
AYŞEGÜL KURUMLU
Alpaslan Ali Can Bilim ve Sanat Merkezi
KASIM AYI MEKTUPLARI
Değerli büyüklerim;
Merhaba, ben Ali Alper. 10 yaşındayım. Burdur ‘da yaşıyorum. 5.sınıfa gidiyorum. Sizlere günlük yaşantımdan bahsetmek istiyorum. İlk önce herkesin yaptığı gibi kalkıyorum, elimi yüzümü yıkıyorum. 09:10 da uzaktan eğitim derslerim başlıyor. Zaten günümün çoğunluğunu derslerim kaplıyor. 10 dk aralarla ihtiyaçlarımı karşılıyorum. Uzun aralarda parka çıkıyorum. Eğitim hayatımın en güzel günleri BİLSEM de geçiyor. Şu an gidemiyorum ama onlar da uzaktan devam ediyor. BİLSEM de dersler eğlenceli şekilde işleniyor. Yarışmalara hazırlanıyoruz. Türkiye dereceleri yapıyoruz. Geçen sene TZV Türkiye 1.Si olduk. Bu yıl TZV bireyselde Türkiye 9.su oldum. Birçok yarışmada finallere kaldım. Ve bunları Bilsem öğretmenlerimin desteği sayesinde elde ettim. Onlar bana bu kadar inanmasa kendimde o gücü belki de hissedemeyecektim. Şimdi 2020-2021 yarışmaları için yoğun bir çalışma içindeyim, dualarınızı eksik etmeyin.
Burada size şair Orhan Veli’den bahsetmek istiyorum. Orhan Veli Kanık (13 Nisan 1914 – 14 Kasım 1950), daha çok Orhan Veli olarak tanınan Türk şair. Melih Cevdet ve Oktay Rifat ile birlikte yenilikçi Garip akımının kurucusu olan Kanık, Türk şiirindeki eski yapıyı temelinden değiştirmeyi amaçlayarak sokaktaki adamın söyleyişini şiir diline taşımış. Şair otuz altı yıllık yaşamına şiirlerinin yanı sıra hikâye, deneme, makale ve çeviri alanında birçok eser sığdırmış. 10 Kasım'da bir haftalığına geldiği Ankara'da belediyenin kazdığı bir çukura düşmüş ve başından hafifçe yaralanmış. İki gün sonra İstanbul'a dönmüş.14 Kasım günü bir arkadaşının evinde öğle yemeği yerken fenalık geçiren şair hastaneye kaldırılmış, beyin kanamasından hayatını kaybetmiş.
Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.
Kendinize çok iyi bakın görüşmek üzere hoşcakalın..
Ali Alper
Sayın Büyüğüm,
Merhaba, ben Çağlayan. Ben bu mektubumda size gezdiğim bir şehri anlatmak istiyorum. Anlatmak istediğim şehir Eskişehir. Eskişehir belki de benim gördüğüm en güzel şehirdi. Eskişehir’e akşam varmıştık. Bir pansiyonda uyuyup dinlendikten sonra sabah Eskişehir’i gezmeye başlamıştık. Sabah Porsuk Çayı’nın karşısındaki bir pastacıda kahvaltı yaptık. Kahvaltımızı yaptıktan sonra annem ile babam çay içiyordu. Ben ve kardeşim de Porsuk Çayı’nın yanındaki kaldırımda getirdiğimiz tahta balta ve kılıç ile oynuyorduk. Annem ile babam çaylarını içtikten sonra Porsuk çayında küçük bir gondol ile gezmeye başladık. Kardeşim ile ben o turu çok sevmiştik. Hatta bir daha yapmak istemiştik. Ama gezeceğimiz daha çok yer olduğu için bir tur daha yapmadık. Porsuk Çayı’ndan çıktıktan sonra Eskişehir Bal Mumu Müzesi’ne gittik. İçeride o kadar çok heykel vardı ki say say bitmez. Benim en çok ilgimi çeken