
Bu e-kitap "Sanatın Yüzü" adlı eTwinning projesi ortak okulları tarafından oluşturulmuştur.

1.TAKIM
- Irmak....Şehit Altuğ Pek Anadolu Lisesi /
- Sevgi....Şehit Altuğ Pek Anadolu Lisesi
- Çağla...15 Temmuz Şehitleri Anadolu Lisesi
- Emine....R.Mmmdov adına 5 N-li tam orta mktb
- Ayşenur.. Nalan Kaynak Anadolu Lisesi/Hanife Kaya
- İrem ... Nalan Kaynak Anadolu Lisesi/Nuray Gönül
Öğretmen
Gülsüm Şanlı
Muğla Şehit Altuğ Pek Anadolu Lisesi

SÜRREALİZM


Sürrealizm Sanat Akımı, Gerçeküstücülük 1920’lerin başında başlayan kültürel bir harekettir ve en iyi görsel sanat eserleri ve yazıları ile tanınır. Amaç “rüya ve gerçeklik arasındaki çelişkili koşulları gidermek oldu. Sanatçılar, fotoğraf hassasiyetle sinir bozucu, mantıksız sahneleri boyalı bilinçsiz kendini ifade için, gündelik nesneler ve gelişmiş boyama teknikleri garip yaratıklar yarattı.
Sürrealist çalışmalar sürpriz olarak, beklenmedik bitişiklikler ve tutarsızlıktadır. Ancak, pek çok sürrealist sanatçı ve yazar eserleri bir objeden önce felsefi hareketin ifadesi olarak görmektedir.
Sürrealizm Sanat Akımı, Gerçeküstücülük

1. Salvador Dali (1904 – 1989)
Salvador Dali 11 Mayıs 1904’de Figueras’ın (İspanya’nın Kuzeyinde Pirienelere yakın bir kasaba) bir köyünde doğdu. 6 yaşındayken menenjitten ölen erkek kardeşinden 3 sene sonra dünyaya gelmişti. 1973 de şöyle yazacaktı:
‘Doğar doğmaz tapınılan bir ölünün ayak izlerinden yürümeye başladım. Beni severken hala onu seviyorlardı aslında. Belki de benden çok onu.. Babamın sevgisinin bu sınırları yaşamımın ilk günlerinde itibaren çok büyük bir yara oldu benim için.’
2. René Magritte (1898 – 1967)
Gerçeküstü resmin en önemli temsilcileri arasında yer alan René Magritte, Belçika’da doğdu. Brüksel Güzel Sanatlar Okulu’nda eğitim gören sanatçı, bir süre kübizm ve fütürizmden etkilendi. Sanatçı bütün yapıtlarında yaşamın gizemi ve dünyanın anlamsızlığı üstüne metafizik bir sorgulamaya girişir.
SÜRREALİST RESSAMLAR

3. Paul Delvaux (1897 – 1994
Müzik, yabancı dil, edebiyat konusunda kendini geliştiren Delvaux’nun en büyük tutkusu Jules Verne kitapları ve bu kitaplardaki fantastik illüstrasyonlar olmuştu. Belçika Güzel Sanatlar Akademisi’nde okudu. Tıbbi bir fuarda gördüğü iskeletler ve mekanik Venüs heykeli onu etkiledi ve resimlerinde nü kadınlar ve iskeletler kullanmaya başladı. Resimlerinde çıplak kadın ve tren figürleri konusunda takıntılıdır diyebiliriz. Delvaux’nun için duygusal sürrealist diyebiliriz.
4. Max Ernst (1891 – 1976)
Max Ernst, Alman ressam, heykeltraş, grafik sanatçısı ve şair, Dadaizmin ve gerçeküstücülüğün en önemli temsilcilerinden sayılır. Sürekli olarak işlediği orman, av ve kuş konularıyla birlikte kozmik bir boyut kazanan, düş ile bilincin birbirine geçtiği tablolarında yeniden, bir araya getirilip eklenmiş ve tabloyla bütünleşen nesnelere yer verdi.

5. Joan Miró (1893 – 1983)
İspanyol sürrealist ressam Miró’nun eserleri ilk bakışta birer soyut resim gibi görünür. Lekeler, çizgiler, renkler ve desenler bir hikaye anlatmaz. Aslında sadece bir güzellik duygusu vermeyi hedeflemez. Çünkü o soyut görüntüye dikkatle baktığınızda Miró’nun hiç durmadan tekrar ettiği temel figürlerini görebilirsiniz: Kuşlar, kadınlar, yıldızlar, ay ve güneş Sürrealizm akımının kurucusu Andre Breton’a göre, Miró’nun resimleri, onlarınkinden bile daha sürrealistti. Resimlerinde kendi stili otururken, gittikçe çizgileri daha çocuksu, renkleri daha parlak oldu. Resimlerindeki renkleri, bir şairin şiir yazarken kullandığı kelimelere benzetiyordu. Onun resimleri fırça darbeleriyle doğuyordu, tıpkı şiirlerin kelimelerle doğması gibi, anlamı sonradan ortaya çıkıyordu. 1958’de UNESCO için iki duvar resmi yaptı. Sağlığında değeri bilinen, ödüller alan, onurlandırılan bir sanatçıdır.

