asuman can
Semra BEYCA


Gülensu İlkokulu
2/E
Bir varmış,bir yokmuş.Evvel zaman içinde,kalbur saman içinde....Hamamcının tası yok,külhancının baltası yok....Arap bacı hamama gider,koltuğunda bohça yok...Masaldır bunun adı,söylemekle çıkar tadı....Her kim ki dinlemezse,hakkından gelsin topal dadı...
Vakti zamanında çok iyilik sever bir padişah varmış.Fakirlere ramazanda yiyecek,bayramlarda giyecek dağıtırmış.Yılda bir gün de sarayının karşısındaki çeşmenin bir musluğundan yağ,bir musluğundan da bal akıtır,herkesin duasını alırmış...
Gene böyle çeşmenin musluklarından yağ ile bal aktığı bir gün, ihtiyar bir kadın çeşmeye gelmiş. Elindeki ağzı kırık testiye yağ doldurmuş. O sırada, padişahın oğlu da, sarayın penceresinden çeşmeye gelip gidenleri seyrediyormuş. İhtiyar kadın çeşmenin yanından uzaklaşırken, okunu çektiği gibi onun testisini parçalamış. Yağ yerlere dökülmüş.
SUSUZ İLKOKULU
4/A SINIFI

Şehzade, ihtiyar kadının haline kahkahalarla gülmeye başlamış. Neye uğradığını anlayamayan kadıncağız, başını kaldırıp, şehzadeye: Hey oğlum! diye seslenmiş, ben sana ne yaptım da testimi kırdın? Dilerim Allah’tan, Limon Kız’a aşık olasın da, onu göremeyesin!
O günden sonra şehzadeyi bir düşüncedir almış… Acaba bu Limon Kız nasıl bir şeydir, diye akşamlara kadar düşünüyor, meraktan çatlayacak hale geliyormuş.
Oğlunun bu düşünceli haline canı sıkılan padişah, bir gün onu yanına çağırarak sebebini sormuş. Şehzade de Limon Kızı merak ettiğini, izin verirse gidip onu arayacağını söylemiş.
Padişah, çaresiz razı olmuş. Şehzade, hazırlandıktan sonra bir gün padişah babası ile sultan annesine veda ederek yola düşmüş…

Resimleyen: Yeni Taşkent Yusuf Bayık İlkokulu Öğrencileri
Az gitmiş, uz gitmiş… Dere tepe düz gitmiş… Günlerce yol almış… Nihayet bir dağ başında ihtiyar bir adama rastlamış. Selam verip ihtiyarın elini öpmüş.
Bu delikanlının kendisine saygı gösterip elini öpmesine pek memnun olan ihtiyar:
_Hayır ola evlat, diye sormuş, böyle tek başına nereye gidiyorsun?

GENERAL ŞADİ ÇETİNKAYA İLKOKULU
1-C SINIFI
Şehzade:
--Bir Limon Kız varmış, diye cevap vermiş.Onu pek merak ediyorum da , aramaya çıktım.Ama günlerden beri yol yürüdüğüm halde bulamadım.
İhtiyar gülerek:
--Ben Limon Kız'ın bulunduğu yeri biliyorum demiş.Sana tarif edeyim:Şuradan doğru yürü. Karşıdaki dağın arkasına git.Orada önüne bir gül bahçesi çıkacak.Gül ağaçlarının kocaman kocaman dikenleri var.''Ne güzel güller''diyerek bir gül koparıp kokla.Ellerinin kanamasına bakma!
Oradan çıkıp yürü… Suyu kan gibi kırmızı akan bir dere ile karşılaşacaksın. Yanına gidip “aman ne temiz su” diyerek biraz iç… Yoluna devam et…
Bir köşe başında zincirlerle ağaçlara bağlanmış bir at ile bir köpeğe rastlayacaksın. Atın önündeki eti köpeğin önüne, köpeğin önündeki otu da atın önüne koy… Oradan uzaklaş…
RESİMLEYEN: ALİ HADİ TÜRKAY İLKOKULU 1D SINIFI



