
Bu kitap Şehit Askeri Çoban İlkokulu 4-A Sınıfı öğrencileri tarafından "My Health Is My Future" projesi için yapılmıştır.
Ocak, 2021
Her hakkı saklıdır.
......


Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde pireler berber develer tellal iken ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken çok uzak diyarlarda ailesiyle birlikte yaşayan küçük bir kız varmış. Kızın ailesi o kadar yoksulmuş ki küçük bir kulübe, sofraya konulan bir tas çorba, her öğüne kıt kanaat yetecek kuru ekmek ve üzerlerindeki yamalı kıyafetlerden başka hatrı sayılır hiçbir varlıkları yokmuş.
Küçük kız fırsat buldukça yaşadıkları kulübenin arka tarafında kalan derenin kenarına gider, ağaçtan yapılmış köprünün üzerine oturur, sudan kendisini izlermiş. Üzerindeki yamalı kıyafetler yerine de ipek kumaştan elbiseler, pembe papuçlar ve zümrütten yapılmış takılar hayal edermiş. Derede zıplayan kurbağaların suyu bulandırmasıyla hayalinden uyanıp, gün batımına doğru kulübeye geri dönermiş.


Dönerken de:
-Keşke zengin olsaydım. O zaman istediğim her şeyi alabilir, görkemli bir evde yaşayabilir, annem ve babam için de her öğün kırk çeşit yemeğin yapıldığı lezzetli ziyafetler hazırlatabilirdim, diye düşünürmüş.


Günlerden bir gün hayal kurmak için gittiği dere yolundan dönerken yolun kenarındaki çalılıkların önünde içi oldukça dolu, ağzı kırmızı bir sicimle sıkıca bağlanmış bir kese görmüş. Oysa etrafta küçük kız, gezinen horoz ve uzaklarda gaklayan bir kargadan başka kimsecikler yokmuş. Küçük kız eğilmiş keseyi eline almış, merakla içini açmış ki bir de ne görsün?



..........


Kesenin içerisinden elli altın ve bir buğday tanesi çıkmış. Şaşkınlıkla sapsarı altınları eline alırken daha önce hiç bu kadar altını bir arada görmediğini fark etmiş. "Elimdeki altınlarla içinde bulunduğum yoksulluktan kurtulabilir, hayalini kurduğum ipek elbiseyi, pembe pabuçları ve zümrüt takıları alabilirim ve ailecek lezzetli ziyafetler çekebiliriz, diye düşünmüş.
Ancak babasının ona söylediği sözler kulaklarında çınlamış:
"Sen, sen ol! Asla başkasının malına el uzatma. Kendine ait olan başkasınınkinden her zaman daha değerlidir."
Hızlıca altınları keseye koyan küçük kız buğday tanesinin keseye yanlışlıkla girdiğini düşünerek buğdayı horozun yemesi için çimenliğe fırlatmış.
Toprağa değen buğday tanesi birden canlanmış ve küçük kıza seslenmiş:
-Merhaba ben Buğday Perisi.

Şaşkınlıkla etrafına bakınan küçük kız:
-O ses de nereden geldi? diyerek irkilmiş.
Buğday Perisi:
-Ben az evvel avucundan toprağa fırlattığın küçük buğdayım. Uzun zamandır uyuyordum. Toprakla buluşunca uyandım. Beni sahibime ulaştırman gerekiyor. Unutma bu altınlar sana emanettir. Bu sırrı kimseyle paylaşmamalısın, demiş.
Küçük kız, “Senin sahibin kim?” demeye kalmadan Buğday Perisi tekrar buğday tanesine dönüşmüş. Çaresizce eğilip buğday tanesini yerden almış ve:
-Kimin acaba bu buğday tanesi? Ayrıca bir buğday tanesinden ne olur ki? diye söylenip elindeki altın kesesiyle birlikte yürümeye başlamış ve kulübesine geri dönmüş.
Akşam ailesiyle birlikte sofrada otururken babasına sormuş:
-Babacığım bir buğday tanesi ile ne yapılabilir?
Babası:
-İşte karnımızı doyuran, bin bir emekle soframıza gelen bu ekmek yapılır, demiş.
....

