyin farkında olan Mert zaten bunları biliyordu. Okulda öğretmenleri, veliler ve arkadaşlarıyla yürüttükleri projede bunları öğrenmişlerdi.





















Bir gün, tüm öğrenciler okulun bahçesini ve etrafını temizlemişlerdi. Herkes şaşkın bakışlarla onları izlemiş ve alkışlamıştı.
O gün hepsi çok şey öğrenmiş ve çok mutlu olmuşlardı.



Mert, yine bir gün bahçede oynarken birden telefonun sesini duydu. Arayan Mersin'deki çok yakın arkadaşı Ceren'di.

Mert Ceren'i çok özlemişti. Sevinçle telefon sesine doğru hızla içeri koştu.







Ceren ve Mert birbirlerine özlemlerini dile getirdiler. Birbirlerini canlı derslerde gördükleri için şanslılardı belki ama el ele tutuşup oyun oynamayı, öğretmenlerinden söz almak için parmak kaldırmayı bile çok özlemişlerdi.
















Ceren, Mert'in şanslı olduğunu,
bahçeli doğayla iç içe bir yerde olduğunu, kendisinin apartman
dairesinde çok sıkıldığını dile getirdi.















Ceren; bugünü arkadaşlarını aramaya ayırdığını ve Mert'le görüştükten sonra Iğdır'da olan arkadaşı Hakan'ı arayacağını söyledi.

Hakan bahçe işlerinde babasına yardım ederken annesi proje arkadaşı Ceren'in telefonda olduğunu söyledi. Babasından izin alan Hakan sevinçle telefona koştu..





Hakan Ceren'e bu salgın sürecinde sürekli evde kaldığını ve aslında evin de çok eğlenceli olduğunu söyledi. Hakan evde kaldığı süreçte anne-babasına çok yardım ettiğinden bahsetti.




Ayrıca Hakan, bu projeye iyi ki katıldıklarını çok güzel arkadaşlıklar kurup çok şey öğrendiğini söyledi.
Güzel bir sohbetten sonra Ceren, Şırnak'taki diğer proje arkadaşı Göktürk'ü arayacağını söyleyip telefonu kapattı.






















Göktürk mutfakta annesinin yaptığı lezzetli kekten bir dilim yemeyi beklerken telefon sesi geldi içeriden. Telefonu Göktürk'ün ablası açmıştı ve arkadaşı Ceren'in aradığını söylerek telefonu Göktürk'e getirdi.








Ceren ile Göktürk telefonda sohbete başladılar. Okulu, arkadaşlarını ve öğretmenlerini çok özlediklerinden söz ettiler. Ceren Şırnak' a daha önce hiç gitmemişti, orayı merak ediyordu. Göktürk'ten biraz bahsetmesini istedi.

Göktürk, Şırnak ilinin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde Irak ve Suriye ülkelerinin sınır kısmında yer aldığını, 6 tane ilçesinin olduğunu, dağlık bir il olduğunu, karasal iklim görüldüğünü, özellikle yazları kavurucu bir sıcakla mücadele ettiklerini anlattı. Memleketini her şeyiyle çok sevdiğini fakat son günlerde onu bazı şeylerin çok üzdüğünü söyledi.




Ceren endişelendi, arkadaşını neyin üzdüğünü merak etti ve sordu.
Göktürk Şırnak' ta insanların karantina süreci kurallarına yeterince uymadıklarını, tüm uyarılara rağmen hem kendilerini hem de diğer çevrelerindeki insanları riske attıklarını söyledi. Okulda yer aldıkları projede temizlik konusunun hayatımızdaki önemini çok iyi öğrenmişti. Televizyondan yapılan uyarılardan da temizliğin şimdi çok daha önemli olduğunu anlıyordu.




Ceren Göktürk' e hak verdi, o da içinde bulundukları durumun ciddiyetini anlamıştı, her yerde uyarılar vardı. Ceren bu durumun Şırnak' a özgü olmadığını, iki gün önce görüntülü konuştukları Edirne'de olan arkadaşları Eda'nın da benzer bir durumdan bahsettiğini paylaştı.
















Eda da Edirne'nin küçük bir ilçesi olan Meriç Küplü beldesinde yaşıyordu.Bu hastalığın tüm insanları daha çok temiz olmaya yönelttiğini biliyordu.Okulda yaptıkları projede temiz olmanın öncelikle kişiye güven ve mutluluk verdiğini, bu kurallara uyulmadığında pek çok hastalığın ortaya çıkacağını biliyordu.

Eda hem yakın arkadaşları hem de proje arkadaşları olan Kerem ve Eymen ile çocuklar için izin verilen günde köpekleri ile oynuyorlardı. Eymen eve gidince hemen banyo yapmalıyız, çok kirlendik, dedi. Sağlıklı yaşamanın temeli kişisel temizlikle başlar, bu hastalık günlerinde buna çok dikkat etmeli ve birbirimize çok yaklaşmamalıyız, dedi. Eymen 'nin amcası Afyonkarahisar'da doktordu ve onu çok özlemişti.