Sürrealist Resimler
Sürrealist resimleri ayıran iki tarz ya da yöntem vardı. Salvador Dalí, Yves Tanguy ve René Magritte gibi isimler hipergerçekçi resimler yaptılar. Bu tarz resimlerde nesneler canlı detaylarla resmedilir ve üç boyutluluğun illüzyonu, bu nesnelerdeki rüyamsılığı vurgulardı. Bu çalışmalardaki renk, genellikle Dalí’de olduğu gibi doygun ya da Tanguy’da olduğu gibi tek renkli olurdu.








2.TAKIM
- Cennet....Muğla Şehit Altuğ Pek Anadolu Lisesi
- Helin....15 Temmuz Şehitleri Anadolu Lisesi
- Rumeysa...15 Temmuz Şehitleri Anadolu Lisesi
- Fatime.....R.Mmmdov adına 5 N-li tam orta mktb
- Sehat......Nalan Kaynak Anadolu Lisesi
- Sıla........Nalan Kaynak Anadolu Lisesi
Öğretmen
Leyla Cinkara
15 Temmuz Şehitleri Anadolu Lisesi

EMPRESYONİZM
Empresyonizm (izlenimcilik), 19. yüzyılın ikinci yarısıyla 20. yüzyılın ilk çeyreğinde Fransa’da başlayan ve daha sonra diğer ülkelere yayılan resim sanatı akımına verilen addır. Bu akım, resim sanatında gerçek bir devrim olarak nitelendirilmiştir. Empresyonizm bir izlenimin uyardığı duyumların, duyulduğu biçimde üretildiği bir yöntemdi ve empresyonist sanatçı genellikle bilinen kurallara aldırmaksızın, kendi kişisel izlenimlerine göre nesneleri resmetmeyi amaçlıyordu.
EMPRESYONİST RESSAMLAR
1. Claude Monet (1840 – 1926)
1840’ta Paris’te doğan Claude Oscar Monet, bir bakkalın oğludur. 1845’te ailesi Le Havre’a taşınan Monet, burada okul eğitiminin yanı sıra çizim öğrenimini de yaptı. Çok gençken karikatüre meraklıydı, fakat 1858’den sonra gerçek ustası manzara ressamı Eugéne Boudin’in denetiminde açık havada resim yapmayı sevmeyi öğrendi. 1859’da Paris’e resim çalışmaya gitti. Bütün karşıt önerilere rağmen Monet çalışmalarını hem Charles Jacques’in atölyesinde, hem de Pissarro’yu tanıdığı Académie Suisse’de bağımsız olarak sürdürdü.
2. Pierre-Auguste Renoir (1841 – 1919)
Pierre-Auguste Renoir, Fransa’nın ince porselenleriyle bilinen Limoges şehrinde doğar. Renoir, henüz çocuk yaşlardayken ailesi Paris’e taşınır ve Louvre Müzesi’nin gölgesinde büyür.Louvre’da gördüğü ustaların resimlerini kopya ederek kendini geliştirmeye çalışır.Renoir, sanat hayatının daha ilk yıllarında Manet’den etkilenmiş, ancak Manet gibi doğa resimleri değil, insan betimlemeleri çiziyordu. Courbet’nin plastik ifade tarzı ve Delacroix’nın renk dünyası ile onu etkilemişse de, taklitçi olmadan kendi resim üslubunu yaratmıştır.

3. Alfred Sisley (1839 – 1899)
Sisley Fransa’da doğar ve yaşar. Bazille, Monet ve Renoir ile arkadaş olur, izlenimciliği benimser. 1862’de Charles Gleyre’nin atölyesinde çalışmaya başlar ve orada Monet’ten çok etkilense de, üslubu zamanla yalınlaşır. Hoş ve uyumlu, sakin dinlendirici manzaraların yanında Paris ve civarının lirik tablolarını yapar. Diğer izlenimci arkadaşlarından en büyük farkı açıkhavada manzara resimleri yapması ve asla odak olarak bir insan veya bir nesne seçmemesidir.
4. Camille Pissarro (1830 – 1903)
Saint-Thomas’ta doğar. Paris’te iyi bir eğitim görmesi için ailesi tarafından Fransa’ya öğrenime gönderilir. 1855 yılında tekrar Paris’e döner. Burada Jean-Baptiste-Camille Corot ile tanışır, onun etkisinde kalarak manzara resimleri yapmaya başlar.
Gleyre’nin atölyesinde çalışırken Renoir, Monet, Sisley ve Bazille arasında sıkı bir dostluk doğar. Bu dostlukların sonucunda 1865 ve 1866 yılları arasında Paris’te Clichy alanının yakınındaki Guerbois’in kahvehanesinde izlenimci bir grup meydana gelir. Pissarro, yaşça bu grubun en büyüğüdür, diğerlerini etkisi altına alır.
Empresyonistler, açık havada bulunan eşyaların renk görünümlerinin günün her saatinde değişik olduğu anlayışını getirirler. O güne kadar resmin vazgeçilmez gerçekliği olarak kabul edilen biçim, önemini yitirir. Sanatçının doğayı yansıtma çabaları, ışık, renk, hava ve an kavramlarının ön plana çıkmasıyla birlikte, gözün duyarlılığına dayanan, izlenimlerle oluşan anlatımcı bir ifade kazanır. Atölyede yapılan resmi atölyeden çıkarıp doğanın içine taşırlar. İç mekanda çalışsalar bile açık hava tesirini verebilecek şekilde çalışırlar. Bu amaçla, paletten koyu renkleri çıkarırlar. Atölye resminin siyah, karanlık, koyu tonlarına karşılık, empresyonistlerin tablolarında daima açık ve ferahlık verici tonlar görülür.
EMPRESYONİST RESİMLER








