Kitabımıza Katkı Sağlayan Öğrencilerin Okul ve Öğretmen Adları
Azerbaycan sumqayıt 25 N-lı ilkokul/Kemale Hüseynova
İstanbul Esenler Cumhuriyet İlkokulu/Mustafa Bedir
İstanbul Esenler Hasip Dinçsoy İlkokulu/Naciye Bedir
Gaziantep Oğuzeli Fatih Sultan Mehmet İlkokulu /Selma Kurtoğlu
Şehit Veli Demiryürek Bilim Sanat Merkezi/Sıdıka Kök
İstanbul Zeytinburnu Celalettin Gözüsulu İlkokulu /Çetin Yalçın
19 Mayıs İlkokulu , Toroslar/Mersin /Nurol Birsen Evintan
19 Mayıs İlkokulu , Toroslar/Mersin /Gülcan Akyürek
15 Temmuz Demokrasi Şehitleri İlkokulu Polatlı /ANKARA/Serap Özkurt
Andız İlkokulu-Kütahya/Rümeysa Demir
Kozanlı Cumhuriyet İlkokulu-Konya/Sultan Gültaş

Kocaman güzel bir orman güneş ışıklarıyla aydınlandı. Meşe ağacının dalına konan Alakabak kuşu Puki :
-Çok acıktım, dedi ve daldaki palamutlardan birini kapıp havalandı. Kanatları Örümcek Taygu'nun avlarını yakalamak için yaptığı ağına çarpıp parçaladı. Kızan Örümcek Taygu:
-Ne kadar dikkatsizsin ağımı yırttın, dedi.
Ağ yırtılınca kurtulan sinek Kıtır:
-Teşekkür ederim Puki, beni kurtardın, dedi.
Olgunlaşan küçük meşe palamudu Neşeli, bu olayların ve rüzgarın etkisiyle kopup yere düştü. Telaşla kabuğunu kontrol etti. Kırılmadığına çok sevindi, bir ohh çekti.



























-Ben de annem gibi kocamaan bir meşe ağacı olmak istiyorum, kırılsaydım olamazdım, dedi. Etrafında diğer kardeşlerini gördü. Güzel sesli tavşan Ponçik:
-Çok lezzetli ve besleyicisiniz. Yavrularım sizi çok seviyor. Kışı sizin sayenizde kolay atlatıyoruz, dedi. Şarkı söyleyerek palamutları toplamaya başladı. Şarkının büyüsüne kapılıp dans eden kelebek Kibar:
-Şarkılarını dinlemeyi ve dans etmeyi çok seviyorum Ponçik, dedi. Karınca Kari palamut Neşeli'yi göstererek:
-Sağlıklı olanları bırak, onlar büyüsün meşe ağacı olsun, dedi. Bu arada çıkan kuvvetli bir rüzgarla Neşeli dere kenarına yuvarlandı.





Dere kenarındaki çiçeğe konan arı Vızvız:
- Hoş geldin Neşeli, dedi.
Bu olaylar olurken Defne bu ormanın kenarındaki köyde yaşayan dedesinin yanında tatil yapıyordu. Defne doğayı çok seviyordu. Köydeki arkadaşı Çınar ile ormanda oynamaktan hoşlanıyordu. Defne sabah erkenden tavuklara yem veren Çınar'a:
-Dedem ile birlikte ormana gidiyoruz sen de gelir misin ,diye sordu. Çınar:
-Harika, anneme haber vereyim. Yanına tabletini de al, ilginç şeyler görürsek fotoğrafını çekip araştırırız dedi. Hep beraber ormanın yolunu tuttular.





Çınar farkında olmadan palamut Neşeli'nin üzerine bastı. Palamut Neşeli yatay olarak toprağa gömüldü ve uzuun bir uykuya daldı. Üç ay sonra uyanan palamut Neşeli'nin kabuğu birden çatladı. Bundan korkan Neşeli,
annesi meşe ağacının sesini duydu:
-Korkma canım, büyüyorsun. Köklerin topraktan besinleri ve suyu alacak. Solucan Yumyum etrafında dolanarak:
-Sakın korkma senin için toprağı havalandırıp, gevşetiyorum sıkışma güzel büyü, dedi. Meşe palamudu kendini çok mutlu hissediyordu. Sabırsızlıkla büyümeyi bekliyordu.(1.takım)




















