





16.03.2022
Seri=1
SADECE BİR BAŞLANGIÇ…
Florida normal bir kasaba gibi görünsede aslında bilinmeyen bir sırrı vardı. Bu sırrı birbirinden farklı çocuklar çözecekti. Hiç beklenmeyen anda, sadece onlar bilecekti gerçeği. Birbiri ile alakası olmayan 16 yaşındaki çocuklar. Ama bunları başlarına gelecek olaylardan habersizlerdi.
Acaba bu olaylardan sağ çıkabilecekler miydiler?..
RİCHARD JOSHEP
Kendisi ergen erkek kardeşi ile yaşayan. Babası ve annesi dünyanın her yerinde yaygın olan şirketin yöneticisi. Richard yaşamı boyunca annesi ve babası ile doğum günü, özel kutlamalar ya da önemli bir şey olmadıkça görüşmezlerdi. O ve kardeşine küçüklüğünden beri bakıcısı Alex
bakardı.Richard ilk cocuk olduğu icin kardeşine nazaran annesi ve babasını daha çok gördü. Ama kardeşi Jordan için aynı şey söylenemez ikinci çocuk olduğu için annesi ve babasını sayılabilecek kadar az görmüştür.
HAYLEY WOOD
Kendisi okul birincisi. Herkes geleceğinin çok parlak olacağını söylüyor.
ZACH YOUNG
Bir liseli soguk kanlı
Okulda Hayley'in aksine herkes tarafından sevilmeyen, kötü öğrenci olarak birinci gösterilen bir insan. Tabii, kime göre neye göre?
Çevresinde ailesi değilde sadece kan bağı ile akraba olduğu insanlar vardır. Tabi Zach ile ilgilendiklerini kimse görmedi.
CLARİE CLEMENTS
Biraz sıra dışı. İnsanlara soğuk, ama bir o kadarda sıcak kanalıdır…
Bütün gençlerin birbirine kötü ve düşmanca davrandığı, birbirini hiç tanımıyormuş, yabancı gibi adeta. Ama bilmiyorlar ki büyük bir olayın onların en yakın dost hatta kardeşten de öte de olacaklarını.
Gün yine aynı gün. Değişik bir şey yok. Hergün bir günün tekrarı. Gene yanlız gene mutsuz uyandım bir sabaha. Diye düşünüyordu mutsuz genç.
O, Zach Young herkes tarafından nefret edilen babasının korkunç ününü taşıyan, insanları hiç birşey bilmedikleri için belli bir zamandan sonra kendi dediklerine inanan çocuk.
Zach, Yolda yürüyorken birden bire önüne biri çıkıverdi.
"Sen Zach mısın?"
ZACH
Evet. Neden sordun?
"Beni biri seni ona götürmem için yolladı. Seni görmek istiyorlar. Benimle
gel."
ZACH
Neden seninle geleyim ki? Bana seninle gelmem için bir sebep ver.
"Sana söyledim ya. Bak, eğer ki gelmezsen seni daha çok kötü yollarla illaki oraya goturecek kişiler olur."
Genç adam birşey demeden gösterdiği yoldan gitti. Nedenini bilmiyordu ama sanki gitmesi gerekiyormuşçasına bir his geldi içinden. Genç adam getirdikleri yer çok elit bir yere benziyor diye içinden tam geçiriyorken içeri girdiği anda kötü kokular karanlık iğrenç ışık ve seslerle karşılaşması bir oldu. Yanındaki adam genç çocuğu büyük bir koltukta oturan kişinin yanına götürdü. "Okulda bana serseri diyorlardı ama ben şu anki ortamda onların yanında süt çocuğuna benziyorum."diye geçirdi içinden Koltukta oturan 40-45 yaşında görünen adam karşısındaki genci görünce konuşmaya başladı.
"Sen Zach olmalısın? Anlatılanlardan da daha çok ona benziyorsun."
Zach ona sadece ne dermiş gibi aval aval onun suratına bakıyordu.
