Evet çocuklar.. Bizler çalışkan arılar olarak her bilgiyi öğrenmeyi çok seviyoruz. Haydi hep birlikte okuyalım bakalım. Bugün neler öğreneceğiz...

Çocukluğumda bayram günlerini çok ama çok severdim. Benim için bayram demek köydeki arkadaşım Elif ile beraber bir sürü şeker toplamak demekti. Yine günlerden bir gün çok heyecanlıydım. Çünkü yarın sabah bayramdı. Annem ve babam ile birlikte köye gidecektik.






Gitmek için o kadar sabırsızlanıyordum ki şeker toplayacağım poşeti ve babamın yeni aldığı pembe spor ayakkabıyı başucuma koyup hemen uykuya dalmıştım.






Sabah erkenden uyanıp ellerimi ve yüzümü yıkayıp güzelce kahvaltımı yaptıktan sonra hemen odama koştum. Yeni alınan ayakkabılarımı ve annemin akşamdan yıkayıp ütülediği mis kokulu kıyafetleri giydim. Doğruca salona koştum. Annem ve babamın ellerini öpüp bayramlaştıktan sonra, hemen yola çıkmak için arabaya binip kemerimi takmıştım.
Annem ve babamla kısa süren bir yolculuğun ardından babaannemi ziyarete köye geldik. Araba durur durmaz hemen kemerimi çıkarmış ve babaannemin elini öpüp sımsıkı sarılmıştım. Bir de ne göreyim çok sevdiğim arkadaşım Elif, evin önünde beni bekliyordu. Elif'i o kadar çok özlemiştim ki onu görür görmez yanına gidip kocaman sarıldım. Bahçe kapısından Elif ile çıkmak üzereyken babaannem seslendi:
- Çocuklar her bayram çok sevdiğiniz şekerlerden aldım. Hadi gelin bayram şekerlerinizi alın. Dedi.
Elif ile koşarak babaannemin her bayram şekerleri koyduğu papatyalarla süslenmiş kutudan şekerleri alıp poşetimize koyduk.







Sonra hemen, köydeki diğer komşularla da bayramlaşıp şeker toplamak üzere yola çıktık. Çok sevdiğimiz Ahmet Amca'nın evine gittik. Ahmet Amca ile bayramlaştıktan sonra ikram ettiği şekerlerden alıp hemen Ayşe Teyze'ye gittik.
Ayşe Teyze:
- Çocuklar ne kadar büyümüşsünüz. Her bayram biz büyükleri ziyarete geliyorsunuz. Size güzel şekerler ikram etmemek olur mu? Dedi. Ayşe Teyze bize güzel şekerlerin yanında sobanın üstünde nar gibi kızarmış kestanelerden de ikram etmişti. Elif ile birlikte Ayşe Teyze'den aldığımız şekerleri poşetlerimize, kestaneleri ise ceplerimize doldurduk.







Akşam olmak üzereyken babaannemin evine doğru yola koyulduk. Bahçe kapısından girdiğimde Elif'in annesi Zeynep Teyze ve annemler hep birlikte oturmaktaydılar. Zeynep Teyze biz köye her geldiğimizde Elif ile bana yeni sağdığı ineklerin sıcacık sütünden ve yaptığı kurabiyelerden verirdi. Onu çok ama çok severdim.




Zeynep Teyze:
- Çocuklar ne zamandır yoksunuz, söyleyin bakalım toplam kaç tane şeker topladınız? Dedi. Herkes meraklı gözlerle Elif ve bana bakarken bizde şaşkın şaşkın birbirimize bakıyorduk. Çünkü toplam kaç şeker topladığımızı nasıl bulacağımızı bilmiyorduk.
Acaba ne yapacaktık? Şekerlerin hepsini bir araya getirip bir kaba mı koyacaktık? Daha önce hiç ama hiç Elif ile beraber şekerlerimizi bir araya getirip toplamamıştık. Bunun kısa bir yolu olmalıydı.
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $4.39+) -
BUY THIS BOOK
(from $4.39+) - DOWNLOAD
- LIKE (1)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!