
Evvel zaman içinde kalbur saman içinde kirko adında bir kırk ayak vardı. Kirko'nun 40 sevimli ayağı vardı. Kırk ayak kirko evinden kırk adımdan uzaklıktaki çarşıya 40 dakikada ulaşıyordu. 2,4,6 en fazla 8 ayağı olan arkadaşlarına göre çok daha hızlı hareket ediyordu.





Kirko her akşam ayaklarını tek tek yıkıyor kuruluyordu. Üşüyen ayaklarına 40 tane çorabı tek tek ve özenerek giyiyordu. Her akşam ayaklarını tek tek sayıyordu. Kirko en çok renkli ayakkabılar giymeyi seviyordu. Özellikle kahverengi bağcıklı simli botlarını çok seviyordu. Hergün 40 kahverengi bağcıklı simli botlarını siliyor, birgüzel parlatıyordu. Akşam eve geldiğinde 40 ayakkasını tek tek ayakkabılığa yerleştiriyordu.

Kirko'nun arkadaşlarıda kahverengi simli bağcıklı botlarını çok beğeniyordu. Tırtıl Timo '' benimde senin gibi kahverengi simli bağcıklı botlarım olsa onları hiç yanımdan ayırmazdım'' demişti. Ağustos böceği Billy '' ahh ahh keşke bir çift yani iki adet ayakkabım olsa onları senin gibi sürekli giysem diye iç geçirmişti.



Arkadaşlarından peygamber devesi birkeresinde ayakkabılarından ikitanesini ödünç almak için kapısına gelmişti. Akşam göl kenarında arkadaşlarla yemek yiyeceğiz, iki simli bağcıklı kahverengi botunu ödünç verirmisin arkadaşım? diye sormuştu. Kirko benim ayakkabılarım çok değerli, seni kırmak istemezdim ama veremem dedi. Peygamber devesi üzülerek ayrılmıştı kapıdan.


Kirko o gün çarşıdan evine yine 40 dakikada gelmişti. Kitap okuyacağı için çok heyecanlıydı. Çünkü cuma günleri kitap okuma günüydü. Heyecandan 40 kahverengi simli bağcıklı botlarını kapının dışında unuttu. Sabah olduğunda okula gitmek için botlarını tek tek giymeye başladı.Tüm ayakkabılarını giydi.Ama ters giden birşeyler vardı. Birşeyler eksik gibiydi evet evet 40'ıncı ayağı açıkta kalmıştı.


Gözlerine inanamdı. 40'ıncı kahverengi simli bağcıklı botu kaybolmuştu.Kapının önünde değildi. Ee ayağında da değildi. Sağa sola bakındı. Kaktüsün arkasına baktı, dökülen yaprakların altını aradı. Hiçbiryerde yoktu. Peki nereye gitmişti. 39 kahverengi botu ve bir çıplak ayağı ile ormanın derinliklerine daldı. Tırtılın kapısını tüm gücü ile yumrukladı. DAN DAN DANN.. Tırtıl biraz korkarak ve şaşırarak kapıyı açtı. Karşısında kırk ayak kirkoyu görünce içeri buyur etti. Kirko kızgın vaziyette 40'ıncı ayakkabım kayıp aklıma sen geldin!!!



Hep sahip olmak istiyordun ayakkabılarıma. Sen aldın! Geri ver! Tırtıl, iftiraya uğradığı için şaşkındı. Benim aldığımdan eminmisin?gördün mü? ya da bir gören olmuş mu? Hayır, görmedim. Ama hep sen ayakkabılarımı istiyordun, ver ayakkabımı diye sesini yükseltti kirko. Tırtıl, ayakkabını ben almadım. Evet beğeniyordum ama asla senin iznin olmadan almam, buna çalmak denir zaten, ben hırsız değilim dedi ve kapıyı yüzüne kapattı.


Kırk ayak kirko 39 ayakkabılı ve bir çıplak ayağı ile bu defa ağustos böceğinin kapısına dayandı, kapıyı tüm gücü ile tartakladı. DAN DUN DAN DUN. Ağustos böceği şakın vaziyette kapıyı açtı ve arkadaşını içeri davet etti. Kirko sen benim ayakkabılarımı çok beğeniyordun, ayakkabım çalındı. Sen çaldın değil mi? Geri ver! dedi. Ağustos böceği duyduklarına inanamadı, dili dolandı, kanatları titredi. Çalmak mı? Ben mi? Gözünle gördün mü? ya da gören olmuş mu? diye sordu! Kirko hayır manasında kafasını salladı. Ağustos böceği peki neden benim çaldığımı düşünüyorsun, diye sordu. Çünkü çok beğeniyordun, hep kahverengi bağcıklı simli botlarım olsun diyordun, Kirko.


- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) - DOWNLOAD
- LIKE (1)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!