"Zach… Ben Halbert. Yılanların geçici kralıyım. Seni buraya çağırmamın sebebi; Ne yazık ki baban sen küçükken tatsız bir kazadan dolayı öldü. Bu gurubun Kralı oydu ve-"
ZACH
Siz insanlar neden bir şey söyleyeceğiniz de lafı eveleyip geveliyorsunuz? Madem bir şey söyleyeceksin adam olup direkt söyleyesene!
Genç adam yeterince agrasif ve sinirli bir yapıya sahip iken. Birde onun babasından söz edilince boğazı düğümlendi, gözleri yavaş yavaş kızarıyordu ama bulunduğu ortam bunu gizleyebilecek kadar berabttı.
"Hah… Tam bir Edward Young. Onun ruhunu taşıyorsun. Madem konuya direkt girmemi istiyorsun gireyim. Yılanlar şuan çok güçsüz. Baban hapse girdikten sonra zaten yeterince güçsüzleşmişti şimdi tamamen yok olma evresindeysiz. Biz en son böyle olduğumuzda annen geldi ve bizi Florid'nın en güçlüsü yaptı. Şimdi ise o yok. Ama onun kanından sen varsın senden bu guruba girip bizi annen gibi kaldırmanı istiyoruz."
ZACH
Ne yani? Sizin guruba girip annem gibi bir dertten o bir derte savrulup çok tahlihsiz bir kazada mı ölüyüm? Bir dakika ya annemin bu gurupta olduğunu bile hic duymadım bana yalan söylemediğinizi nereden bileyim? O yüzden hiç zannetmiyorum. Ayrıca böyle tehlikeli bir guruba sadece babamın girdiğini duymuştum. Girsem bile benim sizi kurtarabileceğimi nerden çıkardınız?
"Seni uzun zamandır izliyoruz. Neler yapabileceğini az çok biliyoruz. Babanın ruhunu sende gördük. Bize yardım et."
Zach bir hışımla adamın dibine kadar girdi.
ZACH
Ben babam değilim. Ve bu guruba da asla katılmayacağım.
dedim.
Ordan olabildiğince hızlı bir şekilde çıktı. Dışarı adım atar atmaz afalladı çünkü içerideki solunan havanın ne kadar berbat koktuğunu fark edememişti. Çok daraldığı için annesinin gittiği eski yere, terkedilmiş ormana gittim. Annemin ben küçükken birlikte yaptığımız küçük kulubesine girip yastık ve pike alıp dışarıda deniz kenarındaki yere uzandı. Genç çocuk yolda yürürken bile çenesini sıkıyprdu şuan patlama noktasına gelmişti. Ta ki annesini düşünerek rahatlamaya çalışana kadar.
Sabah uyandığında temiz havanın verdiği güzellikle uyanmıştım genç adam. Ama kafasındaki sesler susmuyordu bir türlü. O adamın dedikleri.
Bir yandan bunu düşünüyor bir yandanda okula gidiyordu. Simitçi den simit alıp ve okula yürümeye devam etti. Bu simitle yürüyüş yapmayı ona annesi öğretmişti. Bu aklına gelince ister istemez bıyık altı güldü. Keşke annesi yaşıyor olsaydı ya da annem yerine babam ölseydi diye düşündü bir an. Bazen bunu herşeyden çok diliyordu.
'' Gece karanlığı getirip gerçekleri aydınlatır… " Bu söz kafasının içinde her gece kendisiyle baş başayken yankılanır. Bu ona annesi ölmeden önce söylediği en anlamlı son sözdü. Aklına her zaman o gelir, geceyi görünce." "Her zaman için gecelerin kadınıydı benim annem."" "Gerçekleri yaşayan…"
Yolda kendi kendine iç geçirirken pek tekin olmayan bir sokağa geçti. Birden bire bir çığlık sesi duydu. Siyah giyinimli iki adam karşısındaki adama bağrıyordu. Geri geri giderken yanlışlıkla bir şeyin üstüne basıp ses çıkardı. "Hadi ama bunun sırası mıydı yani?" Bütün kafalar ona dönünce o da öylece dona kalmış bir şekilde ona baktı. Birden
aralarındaki oldukça iri yarı adam üstüne yürüdü '' SEN! " diye bağırdı. O ana kadar başını belaya soktuğunu fark etmemişti. Koşabildiği kadar hızlı koştu. Topuklarından alev çıkarcasına. En son bir sokağa girdi ve oradaki boş olan sokaktaki çöpün içine girip kapağını kapattı. Neysek onu görmeyip gittiler. Yoksa pek iyi şeylerin olmayacağını düşünebiliyordu. İzini kaybettirdiği için kendi evim dediği ormanda annemin küçükken bana yaptığı eski yere geldim.