Amcası virüs hastaları ile ilgilendiği için 2 aydır onu göremiyordu ama onun söylediklerini yapmaya çalışıyordu.Temiz olmadan hijyenden, hijyen olmadan da sağlıklı yaşamdan bahsedilemezdi. Eymen eve gidince hemen Afyonkarahisar'daki kuzeni Ege'yi aradı.



Eymen, Ege'yi aradığında oradaki durumu merak etti. Ege burada da tedbirlere uyulmadığını Afyonkarahisar'da çok fazla yurt dışından gelen kişi olduğunu, babasını bile uzaktan gördüğünü söyledi. Ek olarak, havaların hala ısınmadığını belirtti.
Ege, ancak bizim yaşadığımız Çay ilçesinde hiç vaka olmadığını buna rağmen, kısıtlamalara uyduğunu söyledi.Ayrıca Ege " Biliyorsundur, bizim ev bahçeli kazlar, ördekler var. Bu arada vişneler oldu, umarım en kısa zamanda bu durumlar biter de gelir yersiniz, diyerek telefonu kapattı. Aklına bir zamanlar komşu oldukları Yiğit geldi. Şırnak'ta oturuyorlarmış şimdi. Onu aramaya karar verdi.



Yİğit ile babası o gün tarlalarının bakımı için köye gitmişlerdi. Evet, köyde kimseler olmadığı için orda kendini daha iyi hissediyordu. Aynı zamanda köyde şebeke çekmediği için telefonu aramalara kapanmıştı.
Şehirdeki vakalar ve insanların biraz dikkat etmemeleri Yiğit'i tedirgin ettiği için babasına: Babacım acaba köye mi taşınsak ? diye sordu.
Ancak babası tedirgin olmaması gerektiğini ve yine aynı düzene gireceklerini, mahallede yine top oynayabileceğini söyleyerek rahatlamasını sağladı. Ardından Yiğit'in babası, köydeki işlerini bitirerek eve gitmeleri gerektiğini söyledi.
Eve geldiklerinde telefonunu şarja taktı. Gelen arama bildirimi arkadaşı Ege'ye aitti. Buna çok sevinmişti. Çünkü Ege eski komşu ve hep mahallede top oynardığı arkadaşı idi. Arayıp hasret giderdikten sonra çok mutlu olan Yiğit: Bu dönemde dostlarımızı, arkadaşlarımızı sormak çok güzel bir şey, dedi ve ekledi;
Bugün çok yoruldum ama eve gelince arkadaşımla konuşmak bana çok iyi geldi. Ben de yarın Giresun'daki arkadaşım Lina'yı arıyacağım. Onu ve ailesini de çok merak ediyordum zaten ama şuan uyumam gerek.
Lina güne erken başlamıştı. Ailesiyle birlikte fındık bahçesine giderek bahçe altı otlarını ayıklayacaklardı. Giresun'da yaz ayı denilince fındık hasatı yapılırdı.





Merhaba Yiğit, nasılsın? Teşekkür ederim ben de çok iyiyim. Araman beni çok mutlu etti. Ben mi? İnanmayacaksın, bahçede çalışıyorum.... Senin de bayramın kutlu olsun, ailene selamlar.
Bahçede çalışırlarken arkadaşı Yiğit aradı. Bu Lina'yı çok mutlu etmişti.
Evet bugün bayramdı. Fiziksel olarak birbirimizden biraz ayrı kaldığımız bu günlerde bayram gibi insanları yakınlaştıran, birleştiren zamanların kıymetini bilmek gerekiyordu. Lina da bunun bilincindeydi ve hemen Şırnak'taki çok sevdiği arkadaşı Zeynep'i aramak istedi.






-Alo, alo Zeynep, nasılsın sevgili arkadaşım. Seni çok ama çok özledim.
-İyiyim, canım arkadaşım, sesini duyduğuma çok sevindim.





Lina Zeynep'i aramadan önce, ülkemizin farklı şehirlerinde bulunan birçok arkadaşından aldığı bilgileri Zeynep ile paylaştı.

Zeynep ülkemizde yaşanılan Koronavirüs salgını sebebiyle tüm arkadaşalarının endişe içinde olduğunu bir kez daha anladı.
Zeynep tüm arkadaşlarının endişe için olmasını doğal karşılıyordu. Ona göre gerekli tedbirler alındıktan sonra ülkemiz salgından kolaylıkla kurtulabilirdi.
Salgın sürecinde dikkat edilmesi gereken noktaların, temizlik ve hijyene dikkat etme, temizliğin sadece el ve yüz yıkamadan ibaret olmadığının farkına varma, temizlik ve hijyenin hayatımızın her bölümünde etkin olduğunun bilincine varma olduğunu gördük.
Daha iyi bir hayat yaşayabilmek için daha çok temizlik ve hijyeni önemsemeliyiz.
TEMİZLİK VE HİJYENE ÖNEM VERELİM
ESKİ MUTLU VE SAĞLIKLI
GÜNLERİMİZE GERİ DÖNELİM

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $7.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $7.99+) - DOWNLOAD
- LIKE (1)
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem
"BEYAZ ELDİVENLER PROJESİ"
ORTAK ÜRÜN ÇALIŞMASIDIR.

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!