Güneşin ilk ışıklarıyla Kari yuvasından çıktı ve:
-Bugün yapılacak çook iş var. Bolca yaprak toplayalım dedi.
Her zaman ki gibi büyük bir heyecanla uyanan Defne hemen dedesinin yanına koşarak :
-Dede kahvaltımızı ormanda yapalım mı? Aynı zamanda arkadaşım Çınar ile ormanda gözlem yapmak istiyorum, dedi.
Dedesinin "Tamam o zaman" demesiyle Defne'nin Çınar'a haber vermesi bir oldu. Çınar yanına araç gereçlerin olduğu bir çanta aldı. Hep beraber ormanın yolunu tuttular. Hemen ormanın girişinde karınca yuvasıyla karşılaşan Çınar çantasından büyütecini çıkardı.

Kocaman yaprağı sırtında taşıyan karınca Kari'yi gördü. İçinden herhalde bunlar da piknik yapmaya gidiyorlar diye düşündü.
Piknik yapılacak yere geldiklerinde gözlerine inanamadılar. Çünkü bu ağaç önceden burada yoktu. Defne çantasından metreyi alır almaz ağacın boyunu ölçtü. Bunun büyümesi için daha çok yardıma ihtiyacı var, diye düşündü. Tam o sırada anne palamudun gövdesinde yaşayan Sincap Sisi yavru meşe palamudu ağacını korumak için çocukların üzerine doğru sıçradı. Çocukların ağaca zarar vermediklerini gören Sisi yerden birkaç Neşeli palamudu alarak tekrar kovuğuna çekildi.
Yavru palamudun yaprağına konan sinek, birden oradan kanatlanarak dedenin burnuna kondu. Anne palamudun dalına konan arı neler oluyor diye korktuğu için oradan uzaklaştı. Topladığı yapraklarla anne meşe ağacının toprakla birleştiği köklerinin arasındaki evini saklamaya çalışan Tavşan Ponçik:
-Yavrularımız senin sayende güvenle büyüyor, sen bu ormanın koruyucu meleğisin, dedi. O güzel sesiyle şarkı söylemeye başladı.
Alakabak kuşu Puki, Ponçik'in şarkısıyla meşe ağacının kalın gövdesinin etrafında dönerken, Sincap Sisi'ye:
-Hadi sen de katıl, dedi.


Taygu şarkının güzelliğine kendini
kaptırıp metrelerce ağ örüvermişti
meşe ağacının gövdesine...
Dans eden kelebek Kibar:
-Ben de size katılacağım Puki, dedi neşeyle...
Kafasını topraktan dışarı çıkarıp
olanları izlemeye başladı Yumi. Her şey ne kadar
uyumlu ne kadar da güzeldi.
Meşe ağacı çok mutluydu, gülümseyerek.
-Hepinizi çok seviyorum. Sizler dallarımda ve gövdemde güvenle yaşayabilirsiniz, iyi ki varsınız dedi. Rüzgarın yapraklarını dans ettirmesine bakarak dalıp gitti.




















Aylar ayları yıllar yılları kovalamış elli yıl nasılda geçmişti. Küçük meşe ağacı artık kocaman olup çiçek açtı. Annesi bu duruma çok sevindi. Yavrusu da tıpkı kendisi gibi sincapları, karıncaları, kuşları ve ormandaki diğer hayvanları koruyordu. Yavruısu Toroman'a:
-Seninle gurur duyuyorum, küçücük bir meşe palamudu iken köklerini salıp hiç pes etmedin ve kocaman bir meşe ağacına dönüştün. Yakında ilk meyveni vereceksin, dedi.
Vızvız'ın torunları her sabah çiçeklerden nektar toplamak için iş başı yapıyor, topladıkları nektarları meşe ağacının dalındaki kovana dönerek işliyorlardı. Ev sahipliği yapan meşe ağacının çiçek açtığını ilk defa gören arı çok mutluydu











