
STUDENTS WRITING THE STORY

STUDENTS MAKING PICTURES

Günlerden bir gün, iyi arkadaş olan Uğur ve Özlem parkta oynarken gizemli bir kutu bulmuşlar. Tozlu ve farklı olan bu kutuyu incelemeye başladıklarında heyecanları bir kat daha artmış. Bu kutunun herhangi bir düğmesi yokmuş. Yanıp sönen bir ışığı ya da bir sesi de yokmuş. Ama bu kutudan fotoğrafların olduğu hikayeler çıkıyormuş.
Yoksa Uğur ve Özlem'in bulduğu şey bir zaman makinası mıymış?
Özlem kutuyu ileriye doğru hızlıca çevirdiğinde "covid-19" adında bir fotoğraf ilgisini çekmiş.
- Bu da ne? Diyerek arkadaşına sormuş:
-Bundan yıllar sonra 2019 yılında koronavirüs adında bir virüs ortaya çıkmış..




Cumhuriyet İlkokulu
Öğrenci Adı: Nehir
Öğretmen Adı: Mustafa Bedir
Uğur ve Özlem, fotoğrafı ve kutuyu merakla inceliyorlarmış . Daha önce hiç böyle bir şeyle karşılaşmamışlar çünkü. ''Acaba bu kutu ne işe yarıyordu? diye düşünüp birbirlerine bakarken birden çok güçlü bir rüzgar esmeye başlamış. O kadar sert ve güçlü esiyormuş ki...
-Aaaaa o da ne?? -Bu nasıl bir rüzgar???
Uğur and Özlem were examining the photo and the box with curiosity, because they had never encountered such a thing before. “What was this box for? thinking and looking at each other, suddenly a strong wind began to blow. It was blowing so hard and strong ...
-What's that? -What kind of wind is this ???
Her ikisinin de ayakları yerden kesilmeye ve gökyüzünde yükselmeye başlamışlar, ellerindeki kutuyla...
Şaşkınlığın yerini korku almış. Gökyüzünde uçuyorlarmış rüzgarla birlikte.
Sonra rüzgar şiddetini azaltırken birden ayakları yere değmeye başlamış. Çok değişik bir yerde bulmuşlar kendilerini. Her şey çok farklıymış. Evler, arabalar, yollar, insanlar …İnsanların yüzünde ağzı ve burunlarını kapatan maskeler takılıymış.
Both of them began to be swept off the ground and rising in the sky, with the box in their hands.
Confusion has been replaced by fear. They were literally flying in the sky with the wind.
Then, while the wind was decreasing, suddenly their feet started to touch the ground. They found themselves in a very different place. Everything was very different. Houses, cars, roads, people ... People were wearing masks that covered their mouths and noses.
Uğur ve Özlem bu durumu merak edip insanlara sormaya karar vermişler. Uğur bir çocuğa sormuş: ''Neden maske takıyorsunuz?'' Çocuk , Uğur'a şaşkın gözlerle bakmış. ''Nasıl bilmezsin? Virüsten korunmak için takıyoruz. Asıl sizde neden yok?'' diye kızgınlıkla tam onlara yaklaşırken ; Uğur ve Özlem kutuya sarılıp hızlıca kolu çevirmişler. Birden tekrar rüzgar çıkmış ve birlikte havalanmışlar ,yaşadıkları yıla, evlerine dönmüşler. Büyüyünce doktor olmak isteyen Uğur, kutuyu kilere saklayıp, gördüklerimi hemen günlüğüme yazmalıyım, diye düşünmüş.
Uğur and Özlem decided to ask people about this situation. Uğur asked a child: “Why are you wearing a mask? “The boy looked at Uğur with confused eyes. '' How you could not know? We wear it for virus protection. Why don't you really have it? “As he approached them in anger; Uğur and Özlem hugged the box and quickly turned the handle. Suddenly the wind came out again and they took off together, returning to the year they lived. Uğur, who wanted to become a doctor when he grew up, thought that I should hide the box in the cellar and write what I saw in my diary immediately.
Marziye İbrahim Ertek İlkokulu
Öğretmen:Havva Özlem OFLAZ
Öğrenci:Furkan D.
Uğur,o kadar sabırsız ve heyecanlıymış ki hemen günlüğünün başına geçmiş.Her zamankinden farklı bir ruh hali içinde elleri titreyerek yazmaya başlamış.Gördüklerine anlam veremiyor bu maskelerin gizemini çözmek istiyormuş.Bu virüs nereden gelmişti? Virüsten korunmak için maske takmak yeterli miydi?Bu virüs yüzünden hayatını kaybedenler olmuş muydu? Kafasında pek çok soru vardı ve bu soruları günlüğüne teker teker yazmıştı.İleride doktor olmak isteyen Uğur eğer bu soruların cevabını öğrenirse bir çözüm yolu bulabileceğini düşünüyordu.Hayaller kurarken günün yorgunluğu ile günlüğünün başında uyuyakaldı.

