''Oyun ve Masallarla Kültürümüze Yolculuk'' Etwinning Projesi kapsamında e-book haline getirdik.Öğrencilerimize faydalı olmasını ümit ediyoruz.
RABİA TAŞPINAR








ÇİLLİ TAVUK VE YAVRULARI MASALI
Az sürdüm, uz sürdüm, dere tepe düz sürdüm. Altı ay bir güz sürdüm. Geri döndüm baktım ki arkadan ekin gövermiş, geçmiş. Bir orak aldım, yanaştım ekine. Biraz biçtikten sonra belim ağrıdı. Dinleniverdim yorgunluk alametiyle.








Sonra rastladım bir Çilli Tavuk'a. Bu tavuğun beş de yavrusu varmış. Çilli Tavuk yavrularıyla bütün gün yem aramak için çalışır dururmuş. Kış günlerinde hava şartları zor olurmuş.
Bu yüzden Çilli Tavuk ve yavruları yem bulmakta zorlanıyorlarmış. Gel zaman git zaman, uzun ve soğuk bir kışın ardından nihayet ilkbahar gelmiş.
Bizim Çilli Tavuk "Şu tarlaya az buğday eksem de kışın yavrularımı kolayca beslesem. Tek başıma bunu yapamam. Komşularımdan yardım isteyeyim." diye düşünmüş. Komşularını aklından tek tek geçirmiş.



İlk önce kazın yanına gelmiş:
- Kaz kardeş, ben ekin ekeceğim ama yardıma ihtiyacım var. Sen bana yardım edersen ben de sana yardım ederim. Bu işi daha kolay yaparız. Bana yardım eder misin, demiş.
Kaz:
- İşimiz çok, gelemem, demiş.



Çilli Tavuk buna üzülmüş, bu sefer tavşana gitmiş. Kırlarda zıp zıp zıplayan tavşana yetişmesi kolay olmamış. Nefes nefese kalmış ama sonunda ona yetişmiş ve şöyle seslenmiş:
- Tavşan kardeş, tavşan kardeş! Benim yardıma ihtiyacım var. Gel, bana biraz yardım et. Buğday ekeceğim. Ben de sana yardım ederim, tek başıma yapamıyorum, demiş.
- Aaa, olmaz ki!... Benim çok işim var, ben gelemem, demiş tavşan. Kuyruğunu hoplata zıplata çekip gitmiş.



Tavuğun komşularından biri de ördekmiş. Artık ne yapsın, "Bir de ördeğin yanına gideyim bari." diye düşünmüş.
- Ördek kardeş, senden yardım istiyorum. Yavrularım ufak, kış gelmeden onlara yiyecek hazırlamam lazım. Buğday ekeceğim ama o da tek başına olmuyor. Gelip bana yardım eder misin? Ben de sana yardım ederim, demiş.
Ördek:
- Vak vak vak!.. Ben de gelemem, işlerim var, demiş.



Çilli Tavuk, ördeğin cevabına da üzülmüş. Yine "Kimden yardım isteyeyim," diye düşünmüş, aklına horoz gelmiş.
- Horoz kardeş, ben kışa hazırlık için buğday ekmek istiyorum. Tek başıma da olmuyor. Bana yardımcı olur musun? Ben de sana yardımcı olurum, demiş.
Horoz:
- Üürü üüü!... Ben gelemem. Yorgunum, çalışamam, demiş.

Tavuk bakmış ki dört komşudan da hayır gelmeyecek, gecesini gündüzüne katmış, başlamış eşelemeye. Eşelemiş, eşelemiş, buğdayı ekmiş, ekebildiği kadar.
Günler günleri kovalamış… Buğday çıkmış, yeşillenmiş, başak dolmuş.Sonunda hasat zamanı gelmiş. Buğdayları biçmek için yine sırayla komşularına gitmiş. Hepsinden buğdayları biçmek için yine yardım istemiş. Kimse ona yardım etmemiş.















Çilli Tavuk "Başka kime söyleyeyim? Kimse gelmedi, iyisi mi ben yapayım," demiş, takmış önlüğünü. Buğdayları biçip, azar azar alıp taşıyabildiği kadarını değirmene taşımış.













O kadar yorulmuş ki evde biraz dinlenmiş. Sonra değirmenden aldığı undan hamur yoğurup pişirmiş. Ekmekleri sıra sıra dizmiş ve yine komşularına gitmiş:



- Kaz kardeş, ben buğdaylarımı öğüttüm ve eve getirip ekmek pişirdim. Bunları yerken bana yardımcı olur musun, demiş.
- Olurum tabii, hemen gelirim, demiş kaz.



Bunun üzerine komşusu tavşana gitmiş bizim Çilli Tavuk:
- Tavşan kardeş, ben buğdaylarımı öğüttüm, eve getirdim, ekmek pişirdim. Bunları yerken bana yardımcı olur musun, demiş.
- Aaa! Olurum, olurum, senin ekmeklerini yemeye gelirim, demiş.



Tavuk bu kez de ördeğe sormuş:
- Ördek kardeş, ben ekmek pişirdim. Bunları yemek lazım artık. Bana yardımcı olur musun?
Ördek:
- Gelirim tabii, yardımcı olurum, demiş.



Çilli Tavuk son olarak horoza gitmiş:
- Horoz kardeş, ben buğdayları öğüttüm. Ekmekleri pişirdim. Yeme zamanı artık. Gelip bizimle yer misin, demiş.
Horoz da:
- Tabii,tabii gelirim, yerim, diye cevaplamış Çilli Tavuk'un sorusunu.






Hepsi koşa koşa gitmişler Çilli Tavuk'un evine.
Çilli Tavuk:
- Ben bunları ekerken, biçerken, değirmende un öğütürken hepinizin işi vardı. Şimdi yemeye gelince hepiniz buradasınız.
Tarlada izi olanın
Harmanda yüzü olur,
Çorbada tuzu olanın
Yemekte sözü olur, demiş.






Demiş demesine ama yine de arkadaşlarına kıyamayıp onları sofrasına kabul etmiş. Arkadaşları mahcup şekilde sofrada yerlerini almışlar. Ekmekleri birlikte güzelce yemişler.











Ekmekten bana da bir lokmacık verdi. Alın teri ile kazanılan ekmek ne kadar da lezzetliymiş meğer. Dereden geçiyordum, ördekler "Vak vak!" deyince ben de sandım ki "Bırak, bırak!" diyorlar. Ben de ekmeği bıraktım ama size bu masalı alıp da geldim.

Gökten üç elma düşmüş; biri masalı anlatanın, biri masalı dinleyenlerin, biri de bizim Çilli Tavuk’un ve Yavruları'nın başına.

KATILIM SAĞLAYANLAR
Sabriye
Emir
Barış
Nuriye
Yusuf
Nisanur

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $4.79+) -
BUY THIS BOOK
(from $4.79+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!