Yazar: Ceylin Zümra Uğur
Tasarım: Ceylin Zümra Uğur













Jess Gitmemeli
-‘’Neden böyle yapıyorsun?’’
-‘’Bu seni ilgilendirmez Liza!’’ dedi Jessica
-‘’Bal gibi de ilgilendirir, Jess sen benim en iyi arkadaşımsın…’’ dedim içtenlikle.
Yaklaşık iki dakikalık sessizlikten sonra Jess; ‘’Bilemiyorum, annemleri ikna etmek oldukça zor’’ diyebildi ve yanımdan uzaklaştı, sınıfa yöneldi.
Jess benim en yakın arkadaşım. Gitmesini istemiyordum.
Evet taşınmıyorlardı ama Jess’i çok az görebilecektim. Annesi ve babası onu Scary Kızlar Yatılı Ortokulu’na göndereceklerdi.
Jess’i oraya göndermelerindeki en büyük neden bendim galiba… Ailesi okuldaki çocukların çok kaba olduğunu düşünüyor. (benim de) Ve derslerini etkilediğini.
Aaa, bu çok kötü… Jess’le bebekliğimizden beri birbirimizi tanıyoruz ve çok seviyoruz. O da gitmek istemiyor ama artık 7. Sınıfız, herkesin önünde (yalnızken de) ağlamaktan oldukça utanıyor… Kim utanmaz ki, biz büyüdük. Hımm... Ben utanmam sanırım. Dostum için gerekirse ağlarım ben… Onu çok seviyorum çünkü.
İşte o kulaklarımı delen zil sesi! Bu nasıl bir ses böyle?
Hemen sınıfa doğru yöneldim. Jess'in yanına oturdum ''Özür dilerim'' dedim. Gülümsedi...
Birkaç dakika sonra Bayan Alisha sınıfa girdi.''Günaydın çocuklar'' diyerek sandalyesine oturdu.

‘’Günaydın Bayan Alisha’’ dedik bizde…
Bayan Alisha; fen bilimleri öğretmeniydi. Bu gün bizimle 1 dersi vardı ‘’Maddenin Tanecikli Yapısı’’ konusuna bir giriş yapacaktı.
Nasıl bir konu olduğunu az çok biliyor-
dum. Kate, yani ablam 7. Sınıftayken
onu izlerdim hep. O şu anda 9.
Sınıfta. Liseye geçti yani. Gittiği lise,
evimize yakın olduğu için onu her gün
görüyordum. Ama geldiği gibi odasına kapanmasa daha da fazla görebilirim onu. O çok akıllı...
Aaa doğru ben daha size kendimi tanıtmadım. Gerçi, tanıtılacak pek bir yanım yok ama olsun. ‘’Benim adım Elizabeth, arkadaşlarım kısaca Liza derler. 7. Sınıfa

gidiyorum, 7/A’ya. Ailemizde ablam, annem, babam ve ben varız.’’
Birden bire sınıfta koskocaman gülüşmeler yayıldı. Birincisi güldü, sonra 2,3,4,5……………ve 23. Evet sınıftaki herkes gülüyordu. Bayan Alisha dışında. Jessica bile gülüyordu. Ne olduğunu anlamamıştım.
Arka sıralardan Gregory (sınıfın en tembeli) ‘’Liza hepimiz seni tanıyoruz, merak etme..!’’ dedi acımasız bir kahkaha atarak. Ne olduğunu galiba anladım. Size kendimi tanıtırken yüksek sesle konuşmuşum.
Bayan Alisha bana kızgın bir ifadeyle bakıyordu. Çok utanmıştım. Ve bu sizin yüzünüzden, neden kendimi tanıtmamı istediniz ki..!

Okuldan sonra rahat bir nefes aldım. O gülüşmelerden kurtulmuştum.
Jess’in yanına giderek ‘’Beraber yürüyelim mi?’’ diye sordum. ‘’Yalnız kalmaya ihtiyacım var Liza.’’ diyerek adımlarını hızlandırdı. Sadece önüne bakıyordu, o kadar.
Arkasından koştum ve ona yetiştim. Ardından ‘’Jess, lütfen böyle yapma’’ diyebildim sadece. Bir anda bana dönüp ‘’Hey Liza, anlamıyor musun, ben gidiyorum. Annemler ne kadar katıdır bilirsin, asla izin vermezler... Bir çözüm yolu bulurum diyorsan tamam ama lütfen hızlı ol.'' dedi ve el sallayarak uzaklaştı... Boyu küçüldü... küçüldü... ve yok oldu...
Yarın sabah okula 20 dakika erken
gelmiştim. Etrafa baktım, Jess henüz
gelmemişti. Kahvaltı yapmamıştım.


Kese kağıdının içindeki simitten bir parça koparıp ağzıma attım. Ben ağzımdakileri çiğnemeye çalışırken, sınıfa 3 öğrenci daha girdi. Her gelen bana çok dikkatli bir şekilde bakıyordu. Yoksa yine dünki olaya mı gülüyorlardı? Yoo hayır, saçlarıma bakıyorlardı sadece. Elimi saçıma dokundurdum ve çok karmaşıktı..! Of, saçlarımı taramayı unutmuştum.
Chloe’nin yanına yöneldim. O bir güzellik kraliçesidir ve yanında tarak kesinlikle vardır. Chloe’nin iyi bir kız olduğunu söyleyemem. Ama konu güzellik olduğunda, her şeyini seve seve verir.
‘’Chloe, tarağını verebilir misin?’’ dedim dolaşmış saçlarımı işaret ederek. Saçlarıma baktı ve ‘’Al tamam al..! Tarağı yıkarsan sevinirim Liza!’’ dedi ve çantasından çıkardığı sarı renkli ve yıldız desenli tarağı bana uzattı. Tarağı alıp, lavaboya koştum. Saçımı bir güzel taradım. Bu tarak sihirli mi ne?
Okuldan sonra Jess’e söylemeden, onların evine gittim.
Kapıyı Bayan Emma açtı. O, Jess’in annesidir. Geldiğime pek sevindiğini söyleyemem doğrusu…
Jess’e doğru (üst kata) bağırdı ‘’Hey Jessica, bana Liza’yı çağırdığını söylememiştin.’’ dedi sitemle. Jess yavaşça merdivenlerden indi ve
















''Evet anneciğim, bazı şeyleri size söylemiyorum. Anlayışla karşılayacağınızı düşünmüştüm.’’ diyerek beni bu durumdan kurtardı.
Beraber Jess’in odasına geçtik. Biraz sohbet, biraz ders derken aradan 4 saat geçmiş. Bir saat sonra falan giderim diye düşündüm. Jess, bize atıştırmalık bir şeyler almaya giderken ben de ona bir not yazmaya karar verdim.


‘’Sevgili Jess;
Seni ne kadar çok sevdiğimi biliyor olmalısın.
Senin
gitmeni hiç istemiyorum. Lütfen aileni ikna etmeye
çalış. Biliyorum, sen de gitmek istemiyorsun…
Bu hepimizin iyiliği için!
-En yakın arkadaşın Liza…’’

- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors
Bu kitapta arkadaşlığın neleri başarabileceğini Liza ve Jessica adlı iki kız arkadaştan güzel bir şekilde öğreneceksiniz.
İyi okumalar dilerim...
-Ceylin Zümra Uğur

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(9)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $3.19+) -
BUY THIS BOOK
(from $3.19+) - DOWNLOAD
- LIKE (9)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE(9)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!