Atiye Arıcan Ayşenur Saka
Fatma Akkaya Ayşe Özcan
Gülbahar Kaya Ebru Bayrak
Mariana Vintilescu Şebnem Yılmaz
Neslihan Evirgen Geniş Zekiye Ebru Barutcu
Nurhayat Yılmaz
Aralık , 2020

Karabük Mimar Sinan Ortaokulu Nurhayat Yılmaz'ın anasınıfı öğrencisi Zehranur'un fırçasından....


RENKLERİN DÜNYASI
Omurilik rahatsızlığım yüzünden tekerlekli sandalyeye mahkum kalmıştım diyorum; çünkü öyle hissediyordum ta ki resim atölyesi ile tanışana dek. Annem beni bir gün "Mavi Bulut" atölyesine götürdü. Sanki rengarenk bir dünyaya gelmiş gibiydim. Bu yeni dünyayı çok sevdiysem de biraz endişelendim. Ya parkta olduğu gibi herkes bana engelimden dolayı farklı davranırsa . Ama korktuğum gibi olmadı . Resim hocam ve arkadaşlarım benim engelimle değil yeteneğimle ilgilendiler .Kendimi onların yanında , tablo ve boyaların arasında inanılmaz özgür ve eşit hissettim. Ve o gün şunu anladım: Engel bedenimizde değil ruhumuzdaydı.

Karabük Çelik İş Ortaokulu Ayşenur Saka'nın öğrencisi Rana'nın kaleminden...


Karabük Çelik İş Ortaokulu Ayşenur Saka'nın öğrencileri Büşragül ve Ecrin'in kaleminden ...



Karabük Mimar Sinan Ortaokulu Nurhayat Yılmaz'ın anasınıfı öğrencisi Rüzgar'ın fırçasından...


Karabük Çelik İş Ortaokulu Ayşenur Saka'nın öğrencileri
Naz ve Yunus'un kaleminden...
YENİ MAHALLE
Parka giderken Buğlem biraz korkuyordu. Annesinin koluna sıkı sıkı tutundu. Gözlerinin birini geçirdiği bir kazada kaybetmişti. Yeni mahallelerindeki park çok büyüktü. Onu gören Can ve Doğa hemen yanına gelip onunla tanıştılar. Onu kaydıraktan kaymaya davet ettiler. Buğlem çok mutlu oldu. Eski mahallesindeki arkadaşlarının bazıları onunla oynamak istemiyordu. Ama bu arkadaşları ona eşit davranmıştı. Yeni mahallesinde olması gerektiği gibi çocukça eğlendi.
ESRA VE ARKADAŞLARI
Esra doğuştan işitme engelli birisiydi.Yeni arkadaşlar edinmek istiyordu ve bu amaçla parka gitti. Parktaki çocuklar onunla oynamıyordu. Bu durum Esra 'yı çok üzmüştü ve ağlayarak annesinin yanına gitti. Durumu gören annesi Esra 'yı alıp çocukların yanına gitti ve durumu çocuklara anlattı.
Çocuklar da Esra'ya sarıldılar ve birlikte çok güzel oyunlar oynuyorlar.

Resimleyen Mamahatun Anaokulu Fatma Akkay'nın öğrencisi Bahar,yazan Gazipaşa İlkokulu Ayşe Özcan 'ın Öğrencisi Halil İbrahim

RENKLİ RÜYADAN UYANMAK
Ahmet çocuk felci sonrasında tekerlekli sandalye kullanmak zorunda kalmıştı.Bahçede otururken uyuyakalır ve rüyasında renkli renkli bulutların üzerinde oynayıp zıpladığını görür.Birden bulutlardan aşağıya düşmeye başlar ve irkilerek uyanır.Bu sırada tekerlekli sandalyesinden düşmek üzeredir ve tam zamanında annesi yardımına koşar. Annesine rüyasını anlatır ve birbirlerine sarılıp renkli hayaller alemine dalarlar.
Resimleyen Mamahatun Anaokulu Fatma Akkaya'nın öğrencisi Yusuf Hamza,Yazan Gazipaşa İlkokulu Ayşe Özcan 'ın öğrencisi Mahmut Can