05.04.2022
SAL. GECE 11:52
Seri=2
KIRMIZI KIZ…
'' Sen bir katilin oğlusun. "
" Anneni sen öldürdün! "
" Babası ne ki oğlu ne olsun?"
…
" Hey! İyi misin? Beni duyuyor musun? "
Zach kafasında çınlayan ses ile uyandı.
" Ohh! Sonunda uyandın. Sana bir şey oldu zannettim. "
Gözlerimi açtığında bir çift kahve rengi gözle uyandı. O an gözlerini onun gözlerinden alamamıştı." Gözleri çok güzel bir kahve tonunda." diye geçirdi içinden.
" Beni duyuyor musun?"
" Sen kimsin? Ve burada ne arıyorsun? "
" Benim adım Karen. "
" Buraya kimse gelmez. Tehlikeli bölge."
"Sen niye burdasın o zaman?"
"Burası benim gibiler için tehlikeli değil."
"Senin gibilerden kastın ne?"
Zach, ayağa kalktıktan sonra bu sorusuyla genç çocuğa ilk kez baktı. Kızıl saçları, kahve gözleri, uzun boylu, modern bir kırmızı deri ceket ve botlu, siyah kot ve tişörtlü biriydi. Dışarıdan bakınca manken gibi bir görünüm vardı.
"Ah, boşversene."
"Çok kabasın."
"Sende çok küstahsın. Ne diye yasak bölgeye girip beni uyandırıyorsun ki?"
"Sen…Sen yerde ölü gibi yatınca öldün ya bir şey oldu zannettim. Oysaki sen gayet iyi ve gıcık mışsın."
Zach hayatında ilk defa birinin onunla doğrudan yüzüne bakarak sert tonda konuştuğuna şahit oldu. "Bu kız sanırım burada yeni yoksa bana bunu söylemeye cesaret edemezdi." diye geçirdi içinden. Gerçi haklıydı babası yüzünden ne kimse onunla konuşmaya cesaret ediyor, nede onu seviyorlardı.
"Sanırım burada yenisin. Bir daha buraya gel ya da gelme umrumda değil ama bir kez daha biriyle küstahça konuşurken kim olduğunu bil, çünkü kimse benim kadar sabırlı ve sana katlanabilecek biri değil."
Zach ona yaklaşarak alaycı bir tonda bunları ona söyledikten sonra yoluna devam edip okula gitti. Ama kız hala aklından çıkmamıştı. Zach birine benzetiyor ama kime? Onu bilmiyordu.
Okula geldiğine o kız da buradaydı.
Sınıfa girip sıraya oturdu. Hoca geldiğinde tam derse girecekti ki kapı çalındı. İçeriye müdür ve bir kız geçti. "A, hayır. Bu o bataklıkta gördüğüm küstah kız. Cidden mi?" diye geçirdi içinden.
"Merhaba arkadaşlar, oturun. Bu okulumuza yeni katılan, ismin neydi çocuğum?"
"Karen"
"Evet Karen. Ona bulaşan karşısında beni bulur kendisi dünya genelinin ilk 100'üne girmiş bir öğrenci. Onunla iyi geçinin. Neyse bu kadar yeterli iyi dersler hocam. Ha bu arada. Bay Young. Bir hafta devamsızlıktan sonra okula geldiniz şeref verdiniz. Bari iyi geçti mi burada olmadığınız günler. Şayet bana sensiz geçen okul günleri mükemmeldi. Taki sen gelene kadar"
Bunun üzerine bütün sınıf Zach'a güldü ve aralarında onunla dalga geçtiler, bunu duydu.
"Bitti mi?"
"Göreceksin. İllaki bir olay daha yaratacaksın o an seni bu okuldan atacağım. Bu öğretmen, ve öğrencilere bir lütuf olacak. O gün geldiğinde sana o dilekçeyi fırlatmayı dört gözle bekliyorum."