heykel eski Amerika başkanlarının heykelleri oldu. Sonra Eskişehir Odun Pazarı’na gittik. Odun pazarında odundan o kadar güzel el oymaları vardı ki anlatamam. Odun pazarındaki bir dükkanda ucuna bembeyaz bir taş takılı olan bir kolye gördük. Satıcı ablaya bu taşın ne olduğunu sorduk. Abla bize bu taşın sadece Eskişehir’de çıkartılan lüle taşı olduğunu söyledi. Lüle taşı çıkarıldığında yumuşak olan ama hava ile bir süre temas ettikten sonra sertleşen bir taşmış. Biz de bir hatıra olsun diye kardeşimle isimlerimizin yazılı olduğu birer lüle taşı kolyesi aldık. Oradan çıktıktan sonra Eskişehir’in Sazova Bilim Kültür ve Sanat Parkı’na gittik. Hayvanat Bahçesi’nde çok fazla ve farklı farklı hayvanlar vardı. Benim en çok hoşuma giden hayvanlardan biri lemurlar oldu. Çok küçük ama çok hızlı ve çeviklerdi. Sonra hayvanat bahçesinin yanında yemyeşil çimenlerin olduğu küçük bir tepe gördük. Ben ve kardeşim hemen gidip o tepeden yuvarlanmaya başladık. Sonra hayvanat bahçesinin yanındaki Eskişehir Bilim Müzesi’ni gezdik. Orada çok ilginç aletler vardı. Benim en sevdiklerim bir deprem simülasyonu ve uçuş simülasyonu oldu. Deprem simülasyonunda bir makinenin üzerine çıkıyorsun. Sonra görevli abi o makineyi çalıştırınca gerçekten deprem oluyormuş gibi sallanıyorsun. Uçuş simülasyonunda ise bir hava odasına giriyorsun. Odanın zeminindeki bir aletten çıkan duman odaya doluyor. Makine de sallanmaya başlayınca gerçekten uçuyormuş gibi hissediyorsun. Müzeden çıkınca ünlü MASAL ŞATOSU’na gittik. Dışarıdan masallardaki şatolara benziyordu. Dev gibi bir boyu vardı. Ama kapalı olduğu için oraya giremedik. Bu kardeşim ve beni üzse de o gün harika bir gün geçirmiştim. O gece pansiyonda uyuduktan sonra sabah kahvaltı yapıp evimize dönmek için yola çıktık. Ben o günü hiç unutmadım. Bu mektubumu şimdilik burada bitiriyorum. Siz büyüklerim için bir mektup daha yazmak için sabırsızlanıyorum. Görüşürüz.
Çağlayan
Değerli Büyüğüm,
Merhaba, ben Eda. Size gelecekte yapmak istediğim şeylerden bahsetmek istiyorum. Büyüdüğümde öğretmen olmak istiyorum çünkü öğreterek öğrenmeyi çok seviyorum. Bu hayalim için çabalıyorum. Belki büyüdükçe isteklerim değişir. İsteklerim değiştikçe onların gerektiği şekilde çabalamaya devam edeceğim. Bu kendime verdiğim birkaç sözden sadece biri. Artık yalnızca kendime söz veriyorum. Diğer insanları arka planda tutup kendi isteklerimi belirliyor ve onlar için uğraşıyorum. Ayrıca büyüdüğümde her zaman öğrenmeyi arzuluyorum. Bunlar için belki daha erken. Buna rağmen gelecek planları yapmaya devam edeceğim.
“İyi şeyler inandığında, daha iyi şeyler
ve en iyi şeyler sabrettiğinde ve en iyi şeyler hiç vazgeçmediğinde gelir”
-La Edri
Sağlıkla, mutlulukla, güzelliklerle geçecek günleriniz olsun. Sizler için bir anı olmak bize verilmiş büyük bir armağandır.