Gözlerini açtığında kendini bir parkta etrafı seyrederken buldu.O esnada önünden el ele tutuşmuş olarak geçen bir anne ile oğluna gözü takıldı.Anne sendeleyerek yürüyordu.Bu durumu daha önce bir çok kez görmüştü.Kadın birazdan düşüp bayılacaktı.Doktor Uğur hızlıca kadının yardımına koştu.İlk müdahaleyi yaptıktan sonra kadın gözlerini açtı.Onun hayatta olduğunu gören çocuk annesine sarılıp "Beni bırakmadığın için çok mutluyum annecim"dedi.Uğur yine bir aileyi mutlu etmişti.
Yüzündeki tebessümle uyanan Uğur,bir kez daha doktor olma kararının doğruluğunu anladı.Gelecekte kesinlikle doktor olmalı ve gördüğü o maskeli insanlara da yardım etmeliydi.

IŞIL SEZER ÇORLU
İNÖNÜ PRIMARY SCHOOL
STUDENT: BELİNAY T.
Bir gün sonra Özlem ile düşüncelerini paylaştı.
Özlem:”Uğur,tüm çalışmaların amacı insana hizmettir.İnsan hayatını kolaylaştırmak, güzelleştirmek ve daha insanca, onurlu hale getirmektir. İnsan için öncelik sağlıklı olmak olduğuna göre, doktorluk yüce bir meslektir; doğru düşünüyorsun. Ben de sağlık konusunda eğitim almak; hemşire veya ben de doktor olmak isterim.”dedi.
Uğur:”Teşekkür ederim,Özlem. Benim gibi düşünmen, son derecede mutlu olmamı sağladı. Belki aynı hastanede veya büyük bir araştırma merkezinde insanlık için birlikte çalışırız. Gelecek için düşünmek, hayal kurmak, insanlara; insanlığa hizmet etmeyi düşünmek ne güzel bir davranış. İnsanlar, mutlu oldukları; sevdikleri işi yapmalılar. Öyle değil mi?”dedi.
A day later, he shared his thoughts with Özlem.
Özlem: "Uğur, the purpose of all work is to serve people. To make human life easier, to beautify and to make it more humane and dignified. Since the priority is to be healthy for people, being a doctor is a supreme profession; you think right. I also get education about health; nurse or me. I would also like to be a doctor. ”
Uğur: "Thank you, Özlem. Thinking like me made me extremely happy. Maybe we work together for humanity in the same hospital or in a large research center. What a nice act to think, dream for the future, to think of serving people and humanity. People." "They should do what they love; they should do what they love. Isn't that right?"

Parkta oynarken buldukları fotoğraflı kutu gizemini korurken Uğur ve Özlem büyüdüler. Kilere sakladıkları kutuya dokunmaya cesaret edemediler. Uğur yaşadıklarının da etkisiyle doktor olmak için çok çalıştı. Tıp fakültesini kazandı. Özlem de aynı yolda ilerledi. İki tıp öğrencisi o parka tekrar gittiler. Kilerden aldıkları kutuyu da götürdüler. Banka oturarak konuşmaya başladılar. Uğur:
- Her şey burada başladı değil mi Özlem?
-Evet Uğur haklısın gittiğimiz o yerde yaşayan ağzı maskeli insanların hali gözümün önünden gitmiyor. Uğur:
-Virüsler her zaman çok ilgimi çekmiştir. Okulumu bitirdiğimde bu konu ile ilgili araştırmalara devam etmek istiyorum. Oraya tekrar gitmeye ne dersin?
Konuşmalarının sonunda gözleri kutuya takıldı. Aynı şeyi mi düşünüyorlardı?
While the photo box they found while playing in the park kept the mystery, Uğur and Özlem grew up. They did not dare touch the box they hid in the pantry. Uğur worked hard to become a doctor because of his experiences. He won the medical school. Özlem followed the same path. Two medical students went back to that park. They also took the box they bought from the basement. They sat in the bank and started talking. Uğur:
- Everything started here, isn't it Özlem?
-Evet, Uğur. Her şey burada başlamıştı. Belki de bu kutu olmasaydı , geleceğe gidip insanların Koronovirüs hastalığı ile nasıl mücadele ettiklerini ,hastalığın insanlar üzerindeki etkisini görmeseydik ne sen doktor olurdun, ne ben. İnsanlara yardım etmek isteğimiz daha çok çalışmamıza sebep oldu.
Doktor arkadaşlarımızla yaptığımız çalışmalar hastalığın tamamen bitmesini sağladı .
-Haklısın, Özlem, artık insanlar bu hastalıkla mücadele etmiyorlar. Koronovirus hastalığı tamamen bitti.
Özlem:
-Hastalıkla mücadelemizin ilk zamanlarını hatırlıyor musun?
Ozlem: -Do you remember the first times of our struggle with the disease?
Ə.Banu
29 nömrəli tam orta məktəb
-Elbette hatırlıyorum. Nasıl unutabilirim. İnsanlar çaresizlik içinde,kimse ne olacağını, ne yapacağını bilemiyordu. Herkes maske kullanmak ve sevdiklerinden uzak kalmak zorundaydı. Çocuklar okullarına bile gidemez olmuştu. Çok zor günlerdi. Biz ve bizim gibi bilim insanlarının yaptıkları çalışmalar neyse ki bu kötü günlerin geride kalmasını sağladı.
Of course I do. How can I forget. People were desperate, no one knew what to do or what to do. Everyone had to wear a mask and stay away from their loved ones. The children could not even go to school. It was a very difficult time. Fortunately, the work of us and scientists like us has left these bad days behind.
Ada K. 9 Mart Primary School Rize

