

Bu e-kitap Deyimlerin Dili Olsa Projesi Öğrencileri ve Öğretmenleri Tarafından Oluşturulmuştur.

PROJEDE GÖREV ALAN ÖĞRETMENLER
BÜSRA GÜNDOGDU ELiF ERDEMiR
FURKAN GÜNDOGDU GÜLÇiN ÖZYILMAZ
AYCAN BÜLBÜL GÜLSEN KEZER
ÇiGDEM YESiLOVA SEYMA GEZER
DOGAN TÜMÜKLÜ TANER GÖK




MUTLU DEYİMLER ÜLKESİ
Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde develer tellal iken pireler berber iken ben annemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken çok çok uzaklarda herkesin mutlu yaşadığı bir ülke varmış. Bu ülkede yaşayan herkes çok gülermiş. Bu insanları hiç kimse suratı asık göremezmiş. İnsanların bu hali dilden dile, ülkeden ülkeye yayılmış. Diğer ülkeler, sırf söylenenlerin doğru olup olmadığını görmek için bile bu ülkeye gelir olmuşlar.
BÜŞRA GÜNDOĞDU VE ÖĞRENCİLERİ
MUTLU DEYİMLER ÜLKESİ
Böyle gelip gitmeler öylesine artmış ki, trenler bile ağzına kadar dolu geliyormuş. Ama hiç kimse gerçeği bilmiyormuş. Bunların hepsinin nedeni bir sihirmiş. Ülkenin insanları aslında her şeyin farkındaymış. Gülmek her ne kadar güzel olsa da üzülmeyi, ağlamayı, korkmayı, sevinmeyi kısacası tüm duyguları tatmak istiyorlarmış. Buna karşın her şeye hatta en üzülesi durumlarda bile kahkaha atmaktan kendilerini alamıyorlarmış.
Ülkenin kralı ve kraliçesi yıllar önce ölünce biricik kızları, onları kaybetmenin acısıyla o kadar ağlamış ki ülkenin en yüksek yeri, tepesi her zaman karlı Akdağ'dan sihirleriyle meşhur "Büyücü Nine" bir toz bulutuyla gelivermiş. Prenses yanında göz açıp kapayıncaya kadar beliriveren bu kadını görünce çok şaşırmış. Şaşkınlıktan ağzı açık kalmış.
AYCAN BÜLBÜL VE ÖĞRENCİLERİ
ÇİĞDEM YEŞİLOVA VE ÖĞRENCİLERİ
Prenses ağlamayı kesip hemen saklanmış ve Büyücü Nine'yi uzun süre izlemiş fakat o gidecek gibi durmuyormuş. Prenses cesaretini toplayıp :
-Ne arıyorsun burada? Ne istiyorsun benden ? demiş. Büyücü Nine :
-Korkma, sana zarar vermeyeceğim. Bundan sonra bu ülkede kimse tek bir gözyaşı dökmeyecek, herkes mutlu olup gülecek, demiş.
Prenses inanmamış. Büyücü Nine de zamanı durdurmuş ve sihri yapmış. Fakat prenses bu durumu gördüğü için Büyücü Nine o anı prensesin hafızasından silmiş ve zamanı başlatmadan önce Akdağ Tepesi'ne çıkmış. Zamanı oradan başlatmış. Her şey kaldığı yerden devam ediyormuş. Değişen tek şey prensesle beraber ülkedeki herkesin kahkaha atmasıymış. Fakat yapılan büyünün her yıl yenilenmesi gerekiyormuş. Meraktan gelen insanlar yüzünden ülke artık çok kalabalıkmış. Büyücü Nine'nin sihir gücü bu kalabalığa yetmeyecekmiş
Büyücü Nine, yaptığı bu iyiliğin sonucunun buralara varacağını tahmin edememiş. Bunu çözmek için sürekli kafa yoruyormuş. Elindeki bütün büyü kitaplarını gözden geçiriyor ama bir çaresini bulamıyormuş. Bu durumu prensese açma kararı almış. Prenses herkesin sarayda gülmesinden hoşlandığını ve bundan mutlu olduğunu söyleyip büyünün devam etmesini istemiş. Büyücü Nine, Akdağ'a giderek düşünmeye karar vermiş.