"Bunu 7. söyleyişiniz. Bence fazla iddialı konuşuyorsunuz, öyle değil mi? "
"Ben bu okulun müdürüyüm. Ya sen bir öğrenci olabilecek değerde bile değilsin.Söylesene gelecekteki hedefin ne? Tabi kendinde bir akıl pıtırığı bulabildiysen eğer? "
"Hadi ama! Madem bu kadar değersizim sizin görüşünüzle benden daha zeki olan öğrencilere yerine şuan benle vakit kaybediyorsunuz.''
Müdür Bir anda kaskatı kesilmişti adeta. Böyle bir cevap beklemediği kesindi. Bu sefer genç çocukla dalga geçen öğrenciler müdürle dalga geçerek aralarında güldüler. Ona sinirli bir şekilde bakıp dışarı çıkmıştı. Ama kim ne derse desin bunu hak ettiği apaçık ortada. Herkes kendi çocuğunun sorunu olmadığı sürece, sorunun asla öğretmen veya müdür de olabileceğini akıllarından geçiremeyecek kadar aptaldır sonuçta bu yanlış bilinen bir doğrudur.
"Evet Karen, bize kendini tanıt, lütfen."
"Ben Karen."
"Başka?"
"Almanya'dan geliyorum."
Hoca ona devamını istercesine baktı ve genç kız
"Bu kadar" diyerek kısa geçti
Zach, yorgun bir şekilde sıraya başını koydu tam uyuyacakken…
"İstediğin boş yere geçebilirsin zaten sadece 2 yer kaldı sanırım. Zach ve Nim. Sen istersen Nim'in yanına oturabilirsin."
"Aslında ben onun yanında oturmak isterim."
Zach, birden kafasını kaldırdı "Bu kız ciddi mi?" diye içinden geçirmeden edemedi. Gülümseyerek hızlıca yanına geçti. Tanrım! Bu Zach için bir kabus olmalı!!!
"Aaaa…Bundan emin misin, Karen?"
"HAYIR!" "EVET!!"
İkiside aynı anda konuştu.
CLARİE
Aaaa, bundan emin olduğundan emin misin? Çünkü yanına oturacağın çocuk tam bir yabani ve burası da dahil hiçbir yerde onu kimse sevmiyor.
-Akrabalarının bile nefret ettiği çocuğu kim sever ki?
Sınıftakiler Zach ile dalga geçti. Karen istifini bozmadan hemen yanına oturdu. Zach'a 32 diş gülerek baktı ve;
"Tekrar karşılaştık. Ben Karen."
Diyerek elini uzattı.
"Evet, bunu demin söylemiştin."
Dedi, Zach baştan savar bir şekilde. Dersin sonuna kadar onunla konuşmaya çaba gösterdi. Zach nedenini anlayamasa da kızın çok sinir bozucu olduğuna yemin
edebilirdi adeta. Dersin sonunda genç kız.
"Seni neden sevmiyorlar?"
Zach, kalkarken dediği şey ile ona döndü.
"Cidden çok sinir bozucusun. Konuşma benle."
Zach öyle dediğinde Karen garip sermişçesine baktı.
…
Okul çıkış saati geldi. Herkes evlerine ya da arkadaşlarına giderken Zach ise sokaklarda dolaşmaya başlamıştı.
Ertesi gün sınıfa geç kaldı ve derse kapıyı dahi çalmadan girdi. İçerde Fizik hocası vardı.
-Sen yine mi geldin?
ZACH
Her gün geliyorum hocam niye bu kadar şaşırdınız ki?
-Ne biliyim? Geleceğin pek parlak gibi değil. E okumaya da niyetin yok. Okulu bitirip üniversite sınavına bile girmeden bir yerlerde bir şekilde cismin kalır.
ZACH
Hocam yani siz de pek parlak görünüyorsunuz. Yani öğretmenlikten bahsediyoruz. Öğrencilere sadece eziyet çektirip video izleyerek işini yaptığını zanneden biri.
Zach, alaycı bir şekilde konuştuktan sonra tek oturmaya alıştığı için yanlışlıkla Karen'a doğru çantasını atacakken son anda kendisini durdurdu. O ise Zach'a şaşkın ve acıdığını belli ederek mimiklerini oynatıyordu. Of bu kızın önünde de rezil oldum.