Küçük kız, bir yandan "Bendeki bu küçük buğday tanesi mi bu ekmeğin soframıza gelmesini sağlıyor?" diye düşünürken bir yandan da “Buldum bu kesin bizim kulübenin az ilerisindeki fırıncının olmalı.” diye sevinmiş. “Sabah kalkar kalkmaz ilk olarak fırıncının yanına gider buğday tanesini veririm,” diye düşünmüş.
Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte erkenden kalkmış ve fırının yolunu tutmuş. Fırına ulaştığında içerden mis gibi ekmek kokuları geliyormuş. Kapıyı tıkırdatarak içeriye girmiş. Fırıncı taş ocağın önünde hazırladığı hamurları pişirmekle meşgulmüş.
......

Fırıncı küçük kıza ne istediğini sorunca kız anlatmaya başlamış:
-Ben bu küçük buğday tanesinin sahibini arıyorum. Babam, “Buğdaydan ekmek üretilir.” dedi. Ben de size getirdim, demiş.
Fırıncı kıza bakıp:
-Bu buğday tanesi benim değil. Ekmeği ben yaparım ancak ekmek yapmak için una ihtiyaç duyarım. Unu ise nehrin yukarısındaki değirmenciden alırım demiş. Bu olsa olsa unu aldığım o değirmencinin olabilir, demiş.
Küçük kız teşekkür ederek fırıncıdan ayrılmış. İçinden de “Fırıncının dediği değirmenciyi bulup, bu buğdayı versem de kurtulsam.” diye düşünmüş.
Az gitmiş uz gitmiş nehrin yukarısındaki değirmene ulaşmış.
....




Değirmenin önündeki buğday çuvallarını görünce çok sevinmiş. Kapıyı aralayıp sessizce içeri girmiş. İçerde orta boylarda hafif kamburu çıkmış, beyaz sakallı yaşlı bir amca görmüş. Yaşlı amca çuvallardaki temizlenmiş ve ayıklanmış buğdayları iki taşın arasına koyarak un haline getiriyormuş.
Yaşlı amca küçük kızı görünce gülümsemiş ve yanına gelip un çuvallarının yanındaki iskemleye oturarak:
-Değirmenime hoş geldin. Söyle bakalım sana nasıl yardımcı olabilirim? demiş.
Küçük kız:
-O taşlar çok ağır olmalı. Ne kadar da zahmetli görünüyor. Oysa daha önce buğdayın un haline getirilişini hiç görmemiştim. Aslında ben…Şeyy… Ben birini arıyorum da.
-Söyle bakalım kimmiş aradığın? demiş yaşlı değirmenci.




Küçük kız cebindeki küçük buğday tanesini çıkarmış ve anlatmaya başlamış:
-Bu küçük buğday tanesinin sahibini arıyorum. Fırıncı buğday tanesinin kendisine ait olmadığını söyledi ve beni sizin yanınıza gönderdi. Sanırım bu size ait, demiş.
Yaşlı amca buğdayı eline alıp incelemiş ve demiş ki:
-Bu çok özel bir buğday tanesi. Bana çuvallarca buğday gelir ve ben onları değirmende un haline getiririm. Ancak bu buğday tanesi bana ait değil demiş. Bu olsa olsa aşağıdaki düzlükteki tarlanın sahibi olan çiftçinin olabilir, demiş.
Küçük kız yaşlı amcaya teşekkür ederek değirmenden ayrılmış. Biraz da üzülmüş. Akşam üzeri evde olması gerekirken bir kese altın ve bir buğday tanesiyle kala kalmış. Üstelik oldukça da açıkmış. “Evde olsaydım annemin mis gibi pişirdiği çorbaya ekmek doğrar, yerdim.” diye düşünmüş. Çaresiz yola devam etmiş.
Az gitmiş uz gitmiş ve değirmenin aşağısındaki düzlükte bulunan tarlaya ulaşmış.

- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $10.19+) -
BUY THIS BOOK
(from $10.19+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!