ÜÇ ENGEL
Üç engelli çocuk parkta buluşmuş. Arda kaza geçirmiş ve koltuk değnekleriyle yürüyormuş. Salih doğuştan görme engelliymiş. Tarık tekerlikli sandalye kullanıyormuş. Bu üç kişi zamanla arkadaş olmuş ve birbirlerine destek olmuşlar. Hayatlarında yaşadıkları zorlukları anlatmışlar birbirlerine, bu sayede hem rahatlamışlar hemde yalnız olmadıklarını hissetmişler.Bizlerde çevremizde gördüğümüz bu durumdaki insanlara yardım etmeliyiz unutmayalım ki bizlerde bir engelli adayıyız.
Resimleyen Mamahatun Anaokulu Fatma Akkaya'nın öğrencisi Akif Emin, yazan Gazipaşa İlkokulu Ayşe Özcan 'ın öğrencisi Zahit Efe


ÖYKÜ'NÜN HAYATI
Öykü 5 yaşındayken ailesiyle çıktığı yolculuk sırasında trafik kazası geçirmiş ve tek ayağını kaybetmiş.Artık koltuk değnekleriyle yürümek zorundaymış.Bir gün ilk defa değnekleriyle dışarı çıkacakmış.Dışarı çıkınca çok üzüldü çünkü herkes ona bakıyormuş. Öykü annesine sordu.'bende bir gariplik mi var?' Annesi. 'hayır yavrum ne oldu ki?' Niye herkes bana bakıyor demiş. Annesi, insanlar başlarına gelmedikçe bu durumu anlayamazlar o yüzden bakıyorlar demiş.
Resimleyen Mamahatun anaokulu Fatma akkaya'nın öğrencisi Rabia Tuana, yazan Gazipaşa İlkokulu Ayşe Özcan 'ın öğrencisi Can


YENİ ARKADAŞIM
Bir gün bizim sınıfımıza Zehra adında biri geldi. Zehra yürüyemiyordu. Zil çalınca onun yanına gittim ve onunla arkadaş olduk. Aynı mahallede oturduğumuzu öğrenci çok sevindim. sınıfımızdaki bir arkadaşım Zehra ile dalga geçmeye başladı. Onu uyarmama rağmen davranışına devam etti .Zehra çok üzülmüştü. ertesi gün dalga geçen arkadaşımın başına çok kötü bir şey geldi. mahallede top oynarken bir araba ona çarpmıştı ve oda artık Zehra gibi yürüyemeyecekti. Bu duruma hepimiz çok üzüldük ancak yapacak bir şey yoktu. O arkadaşımız acı bir ders almıştı. Bundan sonra sınıfımızda hiç kimse başkalarıyla dalga geçmedi ve mutlu bir sene geçirdik.
Resimleyen Mamahatun Anaokulu Fatma Akkaya'nın öğrencisi Hüseyin ,yazan Gazipaşa İlkokulu Ayşe Özcan'ın öğrencisi Ayşe


POVER OF LOVE
It was rainy that day.We werw teaching math. The recess bell rang. I appeared in front of the school. Oh my god what should I see! A disabled child! He was drenched. I said 'I'm so sorry.' I immediately took off my sweater and gave it to him .He was very happy.


HİSSEDEREK GÖRMEK
Elif, doğuştan görme engelli bir çocukmuş.Bu durumdan şikayetçi değilmiş. Diğer organlarıyla hissederek görürmüş olup bitenleri.Annesinden sık sık kendisini ormana götürmesini istermiş.Orada ,sıcaklığıyla güneşi,ılık esintisiyle rüzgarı,yapraklarının hışırtısıyla ağaçları,şırıltısıyla nehirleri,değişik değişik sesleriyle hayvanları hissedip her birini zihninde canlandırırmış.Bunlara, kalbiyle bin bir çeşit güzellik katarak annesine anlatırmış.Annesi ''Benim güzel yavrum,benim görmediklerimi bile görmüşsün.Kalp gözden daha iyi görür.Sevince her engel, her zorluk ortadan kalkar.''dermiş.Elif o güzel kalbiyle daha ne çok şey keşfedecekmiş....