3.TAKIM
Öğretmen
Aghca Kazımova
R.Mmmdov adına 5 N-li tam orta mktb
- Elif.........Muğla Şehit Altuğ Pek Anadolu Lisesi
- Oğuzhan Zorbey...Muğla Şhd. Altuğ Pek And Lisesi
- Zeynep...15 Temmuz Şehitleri Anadolu Lisesi
- Sena.......Nalan Kaynak Anadolu Lisesi
- Kübra Puslu..Nalan Kaynak Anadolu Lisesi
- Ulviyye......R.Mmmdov adına 5 N-li tam orta mktb


KÜBİZM
XX. yüzyıl içinde doğan ve önemli ölçüde etkinlik kazanan bir akım olan Kübizm, Cézanne’ın doğadaki her şeyin geometrik bir biçimde ifade edileceği fikrinden doğar. Kübist sanatçılar, dünyanın birebir temsilinden uzaklaşarak, doğanın geometrik şekillerden meydana geldiği iddiası ile yola çıkmış, resimlerinde doğayı geometrik formlar olarak resmetmişlerdir.
KÜBİST SANATÇILAR
1. Georges Braque (1882 – 1963)
Fransız Fovist, Kübist Ressam Georges Braque 1882’de Argenteuil’de doğdu. Kübizm akımının öncülerindendir. Georges Braque Le Havre’da Belediye Güzel Sanatlar Okulu’nda öğrenim görmüştür.1918 ile 1920 yılları arasında Picasso ile çalıştı ve onunla aynı tarzı paylaştı. Uzun bir süre, Picasso’yla birlikte birbirinden ayırt edilmesi pek de mümkün olmayan çalışmalara imza attılar. Çağdaş resim sanatı gerçekleşen yeniliklerin büyük bölümünü Braque’a borçludur. Tek başına ve Picasso’dan önce kübizmi hazırlayan sanatçı ilk kolajları da yapan kişi olmuştur.
2. Pablo Picasso
1881’de İspanya' da doğmuştur.Kendisi de ressam olan babasından yedi yaşında sanat dersleri almaya başlayan Picasso’nun yeteneği, kısa bir süre sonra fark edildi. İlk eseri, Picador’u tamamladıktan dört yıl sonra, on üç yaşındayken Barselona Güzel Sanatlar okuluna kabul edildi. Paris’e taşındıktan kısa süre sonra yakaladığı ün ve başarı, Nisan 1973’te Mougins’de vefat edene kadar devam etti. Sanatçının tabloları hala en arzulanan eserler arasında yer alıyor.

3. Paul Cézanne (1839 – 1906)
Fransız post empresyonist (izlenimci) ressam. Modern sanatın gelişmesine yaptığı katkılar ve etkisi nedeniyle çoğu zaman modern sanatın babası olarak anılmıştır. Empreyonizm ile kubizm arasında bir köprü oluşturmuştur.
Cézanne Aix-en-Provence'da doğmuş ve orada okula gitmiştir. 1859-1861 arasında hukuk okurken resim dersleri almıştır. 1861 yılında resim sanatını öğrenmek için Paris'e, çocukluk arkadaşı Emile Zola'nın yanına gitmiştir. İsviçre Akademisi'nde ve Louvre'da çalışmıştır. Renoir, Pissaro, Sisley, Guillaumin gibi sanatçılarla tanışmıştır. Delacroix, Courbet, Manet'ye karşı hayranlık duymuştur. Güzel Sanatlar Akademisi'nin giriş sınavlarında başarılı olamamış ve bu sebeplede Aix'e geri dönmüştür. Bütün zamanını resme ayırmıştır ve Salon'a gönderdiği bütün tabloların geri çevrilmesine karşın resim çalışmalarını sürdürmüştür.
4. Fernand Léger (1881 – 1955)
Fernand Léger’in eserlerine bakıldığında, sanat gelişimi sırasında kendinden önce yaşayan ustalar, akımlar ile birlikte çağdaşlarıyla da beslendiği dikkati çeker. Léger, kübizme öncülük eden ressamlardan biridir. Picasso ve Braque’dan farkı nesneleri daha az parçalara ayırmasıdır. Çalışmalarında öne çıkan bir diğer özellik ise kullandığı silindirik formlar, dikdörtgenler ve siyah konturlardır.















- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors




- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(2)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $6.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $6.99+) - DOWNLOAD
- LIKE (2)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE(2)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!