Eda
Değerli Büyüğüm;
Merhaba ben Ezel. Size daha önce de mektup yazmıştım. Bu sefer nerelere gittiğimi, gittiğim yerlerdeki dikkatimi çeken şeyleri anlatacağım. Kısa ara tatilinde ailecek Fethiye’ye tatile gittik. İlk gün Fethiye merkezi gezdik. Orada Fethiye’nin sahilini ve kıyıda duran birbirinden güzel ve ilgi çekici gemilerini gördük. İkinci gün kaya mezarlarına gittik. Gerçekten gidip gezilmeye ve görülmeye değer muhteşem bir tarihi güzellik karşında etkilenmemek elde değil. Kaya mezarlarında bazı insanlar oradaki mezarları karalayıp kendi isimlerini yazarak bu güzelliği tahrip etmişler. Ben buna insanlık adına çok üzüldüm. Kaya mezarlarından sonra etnografya müzesine gittik. Güzel bir gün geçirdik. Burası da gezip görülmeye değer bir yer. Ertesi gün Kaya köye gittik. Adı gibi kayalardan oluşan muhteşem evler vardı. Taş döşeli sokakları ve yosun yutmuş yemyeşil duvarları çok güzeldi. Orda bir tane kilise vardı. Tadilatta olduğu için içine giremedik. Hele birde Kelebekler Vadisi görülmeye değer eşsiz bir manzara sahip ender yerlerdendi. Sakın ola Gemiceler Koyunu görmeden buradan ayrılmayı aklınızdan bile geçirmeyin. Kış mevsiminde olmamıza rağmen hava çok güzeldi. Bu yüzden her yeri rahatça gezebildik. Bu güzel günler unutmadığım güzel anılarım arasında kaldı. Bir gün yine gitmeyi çok isterim. Görüşmek ümidiyle sağlıklı günler dilerim. Kendinize iyi bakın. Büyüklerin ellerinden öperim. Hoşçakalın.
Ezel
09.11.2020
Değerli Büyüğüm;
Hepinize merhabalar. Ben Gülse. Size mektup yazmaktan ne kadar çok zevk alıyorum bir bilseniz. Biliyorsunuz yaklaşık on gün önce İzmir'de deprem oldu. Aydın İzmir'e çok yakın olduğu için duyduğuma göre sizi de çok etkilemiş. Hepinizin ne kadar çok korktuğunuzu tahmin edebiliyorum. İnşallah ülkece başımıza bir daha böyle kötü olaylar gelmez. Neyse başka bir konuya geçelim. Ben bu sene beşinci sınıfa başladım. Ve iki kasımda okulumuz açıldı. Haftada iki gün de olsa okula gidiyorum. Yeni bir okula başladığım için ilk hafta okulu biraz tanımam gerekti. Okula ve arkadaşlarıma çabuk alıştım. Bu hafta da sınav haftamız. Bu nedenle biraz yoğun geçiyor. Çok şükür şimdilik tüm sınavlarım gayet güzel gidiyor. Ama bunun rehavetine kapılıp çalışmayı bırakmayacağım. Okulda çok güzel vakit geçiriyoruz. Haftada üç gün de uzaktan eğitime devam ediyoruz. Ayrıca çok yakında BİLSEM’ler de açılıyor. Benim bu projeye katılmamı öneren Türkçe öğretmenim. Ona çok teşekkür ediyorum. İlk başta da size mektup yazmayı ne kadar sevdiğimi söylemiştim. Size bir şey daha söyleyeceğim. Benim babam da Aydın'ın Kuyucak ilçesinin Yamalak köyünden. Virüsten önce sık sık köyümüze gidiyorduk. Virüs çıktığından beri gitme süremiz biraz seyrekleşti. Biz Aydın'a pek gitmiyoruz, genellikle Nazilli'ye gidiyoruz. Ama az da olsa oralara geldim. Benden bu kadar. Bir daha ki mektupta görüşürüz.
Sevgilerimle;
Gülse Beril
Değerli Büyüğüm,
Merhaba, mektubuma başlamadan önce size saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Nasılsınız, inşallah iyisisinizdir? Bu sizlere 2. mektubum ben yine çok heyecanlıyım. Sizlerle mektuplaşmak beni çok mutlu ediyor, umarım siz de çok mutlu oluyorsunuzdur.
Evet, sonunda okullar açıldı ve ben sanki ilkokul birinci sınıfa başlayacakmış gibi çok heyecanlıydım. Çünkü bu sene 5.sınıfa gidecektim. Ama okuluma gidince ve yeni arkadaşlarımla yüz yüze görüşünce bütün heyecanım sona erdi.
Şimdi size birazda öğretmenlerimden bahsetmek istiyorum.