Yazan:Altın Safran İlkokulundan Şebnem YILMAZ'ın öğrencisi Ali Yağız
Resim:Yunus Emre Anaokulundan Gülbahar KAYA'nın öğrencisi Enes Berat
UÇURTMA HAYALİ
Bahar gelince uçurtma şenlikleri başlar.Çocuklar neşeyle kırlara koşarak gözyüzüyle buluştururlar uçurtmalarını.Görme engelli Ahmet de şenliğe katılır,onun görmediklerini masal gibi ona anlatır ve mutlu oluruz.Yaz bitene kadar Ahmet ile hepimiz heyecanlı oyunlarımız eşliğinde zaman geçirir,onun dünyasına renk katmak için çırpınırız.Çünkü sevmek,engelleri ortadan kaldırmak demektir.


Yazan:Altın Safran İlkokulundan Şebnem YILMAZ'ın öğrencisi Beren
Resim:Yunus Emre Anaokulundan Gülbahar KAYA'nın öğrencisi Deniz
ELMA AĞACI
Ahmet ve tekerlekli sandalyesinde yaşayan kardeşi Ecenaz evlerinin bahçesine oynamaya çıkmışlar.Evleri turuncu,mavi ve kırmızı renkte üç kattan oluşan,bahçesinde mavi çiçekler ve elma ağacı olan büyük bir evmiş.Ayağa kalkamayan Ecenaz bu duruma üzülerek abisinden elma koparmasını istemiş.Ahmet ağacın yakın olan dalını eğerek Ecenaz'ın koparmasını sağlamış.Ecenaz mutlulukla iki tane kıpkırmızı elma koparmış.Ahmet'e uzatarak bu mutluluğu ona yaşattığı için teşekkür etmiş.


Yazan:Altın Safran İlkokulundan Şebnem YILMAZ'ın öğrencisi Gökçe
Resim:Yunus Emre Anaokulundan Gülbahar KAYA'nın öğrencisi Amine Hifa
ENGELLİ ADAYIYIZ
Ben Aleyna,sınıfımda tekerlekli sandalyesiyle okula gelen Asilcan'ın hikayesi bu anlatacağım.Kimse ona saygı göstermez,kantin sırasını vermezdi.Asilcan'ı oyunlarına almaz ona kimse yardım etmezdi.Bir gün ayağımda oluşan çatlak beni okuldan ayırıp eve hapsettiğinde anladım ki Asilcan meğer neler çekiyormuş.Benim yirmi gün dahi dayanamadığım acıya Asilcan ömür boyu mahkummuş.Okula başlar başlamaz bu konuyu arkadaşlarıma anlatarak Asilcan'ı tekrar kazanmanın yollarını denedik.Anladık ki hepimiz birer engelli adayıyız.

Yazan:Altın Safran İlkokulundan Şebnem YILMAZ'ın öğrencisi Zeynep
Resim:Yunus Emre Anaokulundan Gülbahar KAYA'nın öğrencisi Ceren

Pencerenin Ardında
Bir varmış,bir yokmuş bir çocuk ve annesinin beraber yaşadığı güzel bir ev varmış.Etrafı çiçeklerle dolu güzel mi güzel bir evmiş bu. Mehmet görme engelli olduğu için genelde dışarı çıkamaz pencerenin ardında çocukları dinlemekle yetinirmiş.Bu ona çok iyi gelse de annesi bu duruma çok üzülürmüş.Bir gün annesi Mehmet'e sürpriz yaparak eve bir kedi almış.Artık Mehmet yalnız kalmayacak ve oynayacak bir arkadaş bulduğu için canı sıkılmayacakmış.