… İlerde karşına iki kapı çıkacak. Bir kapalı, öteki açıktır. Kapalı kapıyı aç, açık kapıyı kapa! Açılan kapıdan geçerek yürü… Büyük bir bahçeye gireceksin. Burası devin sarayının bahçesidir. Bahçede binlerce meyve ağacı arasında bir tane de limon ağacı vardır. O ağacı arayıp bul! Üzerinde üç tane limon göreceksin. Bu üç limonu da kopar, arkana bakmadan geri dön! Geldiğin yerlerden geç… Bu limonları keserken her birinden bir kız çıkar. Senden bir şey isteyecekler: İstediklerini yaparsan ne âlâ…

Yapmazsan ölürler. Dikkatli davran… Haydi yolun açık olsun evladım!
Şehzade, ihtiyara teşekkür etmiş, elini öpmek için eğildiği zaman karşısında kimseyi bulamamış. İhtiyar birdenbire ortadan yok olmuş.
Hemen yola çıkarak yürümeye başlamış. Çok geçmeden dağın arkasına varmış. Biraz sonra gül bahçesine ulaşmış. Güllerin arasına dalmış. Elleri dikenlerden kan içinde kaldığı halde, bir gül koparıp “ne güzel güller” diye koklamış. Oradan çıkmış. Suyu kan gibi akan dere ile karşılaşmış. Kenarına gidip eğilmiş, “aman ne temiz su” diyerek biraz içmiş, kalkıp yoluna devam etmiş. Bir köşe başında zincirlerle ağaçlara bağlı at ile köpeği görmüş. Köpeğin önündeki otu, atın önüne, atın önündeki eti de köpeğin önüne koyarak oradan uzaklaşmış. Biraz sonra karşısına iki kapı çıkmış. Açık kapıyı kapamış, kapalı kapıyı da açarak içinden geçmiş ve devin meyve bahçesine girmiş.
Koca bahçede araya araya limon ağacını bulmuş. Hakikaten ağaçta üç tane limon varmış. Üç limonu da koparıp geriye dönmüş. Tam bahçenin kapısına yaklaştığı zaman, dev, bahçesinden limonların koparıldığının farkına vararak, yeri göğü inleten sesi ile bağırmış:
Tutun kapılar! Şu oğlanı tutun!
Açık kapı dile gelip deve cevap vermiş:
Ben kaç yıldır kapalı duruyordum. Kimse bana halin nedir diye sormadı. Bu delikanlı beni açtı, biraz ferahladım. Ben onu tutamam! Güle güle gitsin!
Şehzade, kapıdan geçmiş.
Dev, bu sefer at ile köpeğe seslenmiş:
At! Köpek! Şu oğlanı tutun! Bırakmayın!
At ile köpek birlikte cevap vermişler:
Biz onu tutmayız. Yıllardan beri birimize zorla et, birimize de ot yediriyorsun. O bizi bundan kurtardı. Etle otun yerini değiştirdi. Allah ondan razı olsun. Biz ona fenalık yapamayız!
Şehzade, atla köpeğin önünden de geçmiş.
Bu sefer dev, dereye seslenmiş:
Kanlı dere! Kanlı dere! Şu oğlanı bırakma!
Dere, dile gelip cevap vermiş:
Ben ona fenalık yapamam. Sen her zaman “kanlı dere” diye benim suyumu içmezdim. Halbuki o, “aman ne temiz su” diyerek içti, gönlümü hoş etti. Varsın geçsin, yolu açık olsun!
Şehzade, dereden de geçerek gül bahçesine girmiş.
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(3)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $5.79+) -
BUY THIS BOOK
(from $5.79+) - DOWNLOAD
- LIKE (3)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE(3)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!