Bazna School Romania
Naomi Mereu - 4th grade
Laboratuvarında geçirdiği günlerin ardından Uģur çok yorulmuştu. İyimser ruh haliyle, bu korkunç hastalığa ve insanların yaşadığı düşünülen aylara cevap bulamadı. Özlem onu neşelendirmeye çalıştı:
"Yıllar önce nasıl olduğumuzu hatırlıyor musunuz? Her şey güvenli ve sağlıklıydı, çünkü ebeveynlerimiz bizimle ilgilendi. Gerektiğinde bizi tüm tıbbi bakıma götürdüler."
"Evet, yaptılar. Ve tüm aşıları zamanında yaptırdığımızı garanti ettiler ... Ne harika bir fikir ... bir aşı! İşte bu! Bir anti-Covid aşısı hazırlamalıyız !!!"
After many days spent in his lab, Uģur was exhausted. With all he optimistic mood, he couldn't find any answer for this terrible disease and for the thought months people are going through. Özlem tried to cheer him up:
"Do you remember how we were years ago? Everything was safe and healthy, because our parents took care of us. They took us to all the medical care when was needed."
"Yes, they did. And they assured that we have all the vaccines taken on time....What a great idea...a vaccine! That's it! We must prepare an anti-Covid vaccine!!!"
Eğer biz bu çalışmaları yapmasak, aşıyı bulmasak insanlar maskeyle yaşamaya devam edeceklerdi. Çocuklar okullarına gidemeyecekti. Sokağa çıkma yasakları devam edecekti. Pek çok iş yeri hep kapalı kalacaktı. İşsizlik artacak, ekonomik sorunlar çoğalacaktı. Düşünsene marketler bile belli saatlerde açıktı. İnsanlar market alışverişi için sıraya giriyor,öyle alışveriş yapıyorlardı.
If we did not do these studies, if we did not find the vaccine, people would continue to live with masks. Children would not be able to go to school. The bans on going to the streets would continue. Many workplaces would always be closed.
Unemployment would increase and economic problems would increase. Think about it, even the markets were open at certain hours. People were queuing for grocery shopping, doing so.
Beren S. 9 Mart Primary School Rize
Özlem ve Uğur geliştirdikleri aşıdan dolayı kendileriyle gurur duyuyorlardı. İnsanlara yararlı olup bu virüsü yok etmek onları çok mutlu etmişti. Ama bu yetmezdi. İnsanlık için, gelecek için yapmaları gereken çok daha fazlası vardı. Bunun da tek yolu daha fazla hayal etmek ve çalışmaktı.
Özlem and Uğur were proud of themselves for the vaccine they developed. It made them very happy to be beneficial to people and to destroy this virus. But that was not enough. There was much more to humanity that they had to do for the future. The only way to do this was to dream and work more.
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

Sümeyra Muştu OKŞAN-GÜZELHİSAR PRIMARY SCHOOL-
STUDENT'S NAME:Melike Hilal U.

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $15.79+) -
BUY THIS BOOK
(from $15.79+) - DOWNLOAD
- LIKE (1)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!