Ülkedeki insanlar yaşadıkları her duruma gülseler de işler yolunda gitmiyormuş. Ülkede yaşayan insanlar yapılan büyünün bir an önce bozulmasını istiyorlarmış. Prenses bütün ısrarlara rağmen saraydaki mutluluğunun ülkede de devam ettiğini düşünerek büyünün devam etmesin istiyormuş. Günler böyle geçerken komşu ülkenin prensi bu ülke ile ilgili duyduklarına çok şaşırmış. Ülkesinden giden insanların bir daha dönmediklerini ve orada mutlu olduklarını duymuş. Merakına yenik düşen prens komşu ülkeyi ziyarete gitmiş. Yolda halkın çok iyi durumda olmamasına rağmen mutlu olduğunu görmüş. Saraya gelen prens, prenses tarafından kahkahalarla karşılanmış.
DOĞAN TÜMÜKLÜ VE ÖĞRENCİLERİ
Ülkesinden buraya göç eden insanların bir daha geri dönmemesine sinirlenen prens, karşısında kahkahalarla gülen prensesin bu davranışından dolayı küplere binmiş. Burnundan soluyan prensi sakinleştirmek isteyen prenses ve saraydaki görevliler başarılı olamayınca sakinleşmesi için prensi zindana kapatmışlar.
Prens zindanda kara kara düşünürken yanına birden üç küçük fare gelmiş. Prensin korkudan ödü patlamış. Olayın şokunu atlatan prens farelerin kendi aralarında konuştuklarını fark etmiş. Farelerin konuşmalarına kulak misafiri olan prens farelerin sinsi bir planı olduğunu duymuş.
ELİF ERDEMİR VE ÖĞRENCİLERİ
Meğer bu fareler kötü niyeti olan eski saray komutanlarındanmış. Kral ve kraliçenin ölümüne sebep olmuşlar. Bu durumu marifetmiş gibi ormanda yarım ağızla birbirine anlatırken büyücü nine duymuş ve bir dolaplar çevirdiklerini fark etmiş. Durumu kaşla göz arasında krala iletmeye giderken komutanlar onun yolunu kesmiş. Büyücü nine de cezalandırmak için onları üç küçük fareye çevirip zindana kapatmış. Ama krala durumu anlatamadan o komutanların askerleri, kral ve kraliçeyi zehirleyerek yaşamlarına son vermiş. Ancak aradan yıllar geçmiş ve o köprünün altından çok sular akmış üç küçük fareye dönüşen komutanın varlığı herkesin aklından çıkmış. Ama onlar içlerindeki yangını yıllar geçse de söndürmemiş ve bir gün bunun hesabını ödetecekleri günün gelmesini bekliyorlarmış sabırla.
FURKAN GÜNDOĞDU VE ÖĞRENCİLERİ
Büyücü ninenin yaptığı sihir farelerde bir sihir yapma gücü bırakmıştı. Bu sihir ise yer değiştirme sihriymiş. Fareler bu sihre sahip olduklarını biliyorlarmış ama zindana birinin gelmesini beklemişler. Fareler aralarında konuşmuşlar, düşünüp taşınmışlar ve prensin bekledikleri kişi olduğuna karar vermişler. Fareler çok kurnazlarmış öyle ki kafalarında kırk tilki dolaşıyor kırkının da kuyruğu birbirine değmiyormuş. Fareler planlarını uygulama kısmına geçmişler. Prense yaklaşmışlar, prens korkmuş ve kendisine bir şey yapacaklarını düşünmüş ama fareler ona gayet güzel yaklaşarak bir teklifte bulunmuşlar:
- Merhaba prens bizden korkma.
- Sizden nasıl korkmayayım, siz kral ve kraliçeyi öldürdünüz
- Evet ama pişman olduk biz bunu istemeyerek yaptık. Bizi yöneten komutanımız istedi.
Demişler ve kendilerini acındırmaya çalışmışlar ve bunu da başarmışlar.
GÜL ÇİN ÖZYILMAZ VEÖĞRENCİLERİ




Bunları duyan Prens yine de farelere güvenilmeyeceğini huylu huyundan vazgeçmeyeceğini biliyormuş. Anlatılanlara pek inanmasa da halkını ülkesine geri götürebilmek için farelerle yer değiştirmeyi kabul etmiş. Hem fareler bunun geçici süreliğine olduğunu Büyücü Nine'nin büyüyü bozmasını sağladıktan sonra zaten insana geri dönebileceğini söylemişler. Prens ile bir fare yer değiştirmiş. Prenses, bir süre sonra Prens'in zindandan çıkarılmasını istemiş. Zindandan çıkan Prens doğru Büyücü Nine'nin yanına giderek yıllar önce fareye çevirdiği komutanlardan olduğunu zindandaki prensle yer değiştirdiğini Prens'in de halkını ülkesine geri götürmek istediğini diğerlerinin de zindanda kaldığını anlatmış. Eski hallerine çevirilince kimseye kötülük yapmayacaklarını söyleyerek Büyücü Nine'nin ağzından girip burnundan çıkarak onu ikna etmeyi başarmış. Büyücü Nine anlatılanları dinledikten sonra Prens'e inanmış, ona bir görev vereceğini, bu görevi yerine getirirse büyünün bozulacağını diğerlerini de zindandan çıkaracağını dile getirmiş. Buna çok sevinen Prens yani fare merakla Büyücü Nine'nin ağzından çıkacak sözlere kulak kesilmiş.