Yazan:Altın Safran İlkokulundan Şebnem YILMAZ'ın öğrencisi Çınar Efe
Resim:Yunus Emre Anaokulundan Gülbahar KAYA'nın öğrencisi Zeynep
DİSABLED PEOPLE
Disabled people have right to live like healthy people. Because disabled people were healthy once upon their lives. You can't help disabled people by just sitting and feeling sorry for them. We should remove obstacles between us. What disabled wants from us is to get them in our lives and accept them.


Whiter: Simanur,student of Şebnem YILMAZ,Altın Safran Primary School
Drawer:Eva POPESCU,student of Mariana VİNTİLESCU,Regina Maria Elemantary School
YARDIMSEVERLİK
Güneşli bir günde kuşlar ve kelebekler neşe içinde ormanda geziniyordu. Öyle sevgi dolu ve yardımsever hayvanlardı ki herkese yardım ediyorlardı. Bir gün ormanda gezinirken bir çocuğun yardım çılığını duydular. Minik kuş köprüde tekerlekli sandalyesinden düşmüştü. Arkadaşları onu yalnız bırakmıştı koşamadığı için. Kuşlar ve kelebekler: " sen üzülme biz sana yardım ederiz" dediler. Çocuğu düştüğü yerden kaldırdılar ve sandalyesine oturmasına yardım ettiler. Çocuk: " yardım ettiğiniz için teşekkür ederim" dedi.


yazan:
Barbaros İlkokulu 4/C sınıfı öğrencisi
Çizen:
Karabük Yunus Emre İlkokulu öğrencileri
HELPFULNESS
One day Ali was going to school. He couldn't coross the street with his wheelchair. His friend Anıl saw him and said: " Can I help?" He helped his firend. They went to school together. On the way it started to rain. Their firend Arhan saw and called them. he had an umbrella. In the school garden the teacher said:" You'll get wet, come in". In the classroom the teacher said: " thank oyu children. It is great you help eachother."
yazan:
Barbaros İlkokulu öğrencisi
çizen:
Regina Maria Elementary School öğrencisi

Resimleyen: Aksaray Özel Eğitim İlkokulu Atiye Arıcan'ın öğrencisi Muammer
Yazan:Çukurincir İlkokulu Zekiye Ebru Barutcu'nun öğrencisi İbrahim

Ali ile Ayşe aynı okula gidiyorlardı. Birbirlerini görür görmez aşık oldular. Onlar engelliydi ama bunu önemsemiyorlardı. Çünkü sevgi her şeyin üstesinden gelirdi. Bu durumu ailelerine söylediler. Evlenerek mutlu yaşadılar.


Selim'in canı oyun oynamak istiyordu. Ancak kimse onunla oynamak istemiyordu.Çünkü o engelliydi ve tekerlekli sandalyede oynanacak çok oyun yoktu. Bir gün kendisi gibi engelli olan Murat ile tanıştı. Her gün koşa koşa onunla buluşmaya gidiyordu. Beraber çok güzel oyunlar oynuyorlardı. Sohbet ediyorlardı. İkisi de çok mutluydular.
Resimleyen: Aksaray Özel Eğitim İlkokulu Atiye Arıcan'ın öğrencisi Mehmet Kaan
Yazan:Çukurincir İlkokulu Zekiye Ebru Barutcu'nun öğrencisi Ayça

Resimleyen: Romanya'dan MARİANA VİNTİLESCU'nun öğrencisi
Yazan: Çukurincir İlkokulu Zekiye Ebru BARUTCU'nun öğrencileri
Ali o güne kadar hiç engelli biriyle tanışmamıştı. Bu yüzden Merve'yi gördüğünde şaşırdı. Ama Ali sıcakkanlıydı. Hemen yanına gidip onunla arkadaş oldu. Beraber oyunlar oynadılar. Merve, Ali'ye kendisini dışlamadığı için teşekkür etti. Çünkü bugüne kadar insanlar ona pek yaklaşmamıştı. Ali sen çok iyi bir insansın diyerek arkadaşına sarıldı.

Biz çocuklar olarak dünyada "eşitlik hakkını" kanıtlamak için "Dünya Engelliler Gününe "özel hikaye kitabımızı hazırladık .

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $4.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $4.99+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!