Günler böyle geçti Karen Zach'a yaklaşmaya çalışırken Zach daha da uzaklaştı. Ve Karen her yaklaşmasına zihni Zach'ın hayatı ilgili bilgiler öğrendi. Tabi bunu yaparken de yeni arkadaşlıklar da edindi. Clarie gibi. Normalde Clarie kimseyi sevmez kimse de onu sevmez ama insanlar arasında a popüler olduğu için insanlar bunun yanında ona hayrandılar. Clarie hiç kimseye yaklaşamaz iken Karen'a ilgi göstermekle birlikte birlikte zaman geçirmeye başladı. Tabi böyle olunca Karen'a da insanlar ilgi gösterdiler. *
Yine normalden bir gün okulun kafe bölümünde otururken. Bütün gençler birbirini hiç tanımıyormuş gibi davranıyor. Ama keşke sadece öyle olsa birbirlerine düşman kesilmişler bildiğiniz. Tabi, henüz bilmiyorlar ki büyük bir olayın onları en yakın dost hatta kardeşten de öte yapacaklarını.
KAREN
Okula girdiğimde bir gurup insan birden Clarie ile benim üstüme yığıldı.
-Hey duydunuz mu?
KAREN
Ne oldu da hepiniz bu kadar heyecablısınız?
-Okuldaki Elena adında sarışın bir kız var ya. Onun babasının bir cinayeti vardı bulunamamıştı hani. Olaylar oldu. Bundan 5 yıl önce.
KAREN
-Hangi cinayet?
CLARİE
Canım sen bilmezsin yenisin anlatırım sonra. Eee
-Onun katili Zach'in babasıymış.
CLARİE
Ne! İnanmıyorum.
Zach'in babası mı? Zach bunu duydu mu acaba? Duysaydı okula da gelmez di ki gerçi.
KAREN
Zach burda mı?
-Hayır burada değil ama…
KAREN
Bunu nerden öğrendiniz?
-Benim babam polis de dosyada gördüm.
KAREN
Okulun bundan haberi var mı?
-Hayır da niye soruyorsun ki?
Karen karşısındaki kızı dinlemeden çıkışa doğru ilerledi Zach'ı bulup okula girmesini engelledi. Kapıya yaklaşmışken Zach içeri girdi.Duraksadı, Hemen yanına gidip omzuna vurarak düz gitti.
ZACH
Ne yapıyorsun ya, senin ban bi garezi mi var?
KAREN
Benimle gel.
ZACH
Hey, kusura bak umrumda dahi olmaz. Ama şunu unutma ben kimsenin istediği gibi hareket ettirecek kuklası değilim.
KAREN
Eğer ki gelmezsen bütün gün kafanın etini yerim.
Zach kaşlarını kaldırarak karşısındaki genç kıza baktı.
KAREN
Dediysem yaparım ve söz veriyorum benimle gelirsen daha az çekilmez olurum.
Zach, Karen’ın ciddi olduğunu anladığında içinden gerçektende yapar diye geçirdi. Üfleyerek Karen’ın önüne geçti. Karen, onun koluna sarılırken Zach elini çekip işaret parmağını kaldırarak;
ZACH
Sakın! Yapışma.
KAREN
Pekala, nasıl istersen. Seni ilk gördüğüm ormana gidelim mii?
ZACH
Oraya insanların gitmesi yasak.
KAREN
Ama sen gidiyorsun.
ZACH
Karen, şu an daha çok çekilmez oluyorsun.
KAREN
Ama–
ZACH
KAREN! Nereye gitmek istiyorsun yeterki sus.
KAREN
Orman. Sen bekle bende marketten içecek alıp geleyim hem sohbet ederiz hemde bir şeyler içeriz. Iııı, limonata sever misin?
ZACH
Git al.
Karen gülümseyerek markete geçer ve elinde 2 limonatayla gelir. Birlikte ormana
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors
YAZAR -
EKİN Y.

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(2)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $7.59+) -
BUY THIS BOOK
(from $7.59+) - DOWNLOAD
- LIKE (2)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE(2)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!