GÜLSEN KEZER VE ÖĞRENCİLERİ
Nine prense yani fareye eski hallerine dönebilmeleri için gereken sözleri öğretmiş ve bunu diğer iki fareyle beraber tekrar etmeleri gerektiğini tembihlemiş. Fare hemen zindana gitmiş ve büyük bir umutla büyülü sözleri arkadaşlarına söylemiş ve hep beraber tekrar etmişler ama daha küçük bir hayvan olan pireye dönüşmüşler. Yaşanan olay karşısında farelerin ağzı açık kalmış. Böylece büyücü nine farelere büyük bir ders vermiş. Prenses zindana gidip prensi kurtarmayı akıl etmiş. Prens prensese olanları anlatmış ve büyücü ninenin sihrinden kendi halkının da etkilendiğinden bahsetmiş. Prenses halkını ülkesine geri götürmesi için prense yardımcı olacağını söylemiş ve birlikte bir çözüm yolu düşünmeye başlamışlar.
ŞEYMA GEZER VE ÖĞRENCİLERİ
Düşünmüşler, düşünmüşler. Prensin aklına bir fikir gelmiş. Hemen prensese söylemiş ama prenses bu fikrin işe yaramayacağını düşünüyormuş. Prens yine de deneyelim demiş. Prenses, kabul etmiş. Prens halkını toplamış ve onlara kendi ülkelerinin güzel ve eğlenceli bir yer olduğunu anlatmaya başlamış. Fakat bu sözler halkın bir kulağından girip diğer kulağından çıkıyormuş. Kimse prensi dinlemiyormuş. Prens, prensese olanları anlatmış ve tekrar düşünmeye başlamışlar. Bu defa da prensesin aklına bir fikir gelmiş. Hemen prensin yanına gidip fikrini ona anlatmaya başlamış. Büyücü ninenin yanına gidelim, ondan zamanı geri almasını ve herkesin hafızasını silmesini isteyelim. Bu sayede hem sen halkını ülkene götürmüş olursun hem de ben anne ve babamın öldüğünü unutmuş olurum. Bir taşla iki kuş vurmuş oluruz, demiş. Prens kabul etmiş. Birlikte büyücü ninenin evine gitmeye başlamışlar.
TANER GÖK VE ÖĞRENCİLERİ
Az gitmişler, uz gitmişler; dere, tepe düz gitmişler. Sonunda Akdağ'ın ucunda bulunan Büyücü Nine'nin evine varmışlar. Büyücü Nine, karşısında gerçek prens ve prensesi görünce ağzı kulaklarına varmış. O kadar çok sevinmiş ki etekleri zil çalmış adeta. Lafı hiç uzatmadan hemen anlatmaya başlamışlar dertlerini. Prens bir yandan, prenses bir yandan kafasını ütülemişler nineciğin. Nine, düşünmüş, taşınmış. Eh biraz da kaşınmış. Prensesin büyü bozulmasına karşı çıktığı için dersini aldığını görmüş. Uzun uzun yıllar önce yapmış olduğu mutluluk büyüsünü göz açıp kapayana kadar bozuvermiş. Bütün insanlar, derin bir uykudan uyanır gibiymiş. Herkes tüm duyguların ne kadar özel ve her birinin ayrı ayrı ne kadar önemli olduğunu anlamışlar. Her şeyin eskisi gibi olduğunu gören prens ve prenses nineye teşekkür edip yanından ayrılmışlar. Tüm bu yaşananlar ikisini yakınlaştırmış ve evlenmeye karar vermişler. Kırk gün, kırk gece düğün yapmışlar. Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine.
DEYİMLERİN DİLİ OLSA EKİBİ ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİLERİ
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(2)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $5.59+) -
BUY THIS BOOK
(from $5.59+) - DOWNLOAD
- LIKE (2)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE(2)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!