Umarım keyifle okursunuz.











Aslı, yedi yaşına kadar zenginlik içinde yaşamıştı. Babası büyük bir şirket işletiyordu. Annesi ise bir ev hanımıydı. Küçük kız havuzlu villalarda büyümüştü. Evlerinde hizmetçiler, bahçıvanlar, dadılar vardı. Aslı'nın bir de ağabeyi vardı. Adı Yiğit'ti. On yaşındaydı. Yaşıtlarına göre olgun bir çocuktu. Uzun boylu, kahverengi saçlı, cildi pürüzsüzdü. Uzun saçları olsaydı aynı bir kız gibi olacaktı. Aslı ağabeyine hiç benzemiyordu.
1. BÖLÜM
BALE VE ASLI
Aslı, ağabeyinin tam tersine kara kuru, cılız, kısa boylu, siyah saçlı, yüzünde garip lekeler olan bir kızdı. Daha çok babasına benziyordu. Ağabeyinin ve annesinin gözleri yeşildi. Çünkü annesinin annesi yani anneannesi bir Rus'tu. Aslı derslerinde pekte başarılı sayılmazdı. Ağabeyi ise tam tersine çok başarılıydı. Odasının duvarlarında başarı belgeleri, madalyalar, takdir belgeleri vardı. Aslı kiraz meyvesine bayılırdı. Annesi ona hangi mevsim olursa olsun kiraz alırdı. Aslı küçükken ağabeyini çok kıskanırdı. Neyse ki büyüyünce bunu atlattı.
Aslı büyümüş, yedi yaşına gelmişti. Aslı O gün her gün olduğu gibi uyandı. Bu gün hayatının değişeceğini bilmiyordu. Gün çok çabuk geçti, akşam oldu. Aslı'nın babası ile annesi geldi. Babası Aslı ve Yiğit'i salona çağırdı. Salona gittiklerinde salonda anneleri de vardı. Yiğit annesine ne olduğunu sordu. Annesi de "Bilmiyorum" diye cevap verdi. Babaları konuşmaya başladı
"Çocuklar size kötü bir haberim var." dedi. "Şirketimiz uzun süredir düşüşte ve sürüyor, size başta söylemedim belki düzelir diye ama iş bu noktaya kadar geldi. Devlet evimize el koydu." dedi. Aslı'nın annesi dengesini kaybetti.
Abisi de şaşkın gözlerle babasına bakıyordu. Aslı hiç bir şey anlamamıştı. Abisinin yüzüne "Bana da anlat." dercesine baktı. Ertesi günü Aslı'nın, günlüğüne yazdığı gibi dinleyelim;
Sevgili günlük ertesi gün evimize üç tane amca geldi. Birinin kafası keldi o amcaya çok güldüm. Evimizdeki bütün eşyaları aldılar. Annemin mücevherlerini de aldılar. Yaklaşık 2 saat sonra evimizden çıkmıştık. Hepimizin elinde birer valiz yola koyulduk. Ondan sonraki iki gün anneannemde kaldık. Babamda bize bir apartman aradı. Ben apartman ne demek bilmiyorum ama ağabeyime sordum, çok katlı birçok kişinin oturduğu ev dedi. Umarım bundan sonraki günlerde güzel gelişmeler olur. Hoşça kal sevgili günlük...
Aslı'nın babası sonunda ucuza bir apartman dairesi kiraladı. Aslı'nın annesi Yıldız hanım ve ağabeyi Yiğit bu durumdan pek de hoşnut değillerdi. Ama Aslı olumlu düşünüyordu. Hem artık şehrin daha işlek bir yerinde oturuyorlardı. Hem belki Aslı'da yeni arkadaşlar edinirdi. Dışarıdan "Simitçi taze taze simitler" diye bağıran amcanın sesi kulağa pek hoş gelmese de Aslı bu şirin evi sevmişti. Aslı artık büyümüş 13 yaşındaymış bebek değilmiş, bu durumu, babası işlerini düzeltene kadar idare edecekmiş, böyle söylemişti babası Aslı'ya. Aslı'da öyle yapıyordu zaten. Aslı'nın en çok hoşuna gitmeyen şey ağabeyiyle aynı odada kalmak zorunda olmasıydı.
Ama idare ediyordu Aslı, pek hoşuna gitmese de. Ailenin iş bulması gerekiyordu. Ellerinde kalan azıcık parayla ancak 2 hafta karınları doyardı. Babaları elinde kalan son parayla küçük bir dükkan aldı ve orayı da oto yıkama dükkanı yaptı. Oto yıkamanın adını da Aslı ve Yiğit'in baş harflerini koydu. Yani
AY OTO YIKAMA. Aslı'nın annesi de yedi yaşından beri piyano çalıyordu. O da bu hobisini işine dönüştürdü. Piyano öğretmenliği yapmaya başladı. Gelelim Aslı'nın en üzüldüğüne, abisi okulunu bırakıp bir kafede garsonluk yapmaya başlamıştı. Aslında abisi çok başarılı bir öğrenciydi. okulunu bitirse belki çok başarılı bir doktor, çok iyi bir mimar olacaktı.
Bir an Aslı sordu kendine "Ben büyüyünce ne olsam?" Bu sorunun cevabını veremeden annesi Aslı'ya seslendi" Aslı kahvaltı hazır kızım gel hadi." Aslı annesini bekletmeden kahvaltıya geldi. Ama hala bu soruya yanıt arıyordu. Kahvaltısını bitirdi ve dışarı abisinin çalıştığı kafeye yol aldı. Aslı, yanına gelen garsondan bir limonlu kek istedi ve abisini beklemeye devam etti. Abisi diğer müşterilerinin istediklerini getirince kardeşinin yanına geldi. Aslı abisine sıkı sıkı sarıldı. Abisini yan masadan bir müşteri çağırınca abisi gitmek zorunda kaldı. Aslı tam masadan kalkarken kendi yaşında bir kıza çarptı. Çok güzel bir kızdı. Aslı kız ile tanıştı ve özür
diledi. Kızın adı Ela'ydı. Saçı tarçın kahve rengindeydi ve düzdü. Çok tatlı bir gülümsemesi vardı. Gülümseyince sol yanağında bir gamzesi olduğu görülüyordu. Aslı Ela ile arkadaş oldu. Artık sık sık konuşuyor, görüşüyorlardı. Ela bir astronot olmak istiyordu. Aslı ne zaman Ela'nın yanına gelse, bilgisayarında uzay hakkında bir şey araştırıyor olurdu. Ela Aslı'ya da uzay hakkında bildiklerini anlatıyordu. Kısa zamanda Aslı da Ela gibi uzayın gizemli dünyasına aşık olmuştu. Artık iki kızda astronot olmak istiyorlardı. Aslı o gün kendi kendine yemin etti. Derslerine çok çalışıp, astronot olup ailesini de bu durumdan kurtaracaktı. Öyle de yaptı.
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) - DOWNLOAD
- LIKE (1)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem
"HAYALİM UZAY"
https://www.storyjumper.com/book/read/94149086

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!