Matematik öğretmenimizi çok seviyorum. Çünkü çok eğlenceli biri. Türkçe Öğretmenim çok disiplinli, sürekli kitap okumamızı ve onunla ilgili sınav yapacağını söylüyor. Biz de tabi öğretmenlerimizin dediğini yapmaya çalışıyoruz. Bazen oyuna daldığım oluyor, bu sebeple Annem ve Babam bana sürekli uyarı yapıyor. Diğer öğretmenlerimi zamanla sizlere yine anlatacağım.
Biraz da okulla ilgili kendimden bahsedeyim.
Derslerimde iyi olduğumu düşünüyorum fakat çok çalışırsam daha iyi olacağımı biliyorum. Yakında BİLSEM okulum da açılıyor. Her ne kadar uzaktan eğitimde öğretmenlerimle beraber olsam da, onlarla ve arkadaşlarımla birlikte yüz yüze eğitim almak çok güzel. Çünkü okulumu, öğretmenlerimi çok özledim.
Bu pandemi süreci bittiğinde umarım sizinle de yüz yüze görüşebiliriz ve mektupla sohbet yerine karşılıklı konuşabiliriz.
Son olarak da hafta sonu yaptığımız etkinliği anlatayım.
7 Kasım Cumartesi günü BURASI BURDUR DOĞADA DUR 2! Etwinning Projesi kapsamında yapılan doğa yürüyüşüne BİLSEM öğrencileri, öğretmenleri ve velilerimiz ile birlikte yürüdük. Orada bir sürü ilginç bitki vardı. Hoşuma gidenleri topladım. Arkadaşımla orada tırmanabileceğimiz her yere tırmandık. Çıktığımız dağlarda Burdur minicik bir köymüş gibi görünüyordu. Eve geldiğimizde ayaklarıma kara sular inmişti. Sanki bir gün boyunca aralıksız yürümüştüm. Oradaki öğretmenlerimiz bize “Dağ keçileri gibi tırmandınız.” dediler. Çok enteresan bir gündü.
Bu mektubumun da sonuna geldik bir dahaki mektubumda görüşmek dileğiyle, sağlıkla kalmanızı temenni ediyorum.
Sevgi ve saygılarımla…
Nurmelek
Sevgili Büyüğüm,
İlk gönderdiğim mektup gelmiş olmalı. Şimdi size yeni bir mektubum var. Siz hiç mektup yazdınız mı? Ben yazdım. İki veya üç kere yazmış olmam lazım. Bu üçüncüsü. İnsanlar hayata başka bir açıdan bakmalılar bence. Yani mutluluktan yana. İnsanlar hep hırsızlık, hep kötülük yaparlarsa ilerideki büyük olacak şimdiki çocuklar da kötü olabilirler. Her zaman sevgi, her zaman mutluluk olmalı. Gelecekteki insanlar da mutlu mesut yaşamalılar. Sizin babanız veya dedeniz savaşlarda savaştılar mı? Savaşmış olmalılar. Eminim büyük kahramanlıklar yapmışlardır. Benim büyük babam de gazi olmuş. Yani babamın dedesi. İstiklal madalyası da alacakmış ama yoksulluk işte törene gidememiş. Babamı çok severmiş. Onun ismi zaten. Onu sevmesinin bir nedeni de bu. Siz nerelisiniz? Ben Burdur'un Mürseller köyündenim. Annem de Burdur Kozağacı köyünden. Bir de ablam var benim. İsmi Zeynep.
Bir daha görüşmek üzere.
Küçük bir mutluluk istiyorum
O kadar küçük olsun ki
İstemesin kimse benden onu
Ben yüreğimde elimde
Toprağımda birlikte yetişeyim hayata
Bir borcum olmasın insandan doğadan yana
Bir mutluluk ki sorma gitsin
Yeter ki bir benim olsun
Tüm dünyada tüm güzellikleri seçerken
Benim sevgimle senin sevginle coşan
Bu gün yarının hikayesi olsun
Yazmak isteyip de yapamadığım
İlk sayfamda sonuna sevda
Mutluluk ask özgürlük bir olsun
Mutlu yıllara
Nazım Hikmet
Özge
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!