- Senin de çiçeğinin olduğunu bilmiyordum. Meşe ağacının da çiçekleri oluyormuş demek , dedi.
O anda göklerde süzülen Puki'nin torunu Tuti Vızvız'ın torunlarının meşe ağacı ile sohbet ettiklerini gördü ve onlara katılmak için süzülerek aşağı indi. Tuti:
- Merhaba! Bütün orman çok hareketli. İnsanlar telaş içinde ve çok heyecanlı görünüyorlar, bir şey mi oldu?
Kelebek Kibarın torunu Sevimli atıldı:
-Merhaba Tuti biliyorsun bahar geldi, çiçekler açtı. İnsanlar buraları ziyaret edip, yeni ağaçlar ve bitkiler ekip meşe ağacının çiçeklerini topluyorlar.
Atası tavşan Ponçiğin soyundan gelen Tavşi lafa karıştı :
-Neden Meşe ağacının yapraklarını topluyorlar ? dedi.
Genç Meşe ağacı toraman :
- Tavşi benim çiçeğimde bulunan potasyum, fosfor ve kalsiyum bir çok ilaç yapımında kullanılıyor, dedi.
Bu arada Kıtır yaşlandı ve geniş bir ailesi oldu. Kıtırın ailesi de meşe ağacına yuvalandı. Yavru sinekler meşe ağacının dallarında yapraklarında oyun oynayıp günlerin birbirini kovalamasına tanık oluyorlardı.
Tygu'nun torunları onun öğrettiği herşeyi iyi öğrenmiş ve ağ örmeye devam etmişlerdi. Taygu onlara insanların ileride onlardan onlardan örnek alarak türlü şeyler üreteceğini söylemişti. Torun örümcekler çiçekten çiçeğe
ağlar örüp, insanların görüp incelemeleri için çalışıyorlardı.
Ormana gezintiye çıkan Defne ile Çınar, yaptıkları robotu uzaya gönderecekleri için çok heyecanlıydılar. Onlardaki bu araştırma duygusunu geliştiren Biyomimikri etwinning projesini kuran ve yürüten ilkokul öğretmenlerini şükranla andılar. Dedesinden miras kalan ormana sahip çıkan Defne:
- Meşe ağacımız ne kadar da büyüdü, dedi. Çınar:
- Evet bak meyveleri ile çocuklar oyun oynuyor dedi. Yerden eğilerek sağlıklı üç palamut alıp cebine attı.
Karınca karinin torunu Kari,
-Ne güzel bir ormanımız var, artık insanlar doğayı koruyorlar. Bitkileri ve hayvanları incitmiyorlar. dedi
Yumyum'un torunu Numnum geçmişe dair hasretini anne meşe ağacına bakarak, etrafında gezinerek, ona dokunarak gideriyordu. Bir yandan da Kari'nin söylediği gibi artık doğaya değer verilen bir zamanda yaşadığı için mutluydu. Tüm bunları düşüne düşüne tekrar toprağa girdi.
Ertesi sabah uyanan ormandaki canlılar büyük bir şaşkınlıkla etraflarına bakıyorlardı. Yerde hiç palamut yoktu. Meşe ağacının kovuğundan çıkan Unutkan:
- Sakin olun, dedi. Onların hepsini dedem gibi toprağa gömdüm. Ama şuan nerede olduklarını hatırlamıyorum. Bunu duyan bütün canlılar " kim bilir belki bir gün hepsi bir yerlerde kök salar" diyerek kahkaha attılar.
Kitabımıza Katkı Sağlayan Öğrencilerin Okul ve Öğretmen Adları
Azerbaycan sumqayıt 25 N-lı ilkokul/Kemale Hüseynova
İstanbul Esenler Cumhuriyet İlkokulu/Mustafa Bedir
İstanbul Esenler Hasip Dinçsoy İlkokulu/Naciye Bedir
Gaziantep Oğuzeli Fatih Sultan Mehmet İlkokulu /Selma Kurtoğlu
Şehit Veli Demiryürek Bilim Sanat Merkezi/Sıdıka Kök
İstanbul Zeytinburnu Celalettin Gözüsulu İlkokulu /Çetin Yalçın
19 Mayıs İlkokulu , Toroslar/Mersin /Nurol Birsen Evintan
19 Mayıs İlkokulu , Toroslar/Mersin /Gülcan Akyürek
15 Temmuz Demokrasi Şehitleri İlkokulu Polatlı /ANKARA/Serap Özkurt
Andız İlkokulu-Kütahya/Rümeysa Demir
Kozanlı Cumhuriyet İlkokulu-Konya/Sultan Gültaş

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $3.39+) -
BUY THIS BOOK
(from $3.39+) - DOWNLOAD
- LIKE (1)
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!